Döviz, kiracıları fena vurdu

banner37

Dövizin sürekli artışı, hemen her şeyi dövize endeksli olan KKTC’yi deyim yerindeyse yangın yerine çevirdi. Sterlinin 5 TL’yi geçip nerede duracağı kestirilemeyen bu süreçte, hayat pahalılığı sürekli artıyor, alım gücü düşüyor, kalacak yeri olmadığı için kiraya çıkan vatandaşların ocağına da ateş düşüyor.

Döviz, kiracıları fena vurdu
banner90
banner99

Elmas TOKAY

Türk Lirası(TL) kazanıp hemen her türlü harcamasını döviz üzerinden yapan Kıbrıs Türk halkı, yaklaşık iki aydır sürekli tırmanan yabancı para birimleri karşısında fakirleştikçe fakirleşiyor. Döviz karşısında sürekli değer kaybederek devalüe olan Türk Lirası’nın bu durumu, vatandaşları can evinden vuruyor.

Döviz borcu bulunanları “iki defa” yakan dövizdeki tırmanış, iğneden ipliğe her şeye zam anlamı taşırken, kiracıları da büyük ölçüde olumsuz etkiliyor.

Ülkemizde İngiliz para birimi olan sterlin üzerinden hesaplanan ev kiraları da, dövizin aşırı yükselmesi nedeniyle kelimenin tam anlamıyla “çıldırmış” durumda.

Günümüze 5 TL’yi geçen bir sterlin, ev kiralarını da otomatiğe bağlamış gibi sürekli artırıyor. Dünkü kurlar baz alındığında bir sterlin serbest piyasada 5.10 TL’den satılıyordu.

Ortalama 350-400-450 sterlin olan ev kiraları, sterlin bazında değerlendirildiğinde, sırasıyla bin 785 TL, 2 bin 40 TL ve 2 bin 295 TL’ye denk geliyor.

KKTC’deki refah seviyesi ve alım gücü düşünüldüğünde ise bu rakamlar çok fahiş değerleri ifade ediyor. Asgari ücretin brüt 2 bin 175 TL, net de bin 901 TL olduğu ülkemizde, bir asgari ücretlinin kazancı, ev kirasına dahi yetişmiyor.

Evli ve çocuklu bir asgari ücretlinin hiçbir şey yemeden içmeden, çocuklarına tek kuruş harçlık vermeden dahi tüm geliri, ev kirasını karşılamıyor.

Dövizin her geçen gün yükseldiği günümüzde, KKTC’de kirada yaşamak bile çok zor. Kişinin ikinci bir iş yapması veya aile bireylerinin de çalışması durumunda, bu aile karın tokluğuna ancak yaşamını sürdürebilir.

Döviz canavarının pençesinde takılan kiracılar, kurların sürekli yükselişi nedeniyle bir sonraki ayın kirasını nasıl ödeyebileceğini kestiremezken, stres ve kabus dolu günler geçiriyor.

Ülkedeki gerçeği de kabul etmek gerek

banner134
Kiracıların bu açmazını Emekli savcı, eski milletvekili, Avukat Derviş Akter’e sorduk.

Akter, ülkede yaşananların bir gerçek olduğunu kabul etmek gerektiğini ifade etti. Akter, bir evi olan vatandaşın, ikinci bir evi yatırım amaçlı aldığına dikkat çekti ve malını, döviz üzerinden aldığı için, döviz üzerinden de kiraladığını, kiracının da kira sözleşmesini bilerek imzaladığını kaydetti.

Derviş Akter, dövizin yükseldiği zaman iki taraf için de yükseldiğini, düştüğünde ise iki taraf için de düştüğünü belirterek,  bu durumun hayat pahalığı anlamına geldiğini söyledi.

“Devlet önlem almazsa kimse bunu savunamaz”

Hayat pahalığının önüne ancak devletlerin geçebileceğine dikkat çeken Avukat Akter, devletin bu müdahaleyi yapmaması halinde halkın bu durum karşısında bir müdahalesinin mümkün olmayacağını kaydetti.

Küçük bir ülkede dövizi ayarlamanın çok da mümkün olmadığına vurgu yapan Akter, Türkiye’nin bile bugün dövizi ayarlayamadığını ve serbest piyasa ekonomisi uygulamasına gittiğini kaydetti.

Ülkemizdeki kira mevzuatı

Emekli savcı, eski milletvekili, Avukat Derviş Akter, KKTC’de, kiracının ve mal sahibinin haklarını belirleyen 17/81 Kira Denetim Yasası’nın mevcut olduğuna ancak bu yasanın Lefkoşa, Girne, Gazimağusa Gönyeli ve Güzelyurt bölgeleriyle sınırlı olduğuna dikkat çekti.

Diğer yerleşim yerlerinde Sözleşmeler Hukuku’nun geçerli olduğunu anlatan Akter, bu yerlerde kiracının mal sahibine karşı kozu olmadığını, kira bedelini bilerek girdiği için, kiracının, o bedel neyse ödemek zorunda olduğunu dile getirdi. Akter, Sözleşmeler Hukuku’nun bunu gerektirdiğini kaydetti.

Şehirlerde tek bir düzenleme var

Avukat Akter, şehirlerde, kiracılarla ilgili tek bir düzenleme olduğuna dikkat çekti ve şöyle dedi:

“Eğer kiracı çok zorda kalmışsa ve mal sahibi de evi çok fahiş bir fiyata kiralamışsa, mahkemeye müracaat eder ve mahkeme de o kira bedelini yeniden tespit edebilir. O bölgedeki kira bedellerine bakılır, eğer ortalama kira bedeli daha düşükse, o zaman mahkeme bir bedel belirler ancak bölgedeki ortalama bedel aynıysa, mahkeme, bu konuda yeni bir karar üretemez”.

Ancak işyerleriyle ilgili bir uygulama olmadığını kaydeden Akter, kiranın çok fahiş bir fiyat olsa dahi, mahkemeye gidip da o kirayı yeniden tespit yapamadığını, mahkemelerin bunu ayrı tuttuğunu belirti.

Güncelleme Tarihi: 19 Kasım 2017, 13:22
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75