50 bin kişi ekmeğinden olur

banner37

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları, niteliksiz et ithalinin serbest kalmasını isteyenlere “nasıl olur da Türkiye’deki et fiyatları, bizden daha pahalıyken, Türkiye’den KKTC’ye gelen et ürünleri daha ucuza satılıyor” diye sordu. Naimoğluları et ithalinin serbest kalmasını talep etmeden önce bu soruya yanıt bulunması gerektiğini savundu.

50 bin kişi ekmeğinden olur
banner99

Ceren ÖZBİL

Kıbrıs Türk Ticaret Odası, yerel hayvan üreticiliği sektörünün üretim kapasitesinin ülkede sürekli olarak büyümekte olan pazar nüfusu karşısında yetersiz kaldığını iddia ederek, niteliksiz et ithalinin serbest kalmasını istedi.

Ticaret Odası’nın bu talebine Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği’nden yanıt geldi. Birlik, ülkedeki hayvan üretiminin yeterli olduğunu açıkladı ve ithalat izni verilmesi durumunda bu sektörden ekmek yiyen 50 bin kişinin ekmeğinden olacağını anlattı.

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları, Türkiye’deki et fiyatlarının KKTC’den daha pahalıyken, et ürünlerinin nasıl daha ucuz olduğunu sordu.

Naimoğluları: Bize akıl vereceklerine, işlerini yapsınlar

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları, 13 yıllık birlik başkanlığının son 10 yılında sanayi tipi et ürünü üreten iki, üç firmanın sürekli olarak ithal niteliksiz et getirme taleplerine hep tanıklık ettiğini anlattı.

Bu konuda öncelikle herkesin kendi bencilliğini bırakarak, daha fazla çıkar elde etme bahanesiyle üretim sektörüne darbe vurma alışkanlıklarından vazgeçmesi gerektiğini kaydeden Naimoğluları şu şekilde konuştu:

“Sanayi Odası görülüyor ki yerli üretimi ve üreticinin gelişmesini, kalkınmasını veya üreten insanların neler çektiğini bilmeden konuşmaktadır. Öncelikle oda, hayvancılık sektörü konusunda bize akıl vereceğine sanayicinin kalkınması, gelişmesi ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi için mücadele etmelidir. Sürekli Güney Kıbrıs’taki et fiyatlarını ortaya koyarak halkın güneyden et aldığını söylemektedir. Güney Kıbrıs’taki süt fiyatlarını da karşılaştırmalı olarak ortaya koymalıdırlar. Süt ve et üretimi asla birbirinden ayrılamaz birlikte ortak politika konmalıdır.”

“Et fiyatları bizden daha pahalıyken, et ürünleri nasıl daha ucuz oluyor?”

banner134
Naimoğluları, Sanayi Odası’nın sorgulaması gerektiği noktanın “Türkiye’deki et fiyatlarının bizden daha pahalı olup, ünlü firmalarının ürettiği et ürünlerinin KKTC marketlerinde nasıl daha ucuza satıldığı” olduğunu söyledi. Mustafa Naimoğluları şu ifadeleri kullandı:

“Yani bizim ülkemizde et daha ucuz ama mamül (salam, sosis, sucuk vs..) daha pahalıya satılmaktadır. Bu şunu göstermektedir ki, Sanayi Odası önce sanayicisinin girdi maliyetlerini düşürecek tedbirler ve önlemler almalıdır. Elektriğine, suyuna, akaryakıtına, işçiliğine vs. çözüm bulmalıdır. Bu ülkede 2008 yılından 2017 yılına kadar canlı hayvan fiyatları aynı kalmasına rağmen sanayi ürünlerinin hiç ucuzladığını görmedik. Sürekli olarak hep fiyatlar artmış, tüketici ve üretici mağdur edilmiştir. Yani bütün mesele işten anlamayan Sanayi Odası’nın çözüm noktasında ne istediğini bilmemesinden kaynaklanmaktadır. Sanayi Odası’nın esas derdi hayvancının elindeki canlı hayvan fiyatlarını düşürmek ve iki üç tane et sanayicisine daha fazla para kazandırmaktır. Sanayi Odası başkanın açıklamasında, Tarım bakanının da bu konuya sıcak baktığı noktasındadır. Eğer Sayın Bakan bu konuda olumlu görüş belirtmişse, önce yapması gereken 5 bin hayvancının ve bunun yanında sektörde ekmek yiyen 50 bin kişinin geleceğiyle oynamanın çokta kolay olmadığını bilmesi gerekir. Tarım bakanlığının yapması gereken, niteliksiz ete izin vererek üreticiyi mağdur etmek değil üreticinin yem, arpa, su, elektrik, akaryakıt vs. girdilerini ucuzlatmaktır. Her gün girdi maliyetlerine zam yaparak üretimi pahalı etmekle tarım yönetilemez.”

“Derdimiz et ve süt fiyatlarını artırmak değil”

Hayvancılar Birliği olarak dertlerinin et ve süt fiyatlarını arttırmak olmadığından söz eden Naimoğluları, esas dertlerinin ayakta kalabilmek ve bu girdi maliyetleriyle zorda olsa üretimi devam ettirebilmek olduğunu belirtti.

Naimoğluları, “iki ay önce tarım bakanlığı nitelikli et olan ithal bonfileye sınırsız izin verdiği zaman şunu ifade etmiştik. Aslında bütün mesele bonfile getirmek değil, daha sonradan niteliksiz olan çok ucuz etlerinde bu ülkeye sokularak üreticinin elindeki hayvan fiyatlarını düşürmek ve yok pahasına hayvanlarını satmalarını sağlamaktır. Şunun ifade etmek isterim ki bireysel düşünüldüğü sürece topluma ve üreten insanlara fayda sağlayamazsınız. Toplumsal düşünmek ve kendinizle çelişecek açıklamalardan vazgeçmeniz gerekir. Gelin birlikte ülkeye giren ithal et ve süt ürünleriyle mücadele edelim. Yıllardır bu çağrıyı yapıyoruz. Gelin birlikte üretimin ve sanayicinin girdi maliyetlerini düşürmek için mücadele edelim. Gelin birlikte nitelikli pazarlar yaratalım ve gelin birlikte üreterek geleceğimize sahip çıkalım. Bu ülkenin ekonomisini ithal, ne olduğu belirsiz ürünleri bu ülkeye getirmekle güçlendiremezsiniz. Sadece bu ülke insanın birkaç kuruşunu peşkeş çekersiniz. Sizleri alışkanlıklarınızdan vazgeçmeye ve gerçekleri görmeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Seçim dönemi olduğu için hükümete baskı yapılıyor”

Seçim dönemine girildiğine işaret eden Naimoğluları, bu nedenle örgütlerin hükümete baskı yapmaya çalıştığını belirtti.

Ancak ekonomik aklın, üreticiyi batırmak değil, üretimi desteklemek olduğuna işaret eden Mustafa Naimoğluları, yapılması gerekenin üretim girdi maliyetlerini düşürmek ve bunun için mücadele etmek olduğunu anlattı.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 26 Ağustos 2017, 12:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75