Ek mesailer

Yıllardır çeşitli hükümetlerin yetkililerden aynı sözleri duyuyoruz.

“Kamuda ek mesaiye vereceğimiz parayla istihdam yapardık” diyorlar.

İlk duyduğumuz zaman ilginç gelmişti bize ama gittikçe bu sözler cazibesini yitirdi.

Çünkü bilinen bir gerçeği sürekli yinelemek, bir şeyleri değiştirmiyor.

Önemli olan bu sorun için çözüm üretmektir.

Ülkemizde yıllardan beridir yüklü miktarda ek mesai ödeniyor.

Devlet kadrolarındaki personele ödenen ek mesai sorunu bir türlü çözüm bulamadı.

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, 2018 bütçesiyle ilgili sunumunda, kamudaki ek mesai ödemelerinin 2017’de 120 milyon TL’ye ulaştığını açıkladı.

120 milyon TL, oldukça yüksek bir rakam.
   Denktaş, devamlı surette artan, adeta ikinci bir iş, hak olarak görülen ve 2017’de ise 120 milyona ulaşan ek mesai ödemelerinin kamu maliyesi yönünden sürdürülebilirliğinin olmadığını kaydetti.

Maliye Bakanı Denktaş, geçen yıldan beridir bir revizyon çalışmasının sürdüğünü söyledi.

Denktaş,120 milyonluk ek mesai harcamasını rotasyon usulüyle sağlıktan başlamak ve gerekli kaynak araştırmasını da yapmak suretiyle yüzde 30 tasarrufla yaklaşık 2 bin kişinin istihdam edilebilmesine olanak sağlayan bir durum olduğunu söyledi.

Ek mesailerin her yıl artarak sürdüğünü belirten Denktaş, “Maliye Bakanlığı olarak başarısız olduğumuz tek konu olarak önümüze çıkmasına son verilecektir.” Dedi.

Kamuda ek mesai yıllardır konuşuluyor.

Yıllardır rakamlar ortaya konuluyor ve “Bu parayı vereceğimize şu kadar personel alırdık” deniliyor.

Konuşmak değil, konuştuklarını pratikte göstermektir önemli olan.

Ek mesai konusunda istismarlar olduğu, birçok alanda gereksiz paralar ödendiği söyleniyor.

Bir taraftan ülke olarak ekonomik sıkıntılar çekiyoruz, diğer taraftan ise israf ediyoruz.

Buna bir son verilmesi gerekiyor.

Statükodan şikayet ederek, statükonun tüm nimetlerinden yararlanmak olmaz.

Birçok kamu çalışanı, gerçek işi olan devlet işini neredeyse “ikinci iş” gibi görmektedir.

Çalışanlar, özel sektördeki işine ağırlık vermektedir.

Ortada büyük bir adaletsizlik vardır, disiplinsizlik vardır, istismar vardır.

Tüm bunların üstesinden kamu reformu ile gelinebileceği söyleniyor.

Söz konusu kamu reformunun tez zamanda hayat bulması gerekmektedir.

Kamu, sürdürülebilir bir yapıda değildir.

 

YORUM EKLE