54 bin Euro zarar var!

banner37

Tarım Dairesi tarafından yaptırılan tahlillerde Alnar Narcılık’a ait narlarda limit üstü kalıntıya rastlandığı yönündeki açıklamalara tepki geldi. Alnar Narcılık, Türkiye’de yetkili bir laboratuarda yaptırdıkları testlerin temiz çıktığını ifade ederek, Tarım Bakanlığı’nı dava etmeye hazırlanıyor

54 bin Euro zarar var!
banner90
banner99

Ali CANSU

Alnar Narcılık, narlarına, Türkiye’de yetkili bir laboratuarda yaptırdıkları testlerin temiz çıktığını ifade ederek, bunun aksini savunan Tarım Dairesi’ni, dolayısıyla da Tarım Bakanlığı’nı dava etmeye hazırlanıyor.

Tarım Dairesi’nin, yerli ve ithal tarım ürünlerine yönelik yaptırdığı analizlerde, Alnar Narcılık’a ait nar üreticilerinin bahçelerindeki narlarda limit üstü kalıntı saptandığı açıklanmıştı.

Alnar Narcılık, bu yöndeki açıklamanın kendilerini 54 bin Euro zarara soktuğunu bildirdi.

Konuyla ilgili KIBRIS’a konuşan Alnar Narcılık Ltd Yönetim Kurulu Başkanı Ramadan Kandulu, Tarım Dairesi’nin, 6-12 Ekim tarihleri arasında açıkladığı sonuçlara katılmadıklarını, ayni bahçelerdeki ürünlere Türkiye’de yetkili bir laboratuarda yaptırdıkları testlerin temiz çıktığını söyledi.

Kandulu, 2008 yılında, gönüllü 23 üreticinin bireysel girişimlerini ve öz sermayelerini kullanarak Alnar Narcılık Ltd’i kurduklarını ve ülkemizde kümelenmenin ve sertifikalı üretimin öncülüğünü yaparak, bir ilki gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Tüm dünyada geçerliliği olan Global G.A.P. sertifikalı üretimi ülkemizde ilk ve kesintisiz olarak bugüne kadar kararlılıkla uyguladıklarının altını çizen Kandulu, diğer üreticilere, üretim, işleme ve pazarlamaya ilişkin örnek olabilecek bir  model oluşturmaya çalıştıklarını belirtti.

Yerli ürünleri AB’de 15 farklı ülkede tüketiciler ile buluşturduk

Kandulu, “Bizler 23 üretici gurubu, 350 dönüm planlı nar üretim alanı oluştururken, bugün itibarıyla bu alanın 2 katına ulaşmasında kaynak teşkil ettik ve altyapı eksikliklerini tamamlayarak, ilk ürünlerimizi hasat ettiğimiz 2011 yılından bugüne kadar 6 farklı Avrupa ülkesine sorunsuz bir şekilde nar ihracatı yaptık. Ürünlerimizi, sizler ve Avrupa Birliği içerisinde dolaşarak tam 15 farklı ülkede tüketiciler ile buluşturduk” dedi.

Gıda güvenilirliliğini, kayıtlılığı ve izlenebilirliliği esas alan sertifikalı ve markalaşmaya dayalı bir strateji geliştirerek, Alnar ile Anlar Pomi olarak, ulusal ve uluslararası düzeyde birçok başarıya imza attıklarını anlatan Kandulu, sertifikalı üretimin bir gereği olarak, sadece ihracata yönelik değil, tesise giren ve çıkan tüm ürünlerde analiz sonuçlarını dikkate aldıklarını ve buna uygun olmayan ürünleri tesislerine sokmadıklarını kaydetti.

Tüm tahliller hasattan önce yapılıyor

Ramadan Kandulu, sertifikalı üretimin bir gereği olarak, sadece Avrupa’ya sattıkları ürünlerde değil, tüm üreticilerin bahçelerinde, hasattan önce kalıntı analizini bizzat kendilerinin yaptırdığına dikkat çekerek, “Analizleri bazen Tarım Dairesi’nden, bazen de kontrol amaçlı olarak yurt dışında akredite laboratuarlarda yaptık. Ayrıca, Globalg. A.P. denetimleri çerçevesinde yurt dışından gelen bağımsız denetmenler de ürünlerimizi düzenli olarak analiz etti” şeklinde konuştu.

Bakanlık, örnek bir işletmeyi bitirme noktasına getirdi

Kandulu, şöyle devam etti:

“Bugüne kadar Tarım Bakanlığımız her platformda bizi takdir edip örnek gösterirken, yaptıkları uygulamalarla bu örnek işletmeyi bitirme noktasına getirmiştir. İlk ürünlerimizi hasat ettiğimiz günden beridir, yedi yıldır, her seferinde, ürünlerimizi hasat etmeden önce, bizzat kendimiz, tarım dairelerimizden ürünlerimizin analiz edilmesini talep ediyoruz. Bununla da kalmıyor, üyemiz olmayan üreticiler bize ürün satmak istedikleri zaman, onlardan da analiz yaptırmalarını talep ediyoruz.

Şeffaflık ilkesine ve kamuoyunun bilgilendirilmesine saygılıyız. Ancak, ön araştırma aşamasında yani ikinci veya üçüncü analiz sonucu beklenmeden, henüz hasat edilmemiş ve hatta denetim sonuçları hakkında tebligat yapılmadan dahası tek bir analiz sonucu dikkate alınarak üreticilerin ifşa edilmeleri kabul edilemez, ilkel ve devlet ciddiyetinden uzak bir uygulamadır.

Tüm bu çaba ve talepleri bizzat kendimiz yapıyor olmamıza rağmen, sağlık ve tarım ile ilgili bakanlıklarımız, henüz hasat edilmemiş, dalında duran ürünler için basına isim açıklaması yapmakta ve yapılmayan hasadı durdurduklarını açıklamaktadır.”

Bizi hem üretimden soğuttunuz, hem de ciddi ekonomik kayba uğrattınız

banner134
Tarım Bakanlığı’nın hasat edilmeyen ürünün hasadını durduklarına ilişkin açıklamalarına bir anlam veremediklerini de kaydeden Kandulu, “Bu uygulamalarınızla bizi hem üretimden soğuttunuz, hem de şimdiden ciddi bir ekonomik kayba uğrattınız” dedi.

Kendileri dışında üretim yapıp piyasaya sunan ve hayatlarında Tarım Dairesi personeli ya da analiz görmemiş onlarca üretici varken, kendi kendini test etmek için analiz talep eden kendileri olduğuna dikkat çeken Kandulu, “Bizlerin, henüz hasat etmediğimiz ürünler için kamuoyu önünde deşifre edilmemiz kabul edilebilir bir durum değildir. Dalında duran ve gelişimi süren ürünlerde, biyolojik aktivite devam ettiği için, ürün bünyesindeki kalıntı zaman içerisinde düşüş göstermektedir. Bu nedenle, hasat edilmemiş bir ürünle ilgili isim deşifre etmek, hiçbir ülkede uygulanmayan, son derece ilkel bir uygulamadır ve devlet ciddiyetinden uzaktır. Dolayısıyla Tarım Bakanlığı’nı bir an önce bu uygulamayı gözden geçirmeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

Kandulu, şöyle devam etti:

“Biz üreticilerin hasat öncesi ‘gelin analiz yapın’ talebi ile değil, siz, bakanlık yetkililerinin hazırlayacağı yıllık veya çok yıllık ulusal kontrol planı ve kalıntı izleme programlarını uygulayın ve bizi denetleyin. Kaldı ki, iki yıldır basına açıkladığınız isimlerin ürünlerinde yaptığınız tahlil sonuçları ile bizim yaptığımız tekrar testleri, Globalg .A.P. denetim testleri ve ürün sattığımız Avrupa ülkelerindeki tahlil sonuçları uyuşmamaktadır. Acaba bakanlığımız bu iki yıl içerisinde kendi laboratuar sonuçlarına ilişkin bir risk analizi yapmış mıdır? Veya yapmayı düşünmekte midir?

Hem benim sonuçlara ilişkin itiraz etme hakkımı yok sayacaksın, hem ikinci ve nihai sonuçları beklemeden daha birinci sonuçtan beni ifşa edeceksin, yok böyle bir keyfiyet sayın müdür.

İlgili bakanlıklarımız 13 Ekim 2017 tarihinde basına yaptıkları duyuruda, üreticimiz İnanç Yüksel’e ait, henüz hasat edilmemiş ve analiz edilmesi bizzat bizim tarafımızdan talep edilmiş nar meyvelerinde limit üstü kalıntı olduğunu belirtmişti. Basına belirtmeyip bin bir naz sonucunda bize belirttikleri aktif madde, bitkiye uygulandıktan sonra 21 gün içerisinde limit altına düşen bir madde olup, üreticimiz tarafından tam 155 gün önce uygulanmıştı. Bu sonuçlarda bir hata olduğunu aktarmak için görüştüğümüz devlet yetkililerimiz bizi kaale almamış, bu yönde başka bir akredite laboratuarda analiz yaptırma isteğimizi de reddetmekle kalmayıp, ne Türkiye, ne de alıcı ülkelerdeki analiz sonuçlarını kabul edeceklerini belirtmişlerdir. Hem benim sonuçlara ilişkin itiraz etme hakkımı yok sayacaksın, hem ikinci ve nihai sonuçları beklemeden beni ifşa edeceksin, yok böyle bir keyfiyet sayın müdür.

Dolayısıyla, geçmiş uygulamalarımızda olduğu gibi, Globalg.A.P sertifikalı olarak, danışman kontrolünde yaptığımız üretime güvendiğimiz için, aynı üreticimizin ürününü danışmanlarımız vasıtası ile Türkiye’deki bir akredite laboratuara göndererek test ettirdik. Sonuçlar tahmin ettiğimiz gibi tertemiz çıktı. Ne yazıktır ki ayni üreticimiz, ayni sebeplerden dolayı geçen yıl da ifşa edildi ve sonuç yine temiz. Hadi buradan yakın!.”

Ürünlerimiz iki laboratuarda tahlil ediliyor

Kandulu, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hasat ve satış yaptıkları tüm ürünleri sadece devlet laboratuarında değil, başka akredite laboratuarlarda da test ettiklerini söyledi.

Analiz sonucu temiz çıkmayan ürünleri ne yaş olarak, ne de yüzde 100 doğal nar suyu olan Pomi’nin üretiminde kullandıklarını kaydeden Kandulu, şöyle devam etti:

“Öyle master planlar hazırlayarak, basın açıklamaları yapıp, ‘biz kümelenmeyi, sertifikalı üretimi destekleyeceğiz’ demekle olmuyormuş. Bu sayılanları ülkemizde ilk ve kesintisiz bir şekilde, hiçbir destek almadan, kendi girişimleri ile yapan ve diğer üreticilerimize de örnek olan bizleri, bu uygulamalarınızla bitirme noktasına getirdiğiniz için teşekkür ederiz.

Unutulmaması gerekir ki, bu aşamadan sonra şirketimiz, üreticilerimizin hak ve menfaatlerini korumak adına tazminat hakkı saklı kalmak koşuluyla tüm yasal ve hukuksal süreçleri bugünden itibaren başlatacaktır”.

Beş TIR yollayacaktık, ikiye düşürdük

Alnar Narcılık Genel Müdürü İbrahim Kahramanoğlu, bugüne kadar İsveç, Hollanda, İngiltere, Almanya, Belçika, Avusturya ve Ukrayna olmak üzere altı farklı ülkeye ihracat yaptıklarını söyledi.

Kahramanoğlu, altı ülkeden ise serbest dolaşım ile birlikte 15 farklı ülkeye ürünlerinin satıldığını belirterek, 7 yıldır bugüne kadar hiçbir sıkıntı yaşamadıklarını kaydetti. Şu anda hasat edip yollamaları gereken ürünler olduğunu anlatan Kahramanoğlu, “Ticaret, bugün, yarın yolluyorum ile olmaz. Ürünü en kısa sürede Avrupalı sizden ister. Şu anda 5 TIR baştan göndermem gerekirken, biz bunları iki TIR’a düşürmek zorunda kaldık” dedi.

54 bin Euro zararımız var

Yönetim Kurulu üyesi İnanç Yüksel ise şu anda Tarım Bakanlığı’nın, Türkiye’deki laboratuarı kabul edip etmeme çatışmasını yaşadıklarını söyledi.

Tarım Bakanlığı’nın “limit üstüdür, hasat yapılamaz” açıklamasıyla, ilk etapta 54 bin Euro’luk bir zarara uğradıklarını açıklayan Yüksel, yurtdışından malı alamayan Avrupalı tüccarların her an sözleşmelerini feshetme noktasına geldikleri kaydetti.

Yurt dışında anlaşma yaptıkları şirketlere “Hasat tam olgunlaşmadı” diyerek oyalamak zorunda kaldıklarını ifade eden Yüksel, devletin kendilerine destek olmak yerine köstek olduğunu belirtti.

Güncelleme Tarihi: 17 Ekim 2017, 09:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75