banner6

Adaletin geç tecellisi kabul edilemez

banner37

Avukat Evrim Eminağa ve Avukat Gürcan Bayramoğlu, mahkemelerdeki en büyük sorunun, "bütçe yetersizliği" olduğunu vurguladı

Adaletin geç tecellisi kabul edilemez
banner99

Elmas TOKAY

Avukat Evrim Eminağa ve Avukat Gürcan Bayramoğlu, mahkemelerde yaşanan sıkıntıları aktardı. Özellikle mahkemelerdeki alt yapı eksikliğine, ülkede artan nüfusa bağlı davaların çoğalmasına ve personelin yetersizliğine dikkat çeken Eminağa ve Bayramoğlu, "en büyük sıkıntı ise mahkemelere ayrılan bütçenin yetersiz olmasıdır" dedi. Tüm bunların davaların görüşülmesini yavaşlattığına vurgu yapan avukatlar, adaletin geç tecellisinin kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Avukat Evrim Eminağa, mahkemelerdeki alt yapının yetersizliği ve artan nüfus ile birlikte, mahkemelerde çare arayan kişi sayısının da artmasının adaletin oldukça geç tecelli etmesine sebep olduğunu söyledi. Özellikle mahkemelerde çalışan memur sayısındaki yetersizliğe de dikkat çeken Eminağa, icra işlemlerinin yapılabilmesi için gerekli olan araç gereç yokluğunun da sorunun esas kaynağını oluşturduğunu kaydetti.

“Bir davacının, mahkemede talebinin haklılığını ispatlayıp, hükmünü elde etmesine rağmen, söz konusu hüküm

icra edilemediği sürece, (örneğin dava konusu para alacağı ise parasının tahsili, taşınmaz malın tahliyesine ilişkin bir durum ise tahliyesi gerçekleşmediği sürece), alınan hüküm tek başına bir anlam ifade etmemektedir” diyen Eminağa, tüm bunların tatminkâr sürede yapılabilmesi için memur, teknisyen, araç, ambar ve uygun donanıma ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Eminağa, bunların sağlanması için ise en önemli gereksimin “para” olduğunu söyledi.

Her yılki açılış konuşmalarının ortak noktasını bu konuların oluşturduğuna dikkat çeken Eminağa, daha iyiye ulaşabilmek için sorunun ne olduğunun net bir şekilde ortaya konmasının önemli bir adım olacağını kaydetti.

banner134

“Bu görev Yüksek Adli Kurulu’nundur”

Bu gibi sorunları çözmede en büyük görevin Yüksek Adliye Kurulu’nda olduğunu anlatan Eminağa, “yargının

genel işleyişi, düzenli çalışması, yargıçların ve mahkemelere bağlı kamu görevlilerinin görevlerine devamları, işlerin verimli bir biçimde yürütülmesi, yargıçların yetişmeleri ve mesleğin vakar ve onurunu korumaları yönünde gerekli önlemleri almak Anayasamızın 141. Maddesince Yüksek Adliye Kurulu’na verilmiş olan görevler arasındadır” dedi.

“Yargı için en yüksek bütçe onaylanmalı”

Hükümet yetkililerinin her Adli Yıl açılışında en ön sırada oturduklarına dikkat çeken Eminağa, ancak yargının sorunlarını görmezden geldiklerini ve Yargı’ya ayrılan bütçeyi artırma, ya da ihtiyacı karşılar seviyeye getirme niyetlerinin olmadığını kaydetti.

Eminağa, bu noktada, mecliste yıllık mali bütçe çalışmalarının görüşüldüğü dönemlerde, hükümet ve muhalefet partileri üzerinde gereken baskının kurulması gerektiğini ve yargı için en yüksek bütçenin onaylanmasının sağlanması gerektiğini dile getirdi.

“YAK sesiz duruyor”

Avukat Evrim Eminağa sözlerine şöyle devam etti:

“Benim gözlemlediğim kadarıyla, Yüksek Adliye Kurulu (YAK), bu noktada oldukça hassas davranmakta ve mahkemelerin ‘tarafsızlığına’ dair duruşunun herhangi bir şekilde zarar görmemesi için genel olarak, sessiz bir tutum içine girmeyi tercih etmektedirler.

Bu sessiz ve olgun tutumun bize daha fazla fayda getirmediğini düşünmekteyim. Eğer seçilmiş kişiler veya yasa koyucular, kendi iradeleri ile tespit edilen sorunların çözümü için üzerlerine düşeni, layıkı ile yapamıyorlarsa, bu durumda YAK’ın daha aktif bir rol alması ve yargıya ayrılan bütçe belirlenirken sesini yükseltmesi gerekmektedir.

Barolar Birliği Başkanı Ünver Bedevi’nin açılış konuşmasında da belirttiği gibi, Dışişleri Bakanlığı bütçesinin, Yargı’ya ayrılan bütçeden daha fazla olduğu gerçeği, bundan sonraki dönemlerde en azından biz hukukçuların oy kullanırken göz ardı etmemesi gereken bir gerçek olmalıdır.

Mahkemelerimizi ve hukuk sistemimizi derinden tehdit eden, herkes tarafından bilinen, şimdilik kapalı kapılar ardında konuşulan, yok muamelesi gören büyük bir sorun var. Önceki dönemlerde, avukat seçerken, avukatın kıdemi, başarısı, kendisine olan ahbaplık ya da tanıdıklık derecesini kriter yada etken unsur olarak değerlendirirdi.

Şimdilerde ise kriter tamamen değişmiş durumda. Artık kriter avukatın tecrübesi yada başarısı değil, avukatın kiminle, ne kadar yakın ilişki içinde olduğuyla alakalıdır. İnanırım ki, mahkemelerin bağımsızlık, tarafsızlık ve güvenirliliğinin korunması için tüm sair unsurlar bir yana ilk başta çözülmesi gereken ya da öncelikli sorun bu olması gerekir.

Oldukça kalabalık bir sayıya ulaşan, birbirinden habersiz, birbirini tanımayan bir meslek örgütü olduğumuz şu günlerde en büyük sıkıntımız, hoşgörülü olamama, toplumumuzun genel sorunu olduğuna inandığım birbirini çekememe, doğruyu ve başarıyı takdir edememe hastalığı, ne yazık ki toplumun bir parçası olan bizlerde de tezahür etmiş durumda.”

“En büyük sorun nüfus ve ekonomik sıkıntı”

Avukat Gürcan Bayramoğlu ise, ülkemizde artan nüfusun etkisi ve yaşanan ekonomik sıkıntıların mahkeme huzurundaki dava sayılarında ciddi artışlara sebep olduğuna dikkat çekti. Bu durumun da direk olarak mahkemedeki yoğunluğun artmasına sebep olduğuna vurgu yapan Bayramoğlu, söz konusu yoğunluğa bağlı olarak artan sıkıntıların kısa bir süre önce başlayan yeni adli yılda daha yoğun ve daha yorucu olacağını kaydetti.

Bayramoğlu, bu yoğunluğun altından kalkabilmek için, mahkemelere ayrılan bütçenin ciddi şekilde artırılması gerektiğini düşündüğünü söyledi. Gerek altyapı donanımı, gerekse personel olarak artık mahkemelerin ve yargıçların, ciddi efor sarf etmelerine rağmen mevcut yükü kaldırmakta zorluk çektiğinin açıkça ortada olduğunu anlatan Bayramoğlu, avukatların bu ortamda mesleğini icra edebilme imkanının da maalesef git gide azalmakta ve insani şartlardan uzaklaşmaya başladığını söyledi.

“Bir evrak iki haftada yazılıyor”

Mahkemeden talep edilen en basit bir evrakın bile en az iki hafta içinde yazılıyor oluşunun, durumun ne kadar da vahim olduğunun bir göstergesi olduğuna değinen Bayramoğlu, müvekkillerine bu durumu anlatmakta zorlandıklarını söyledi. Bayramoğlu, bu şartlarda bundan iyisinin de mevcut personel tarafından sağlanabilmesinin mümkün olmayacağının da bilincinde olduklarını kaydetti.

“Siyasiler daha duyarlı olmalı”

Avukat Bayramoğlu, siyasilerin bu konuda artık daha duyarlı olması gerektiğini ve 2017 senesi bütçesi hazırlanırken, özellikle “Mahkemelere” ayrılan bütçenin ciddi şekilde iyileştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Aksi taktirde her geçen yıl daha da fazla tıkanmaya yaklaşan yargı sistemi olacağını ifade eden Bayramoğlu, bu önlemler alınmadığı taktirde, ilerleyen yıllarda hıza ve refaha kavuşmanın mümkün olmayacağını kaydetti.

Kısa bir süre önce “Adli Yıl” açılış töreninde yapılan konuşmalarda Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik’in sözlerinin de çok ciddiye alınması gerektiğini kaydeden Bayramoğlu, Şefik’in “mahkeme emirlerine uyulmalı” sözünün ise herkesin kulağına küpe olması gerektiğinin altını çizdi.

Bayramoğlu sözlerine şu şekilde son verdi:

“Aksi bir yaklaşım maalesef yargıya duyulan güvenin sarsılmasına yol açacaktır. Bu artık toplum içerisinde infial yaratacak bir noktaya gelmek demektir.”

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2017, 10:28
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104