Ek mesai Kamburu

banner37

Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan gelir-gider raporlarına göre, kamu maliyesi, ek mesailer için 11 ayda 110 milyon TL’ye yakın ödeme yaptı

Ek mesai  Kamburu
banner90
banner8

Ali ÇATAL

BÜTÇEYE YÜK… Devlet bütçesinde “ağır yük” halini alan ek mesai ödenekleri, aldı başını gidiyor. 2019’da toplam 195 milyon 377 bin 984 TL olan ek mesai ödeneği, Covid-19 salgını nedeniyle bir dönem ‘topyekun kapanmanın’ da yaşandığı Ocak-Kasım 2020’yi kapsayan11 ayda,109 milyon 698 bin 384 TLolarak kayıtlara geçti. Ek mesailer için 2020 bütçesinde110 milyon 176 bin 535 TL ayrıldığı göz önünde bulundurulduğunda, yıl sonunda ek mesai ödemeleri için başka kalemden destek alınması gerekecek. “Ülke ekonomisinin kamburu” olan ek mesailer, salgın döneminde de ülke ekonomisine yük olmayı sürdürdü.

ZİRVEDE KASIM AYI… Maliye Bakanlığı’nın verileri incelendiğinde, 2020 Ocak-Kasım dönemi ek mesai ödemelerinde zirve geçtiğimiz aya ait. Ek mesailere, Şubat’ta bin 546 TL, martta 7 milyon 373 bin 383 TL, mayısta 20 bin 440 TL, haziranda 196 bin 333 TL, temmuzda 7 milyon 384 bin 865 TL, ağustosta 23 milyon 764 bin 152 TL, eylülde 9 milyon 783 bin 672 TL, ekimde 27 milyon 872 bin 784 TL ödendi. Rekor ödemenin yapıldığı kasımda ise, kasadan 33 milyon 301 bin 209 TL çıktı; ocak ve nisanda ise ek mesailere dair hiçbir ödeme yapılmadı.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanıp kamuoyuyla paylaşılan ‘2020 Bütçesi Genel Gelir-Gider Raporları’ndan derlenen verilere göre, ülke hazinesi, 2020 yılı Ocak-Kasım dönemini kapsayan11 ayda 110 milyon TL’ye yakın ‘ek mesai’ ödemesi yaptı.

Buna göre, 2020 bütçesinin yılın 11 ayı zarfındaki toplam giderinin 6 milyar 917 milyon 43 bin 179 TL olduğu düşünüldüğünde, sadece ek mesailer, toplam giderlerin yüzde 1,59’unu teşkil ediyor.

‘Giderler’ toplamında en büyük paya sahip ‘personel giderleri’ kaleminin 2 milyar 227 milyon 251 bin 203 TL’lik ağırlığı da ek mesailerle birlikte hesaba katıldığında, bu oran, yüzde 33,79’a çıkıyor.

Kamu maliyesi, 2016 yılında ek mesailer için yaklaşık 89 milyon TL, 2017’de 120 milyon TL, 2018’de 145 milyon TL ve 2019 sonu itibarıyla da 195 milyon 377 bin 984TL ödemişti.

Ek mesailer için 2020 bütçesinde110 milyon 176 bin 535 TL ayrılırken; Ocak ve Nisan 2020’de bu alanda herhangi bir ödeme yapılmadı.

Ek mesai ödemelerine yönelik olmak üzere, 2020şubatta bin 546 TL, martta 7 milyon 373 bin 383 TL, mayısta 20 bin 440 TL, haziranda 196 bin 333 TL, temmuzda 7 milyon 384 bin 865 TL, ağustosta 23 milyon 764 bin 152 TL, eylülde 9 milyon 783 bin 672 TL, ekimde 27 milyon 872 bin 784 TL ve kasımda 33 milyon 301 bin 209 TL olmak üzere, devletin kasasından toplamda 109 milyon 698 bin 384 TL çıktı.

Buna göre, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle bir dönem ‘topyekun kapanma’ yaşanması da kamu maliyesini rahatlatmazken; ülke ekonomisinin ‘kamburlarından’ ek mesailer sorunu, ‘100 yılda bir görülen’ bir küresel salgın döneminde dahi ülke ekonomisine yük olmayı sürdürdü.

Şafaklı: ‘Kamu Mali Kontrol Sistemi’ elzem

Ekonomist ve Akademisyen, Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınının dahi ek mesai ödemelerini beklenen seviyenin altına çekememesini “Abes” olarak nitelendirirken; ekonominin çarklarının durduğu ve maaş kesintilerinin yaşandığı ‘kapanma’ döneminin bile bu sıkıntıyı aşacak etkiyi yapamadığını kaydetti.

Kamu sektörlerinde, bu alanda bir statükonun oluşturulduğunu ve bu yapının da bir türlü kırılamadığını söyleyen Şafaklı, Türkiye’nin de bir dönem böylesi bir problemi yaşadığını ve ‘vardiya sistemine geçilmesiyle’ süregelen sorunların aşıldığını belirtti.

Norm kadroya ve performans denetimine dayanan bir sistem olmadığından, Kuzey Kıbrıs’ta bu alanda bir ‘tezgahın’ oluştuğunu aktaran Şafaklı, ek mesailer konusunda bir ‘çıkar grubunun’ oluştuğunu söyledi.

“Çalışanların, öncelikle ‘normal mesaide’ ne yaptıkları sorgulanmalı, ki ek mesaiye ihtiyaç olup olmadığı anlaşılabilsin. İddia ediyorum; başta gümrükler olmak üzere, bu ülkede bir ‘ek mesai mafyası’ oluşmuştur ve bu mafya, bu alanda atılacak radikal adımlara engel olmaktadır” ifadelerini kullanan Şafaklı, bahse konu ‘çıkar gruplarının’ tepkileri nedeniyle atılamayan adımların da mali yapıyı gerilettiğine vurgu yaptı.

‘Denetim, şeffaflık, verimlilik, tutumluluk ve hesap verebilirlik’ ilkelerine dayanan bir ‘kamu reformunun’ elzem olduğu gerçeğine de parmak basan Şafaklı, ‘ancak bütün bunlar yapıldıktan sonra’ şayet ek mesaiye ihtiyaç duyuluyorsa vardiya sistemine geçilmesini; buna rağmen iş gücü ihtiyacı söz konusu ise ‘ek istihdam’ seçeneğinin gündeme getirilmesini önerdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75