Eğitimde yeni yaklaşımlar ve dijital dönüşüm üzerine…

   Eğitimde yeni yaklaşımlar ve dijital dönüşüm süreçlerinin öğrenme ve öğretme süreçlerine entegrasyonu, günümüz dünyasında bilimsel, teknolojik ve inovasyon alanındaki rekabetçiliğini korumak isteyen ülkelerin gelirlerinin önemli oranda pay ayırdığı ve bu konular üzerinde radikal politikalar geliştirip, araştırmalar yürüttüğü konuların başında gelmektedir.

   Globalleşen dünyada bu süreçlere etkin bir şekilde uyum sağlayamayan ülkeler, nitelikli insan gücünün gelişimini sağlamayacak ve bunun sonucu olarak ise bilimsel ve teknolojik olarak gelişemeyecekleri veya mevcut inovasyon süreçlerine ayak uyduramayacakları ortadadır. Bunun olumsuzluklarını pandemi döneminde hep birlikte yaşadık.

   Öğrenme ve öğretme ortamlarındaki kavramların anlaşılmasını kolaylaştırıcı yeni yaklaşımların geliştirilmesi ve bunun çeşitli bilimsel araştırma yöntemleri ile etkililiğinin belirlenmesi gereklidir. Bu bağlamda öğrenme ve öğretme ortamlarının derinleştirilmesi, zenginleştirilmesi ve desteklenmesi amacıyla teknolojik araçlar veya var olan teknolojik araçlar için öğretim yazılımları uygulamaların geliştirilmesi ve bunun çeşitli bilimsel araştırma yöntemleri ile desteklenmelidir.

   Sadece formal eğitim değil, aynı zamanda informal öğrenme ve öğretme ortamlarında uygulanabilecek materyaller geliştirilmesi ve bunun çeşitli bilimsel araştırma yöntemleri ile etkililiğinin yeni yaklaşım olarak ortaya konması gereklidir.

Bilim merkezi vizyonu ortaya konmalı…

   Gelişen çağda öğrencilerin değerlendirilmeleri ile ilgili verilerin girilebileceği ve bu verilerin çeşitli yapay zeka araçları kullanılarak öğretmenlere ve velilerine başarı ve tutumları ile ilgili anlık bilgiler sunabileceği akıllı sistemlerin geliştirilmesi ve bunun çeşitli bilimsel araştırma yöntemleri ile ortaya konması gelecek nesillerin doğru temeller etrafında şekillenmesi demektir.

   Öğrencilerin sadece öğretmen ve arkadaşları ile değil aynı zamanda bilim merkezleri, bilim müzeleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan paydaşlar ile ortak projeler geliştirebilecekleri ve ülkemizde karşılaştığımız sorunların çözümüne yönelik ortak projeleri geliştirebilecekleri bir eğitimsel platform oluşturulması ve ülkemize bunlara cevap verecek bir Bilim Merkezi kazandırmak yapılacak en doğru iş olacaktır.

Biri yurdumun tapusu; biri kan bedeli, haktır…

   Seçime günler kala tam anlamıyla ayrıştığımızı görmek gerçekten üzüntü vericidir. Saflaşmaların ve ayrışmaların bu derece ayyuka çıktığı başka bir dönem yoktur. Bunun bu noktaya gelmesinin en önemli nedeni seçilmek için çaba harcayan adaylar, onları destekleyen siyasi partiler ve gruplarıdır.

   Yazılacak ve söylenecek çok şey vardır. Saygım ve terbiyem bazı şeyleri yazmama engel oluyor. Türkiye Cumhuriyeti’ne inananlar veya inanmayanlar şeklindeki ayrışma gerçekten inanılacak gibi değildir. Türkiye Cumhuriyeti bizim canımız, ciğerimizdir. Kıbrıslı Türklerin TC’den ayrışması veya TC’yi sevmemesi mümkün olabilir mi? Bu konunun gündeme gelmesi dahi saygısızlıktır.

   Seçilmek uğruna TC’nin desteğine sarılan veya TC’nin kendisini istemediği şeklinde mağdur edebiyatı yapanlar halkı saflaştırarak topluma zarar vermişlerdir. Bizdeki TC sevgisi seçim propagandasında kullanılacak kadar basit değildir. Bizler bu davaya kurucu cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ın “İki bayrak” şiirinin dizelerinde yer alan mısralar gibi bakarız. “Biri Anamur’da gurup, biri Girne’de şafaktır, Benim iki bayrağım var, Biri yurdumun tapusu, biri kan bedeli, haktır.”

YORUM EKLE

banner75