Düzlüğün, 30 yıldır bitmeyen zahmeti…

Dün… 3 Ekim 2020…

Demokratik Alman Cumhuriyeti (DDR) ile Federal Almanya Cumhuriyeti’nin birleşmesinin 30. Yıldönümü.

Tam 30 yıl önce iki Almanya, yeniden birleşmişti.

Berlin yakınlarındaki Potsdam kentinde dün birleşmenin yıldönümü nedeniyle tören düzenlendi.



 *** 

1949’dan 1989/1990’a kadar devam eden bölünmüşlükte, rejim farklılığının olduğu iki tarafta da Almanlar vardı.

Birleşmenin bir yıl öncesinde kimsenin öyle bir birleşme hayali yoktu.

Her şey hızla gerçekleşti.



*** 

Bölünmüşlüğün simgesi Berlin Duvarı, 9 Kasım 1989 günü yıkıldı. O gün devrimi çağrıştırıyordu. 

Duvarı yıkan ağırlıkla, Doğudaki Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nin (DDR) sınırları içinde yaşayan halktı. 

“ Bir kısmı bu rolü, kendilerine seyahat özgürlüğü tanımayan bir devlete karşı ülkeyi terk etmek için tüm varlıklarını ortaya koyarak ve diğer Doğu Bloku ülkelerinde elçiliklere akın edip kapıların açılmasını zorlayarak oynadı. Başka bir kısmıysa, Doğu Almanya’da kalmak istediklerini yüksek sesle söylerken, ortaya koydukları reform talepleri, rejimin kendi sonunu hazırlamadan kabul edemeyeceği türdendi. Bu iki baskının arasında DDR çok yoğun güvenlik önlemlerine rağmen birkaç ay içinde kâğıttan bir kale gibi devrildi. Bu gelişmeler, 3 Ekim 1990’da Almanya’nın bölünmüşlüğünü sona erdirecek yolu açtı.”



*** 

Birleşmenin sosyal yükünü Doğu’daki Almanlar, mali yükünüyse Batı’daki Almanlar üstlenmek durumunda kalıyordu.

Aradan 30 yıl geçti.

Sorunlar aşılıp, sosyal ve ekonomik anlamda bütün Almanya bir olabildi mi?

Olamadı.

Çünkü Bertolt Brecht’in dediği gibi “düzlüğün zahmeti” 30 yıl önce başlamıştı..

30 yıldır “düzlüğün zahmeti” sonlanmadı.

Potsdam’da dün konuşan Almanya Başbakanı Angela Merkel, birleşmenin 30’uncu yıl dönümünün barış ve özgürlük içinde kutlandığı için herkesin mutlu olabileceğini söyledi. Bununla birlikte mevcut zorluklarla başa çıkabilmek için hala cesaretin gerekli olduğunu belirtti. Merkel,  mevcut zorluklar arasında küresel Koronavirüs pandemisinin yanı sıra, Almanya’nın doğusu ile batısı arasındaki farklılıkların üstesinden gelmeyi ve toplumdaki birliği teşvik etmeyi de saydı.

"Cesaretle yeni adımlar atmaya devam edebilmemizi diliyorum" diyen Merkel, barışçıl adımlar atmaya devam edebilmek için ülkenin her yerinde cesarete ihtiyaç duymaya devam edildiğini dile getirdi.







 *** 

Almanya’nın bölünme nedeni ve bölünmüş taraflarla, Kıbrıs adasındaki bölünmüşlüğün neden ve tarafları benzemez.

Ancak bizim Almanya’dan elde edeceğimiz en önemli deneyim nedir bilir misiniz?

Taşınmaz mal ağırlıklı, sorunların çözümü.

Bölünmüş Almanya’nın bir tarafında yaşarken, öte yanda taşınmaz malı olanlar vardı.

Demokratik Almanya Cumhuriyeti’ndeki rejim nedeniyle taşınmaz malların devletleştirilmesi bir başka sorundu.

Bölünme öncesi 1933 Haziran’ında yapılan nüfus sayımında Almanya’da 500 bin Yahudi yaşıyordu. Onların hakları…

Bu sorunların üstesinden gelirken mevzuat düzenlemelerine gidildi. Birleşmenin üzerinden otuz yıl geçmiş olmasına rağmen, çözümlenmemiş yaklaşık yüzde altı soruna çarenin, yargı aşamasında arandığı, bilgisi karşımıza çıkıyor.



  *** 

Oldukça ilginçtir, taşınmaz mal ve benzer sorunların çözümüyle ilgili Almanca tüm mevzuatı, ciddi miktarda ödeme yaparak kendi diline çeviren tek bir ülke var. GÜNEY KORE… 

Bir gün iki Kore birleşirse Almanya’nın deneyiminden yararlanmak için.
*** 

Biz kendi içimizde paylaşımla ilgili deneyim biriktirdik. Ancak Kıbrıs’ın bütününde sorunun aşılması için bir model ve deneyim birikimi henüz yok.

Taşınmaz Mal Komisyonu, bizim sistemimiz içinde bir uygulama.

 

YORUM EKLE

banner75