banner6

Dolar iki yılın zirvesinden indi

banner37

Dolar iki yılın zirvesinden indi
banner150 banner151 banner143

Hazırlayan: Ali ÇATAL

   KKTC serbest piyasalarında, geride bıraktığımız işlem haftası, döviz kurlarındaki yatay hareketle geçti.

   Buna göre, işlem haftası Kuzey Kıbrıs’ta Amerikan dolarının ortalama 14,80 TL, euronun 16,0800 TL ve İngiliz sterlininin 19,3000 TL’lik fiyatlamasıyla kapandı.

   Kurlar, 4 Nisan işlem haftasının açılışında sırasıyla ortalama 14,7400 TL, 16,2500 TL ve 19,35 TL’den el değiştiriyordu.

   Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Bankası’nın (Fed) ‘agresif’ bir para politikası yürüteceği yönündeki beklentilerin artması ile Amerikan doları, işlem haftasının ortasında güçlenirken; Rusya’ya yönelik yeni yaptırım olasılığı ise euroyu baskıladı.

   Amerikan dolarının, diğer altı majör dövizin ticaret ağırlıklı sepeti karşısındaki performansını, değerini ve satın alma gücünü ölçümleyen ABD dolar endeksi hafta ortasında yüzde 0,2 artışla 99,640’a yükseldi.

   Amerikan dolarındaki hissiyatı daha da güçlendiren faktör ise uzmanlara göre, Fed Başkan Yardımcılığı pozisyonunu bekleyen Fed Yöneticisi Lael Brainard’ın açıklamaları oldu. Buna göre Brainard, ABD’nin para politikasını ‘daha tarafsız bir pozisyona’ getirmek için Fed bilançosunda hızlı bir azaltım ve faiz artırımları yapma çağrısında bulundu.

   Brainard, Minneapolis Fed’de bir konferansta “Hepimiz enflasyonun çok yüksek olduğu ve enflasyonu düşürmenin çok önemli bir mesele olduğu konusunda hemfikir olabiliriz diye düşünüyorum” dedi.

   Brainard, normalde ‘daha güvercin’ politikacılar arasında görülüyor. Kendisinin açıklamalarından sonra ABD tahvil getirileri büyük artış yaşadı ve 10 yıllık getiriler, Mart 2019’dan beri gördüğü en yüksek seviyeye ulaştı.

   Hatırlanacağı üzere Fed, geçen ay faizleri 25 baz puan (bp) artırdı ve bankanın Mayıs 2022 toplantısında daha da agresif adımlar atacağına dair beklenti de arttı.

   Amerikan doları, işlem haftasının dördüncü günü düşüş yaşadı ancak Fed’in son toplantı tutanakları, enflasyon karşısında politikacıların daha agresif hareket etmeye hazırlandığını gösterdikten sonra iki yılın zirvelerine yakın kalmaya devam etti.

   ABD dolar endeksi ise aynı gün yüzde 0,1 bandında bir düşüşle 99,520’ye indi. Endeks, işlem haftasının son gününde ise 99,99 seviyesine çıkarak 18 Mayıs 2020 dönemi sonrası zirveyi test etti.

   Fed’in, 2018 yılından beri ilk kez faiz artırdığı son toplantının tutanakları da geçtiğimiz hafta yayımlandı.

   Tutanaklar politikacıların, bilançoyu yılda 1 trilyon Amerikan doları küçültme planı hazırladığını gösterdi ve ‘çoğunun’ da fiyat baskıları artmaya devam ettiği takdirde bir veya daha fazla yarım puanlık artış yapmaya açık olduklarına işaret etti. Bu içerik, genel olarak aslında beklense de Fed’in daha hızlı ve agresif hamleler yapmaya kararlı olması da Amerikan dolarını destekledi.

   ING analistleri, geçtiğimiz hafta yaptıkları bir çözümlemede, “Kısa vadeli adil değer modelimiz, euro/Amerikan doları gibi bazı G10 çiftleri için Amerikan dolarının değerinin altında kaldığını gösteriyor; bu da doların, faizlerdeki kısa vadeli gerçeğe uygun değerin önemli bir belirleyicisi büyük hareketleri yakalamak için hâlâ hareket alanı olduğunu gösteriyor ve bu aşamada, bu yüksek seviyelerde bir düzeltmeden ziyade konsolidasyonun daha muhtemel olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

   Ukrayna’daki Rus birliklerinin vahşet uyguladığı iddiaları üzerine Moskova’ya yeni yaptırımlar uygulanması ile geçtiğimiz işlem haftası dahilinde bir ayın en düşük seviyesi olan 1,0874’ü gören euro/Amerikan doları paritesi ise yüzde 0,2 artarak 1,0918 oldu.

‘Le Pen riski’ euroyu baskıladı

   Uzmanlara göre, euroyu baskılayan diğer faktör de Fransa’da aşırı sağ ve Avrupa Birliği (AB) karşıtı Marine Le Pen’in, bu ayki seçimlerde cumhurbaşkanlığını kazanma şansının artması oldu.

   ING analistleri, bu konuyu da masaya yatırdı ve “Le Pen’in AB’yle ilişkili ‘AB’den çıkış’ gibi birçok soruna karşı tavrı, 2017 seçim kampanyasından bu yana yumuşadı ancak AB’nin istikrarı üzerindeki etkisi, hâlâ oldukça önemli görülüyor” şeklinde görüş belirtti.

   Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) toplantı tutanakları da geçen hafta paylaşıldı ve enflasyon yüzde 7,5 bandı ile rekor seviyeye ulaşmışken bile blokun merkez bankası, Ukrayna’daki savaş ertesinde büyümedeki yavaşlamayla mücadele etmek zorunda kaldığından, Fed kadar ‘şahin’ göstergeler beklenmiyor.

   ECB Yönetim Kurulu Üyesi Fabio Panetta, geçen haftaki bir konuşmasında, “Çeyreklik büyüme oranları bu yıl çok düşük olacak. Savaşın bu yan etkisi, büyüme oranlarını negatif bölgeye çekip daha uzun süre hissedilecek etkiler meydana getirebilir” dedi.

   Öte yandan, Amerikan doları/Japon yeni kuru geçen hafta genelinde yüzde 0,1 düşüşle 123,70’e inerken; sterlin/Amerikan doları paritesi ise yüzde 0,2’lik bir artışla 1,3086 oldu. Avustralya doları/Amerikan doları ikilisi da yüzde 0,3 azalarak 0,7491’den işlem görürken; Amerikan doları/Çin yuanı ise 6,3612’de büyük oranda değişmedi.

‘Tahvil baskısı’ altını geriletemedi

   Altın fiyatları ise geride bıraktığımız işlem haftasında yatay seyretti. Haftaya bin 925 Amerikan dolarından başlayan ons altın, Fed tarafından düzenlenen Federal Açık Market Komitesi (FOMC) tutanaklarının ardından bin 915 Amerikan dolarına geriledi fakat haftanın devamında tekrar bin 930 Amerikan doları civarında denge buldu.

   Fed tarafından, 25 baz puan (bp) faiz artışının yapıldığı Mart 2022 dönemi toplantısının tutanakları, geçtiğimiz çarşamba itibarıyla açıklandı. Komite, Mayıs 2022 periyodunda, piyasa fiyatlaması 50 bp olduğu halde ‘daha yüksek bir oranda’ faiz artışı sinyali verirken; bütçe daraltılmasına da başlanacağı mesajını verdi.

   Piyasaların bu yıl Fed’in hızlı bir faiz artışı uygulayacağı görüşünde ve bu fiyatlama ile tahvil faizleri de son üç yılın en yüksek seviyesine çıktı. İşlem haftasının kapanışında ABD 10 yıllık yüzde 2,69 ile 7 Mart 2019 sonrası zirveyi gördü. İki yıllık faiz ise yüzde 2,50’nin üzerinde.

   Amerikan doları cephesindeki yükseliş baskısına rağmen jeopolitik risklerin güncel kalmasıyla ons altında geçen işlem haftasında yatay bir seyir yaşandı ve geri çekilmeler de sınırlı kaldı. Haftalık bazda yüzde 0,50 bandında ‘sınırlı bir değişim’ gösteren kıymetli metalin sene başı getirisi ise yüzde 5,5 seviyesinde.

   Amerikan dolarındaki pozitif görünüme karşın gelişmekte olan ülke paralarında (GOP) belirgin bir kayıp yok ve Amerikan doları/TL ikilisi, serbest piyasada geçtiğimiz hafta 14,75 yakınında sınırlı yüksek işlem gördü.

   Gram altın ise geçen hafta Amerikan doları kuru ve ons etkisiyle yüzde 1 primli işlem gördü. 917 TL yakınında işlem gören gram fiyatında 940 TL direnç, 895 TL ise en yakın destek seviyesi olarak izlendi.

Enflasyon ve dolar kuru beklentileri yükseldi

   Öte yandan, piyasalarda 2022 yılının sonuna yönelik enflasyon ve dolar kuru beklentileri yükseldi.

   Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), sektör temsilcileri ile yaptığı Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Nisan 2022 dönemi sonuçlarını geçen cuma itibarıyla kamuoyuna açıkladı.

   Buna göre, Nisan 2022 periyodunda, ankete katılan sektör temsilcilerinin 2022 yılı sonuna dair Amerikan doları kuru beklentisi 16,68’den 16,85’e yükseldi. Mart döneminde yüzde 61 ile son 20 yılın zirvesine çıkan enflasyonda ise yine 2022 yılının sonuna yönelik beklenti yüzde 46,44 oldu. Hatırlanacağı üzere, önceki ay beklenti yüzde 40,47 olarak belirlenmişti.

   Ayrıca, ankette yıllık büyüme beklentisi de yüzde 3,4’ten yüzde 3,2’ye düşerken; politika faizi beklentisi ise yüzde 14 olarak korundu.

   Bu bağlamda, yüksek enflasyona bağlı büyümeye dair beklentilerde son ayda zayıflama olurken, Amerikan doları kurunda ise yükseliş beklentisi kayda geçti.

Döviz mevduatlar azaldı

   TCMB, 1 Nisan 2022 ile biten işlem haftasında ait menkul kıymet ve banka istatistiklerini de geçtiğimiz hafta yayımladı.

   Buna göre, son haftada döviz mevduatları gerçek kişilerde 497 milyon Amerikan doları azaldı ve 139.7 milyar Amerikan dolarına geriledi. Gerçek kişilerin döviz mevduatları en son 9 Nisan 2021 haftasında 140 milyar Amerikan dolarının altındaydı. Tüzel kişilerde de son haftada 1.12 milyar Amerikan dolarlık düşüş oldu.

   Pariteden arındırılmış hesaplamada toplamda 1.5 milyar Amerikan dolarlık azalma oldu ve toplam döviz mevduatları 215,9 milyar dolara geriledi.

   TL mevduatlar da 10.89 milyar TL azalarak 2 trilyon 431 milyar TL oldu fakat Mart 2022’de toplamda 147 milyar TL’lik artış yaşandı.

Terra’nın BTC rezervi 35 bini aştı

   Sabit kripto varlığı UST için Bitcoin (BTC) rezervi oluşturma hedefi doğrultusunda Terra, kâr amacı gütmeyen bağlı kuruluşu Luna Foundation Guard (LFG) aracılığıyla BTC alımlarına devam ediyor.

   LFG’ye ait olduğu bilinen BTC adresi kontrol edildiğinde, günlük 228.5 milyon Amerikan doları değerinde 5.040 BTC’nin daha alındığı görülüyor. Öncesinde ise popüler Twitter hesabı Wu Blockchain, şirketin Binance borsasına 231.4 milyon Tether (USDT) aktardığını duyurdu. Bu son birikimle de Terra, portföyünde 35.768 BTC’ye sahip oldu.

   Bu bağlamda, son raporlara göre Terra, ilk iki işleminde bin 479 ve 2 bin 485 BTC satın aldı. Daha sonra 586 ve 490 BTC’lik daha alım yaptı. Bu son işlemler, LFG'nin BTC varlıklarının 35 binlik dönüm noktasını aşmasını sağladı. Şirketin rezervinde şu an 1.6 milyar Amerikan dolarının üzerinde bir değerde BTC bulunuyor.

   Luna Foundation Guard'ın Bitcoin adresinde toplam 59 alım BTC alım işlemi bulunuyor. Tek seferde yapılan en büyük işlem ise 8 bin 588 BTC alımı oldu. Bu arada, günlük işlem sayısı en fazla dokuz olarak kaydedilirken; bir haftada ise en çok 29 işlemin yapıldığı haber verildi.

Hedef 10 milyar dolarlık BTC rezervi

   Mevcut alımların istikrarlı şekilde devam etmesi durumunda, Terra CEO’su Do Kwon’un 10 milyar Amerikan dolarlık BTC rezervi oluşturma hedefine yakında ulaşması bekleniyor. Terra, BTC rezervi oluşturma projesinin ilk aşamasında 3 milyar Amerikan dolarlık bir BTC alım hedefine sahipti. Geri kalan rezerv miktarı için para birimi ihracı yoluyla elden edilen kâr miktarlarıyla alım yapılması hedefleniyor.

   Hatırlanacağı üzere, geçen ayın ortasında Do Kwon, 19 milyar Amerikan dolarlık BTC rezerv hedefinden bahsederken; aynı gün, kripto varlıklarda da genel bir yükseliş başlamıştı. Ayrıca Do Kwon, rezerv için toplanan 3 milyar Amerikan dolarlık fona sahip olduklarını da dile getirdi. Açıklamadan bir hafta sonra ise LFG ilk BTC alımını gerçekleştirdi. İlk alımın yapıldığı 21 Mart 2022’den bugüne kadar geçen sürede ise 1.6 milyar Amerikan doları tutarında BTC, Terra’nın rezervine eklendi.

   BTC, son 24 saatte yüzde 4’lük bir değer kaybıyla 45 bin Amerikan doları bandının altını test etti. Terra’nın yerel tokeni LUNA da dünün kapanış dakikalarında yüzde 5’e yakın günlük değer kaybına sahipti ve 112 Amerikan doları seviyesinden el değiştiriyordu.

DeFi’den 1.22 milyar doların üzerinde kripto çalındı

   Kripto para sektöründe, geride bıraktığımız işlem haftasında öne çıkan gelişmeleri arasında ilk sıralardan, siber korsanların 2022 yılının ilk çeyreğinde DeFi pazarından 1.22 milyarın üzerinde kripto varlık çaldığına yönelik haber kayda geçti.

   Immunefi'ye göre, hackerlar, 2022 yılının ilk çeyreğinde DeFi pazarından 1.22 milyar Amerikan dolarından fazla kripto varlık çaldı ve bahse konu rakam, 2021 yılının ilk çeyreğindeki 154 milyon Amerikan dolarına kıyasla yaklaşık sekiz kat fazla.

   DeFi, 2021 yılının başından bu yana önemli ölçüde büyüdü ve bu durum da bilgisayar korsanları için alanın cazip hale gelmesine neden oldu. Daha ziyade zayıf güvenlik denetimlerine sahip projeler, kötü niyetli kişilerin hedefleri oluyor.

   Almanya ise Rus Hydra Darknet pazarını kapattı ve 25 milyon Amerikan doları tutarında BTC ele geçirildi. Almanya güvenlik güçleri, dünyanın en büyük yasa dışı karanlık ağ pazarı Hydra'nın, geçen hafta itibarıyla resmi olarak kaldırıldığını duyurdu.

   Almanya Federal Kriminal Polis Dairesi Bundeskriminalamt (BKA), basın açıklamasında, darknet piyasasından şu anda yaklaşık 23 milyon euro değerine BTC ele geçirildiğini bildirdi.

   Ajans, Hydra'nın kapatılmasıyla ilgili, Ağustos 2021'den bu yana ABD güvenlik güçleriyle ortaklaşa çalışan Siber Suçlarla Mücadele Merkez Ofisi (ZIT) tarafından yürütülen kapsamlı bir soruşturma sonucunda gerçekleştiği bilgisi de verildi.

Snoop Dogg, Cardano'ya katalizör oldu

   Ethereum (ETH) ağındaki NFT'lerle karşılaştırıldığında, Cardano NFT alanı daha kompakt ve birbirine bağlı, fiyatlar birkaç Ethereum koleksiyonunda görülen astronomik seviyelere ulaşmadı ve genel olarak satış hacimleri daha düşük seyrediyor.

   NFT pazarıyla ilgili, geçmiş dönemlerde etkileyici isimlerin ve ünlülerin piyasada önemli roller oynadığı görüldü. Şu anda önemli bir NFT tabanlı koleksiyon sahibi ünlü rapçi Snoop Dogg’un, Cardano NFT projesi Clay Nation'ın, Baked Nation olarak adlandırılan Clay Nation Metaverse'inde koleksiyon, müzik ve sanal arsaları içeren projesine ortak olacağı duyuruldu.

   Öte yandan, ETH balinaları, geride bıraktığımız işlem haftası içinde 24 milyon Amerikan dolarının üzerinde Sandbox (SAND) tokeni satın aldı fakat SAND'ın fiyatı ‘buna rağmen’ neredeyse yüzde 3 düştü. Bu durum ise altcoin’de satış baskısının daha kuvvetli olduğunu gösterirken; büyük yatırımcıların dip seviyelerden altcoin toplamaya devam ettiği görülüyor.

Güncelleme Tarihi: 11 Nisan 2022, 10:04
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110