Büyüme cephesinde yeni bir şey yok

banner37

DB, OECD ve IMF tarafından yayımlanan raporlara göre küresel üretim, 2021 yılının ortasından itibaren ‘salgın öncesi seviyenin’ üzerine çıkacak ancak GSYH öngörüleri, tatmin edici olmanın çok uzağında

Büyüme cephesinde yeni bir şey yok
banner99

Ali ÇATAL

“BİRİKEN BORÇLAR ÜRKÜTÜCÜ BOYUTTA”… DB tarafından yayımlanan Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’na göre, Kovid-19 salgını, küresel borç birikimi ile alakalı riskleri daha da kötüleştirdi. Borç seviyelerinin tarihi zirvelere ulaştığı ve küresel ekonomiyi özellikle finansal piyasaların meydana getirdiği baskıya karşı savunmasız hale getirdiğine vurgu yapılan raporda, küresel ekonomik görünümdeki belirsizlik seviyesinin yükseldiğine de işaret edilerek, politika yapıcılarına önemli bir rol düştüğü ifade edildi.

“BÜYÜME REZVİZESİ DİŞE DOKUNMADI”… OECD’nin Ekonomik Görünüm Ara Raporu’nda, küresel GSYH büyümesinin, 2021 yılında yüzde 5,6 olacağı tahmini yapıldı. Yılın ilk tahmini,  yüzde 3,3 olarak belirlenmişti. DB’nin tahmini de yüzde 4,0 olarak belirlendi. Revizyon öncesi tahmin, yüzde 2,6 bandındaydı. IMF’nin tahmini ise yüzde 5,5 olarak kayda geçti. Kurumun ilk tahmini, yüzde 3,4 olarak belirlenmişti. Buna göre, adı geçen üç örgütün büyüme beklentilerindeki revizyon medyanı, sadece yüzde 1,93’te kaldı.

Dünya Bankası (DB) tarafından kamuoyuyla paylaşılan Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’nda, yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle 2020 yılında küresel ekonomik büyümede yaşanan çöküşün ardından 2021 yılındaki küresel ekonomik büyüme hızının yüzde 4 seviyesinde olmasının beklendiği belirtildi.

Raporda, virüsün yayılmasını sınırlandırmanın, ihtiyaçlı kişilere yardım sağlamanın ve aşıyla ilgili zorlukların üstesinden gelmenin politika öncelikleri olması gerektiği önerisi de yapılırken; salgının olumsuz mirasının üstesinden gelebilmek için sağlığı ve eğitimi korumanın yanı sıra dijital teknolojiler ve yeşil altyapıya yönelik yatırımlara öncelik tanımanın, iyileştirilmiş yönetişimin ve borç şeffaflığını ‘ciddi anlamda’ arttırmanın kritik bir öneme sahip olduğuna da değinildi.

Küresel iş birliğinin, zorlukların üstesinden gelmenin anahtarı olduğuna da vurgu yapılan rapora göre, gelişmekte olan ekonomilerdeki büyümenin 2021 yılında yüzde 5 bandının üzerine çıkacağı öngörülüyor ancak bu tahminin, Kovid-19 salgını öncesi gelişmekte olan ekonomiler için yapılan tahminden oldukça aşağı bir seviyede olduğu da ayrıca belirtiliyor.

Bahse konu raporda, ayrıca, salgının küresel borç birikimi ile alakalı riskleri daha da kötüleştirdiğinden bahsedilirken; borç seviyelerinin tarihi zirvelere ulaştığı ve küresel ekonomiyi özellikle finansal piyasaların meydana getirdiği baskıya karşı savunmasız hale getirdiğine de vurgu yapılıyor.

Dolayısıyla, küresel ekonomik görünümdeki belirsizlik seviyesi yükselirken; politika yapıcılarına daha iyi büyüme sonuçları olasılığını artırmada önemli bir rol düştüğü ifade ediliyor.

“Salgın önlemleri büyümeye ket vurdu”

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü veya diğer tabirle İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) tarafından yayımlanan Ekonomik Görünüm Ara Raporu’nda da etkili aşıların kademeli olarak yayılması, bazı ülkelerde ek mali destek duyuruları yapılması ve ekonomilerin de virüsün yayılımını durdurmak için alınan tedbirlerle daha iyi başa çıktıklarına dair işaretler sayesinde küresel ekonomik beklentilerin önemli ölçüde iyileştiğinden söz edildi.

banner134
OECD’nin söz konusu raporunda, küresel gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesinin ise 2021 yılında yüzde 5,6 olacağı tahmini yapıldı ve küresel üretimin de 2021 yılının ortasından itibaren salgın öncesi seviyesinin üzerine çıkacağı belirtildi.

Diğer taraftan, iyileşen küresel görünüme rağmen birçok ülkedeki üretim ve gelirlerin de 2022 yılında, salgından önce öngörülen seviyenin altında kalacağı ifade edildi.

İlgili raporda, ülkeler ve sektörler arasında artan farklılaşmalar olduğuna da değinilirken; salgının yayılmasını önlemek için alınan sıkı önlemlerin ‘kısa vadede de olsa’ bazı ülkelerde ve hizmet sektörlerinde büyümeyi geciktirdiğinin yanı sıra diğer ülke ve sektörlerin etkili halk sağlığı politikalarından, daha hızlı aşı uygulamasından ve güçlü politika desteğinden faydalanacağından da dem vuruldu.

Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Küresel Ekonomik Görünümü Güncelleme Raporu’nda ise aşı onaylarının çıkması ile salgında bir geri dönüşün yaşanacağına dair umutların arttığı ancak virüsün mutasyona uğrayan yeni çeşitlerinin görülmesi ve Kovid-19’da yeni dalgaların yaşanmasının da küresel ekonomik görünümde endişeye neden olduğu ifade edildi.

IMF’nin bahis konusu raporunda, ayrıca, küresel ekonominin 2020 yılında yüzde 3,5 daralacağı, 2021 ve 2022 yıllarında ise sırasıyla yüzde 5,5 ve yüzde 4,2 bandında büyüme kaydedeceği tahmini yapıldı.

“Borçlar daha da artacak”

Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nda 2020 yılı için yapılan tahmin, bir önceki tahminde öngörülenin 0,9 puan üzerinde, yüzde -3,5 olarak güncellendi, ki bu da uzmanlara göre, 2020 yılında ekonomik daralmanın hız kaybetmesi tahmininin yılın ikinci yarısında daha güçlü bir ivme kaydedileceği beklentisini yansıtıyor.

IMF raporunda, 2021 yılı için yapılan tahmin ise bir öncekine göre 0,3 puan artırılırken; bu durumun, yılın ilerleyen günlerinde aşı destekli faaliyetlerin güçlenmesinin ve birkaç büyük ekonomide gerçekleşecek ek politika desteklerinin etkilerini yansıttığına vurgu yapıldı fakat ekonomik iyileşmenin gücünün, tıbbi müdahalelere erişim, politika desteğinin etkinliği ve ülkeler arası yayılmalara maruz kalma gibi sebepler nedeniyle ülkeler arasında önemli ölçüde değişiklik göstereceğinin de altı çizildi.

İlgili raporda, Kovid-19 salgınının her yerde kontrol altına alınabilmesi için çok uluslu ve güçlü bir iş birliğinin gerekliliğinden de bahsedildi; iş birliği içinde yapılacak çabaların da tüm ülkeler için aşılara erişimi hızlandırmak, aşıların evrensel dağıtımını sağlamak, herkes için uygun fiyatlarla terapötik yani tedavi amaçlı maddelere erişimi kolaylaştırmak ve Kovid-19 aşılarının küresel ölçüde ulaşılabilmesi adına oluşturulan COVAX uygulamasına fon sağlamayı içerdiği üzerinde duruldu.

Öte yandan, söz konusu raporda, birçok ülkenin ve özellikle düşük gelirli gelişmekte olan ekonomilerin krize ve hatta ‘salgın sırasında daha da artması öngörülen’ yüksek borçla girdiğine de değinildi.

Bu ülkelere destek olabilmek ve uluslararası likiditeye yeterli miktarda erişmelerini sağlamak adına, küresel toplumun iş birliği içinde çalışmaya devam etmesi gerektiği önerisi de raporda yapılırken; devlet borçlarının sürdürülemez olduğu durumlarda ilgili ülkelerin, dünyanın en büyük 19 ekonomisini oluşturan Almanya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan ve Türkiye ile Avrupa Birliği Komisyonu’nu tarif eden G20 tarafından kabul edilen ortak çerçeve kapsamında borçlarını yeniden yapılandırmak için alacaklılarla birlikte çalışmaları da tavsiye edildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75