Eğitim, öğrenci merkezli olmalı

UBP Gazimağusa milletvekili adayı Doç. Dr. Canan Zeki, seçilmesi halinde eğitim sisteminde değişiklik yapmak için çaba sarf edeceğini söyledi

Eğitim, öğrenci merkezli olmalı
  • 16 Aralık 2017, Cumartesi 10:57

Ahmet İLKTAÇ

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Gazimağusa milletvekili adayı Doç. Dr. Canan Zeki, ülkemizde eğitim müfredatının yenilenmesine rağmen hala çok eksiklikler olduğunu, seçilmesi halinde öğrenci merkezli eğitim için

çaba sarf edeceğini açıkladı.

Doç. Dr. Canan Zeki, toplumun hangi meslek alanlarında eksiklikler olduğunu ve hangi meslek alanlarının doyuma ulaştığının saptanması için ülke genelinde yoklama yapılması gerektiğini söyledi.

Kadınların, yapılan ayrımcılığı yıkabilmeleri için kesinlikle sandıkta fark yaratmaları gerektiğine inandığını belirten Zeki, kadınların sığınma evlerine ihtiyaç duymaması için meclise kadın vekilleri yerleştirmeleri gerektiği çağrısında bulundu.

“Cinsiyet kotası kadınların önünü açtı”

Gazetemiz KIBRIS’a konuşan UBP Gazimağusa milletvekili adayı Doç. Dr. Canan Zeki, 1972, Baf’ın Susuz köyünde doğdu.

Doç. Dr. Canan Zeki, 1995 yılında DAÜ İngiliz Dili Edebiyatı lisans programından bölüm birincisi ve üniversite ikincisi olarak mezun olduktan sonra, yüksek lisans derecesini aynı üniversitenin İngiliz Dili Eğitimi/ Eğitim Çalışmaları alanında 1999 yılında tamamladı.

Doktora öğrenimini 2010 yılında İngiltere’de, Nottingham Üniversitesi’nde, Öğretmen Eğitimi üzerine yapan Zeki, 2011 yılında yardımcı doçentlik unvanını, 2014 yılında ise Eğitim Programları ve Öğretim alanında doçentlik unvanını aldı.

Doç. Dr. Canan Zeki, 24 yıllık akademisyenliği boyunca İşletme ve Ekonomi Fakültesi’nde üç farklı İngilizce dersi ve Eğitim Fakültesi’ne bağlı öğretmenlik programlarında ise program geliştirme ve öğretim alanında on farklı ders verdi.

2012-2015 yılları arasında bölüm başkan yardımcılığı, 2015 yılından bu yana ise Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı olarak görevini devam ettiren Zeki, evli ve 1 çocuk annesi.

Çok iyi derecede İngilizce bilen Doç. Dr. Canan Zeki, 2009 yılındaki seçimde UBP’den kontenjan adaylığı teklifi aldığını ancak o dönemde doktora çalışmasını tamamlamak üzere olduğu için siyasete girmeyi uygun görmediğini söyledi.

2013 yılında yine UBP’den kontenjan adayı teklifi geldiğini ancak 2013’te de gerekli hazırlığı olmadığı için bu teklifi kabul etmediğini kaydeden Zeki, 2015 yılında 20’inci olağan genel kurultayda parti meclisine girmesi yönünde teklif geldiğini, parti büyüklerinin de desteğiyle parti meclisine girmeye aday olduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Canan Zeki, 20’inci olağan genel kurultayda cinsiyet kotasıyla parti meclisine girdiğini ancak genel oylamada 2’inci en yüksek oyu aldığını açıkladı.

24 yıldır akademisyenlik yaptığını, akademik etkinlikleri ve eğitim dalında hayata geçirdiği projelerini yayınladığı zaman büyük bir kitlenin desteğini gördüğünü anlatan Zeki, bu kitlenin sürekli kendisini mecliste görmek istedikleri yönünde çağrılar yaptığını, kendisinin de bu göreve hazır olduğunu hissettiği için aday olduğunu söyledi.

Doç. Dr. Canan Zeki, şunları kaydetti:

“Kadının siyasetteki yeri ile ilgili geçmişte köşe yazılarım vardır. Partilerin maalesef kadın kolları ve gençlik kolları dediğimiz bir alt yapısı vardır. Kadınların duruşu sadece kadın kolları platformundaydı. Cinsiyet kotası ile ilgili yasa oluşturulduktan sonra UBP’nin de bunu kendi tüzüğünü koyduktan sonra kadının duruşu değişti. Kadınlar daha önce erkek milletvekillerini bir yere taşımak, partinin propagandasını tanıtmak ve tabiri caizse broşür dağıtan kimlikteydi. Bu cinsiyet kotası yasasından sonra UBP’nin de cinsiyet kotasını kendi iç tüzüğüne koymasıyla kadının rolü ilk kez değişti. Kadın, artık beyin gücünü kullanan, kendi meslek alanını siyasete taşıyabilen, uzmanlık alanını konuşturabilen bir kimliğe dönüştü. Bizde o yasa ile 10 kadın parti meclisine, 1 kadın da MYK’ya girdi. 5 bakanlıkta 5 kadın bürokrat olarak atandı. Kadınlar artık beyin gücü olarak görülmeye başlandı.  Kendi uzmanlık alanını ortaya koyan rol almaya başladı. Kadınlar gazetelere demeçler veren, televizyon programlarında görüşlerini anlatabilen boyutlara ulaştı”.

Konuyla ilgili daha birçok eksiklik olduğuna değinen Zeki, kadınlara bu imkânların daha yeni tanınması nedeniyle, iyi seviyede olmadığımızı, kendilerinin bu yolda çok iyi bir örnek olacaklarını dile getirdi.

Doç. Dr. Canan Zeki, kendisine göre herkesin kendi uzmanlık alanında konuşup iş üretmesi halinde daha fazla katkı konabileceğini ve daha fazla yaratıcı olunabileceğini söyledi.

Eğitim müfredatı yenilenmesi

Kendisinin eğitim bilimci olması nedeniyle öncelikle eğitim sisteminde bazı değişiklikler yapmak istediğini belirten Zeki, eğitimde bir revizyona gidilmesi gidilerek, eğitim müfredatlarının yenilenmesine rağmen çok eksiklikler olduğuna inandığını bildirdi.

Doç. Dr. Canan Zeki, ihtiyaç analizi yapılmadan çalışıldığını, ihtiyaç analizi ilgili öğretmen sendikaları, öğretmenler, müfettişler, bakanlık mensupları, programcılar, psikologlar, eğitimciler çağırılmalarına rağmen, bunun yetersiz olduğunu, velilerin, reşit olan öğrencilerin de nasıl bir eğitim sistemi görmek istedikleri ile ilgili bir ihtiyaç analizi yapılmasının gerektiğinin altını çizdi.

Toplumun hangi meslek alanlarında eksiklikleri olduğunu ve hangi meslek alanlarında doyuma ulaştığının tüm ülke genelinde yoklama yapılması gerektiğini işaret eden Zeki, bu nedenle ihtiyaç analizi ile bu işe başlanıp eğitim sisteminin geliştirilmesi gerektiğini aktardı.

Doç. Dr. Canan Zeki, şöyle devam etti:

“Ben öğrenci merkezli eğitime inanan birisiyim. Bununla ilgili çalışmalar ve araştırmalar yaptım. Öğrenci yaparak ve yaşayarak öğrenmelidir. Öğrenci aktif olmalı eleştirebilen, düşünebilen, irdeleyebilen bir yapıya sahip olmalıdır. Bizim geliştireceğimiz müfredatlarda öğrenciye bu rolü vermemiz gerekir. Ama tabi biz bu rolü öğrenciye verirken bu öğrenci merkezli eğitimde öğretmen daha edilgen konumdadır. Kılavuzlayan, işleri hızlandıran ve onlara fırsatlar yaratan konumdadır. Konuşan ve anlatan konumunda değildir. Böyle bir sistemin çok katkı yapacağını düşünüyorum. Gelecekte hayal ettiğimiz nesilleri, özerk ve bağımsız bireyleri ancak böyle yetiştirebiliriz. Öğretmenlerin de özerk olacağı gerekli yerlerde inisiyatif kullanabilecekleri ve yaratıcılıklarını devreye koyabilecekleri daha esnek, daha pragmatist ve var oluşçu felsefeye dayalı eğitim sistemi düşünüyorum”.

Bu etapta kadın sığınma evleri olması gerektiğini söyleyen Zeki, ancak kendisine göre kadın sığınma evlerinin de cinsiyet ayrımcılığına girdiğini kaydetti.

Doç. Dr. Canan Zeki, bu soruna tepkisel değil, önlemsel yaklaşmamız gerektiğine dikkat çekti.

Bir ülkede çok sayıda sığınma evi varsa o ülkede kadınların çok kötü durumda olduğunun işareti olduğunu anlatan Zeki, yine bunun o ülkede kadınlara ayrımcılık yapıldığını ve yardıma muhtaç olduklarının göstergesi olduğunu açıkladı.

Doç. Dr. Canan Zeki, bir kadının sığınma evine muhtaç kalmaması gerektiğinin altını çizdi.

Yasalar ve tüzüklerle bu soruna müdahale edilebileceğini belirten Zeki ancak sorunun temel çözümünün eğitim yoluyla olduğuna vurgu yaptı.

Doç. Dr. Canan Zeki, şunları kaydetti:

“Bir kadının duruşunu, özerkliğini kendi fikirlerinin sonuna kadar arkasından gidebilmesini, ataerkil bir topluma maruz kalmamasını biz ancak eğitim yoluyla aşabiliriz. Bu eğitimle aşılması gerekir. Sadece hükümet politikaları değil, devlet politikalarıyla aşabiliriz. Devlet bu işe el atarak kadını zor durumda bırakan, kadını aşağılayan ve kadını bu duruma düşüren herkese caydırıcı ceza verilmesini sağlaması gerekir. Gerekirse çocuklara kadın ve erkeğin eşit olduğu esasında ve birbirlerinden biyolojik değişikliliğin dışında hiçbir farkları olmadığı sürekli eğitim yoluyla anlatılmalıdır”.

Kadınların yapılan ayrımcılığı yıkabilmeleri için kesinlikle sandıkta fark yaratmaları gerektiğine inandığını belirten Zeki, kadınların seslerini duyurabilecekleri en erken zamanın 7 Ocak olduğunu,  7 Ocak’ta sandıkta kendi görüşlerine uygun partilerden aday olan kadınlara destek vermeleri gerektiğini bildirdi.

Doç. Dr. Canan Zeki, sığınma evlerine ihtiyaç duymamak istiyorsak, meclise kadınların yerleştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 13 10 2 1 22 32
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 10 2 1 17 32
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 8 0 5 11 24
4 BAF ÜLKÜ YURDU 13 6 3 4 11 21
5 ÇETİNKAYA TSK 13 6 3 4 1 21
6 CİHANGİR GSK 13 6 3 4 -1 21
7 TÜRK OCAĞI LİMASOL 13 6 2 5 7 20
8 GÖNYELİ SK 13 6 2 5 4 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 6 2 5 -3 20
10 LEFKE TSK 13 5 4 4 0 19
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 3 4 6 -6 13
12 BİNATLI YSK 13 4 1 8 -9 13
13 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 2 7 4 -12 13
14 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 1 5 7 -16 8
15 GİRNE HALK EVİ 13 2 1 10 -10 7
16 ESENTEPE KKSK 13 2 1 10 -16 7
yukarı çık