Eğlence (Casino) Sektörü Kuzey Kıbrıs Turizm sektörünün en başarılısı…

Tahmin ediyorum çok iddialı bir başlık oldu diyeceksiniz ama böylesine bir başlık atmanın birkaç sebebi var. Makalelerin dayanağı ve konuların okuyucunun anlayacağı dil ile yazılması her zaman en önemli gerekliliktir.

Yıllardır casino sektörü üzerine tabiri caizse her kafadan bir ses çıkarken sanki hepimiz, bu toplumda yaşayan her bir birey casino ve eğlence sektörünün Kuzey Kıbrıs ölçeğinde etkisinin ne olduğunu tartıştık durduk.

"Casinolar Kıbrıs ekonomisine para bırakmıyor, böyle turizm olmaz olsun, gelen müşteriler sokağa çıkmıyor, sadece otel kazanıyor, vs vs" örnekleri çoğaltmak mümkün. "Aileler perişan oluyor, yasadışı işler var, para aklanıyor" bunlar benim bu satırları yazarken ilk aklıma gelenler…
   Çok yüzeysel ve hiçbir dayanağı olmayan boş argümanlar. Yine birileri çıkıp diyecek ki, işte falanca, filanca ülkenin turizmi gazino sektörü ne mi dayanıyor? Neden o ülkelerde casino sektörü birinci gelir kaynağı değilken bizde neden casinolar var? Aklım bir türlü anlamıyor bizim ülkemizde bu sektörün bu kadar ön plana çıkması bir türlü nasıl anlaşılmıyor?
   Bu sözü geçirilmek istenen ülkelerde "Türkiye, Güney Kıbrıs, İspanya, Fransa, İtalya, İngiltere vs" her gün yüzlerce, binlerce uçak hiçbir siyasi zorlukla karşılaşmadan direk iniyor, kalkıyor, bütün global iş dünyasından yatırım anlamında payını alıyor, devlet yatırımcılara kapısını açarken, sağlanan açılım ve kanun ve hukuk anlamında mevzuatlar ile korunuyor, hatta yatırım yapmak için önemli imtiyazlar da sağlanıyor...
   Global iş dünyası bugün büyük güç olan ülkelerin ticaret savaşları ile rekabetin en şiddetlisini yaşarken, özellikle bu anlamda iş dünyasını yön olarak tayin eden Çin, ABD, Rusya, AB ülkeleri ve liderleri kendi sermaye patronlarını olumlu veya olumsuz anlamda etkileyebiliyor.

Neden mi? Çünkü ekonomik kazanımların sonucunda politik bir kazanım veya açılımın olacağı ve veya politik bir kazanımı mutlak sonucunda ekonomik kazanım ile taçlanacağı artık vurgu yapılmaktadır.
   Dünyanın merkezinde siyasi açılımları yöneten, büyük finans kuruluşları ve çok uluslu şirketler var. Dünyanın ekonomik düzenine yön veren bu kişiler ve aileler ( Rockefeller, Rothschild )  istedikleri kişiyi iktidar yapabilir, kendi çıkarları doğrultusunda istedikleri her şeyi perdenin gerisinden yönetiyorlar.

Bugünlerde Doğu Akdeniz'de yaşanan doğal gaz zenginliklerini iyi okumakta fayda var. Kapalı kapılar ardında yatan gerçeklik bu resmin büyük penceresinden bakabilmek aslında.

Bugün Kuzey Kıbrıs'ta yaşanan akademide FDİ (Foreign Direct İnvestment) yani doğrudan yabancı yatırım, yani uluslararası sermayenin bu küçük adaya gelişi gerçek anlamda bir sektör kanalı ile var o da Turizm Endüstrisi.

Son yıllarda bazı Türkiye Eğitim sektöründe olan üniversitelerin de adaya geldiğini ve yatırım yapmaya başladıklarını büyük bir memnuniyet ile görüyorum. Clubbing ve gece eğlence sektörü ise gerçekten de marka olmuş ve adını bu anlamda kabul ettirmeye başlamış.


GKRY turizm yatırımları ve Casino sektörü
 

Güneydeki casino sektörünün gelişimini araştırırken karşıma çok farklı bir adam ile yapılan söyleşi çıktı.

Craig Ballantyne son günlerde Güney Kıbrıs destinasyonunda casino sektörünü CBC televizyonuna yorumlarken ilginç tespitlerde bulundu.

“Kıbrıs turizm sektörü çok yeni ama yapılacak olan yatırımlar bu bölge için Las Vegas veya Atlantic City’deki gibi devasa olmasa bile beş yüz odalı, modern fasiliteler ile donanmış oteller ile mutlaka bu bölgeye yeni dinamizm kazandıracaktır” diyor.

İskoç bir kişi olan Craig, yıllardır tam kırk yedi yıl casino sektörünün içinde yani çekirdekten yetişme bir üniversiteli finans mezunu.

Dinlediğim kadarı ile casino sektöründe şansın büyük önemi olduğunu ancak her şeyin sonunda bir aritmetik yani bilimsel bir döngü olduğunu da unutmamak gerekir diyor.

Limasol`da 2020 yılında açılacak olan beş yüz oda bin yataklı tesisin kışın da MİCE (kongre, insentif, toplantı sergi) sektörüne de açılım getireceğine inanıyor. Biz ülke olarak bu aşamaları çoktan geçtik herkesin bildiği üzere… Türkiye'den gelen kıymetli iş adamlarının Kıbrıs'ın kuzeyine yatırım yapmalarını bile eleştirir noktaya geldik.

Rumlar ısrarla adaya geçmeyi engelleyici her türlü hamleyi yaparken, casinoları her bölgeyi açmaya başlamışken bizler adeta altın yumurtlayan sektörü bitirmeye çalışıyoruz.

Ne yazık ki gerçek öyle. Resmin büyüğünü görmekten çok uzak, hem kıymetli yerli yatırımcılarımız hem de Anavatan Türkiye'den bin bir zorlukla buraya yatırım yapanları acımasızca eleştiriyoruz.
 

Casino sektörü turizm ekonomisinin en önemli gerçekliği durumunda


   Her zaman basit ama en doğru anlatım şeklini benimseyen bir kişi olarak sizlere devletimizin turizm sektörünü oluşturan bazı veriler vermek istiyorum. Bu okuduklarınızdan sonra kafanızda bazı düşüncelere daha değişik bakacağınıza inanıyorum.
1- Kuzey Kıbrıs Türkiye dışında siyaseten tanınmayan bir ada ülkesi. Buraya turizm sektörü için yatırım yapmaya gelen yatırımcıların yüzde doksan dokuzu Türkiye’den.
2- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizm destinasyonu mass ( kitle ) turizmi esasında, uluslararası tanınmayan bir ülke konumunda ve bu da adada turizm maliyetlerini yükseltiyor. (Destinasyon yatak başı maliyet maalesef özellikle girdi maliyetleri hesap edildiği zaman (yakıt, enerji, insan gücü–çalışan, gıda, işletme, pazarlama, markalaşma, ulaşım) bu coğrafyada turizm hareketi içerisindeki destinasyonlara karşı müthiş bir dezavantaj oluşturuyor.
3- Alternatif turizm modelleri içerisinde yer alan eğlence (casino) sektörümüz son yıllarda kan kaybediyor ve bunun sebebi ise Balkan ve Kafkas turizm destinasyonlarına kaymaya başlayan Türk pazarı. (Bulgaristan, Monte Negro, Romanya, Gürcistan)
4- Türk yatırımcıları adanın kuzeyinde yatırım yapmanın artık mevzuatlar kapsamında (yeni casino yatırımı) engeller oluşturulması.
5- Bu en az bin yataklı tesisler yapılırken, inşaat sektöründe faaliyet gösteren tüm yerli üreticiler ve iş tedarik edenler müthiş bir yoğunlukla çalışıyor. (havalandırma, ısıtma soğutma HVAC (Heath Vantilator Air Conditioning) ,yapı malzemeleri, mobilya) büyük kısmı yabancı menşeli olsalar bile bunların temininde yine global listeler kapsamında yerli üreticiden de tedarik yüzdesi zorunluluğu getirilmiştir. Ülke yine vergisini alıyor.
5- Eğlence sektörünün yarattığı ekonomi içerisinde çarpan etkisinin tam hesap edilememesi ve bunun toplumun günlük yaşamında faydalarının ortaya konulamaması.

Örneğin bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan elde edilen verilere göre adada turizm sektöründe çalışan on dokuz bin çalışanın sekiz bin beş yüzü casinolarda çalışıyor. Bu insanların dört kişilik bir aileye ekmek götürdüğünü hesap edersek, otuz beş bin kişilik bir katkıdan söz ediyoruz.

Toplamda beş yıldızlı otellerde çalışan on beş bin kişiyi düşünecek olursak;  bu da yaklaşık 60 bin kişinin evine ekmek götürmesi demektir. Nüfusun iki yüz elli bin olduğunu düşünürseniz her dört kişinin evinin birinde turizm sektöründe çalışan insan var demektir.
6- Otellere casino amaçlı gelen misafirler, otellerde lüks tüketim yaparken, bu tesisler de misafirin önüne konulan bu yerli ve yabancı ürünleri hem yerli üreticiden, hem yerli tedarikçiden almaktadırlar, burada en basiti ile Doğancı köyünde patates ve karpuz üreticisi ile Akdeniz köyündeki Hellim üreticisi de bu pazardan pay almaktadır.

Devlet bu aşamada yarattığı sistem ile bu gelen misafirlerin en azından turistik müze ve ören yerlerine yarım günlük turlar düzenletebilir veya buradan en az üç müze ziyareti kapsamında otele benzer amaç ile gelenlerden turizm geliştirme ve tanıtma fonu kurularak her turistten sembolik bir ücret alabilir. Bu kaynak her yıl benzer yerlerin temizlenmesi, idame ettirilmesi için kullanılacaktır diye mevzuata eklenebilir.
7- Adaya turist akışını Türkiye'nin geçmiş yıllarda olduğu gibi kendi ülkesinde uyguladığı uçak başı yakıt katkısı gibi (önceden tespit edilen destinasyonlar) teşvikler operatörlere verilmeli ve bu kısır döngü en az beş yıllık kalkınma hamleleri ile desteklenmelidir.

Adada bu tür radikal uygulamalar ve hava ulaşımı desteklenmez ise turizm sektörü büyük bir çıkmazın eşiğine gelecektir ve gelmek üzeredir. Tehlike çanları bu kapsamda çalmaya başlamış, devleti idare eden hükümet bu anlamda acilen koyduğu varsa teşhisleri ve çareleri üretmek durumundadır.


Müthiş ses Fransız Dany Brillant'i dinlerken

Belki müzik ile daha sık ilgilendiğim yıllarda her zaman sesindeki yalınlığı ve müzik tarzından dolayı Dany Brillant benim için çok ayrıcalıklı bir yere sahip olmuştur. Elexsus Otele konser vermek üzere geldiğini öğrenince aldığım davet üzerine derhal yerimi ayırtıp bu güzel konsere katıldım.

Belki de son üç buçuk yıldır taşıdığım mevkiden dolayı hep kaçındığım, gitmediğim bu etkinliklere görevimi layığı ile devrederken bu kez gitmekte bir sakınca görmedim.

Harika bir Akdeniz akşamı idi yaşanan. Dany Brillant 90’lı yıllarda Dean Martin tarzında şarkılar yorumlarken meşhur olmuş, bugüne kadar birçok ödül almış yaşı ellili yaşların ortasında olan müthiş yakışıklı bir Tunus Yahudisi babası, Annesi İtalyan bir Fransız.

Müzik tarzı olarak Pop Jazz, Latin, Swing, Salsa, Merengue, Rhumba, Rock& Roll şarkıları söylüyor. O gece konser alanında çok sayıda Fransız, Musevi ve ayrıca Türkiye`den gelen hayranları eşliğinde müthiş bir orkestra ile (tartışmasız son yıllarda dinlediğim en iyi orkestra elemanları) inanılmaz bir eylül gecesi yaşattı.

Böylesine elit bir organizasyona imza atan tüm otel çalışanlarını, yöneticilerini Genel Müdür İsmail Bey ve otelin yönetim kurulu üyesi sevgili Esra Bozkurt Hanımefendiyi tebrik ediyorum.

Dany Brillant konseri boyunca Kıbrıs`ta ilk kez olmaktan çok mutlu olduğunu ifade ederken tam üç kez Kıbrıs ve otel için övgü ile bahsetti.  Bu tür etkinlikler ve tüm dünyanın dinlediği bu önemli sanatçılar Kuzey Kıbrıs turizm destinasyonunun tanıtımını yapıyorlar.

Bu adanın eğlence sektöründe rol alan diğer Club ve Disko tarzındaki eğlence yerleri ile buralarda performans sergileyen kişiler bizim turizm sektörünün ana omurgası olan Kitle turizmine çok üst düzey bir değer katıyorlar.

Türkiye`den gelen yıldızlar da Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Özcan Deniz, Soner Olgun, Ebru Gündeş, Funda Arar, Ziynet Sali, Işın Karaca, Buray, Kıraç, Korhan daha niceleri yanında, Maya Diab, Marvan Khoury, Cyrine Abdelnour, Gallis, Ragheb Alama, çok yakın zamanda Merit oteller bünyesinde eğlence dünyasında sahne alacak kişiler.

Diğer kıymetli otellerde sahne alan veya alacak olan yabancı kökenli sanatçılar da var.

Bu arada dizilerden ve sinema sektöründen yakaladığı trendden ve şarkıcılıktan fazla yaptığı popülerlikten dolayı, Özcan Deniz konserine İsrail, Amerika, Kanada, Lübnan, Arjantin`den gelen hayranları olduğunu öğrendim. Elexsus Otel yönetimi büyük bir başarı ile bu konserin biletlerini aylar öncesinden tüketmiş.

Bu kişiler binlerce kilometre öteden, Kuzey Kıbrıs’a gelmek için uçak bileti alıyor, otel rezervasyonu yapıyor ve emin olun ki ülkeyi de gezmek için birkaç gün daha kalıyor.

En büyük tanıtım bu aslında… Tabii ki anlayana…

YORUM EKLE

banner96