Miçotakis: Türkiye ve AB arasındaki göçmen anlaşması öldü

banner37

banner87
Miçotakis: Türkiye ve AB arasındaki göçmen anlaşması öldü
banner90
banner8

 Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, CNN televizyonuna yaptığı açıklamada, Türkiye ve Avrupa Birliği arasında 2016 yılında yapılan göçmen anlaşmasının Türkiye yüzünden “öldüğünü” savundu.
Miçotakis, "Suriye'de olanlar yüzünden Türkiye'nin anlaşmayı tamamen delmesi üzerine anlaşma öldü" ifadesini kullandı.
Miçotakis, "Avrupa'nın Türkiye'nin şantajlarına boyun eğmeyeceğini" ifade ederken "Krizi büyüten biz değiliz, sınırlarımızı koruyoruz" sözlerini sarf etti.
Diğer yandan Türkiye ve Yunanistan sınırında göçmenlerin geçiş talep etmesi yüzünden yaşanan gerginlik Cuma gecesinin ardından Cumartesi de devam etti.
Bölgede olan Reuters ve AFP muhabirleri, sınırın Kestanelik köyü (Kastanies) ve Pazarkule kısmında göçmenlerin birikmesiyle ortaya çıkan gerilimden ötürü Yunanistan ve Türkiye tarafından gözyaşartıcı gazın ve sis gazının atıldığını aktardı.
Cuma gecesi ise Yunan polisi geçmek isteyen göçmenlere karşı tazyikli su kullandı.
Türkiye'nin 28 Şubat'ta sınırlarını açtığını duyurmasının ardından Avrupa'ya geçmek isteyen binlerce göçmen sınıra konuşlanmıştı.
Sınırın Yunanistan tarafında askerler ve çevik kuvvet polisleri görevlendirilirken Türkiye de bin özel harekat askerini sınıra gönderdi.

AB'YE TEPKİ: İKİYÜZLÜ YAKLAŞIMIN YENİ GÖSTERGESİ

Diğer yandan, Türkiye Dışileri Bakanlığı, Hırvatistan'da düzenlenen AB Dışişleri Bakanları (Dış İlişkiler Konseyi) Olağanüstü Toplantısı'ndan sonra yapılan açıklamaya tepki gösterdi.
AB Dışişleri Bakanları (Dış İlişkiler Konseyi) Olağanüstü Toplantısı'ndan sonra düzenlenen basın toplantısında, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Türkiye'nin kapıları açmasının 2016'da imzalanan anlaşmanın çiğnenmesi anlamına geldiğini söyledi.
Borrell, Türkiye'deki mülteci yükünün farkında olduklarını, 6 milyar eurodan daha fazla yardımda bulunabileceklerini ancak Türkiye'nin önce mültecileri "pazarlık kozu olarak kullanmasından" vazgeçmesi gerektiğini dile getirdi.
"Göçmenlerin, sınırın açık olduğu söylenerek yasa dışı yollardan Avrupa'ya girmesi için kapıların açılması kabul edilemez" diyen Borrell, " Öncelikle sınırların açık olduğuna inanan göçmenlere bunun doğru olmadığını anlatmalıyız. İnsanlara "gidin sınırlar açık" denmemeli. Bu oyuna bir son verilmeli" açıklamasında bulundu.

Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, "Dünyada en fazla sayıda mülteciye en iyi şekilde ev sahipliği yapan bir ülkeyi göç konusunu siyasi bir amaçla kullanmakla itham etmek, yıllardır maruz kaldığımız ikiyüzlü yaklaşımın yeni bir göstergesidir." denildi.
Açıklamada aynı zamanda, "AB'nin, uluslararası hukuk ve insan haklarını ihlal eden ve sınırına gelen masum insanlara her türlü eziyeti reva gören Yunanistan'a arka çıkarak kendi ilke ve değerleriyle çelişmesi ise ayrıca ibret vericidir." ifadesi kullanıldı.
SOYLU: MİÇOTAKİS'İN SINIRLARI TUTMAK GİBİ BİR KABİLİYETİ YOK

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise Cumartesi günü yaptığı açıklamada, "21. yüzyılda hele kendilerine 'Avrupalı' diyenlerle, böyle bir tabloyla karşılaşacağımızı bize söyleselerdi, herhalde 'şaka yapıyorsunuz' derdik. Bu olay bir meselenin de anlaşılmasına vesile oldu; maskeler düştü. Sözde insanlık nutukları atanların aslında ne kadar acımasız oldukları ortaya koydu." dedi.
Soylu, "Onların itmelerine aldığımız tedbirlerle müsaade edilmedi. En temel hak sığınma hakkıdır. Bu insan haklarının birinci kuralıdır. Bunu ortadan kaldırmaya hiçbir devletin hakkı söz konusu değildir." ifadesini kullandı.
Sınırı geçen mültecilerin sayısı ile ilgili ile ise Soylu şu sözleri kaydetti: "Bu daha başlangıç. Şimdi havalar sıcak, gittikçe sıcaklaşıyor. 200 kilometrenin üzerinde bizim Meriç'i kendine çizgi tutan Yunanistan'la bir sınırımız var. Maalesef bu sene Balkanlarda hava kurak gitti. Su, 40-45 santimetreye düştü. Ayağınızla geçebilirsiniz. Miçotakis'in sınırları tutmak gibi bir kabiliyeti yok."

ANLAŞMADA NE VARDI?

Türkiye ile AB arasındaki göçmen anlaşması 18 Mart 2016'da Türiye-AB zirvesi sonrası yürürlüğe girdi. Anlaşma kamuoyunda '18 Mart Mutabakatı', 'Göçmen Mutabakatı' olarak biliniyor.
Yetkililer daha önce 15 Kasım 2015 ve 29 Kasım 2015 zirvelerinde bir araya gelmiş ve Suriye'deki iç savaştan kaçan mültecileri kabul eden Türkiye'nin desteklenmesi, AB'ye yönelik düzensiz göç akınının önlenmesine ilişkin işbirliğini öngören Ortak Eylem Planı'nın uygulanması kararı alınmıştı.
Anlaşma kapsamında Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ödemesi öngörülen 6 milyar euro'nun nasıl kullanılacağı da betimlenmişti.

Güncelleme Tarihi: 07 Mart 2020, 18:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75