Dövizden rekor üstüne rekor

banner37

Dolar/TL paritesi, jeopolitik endişelerle 7,94 ile yeni zirveyi test etti; TCMB, sıkılaştırmayı kuvvetlendirdi ancak TL’deki negatif ayrışmaya engel olamadı

Dövizden rekor üstüne rekor
banner99

FONLAMA MALİYETİ YİNE YÜKSELTİLDİ…TCMB,TL’deki değer kaybını önlemek için yaklaşık iki aydır attığı ‘sıkılaştırma’ adımlarına bir yenisini ekledi. Bu doğrultuda, Merkez, likidite adımlarıyla piyasaya sağladığı fonlamanın maliyetini yükseltmeye devam etti. Buna göre, ortalama fonlama maliyeti dün akşam itibarıyla 11,47'ye yükseltildi. Gecelik faizler de bankanın faiz koridorunun üst bandı olan yüzde 11,75'i de aşarak yüzde 12'nin üzerine çıkarken, bankanın sıkılaştırma adımlarının süreceği haber verildi.

Ali ÇATAL

   Dolar/TL kuru, Türkiye serbest piyasalarının dünkü kapanışında, jeopolitik endişelerle yeni zirve olan 7,89'a kadar yükselirken; TL de gelişmekte olan para birimlerinden negatif ayrışarak değer kaybetti.

TL'de dolar karşısında önceki gün yaklaşık yüzde 1 değer kaybı yaşanırken, benzer para birimlerinde ise yüzde 1'i aşan değer kazançları bulunuyor.

   Uzmanlara göre, TL'de negatif ayrışmaya neden olan jeopolitik gelişmeler arasında, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ile tansiyonun yeniden artması endişesi, Azerbaycan-Ermenistan gerilimi ve S-400 sistemleri konusunda devam eden süreç yer alıyor.

   Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ise likidite adımlarıyla piyasaya sağladığı fonlamanın maliyetini yükseltmeye devam etti. Buna göre, ortalama fonlama maliyeti 11,47'ye yükseltildi. Gecelik faizler de bankanın faiz koridorunun üst bandı olan yüzde 11,75'i de aşarak yüzde 12'nin üzerine çıkarken, bankanın sıkılaştırma adımları devam ediyor.

Dolar/TL,Türkiye serbest piyasalarında dün 7,89'e kadar yükseldikten sonra piyasaların kapanış saatlerinde 7,8720-7,8890, Euro/TL 9,2665-9,2873 seviyesinde bulunuyordu. Sepet bazında TL ise aynı saatlerde 8,5693-8,5882 seviyesinden fiyatlandı.

   KKTC serbest piyasalarında ise dolar/TL, haftanın ilk gününde 7,7637 TL’den fiyatlanırken; Euro/TL 9,1073 TL, sterlin/TL ise 10,0519 TL’den alıcı bulmuştu. Haftanın ikinci işlem gününde dolar 7,7692, Euro 9,1534 ve sterlin 10,0745 seviyesini görürken; dolar, geçen çarşamba itibarıyla 7,7910, Euro 9,1943, sterlin de 10,1150 TL’den fiyatlandı.

   Kurlardaki yükseliş, önceki gün itibarıyla dolarda 7,8822, Euro’da 9,2751, sterlinde ise 10,1624 TL’yi buldu.

Kuzey Kıbrıs’ta bütün kurlarda haftanın ilk işlem günü itibarıyla kaydedilen yükseliş, hafta kapanışına da taşınırken; KKTC’de dün Amerikan doları ortalama 7,9484TL, Euro 9,3455TL ve İngiliz Sterlini 10,2859TL’den alıcı buldu.

   Böylelikle, sadece dört gün içerisinde dolarda yüzde 2,38, Euro’da yüzde 2,62, sterlinde ise yüzde 2,33 bandında bir yükseliş kaydedildi.

‘Jeopolitik riskler’ kâbusu bitmiyor

   Avrupa Komisyonu, Türkiye için yıllık değerlendirmesinde Türkiye'nin Avrupa Birliği'nden uzaklaşmaya devam ettiğini belirtti.

   Öte yandan, dün itibarıyla, 1974 yılında Kıbrıs Harekatı sonrasında kapatılan Maraş'ın yeniden açılmasının da ilişkilere etkisi piyasada tarafından gün boyu izlendi. Türkiye’nin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerinin gerilmesine neden olan, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerinin akıbetine ilişkin gelişmelerde piyasalarda bir diğer endişe kaynağı.

   Kuzey Atlantik Paktı (NATO) müttefiki iki ülke arasındaki ilişki, geçen sene Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemleri alması nedeniyle bozulmuş ve ABD, Türkiye'yi yaptırım uygulamakla tehdit ederken; F-35 savaş uçağınınüretim programından çıkarmıştı. Bu yöndeki gerilim de jeopolitik endişeler arasındaki yerini koruyor.

Bir bankanın Hazine masası işlemcisi, dün yaptığı bir açıklamada, "Açıklanan nakit bütçe verileri, Hazine'nin borçlanma ihtiyacının yüksek kaldığı görülüyor. Eurobond ve altın cinsi borçlanmalar kuvvetli ve önemliydi.

Fed (ABD Merkez Bankası) tutanaklarına göre, toparlanma için ‘çok daha fazla mali teşvik gerektiğine’ dikkat çekiliyor.İçeride ise TCMB rezervlerini takip ediyoruz. Rezervlerdeki azalışın belirginleşmesi TL üzerindeki en önemli endişe kaynağı olmayı sürdürüyor. Verilerde sürpriz beklemiyoruz ancak bankanın kendine ait döviz rezervlerinin yüklü miktarda eksiye geçmesi, daha fazla döviz satışı yapılacak yer kalmadığını gösteriyor.

Öncü veriler, yabancıların DİBS (devlet iç borçlanma senetleri) portföyünü ilk kez artırdığını gösteriyor. Bu, önemli. 400 milyon dolarlık alım hesaplıyoruz, devamı gelirse yabancı yatırımcıyı tekrar Türkiye'ye çekmek adına atılan adımların başarılı olduğu söylenebilir" şeklinde konuştu.

Likidite adımları sürdü

   Piyasalarda, ayrıca TCMB'nin likidite adımları da takip ediliyor. TCMB, piyasalardaki faizleri likidite adımlarıyla politika faizi olan yüzde 10,25'in üzerine taşıdı. Bu nedenle, gecelik faizler de şu sıralarda yüzde 11,75 seviyesindeki faiz koridorunun üst bandını da aştı.

   Keza, gecelik faizler hakkındaki gösterge de yüzde 12,45 bandına kadar yükseldi. Bankacılar, TCMB'nin gecelik faizleri yüzde 11,75 ile yüzde 13,25 arasına taşıyacağını ve ortalama fonlama maliyetinin de bu seviyelere kademeli yaklaşacağını tahmin ediyor.

   TCMB’nin önümüzdeki günlerde atacağı adımların sonucunda, fonlama maliyetinin yükseleceği seviye, TL'nin çekiciliği açısından gösterge oluşturuyor.

Türkiye'nin beş yıllık kredi iflas takası primi (CDS) ise 500 baz puan (bp) civarında seyrediyor. 570 puandan düşüşe geçen CDS'de jeopolitik tansiyon nedeniyle düşüş sınırlı. CDS, dün saat 08.59'da 509 / 517 seviyesindeydi.

Karavelioğlu: Bedel ödemeye başladık

   Albank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Melih Karavelioğlu, alınması gereken radikal kararlarda geç kalınmasının bedelinin ağır olacağına ve her gecikmenin de ‘daha sert tedbirleri zorunlu kılacağına’ yönelik olmak üzere, KIBRIS gazetesine daha önce yaptığı açıklamayı hatırlattı.

Kurlardaki artışındurdurulamadığını ve bunun belli başlı nedenleri olduğunu kaydeden Karavelioğlu, bu nedenler arasında ilk sırada ‘TCMB’nin politika faizinde yaptığı yetersiz ve geç artış ile TL’nin reel getirisinin halen negatifte kalmasının olduğunu söyledi.

   Enflasyon altında kalan faiz uygulamasının, TL’den kaçışa neden olduğunu belirten Karavelioğlu, TCMB’nin,‘kuru stabil tutma’ uğruna giriştiği eylemler neticesinde dolar rezervlerinin hızla erimesinin de bir diğer önemli etmen olduğunu aktardı. Artan jeopolitik risklerin de TL’yi baskıladığını açıklayan Karavelioğlu, Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan sıcak temasa, Türkiye’nin ‘düşük de olsa’ müdahil olma riskininve yine Türkiye’nin, Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sisteminin test edilmesi için yaptığı hazırlıkların, ABD’den gelebilecek olası yaptırımlara zemin hazırlama riskinin de belirleyici unsurlar olduğuna dikkat çekti.

Dövize devam eden yerli talebinde TL’nin satın alma gücünü erittiğini vurgulayan Karavelioğlu, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı:

   “Yukarıda sayılan nedenlerin tümünde veya bazısında yaşanacak iyileşmeler neticesinde kurda hızlı bir şekilde geriye dönüş ihtimali de artıyor fakat daha önce de belirttiğim üzere, alınması gerekli kararla ilgili her gecikme, daha sonra daha sert tedbir alınmasına neden olacaktır.

   Bu bağlamda, Geç kalmanın maliyetini hem Türkiye hem de KKTC halkı ödeyecektir ve maalesef bu bedeli ödemeye de başladık.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75