Duyarlı olmak varken, sinirleri germek niye?

Belediyeler konusu 2007-2008’lerden beri tartışıldı durdu. Zaman zaman hararetlendi, zaman zaman da duruldu. Genel kanı, avuç içi kadar bu ülkede 28 belediyenin çok olduğuydu. Reform yapılacak denildi ve bir süreden beri konuya ilişkin çalışmalar sürdürüldü. En sonunda ‘Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel Yasa) Tasarısını görüşmek üzere toplanan Meclisin olağanüstü oturumu sırasında kıyamet koptu.

   Belediyelerde örgütlü sendikalar, gün boyu ve gece de Meclis önünde eylem yaptı. Belediyelere ait iş araçlarının yolları tıkaması nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılırken, Meclis önünde de arbede yaşandı, polisle eylemciler karşı karşıya getirildi. Bu arada içeride ve dışarıda gerginlik had safhaya ulaşır, tansiyon iyice yükselirken, CTP Milletvekili Devrim Barçın da, halkı belediye hizmetlerine sahip çıkmaya ve sokağa inmeye çağırdı.

   Önceki gün ve gece meydana gelen olaylar, sinirlerin gerilmesiyle yaşanan tatsız durumlar, sağduyu sahibi Kıbrıs Türk halkının olgun tavrına hiç de yakışmıyor. Peki; “Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel) Yasa Tasarısı mükemmel midir, kusursuz mudur? Bizce öyle değildir. Mesela Serdarlı’nın sadece 600 metre güneyinde bulunan Ulukışla, eski adıyla ‘Maratovuno’ köyünün, Geçitkale-Serdarlı Belediyesine değil de, 20 kilometre uzaktaki Akdoğan Belediyesi’ne bağlanmasına ne buyrulur? Meslektaşımız Reşat Akar’ın düzenlediği ‘Halk Meclisi’ programında konuşan Ulukışla köyü Muhtarı Aynur İş, ayrıca Paşaköy Belediye Başkanı Habil Tülücü de bunun akıl kârı olmadığını kaydetti.

   Nasıl birleşmedir bu, biz de anlayamadık. Ben Serdarlı köyünden olduğum için bölgeyi iyi biliyorum.  Serdarlı’dan taş atsanız Ulukışla’ya ulaşır. Hal böyle iken, bu köyün Serdarlı-Geçitkale Belediyesi’ne değil de, ta Akdoğan’a bağlanmasının sebebi ne olabilir? Bu tür çarpıklıkları sormak ve yanıt beklemek en doğal hakkımız. Kim bilir daha bunun gibi neler var?

   Başlangıçta da dedik, yasada mükemmelliği aramıyoruz. Yasalar iyi olabilir, ama mükemmel olamaz. Uygulama sırasında ne gibi eksiklikler-aksaklıklar olduğu ortaya çıkar. Böyle olmasına rağmen, her konuda olduğu gibi, belediyeler konusunda da reform yapılmasını savunanlardanız. Ülkeye 28 belediyenin fazla olduğunu da kabul ediyoruz. Çoğunluğun kabul ettiği gibi! Ama yanlışa yanlış eklenmesine de rıza gösteremeyiz.

   Her neyse; Belediye reformunun yapılması gerekirdi ve şöyle böyle gerçekleştirildi. Yeni şekliyle sayı 28’den 18’e indirilirken, işin mali boyutu elbette en önemlisidir. Anomalileri de ortadan kaldırmak gerekir. Dünyada akaryakıt fiyatları sürekli yükselirken, daha uzak yerlere hizmet götürecek olan belediye araçlarının durumu ne olacak? Kapanacak ve başka yerlere bağlanacak olan belediye çalışanlarının haklarına halel gelmeyeceği ifade ediliyor, güvenceler veriliyor. Herhalde ilgili sendikal örgütler bunların takipçisi olacaktır.

   Son olarak vurgulamak istediğimiz husus, bu küçük ülkede, çeşitli nedenlerle polisle eylemcilerin karşı karşıya gelmesi, ya da getirilmesinin hoş olmadığıdır. Tümü de bu devletin vatandaşıdır ve ertesi gün birbirinin yüzüne bakacaktır. Kaldı ki, Kıbrıs Türk halkının karakteri, bu tür nahoş olaylara müsait değildir. Gelecek nesillere kötü imaj bırakmaya kimsenin hakkı yoktur. Biraz daha duyarlı davranmak herkesin görevi olmalıdır. Sorumluluk bilincinin aşılması, sinirlerin gerilmesi ve sonuçta tatsız olayların meydana gelmesi kimseye bir yarar sağlamaz.   

  

                                                                                           ***

Arnavut gözyaşlarıyla toprağa verildi

   Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nda (BRTK) uzun yıllar hizmet veren Mücahit Arnavut (58) dün göz yaşlarıyla Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı. Geçirdiği ani rahtsızlık sonucu tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybeden Arnavut’un vefatı, ailesi, sevenleri ve BRTK camiasında derin üzüntü yarattı. Kurum Müdürü Meryem Özkurt taziyelerini bildirdi ve Mücahit Arnavut’a Tanrı’dan rahmet, yaslı ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi.

   Kıymetli eşi Ayşe Hanım, anne ve babası Ziver-Hüseyin Arnavut (merhum), evlatları Hasan-Hazal Arnavut, kardeşleri Melek-Mustafa Cella, Mustafa-İsmet Arnavut, Mete-Serap Arnavut, Ahmet-Rebiye Arnavut, kendisini canlarından çok sevdikleri, iyi insan Mücahit Arnavut’un vefatından dolayı tarifi imkânsız acılar içerisinde olduklarını belirterek, tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyurdular, ‘Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun’ dediler.

   ‘Mist Trading Ltd. Çalışanları’ adına yayınlanan mesajda ise, “Tüm çalışanlarına ağabeylik ve babalık yapan, iyiliksever güzel insan Mücahit Arnavut’u kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve sevenlerine sabır, metanet ve başsağlığı dileriz” denildi. 

   Bu arada Lefkoşa’nın sevilen isimlerinden, iyi insan Dilek Zorlu Tıknaz, dün Lefkoşa’da toprağa verildi. Sevgili eşi Asilkan Tıknaz, evlatları Kayra-Necla Muhtaroğlu, Kayra Tıknaz, anne ve babası Nesrin (merhume)-Mustafa Zorlu (merhum), kayınvalidesi ve kayınpederi Hamide-Özkan Tıknaz, kardeşleri Pınar ve Kemal Zorlu, Ebru Çançı, eş kardeşleri Asilcan Tıknaz ve Kaan Tıknaz, acılarının çok büyük olduğunu belirttiler, nur içinde yatmasını, mekânının cennet olmasını dilediler.

   Dilek Zorlu Tıknaz’ın genç yaşta ölümü ailenin yanı sıra, yakın dostları ve sevenleri arasında derin üzüntüye neden oldu.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110