25 bin konut elimizde kaldı

banner37

İş İnsanı Ahmet Baştaş, ekonomik faaliyetlerin sekteye uğradığı Kovid-19 salgını döneminde, piyasanın ‘inşaat sektörü üzerinden’ fonlanabileceğini söyledi:

25 bin konut elimizde kaldı
banner99

“PİYASAYA YÖNELİK DÜZENLEME ŞART”… Ahmet Baştaş, Kovid-19 salgınında ‘yap-sat’ tarzının müşterilerini oluşturan yurt dışı yerleşiklerin konut edinme iştahının düştüğünü belirtirken; bunun da inşaat sektörü için önemli bir müşteri kaybı ve ciro düşüşü anlamına geldiğini belirtti. Yerli alıcılara yönelik bazı düzenlemelerin, hem sektörü hem de ekonomiyi rahatlatacağına dikkat çeken Baştaş, faiz oranlarının düşürülmesi ve ilk kez ev sahibi olacaklara kredi desteği sağlanması gibi kararların elzem olduğunu kaydetti.

“İÇ BORÇLANMAYA GİDİLMELİ”… Ahmet Baştaş, mevduatın değerlendirilmesi durumunda, ekonomideki çarkların işlerlik kazanacağını vurgularken, 2.5 milyar dolarlık rezervin piyasaya kanalize edilerek reel sektörün beslenmesini talep etti. Baştaş, seçimlerin hemen akabinde devletin iç borçlanmaya giderek ihaleleri öne çekmesi ve faiz oranlarını düşürerek yerli müşterileri konut almaya teşvik etmesi gerektiğini söylerken; piyasaya ‘inşaat sektörü üzerinden’ aktarılacak paranın, 250 alt sektörü desteklediği bilgisini verdi.

“MÜŞTERİ TERCİHLERİ DE DEĞİŞTİ”… Ahmet Baştaş, yabancılara yönelik satışlarında, TL’nin döviz karşısındaki değer kaybının herhangi bir etkisi olmadığını belirtirken; aynı olumlu tabloyu, iç piyasaya yönelik satış rakamlarında görmenin mümkün olmadığını aktardı. Baştaş, insanların hem sağlık gerekçesiyle hem de “O kadar para vereceksem villa alırım” yaklaşımıyla apartman dairesinden ziyade villa veya müstakil ev alımına yöneldiğini aktarırken; Kovid-19 salgınının, aslında ‘müşteri tercihlerini de’ değiştirdiğini söyledi.

   Baştaşlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı, İş İnsanı Ahmet Baştaş, uçuşların durması nedeniyle, inşaat sektörünün müşteri portföyünde ciddi bir gerileme yaşandığını kaydetti.

   KTV’de yayınlanan Para Politik programında Ali Çatal’a konuk olan Baştaş, inşaat sektörünün mevcut durumunu, yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgınından aldığı hasarı ve olası geleceğini masaya yatırdı.

   ‘Yap-sat’ tarzı faaliyetlerinin birincil müşteri kitlesini yurt dışında yerleşik kişilerin oluşturduğu bilgisini veren Baştaş, Kovid-19 salgını nedeniyle durma noktasına gelen uçuşlar ve sarsılan güven nedeniyle önemli bir müşteri kaybı ve ciro düşüşü yaşadıklarını belirtti.

   Baştaş, yabancı müşterilerin, Kovid-19 salgını nedeniyle ülkeye gelmek istememesi nedeniyle, bu yıl itibarıyla sektörün elinde 25 bin konutun kaldığı bilgisini kamuoyuyla paylaştı.

   Türkiye’nin, gayrimenkul satışında, son üç ay zarfında ‘tarihinin satış rekorlarını’ kırdığını da söyleyen Baştaş, ekonomide alınan kararların yanı sıra faiz tedbirlerinin de bu durumda önemli etken olduğunu aktardı.

   Kovid-19 salgını döneminde, Türkiye’nin iç piyasaya yöneldiğini ve çok ciddi satış rakamları elde ettiğini vurgulayan Baştaş, bu sayede hem eldeki stokların eritildiğini hem de piyasada para döndüğünü söyledi.

   Bankacılık sektörümüzün mevduat sıkıntısı yaşamadığını, dolayısıyla, içerisinden geçtiğimiz ekstrem dönemde piyasaya ‘para pompalanabileceğini’ belirten Baştaş, yasaların da aslında bu türden eylemlere uygun olduğunu fakat siyasi iradenin, böylesi bir hamleden kaçındığını savundu.

   Hiçbir şey için geç olmadığını da dile getiren Baştaş, 11 Ekim 2020’de yapılacak seçimden ‘hemen sonra’ alınacak tedbirlerle, bahse konu ekonomik dinamiklerin tetiklenebileceğini kaydetti.

   Yerli alıcılara yönelik bazı düzenlemelerin, hem sektörü hem de ekonomiyi rahatlatacağına dikkat çeken Baştaş, faiz oranlarının Türkiye’deki gibi düşürülmesi ve ilk kez ev sahibi olacaklara kredi desteği sağlanması gibi kararlarla eldeki konut stoklarının eritilmesi gerektiğini belirtti.

   Bankalarda bekleyen mevduatın değerlendirilmesi durumunda, ekonomideki çarkların işlerlik kazanacağını da vurgulayan Baştaş, 2.5 milyar dolarlık rezervin piyasaya kanalize edilerek reel sektörün beslenmesini talep etti.

   Ülke ekonomisinin lokomotif sektörlerinden turizmin tamamen bittiğini, yükseköğrenimin de çok zor bir durumda kaldığını hatırlatan Baştaş, elde kalan ‘tek’ lokomotif inşaat sektörü üzerinden sistemin son derece başarılı bir şekilde beslenebileceğini kaydetti.

“İnşaat 250 sektörü destekliyor”

   İnşaatın ‘yap-sat’ haricindeki ‘taahhüt sektörü’ hakkında da fikir beyan eden Ahmet Baştaş, önümüzdeki yıl veya bir sonraki yıl yapılacak devlet ihalelerinin erkene çekilmesi ve iç borçlanmaya gidilmesi önerisini getirdi.

   Devletin, borçlanmayı ‘sadece memur maaşlarını ödemek için’ yaptığını da iddia eden Baştaş, özel sektörü destekler mahiyette bir borçlanmaya gidilerek reel sektörlerin kalkındırılmasının düşünülmediğini savundu.

   Emlak satışlarında yaşanan düşüşün, piyasaya bu yıl 2.5 milyar dolar eksik para girmesi anlamına geldiğini belirten Baştaş, bu açığın da ‘bir şekilde’ kapatılması gerektiğini söyledi.

   Baştaş, seçimlerin hemen akabinde olmak üzere devletin iç borçlanmaya giderek ihaleleri öne çekmesi ve faiz oranlarını düşürerek yerli müşterileri konut almaya teşvik etmesi gerektiğini söyledi.

   Baştaş, ayrıca, piyasaya ve reel sektöre ‘inşaat sektörü üzerinden’ aktarılacak paranın, ‘250 alt sektörü’ aynı anda desteklediği bilgisini de verdi.

   Gayrimenkule ülkede en büyük talebin olduğu Mağusa ve İskele bölgesinde 15 bin konutun satışa sunulduğunu söyleyen Baştaş, Girne ve Lefkoşa’da da 10 bin konutun var olduğunu fakat 2.5 milyar dolarlık bu değerin şu an itibarıyla ‘durağan’ halde beklediğini aktaran Baştaş, bu dinamiğin hareketlendirilmesi gerektiğini söyledi.

   Sektör bileşenlerinin de gerek fiyat düşüşü gerek uzun vadeli ödeme planları ile müşterilere yardımcı olmaya çalıştığını kaydeden Baştaş, her şirketin, bu bireysel çabayla satış yapmaya çalıştığını söyledi.

   Hem yüksek faiz oranları hem de TL’nin yaşadığı değer kaybı nedeniyle halkın da geçim derdine düştüğünü söyleyen Baştaş, sektörel bazlı yaşanan sıkıntılarda, bu durumun da önemli bir etken olduğunu vurguladı.

   Yabancılara yönelik satışlarında, TL’nin yabancı para birimleri karşısındaki değer kaybını ifade eden ‘kur şoku’nun herhangi bir etkisi olmadığını da belirten Baştaş, aynı olumlu tabloyu, iç piyasaya yönelik satış rakamları özelinde görmenin mümkün olmadığını aktardı.

   Kur şokunun, hem ödeme güçlüğü hem de alım gücündeki düşüş nedeniyle yeni konut satışlarının önünü tıkadığını söyleyen Baştaş, bunun da sektörü örselediğini belirtti.

   Baştaş, insanların artık hem sağlık gerekçesiyle ‘diğer insanlardan uzak olma’ hem de “O kadar para vereceksem villa alırım” yaklaşımıyla apartman dairesinden ziyade villa veya müstakil ev alımına yöneldiğini de aktarırken; Kovid-19 salgınının, aslında ‘müşteri tercihlerini de’ değiştirdiğini söyledi.

“Birliğe ulaşmadan işlem yapmayın”

   Ahmet Baştaş, bazı müteahhitler tarafından mağdur edilen vatandaşlar olduğunu da hatırlatırken, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) olarak bu konudaki önlem çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.

   Yurttaşların da bu konuda yapabilecekleri olduğunu belirten Baştaş, her şeyden önce, satın alınması düşünülen gayrimenkulün satışını yapan şirketin, KTİBM kaydının olup olmadığının araştırılması gerektiğini söyledi.

   Baştaş, ‘güvenilir’ bir avukat eşliğinde, evin veya evin projesinin bulunduğu arsanın önünde yapı engeli olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini de söyledi.

   “Konut edinirken, müteahhitin geçmişi ve istikrarı çok önemli. Vatandaşlar, böyle bir yatırıma girişmeden, Müteahhitler Birliği’ni arasın. Sonra muteber bir avukat seçip, araştırma faaliyetlerini tamamlasınlar. Son olarak da damga pulu yatırılarak tapuya bildirilen bir sözleşmeyle de bu yatırıma resmî bir nitelik kazandırılsın, ki müşteri, aynı zamanda ‘hak sahibi’ statüsü kazansın.

   Bu ön araştırmalar yapılır ve öneriler dikkate alınırsa, konunun vatandaş tarafında herhangi bir mağduriyet ‘kolay kolay’ yaşanmayacaktır.”

YORUM EKLE
YORUMLAR
London
London - 4 hafta Önce

Girnede artik yasayamaz olduk binalarin arasinda bogulduk, kanalizasyon, trafik, herder yabanci herkes dayresini kiralamak icin aldi sitede hep yabanci ogrenci doldu. Satip gidelim derik kimsede almaz.

mahmut köseoglu
mahmut köseoglu - 4 hafta Önce

Insafsızlar 60.000 strln etmeyecek daırelerı 100 000 e satmaya calısıp sonra eldemı kaldı dıyorsunız. Ne malzeme malzeme ne ev ev ama 100.000 str ufacık ev. Tr de yapılana bak bırde kendınınkıne sonra kıyas yap.

hasan demirci
hasan demirci - 4 hafta Önce

Fiyatları makul seviyelere indirin bakın kriz kalıyormu...yabancıya taşınmaz satacağız diye yerli insanları mağdur ettiniz yıllarca...kar oranlarını biraz düşürün herşey yoluna girecek..aksi takdirde çok kişi batacak

O.TUNA YAZICIOGLU
O.TUNA YAZICIOGLU - 3 hafta Önce

Bu pandemi doneminde , KKTC'de onemli bir sosyal ve ekonomik paydas olan, KKTC'de tasinmaz mal edinmis veya edinecek TC Vatandaslarina ulkeye giris ve cikislarda ozel ayricaliklar taninmaz ve bu kesim gormezden gelinerek incitilir ise, en basta KKTC Emlak ve Insaat Piyasasi bu konuda zarar gorecektir seklindeki uyarilarimi ( hem de yazili olarak ) cok cesitli mercilere gondermistim. Bugun gelinen nokta surpriz degil..

SIRADAKİ HABER

banner75