Ecevit de 20 Temmuz 74’te ezber bozmuştu…

   Ulusal Birlik Partisi (UBP) Başkan Vekili Hamza Ersan Saner, partisinin Kıbrıs meselesinde artık ezber bozan siyasetten yana olduğunu hatırlatarak, geçen akşamki Tatar-Anastasiadis görüşmesinde de Tatar’ın bu yönde bir çizgi izlediğini gördüklerini söyledi. Saner, “Sayın Cumhurbaşkanı artık farklı fikirlerin de masaya gelmesi gerektiğini ifade etmiştir” dedi ve bu durumu memnuniyet verici bir gelişme olarak niteledi.

   Doğrudur. Anastasiadis görüşmelerin aynı minval üzerine devamından yana olduğunu ifade ederken, Maraş konusundaki kaygılarını da dile getirdi. Ancak Tatar, federasyon tezinin başarısız olduğunu, kalıpların dışında alternatifler düşünülmesi gerektiğini belirtti. Dahası Anastasiadis’e hidrokarbon konusunu da hatırlattı. Egemen eşitlikten söz etti. “İki halk olarak, her birimiz kendi devletimizde bu adayı paylaşmakta olduğumuzu ifade ettim” dedi. Dahası ambargolar ve izolasyonlar konusunda da görüşlerini dile getirdi.

   Bunlar hep kayıtlara geçti. Bunca yıldan sonra, bu tür yeni fikirlerin ortaya konulması beklentisi vardı ve bu beklenti de yerine gelmiş oldu.

   Ezber bozma ve yeni fikirler derken, ölüm yıldönümünde, Kıbrıs Barış Harekâtı’nda dönemin Türkiye hükümeti Başbakanı olan merhum Bülent Ecevit’i anımsadık. Dün ölümünün 16’ncı yıldönümü idi. Ecevit, siyasi kariyerine 1961’de başlamış ve CHP’den Ankara milletvekili seçilerek meclise girmişti. 1972’de istifa eden İsmet İnönü’nün yerine genel başkanlığa seçilmiş ve partisi de 1973 seçimlerinde yüzde 33. 3 oy almıştı. Bülent Ecevit 1974 yılında Necmettin Erbakan’ın Milli Selamet Partisi ile oluşturduğu koalisyonda ilk kez Başbakanlık görevini üstlenmişti.

   20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ve 10 aylık koalisyon dönemi Ecevit’in istifasıyla dağılırken, 12 Eylül darbesiyle Demirel, Erbakan ve Türkeş’le birlikte 10 yıl siyaset yasaklıları kapsamına alındı. Bu sırada eşi merhume Rahşan Ecevit, Demokratik Sol Parti’yi (DSP) kurdu. Ecevit de 1987’de partinin başına geçti, ancak genel seçimlerde partinin milletvekili çıkaramaması üzerine aktif siyasetten çekildiğini açıkladı. 1999’da DSP-MHP-ANAP koalisyonu kurulurken yeniden Başbakanlığa getirildi. 2004’te aktif siyaseti bırakan Ecevit, 5 Kasım 2006’da hayata gözlerini kapadı. Bir kez daha saygıyla anıyoruz.

   UBP Başkan Vekili Ersan Saner’in ‘ezber bozma’ açıklamasından yola çıkarak, gerilere dönüp bir bakalım dedik ve ölüm yıldönümünde Ecevit’i anımsarken, onun da Kıbrıs Barış Harekâtı nedeniyle tüm ezberleri bozduğunu anımsadık.

   Nasıl mı?

   1963 sonlarından itibaren Kıbrıs’ta Türkler saldırıya maruz kalır ve varoluş mücadelesi verirken, 1974 yılına kadar Türkiye’de gelmiş geçmiş hükümetler, müdahale kararı almış olmalarına rağmen, o günlerin koşulları ve olanaksızlıklar nedeniyle gerçekleştirememişlerdi. Savaş gemileri Kıbrıs açıklarına kadar gelir, ancak daha sonra geri dönerlerdi. Doğru dürüst çıkarma gemisi bile yoktu. Rumlar ve Yunanlılar, bunu bildiklerinden Rum mevzilerinden sürekli olarak ‘Bekledim de gelmedin’ şarkılarını çalıyorlardı. Türkiye’nin çıkarma yapacağına yalnız Rumlar ve Yunanistan değil, ABD ve İngiltere de inanmıyordu. Hangi araç gereçle çıkacaklardı?   Kullanılan telsizlerin ayarları bile bozulmuştu. Tüm bunlara rağmen, Ecevit-Erbakan hükümeti kararını vermiş ve tüm ezberleri bozmuştu. Kahraman Mehmetçikler, Türkiye’nin müdahale hakkını kullanarak tüm zorluklara karşın adaya ayak bastı ve mücahitle omuz omuza vererek, barış ve huzuru sağladı. Hem Kuzey’de hem de Güney’de! Dahası Türkiye’nin müdahalesi sonucu Yunanistan’da demokrasi geri geldi, Başpiskopos Makarios da adaya döndü.

   İşte bunlar ezber bozan olaylardır. Türkiye’nin müdahalesi üzerine faşist Yunan Cuntası iktidardan gitti, Konstantin Karamanlis sürgünden geri döndü. Bunlar, Türkiye’nin ezberleri bozmasının ürünleridir. Nasıl ki şimdilerde Fransa’nın Libya ve Suriye ezberi bozulduğu gibi… Varsın Anastasiadis ya da ABD büyükelçisi, modası geçmiş ve yıkılan enkazların altında kalan federasyon tezini savunadursun, Kıbrıs Türk halkını bir 50 yıl daha müzakere masasına hapsetmeye, mahkûm etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur!

YORUM EKLE

banner75