banner6

Ekonomik gerçekler tokat gibi

banner37

Ülke ekonomisini yakından ilgilendiren “2017-2021 Kuzey Kıbrıs Sanayi Stratejisi Raporu” yayınlandı… Raporda yer alan cümleler, çok sert… Raporda, “belli çıkar gruplarının siyasiler üzerinde oluşturduğu baskılar ve yaptıkları eylemler sonucu hükümetlerin esnemesi yıllardan beri süregelen yapısal sorunların aşılmasına yardımcı olamayacaktır” deniliyor

Ekonomik gerçekler tokat gibi
banner150 banner151 banner143

Ergül ERNUR

…“Kuzey Kıbrıs için mali disiplini sağlamaya çalışmak gerçekten zorlu bir süreç olacaktır.

Bu alanda başarılı olmak hükümetlerin tutarlı ve dirayetli politikaları ve meclisine etkin çalışmalarla gerekli yasal düzenlemeleri sağlamasıyla mümkündür. Diğer bir deyişle mali disiplini sağlamak ancak siyasi erkin tümden bunu benimsemesi ve her koşulda uygulamasıyla başarılı olabilecektir. Yoksa belli çıkar gruplarının siyasiler üzerinde oluşturduğu baskılar ve yaptıkları eylemler sonucu hükümetlerin esnemesi yıllardan beri süregelen bu yapısal sorunların aşılmasına yardımcı olamayacaktır.

… Kuzey Kıbrıs’ın yardıma muhtaç bir ekonomiden kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomiye evirilmesi ancak ve ancak üretimle mümkündür.

KKTC özelinde sorunların konjonktürel değil yapısaldır”…

Bu tespit ve öneriler, ülke ekonomisini yakından ilgilendiren 2017-2021 yıllarını kapsayan “Kuzey Kıbrıs Sanayi Stratejisi Raporu”nda yer alıyor…

Ekonomideki iyileşmenin siyasi erkin tavrına bağlı olduğu vurgulanıyor raporda…

Ekonomi çevrelerinin hep dile getirdiği, şikayet ettiği unsurlar da bir bir gerekçeleriyle yer aldı raporda.

Raporda, ülke ekonomisinin durumu, sanayideki mevcut durum, benzer ülkelerdeki sanayi stratejileri, Güçlü Yanlar, Zayıf Yanlar, Fırsatlar, Tehditler-Strengths, Weaknesses, Opportunities and Threats (SWOT) analizi, vizyon, strateji haritası, hedefler, eylem planı gibi bilgiler var.

Bakanlar Kurulu; Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, Devlet Planlama Örgütü ve Kıbrıs Türk Sanayi Odası koordinasyonunda Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği desteğiyle başlatılan “KKTC Sanayileşme Stratejilerinin Belirlenmesi Projesi” kapsamında Sanayi Odası koordinasyonunda ilgili kurum, kuruluş, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve sanayi kuruluşlarının katılımıyla hazırlanan 2017-2021 yıllarını kapsayan “Kuzey Kıbrıs Sanayi Stratejisi Raporu”nu onayladı. Rapor, Resmi Gazete’de yayınlandı…

Ekonomi kırılgan

Mevcut durum değerlendirmesi başlığı altında ülke ekonomisi değerlendirildi.

Raporda, Kuzey Kıbrıs ekonomisi şöyle tanımlandı: Dünya ekonomisinin düşük oranlı büyüme sürecine girdiği bu dönemde Kuzey Kıbrıs ekonomisi de sürdürülebilir büyüme trendini yakalayamamış küçük bir ada ülkesidir.

Raporda, mali yapı ve sürdürülebilirliğin zayıf olması, bütçedeki yapısal sorunlar, eğitim sektöründeki sınırlı gelişmeleri fiziki kaynakların sınırlı olması, pazarın içe dönük olması ve dışa açılımdaki kısıtların, küresel politika ve ekonomik gelişmelerin ada ülkesini diğer ülkelere nazaran daha fazla etkilemesinin ülkenin temel sorunları arasında olduğu belirtiliyor.

Ülke sanayisinin de bu durumdan negatif etkilendiği vurgulanan raporda, Kuzey Kıbrıs imalat sanayinin de yıllar içinde Gayri Safi Milli Hasıla içerisindeki payı ve istihdamdaki payının yeterince artmadığı kaydedildi.

KKTC, küçük nüfusu ve dolayısıyla küçük ölçekli pazarı ile dış talebin, arzın önem kazandığı bir ekonomi konumda… Üretimdeki miktarın, çeşitliliğin azlığı, tüketim, ara malı, yatırım malları ve enerji (yakıt) açısından yüksek ithalat zorunluluğu olan bir ekonomiye sahibiz… Tüm bunlar da ekonominin dış etkenlere duyarlı olması dolayısıyla ekonominin kırılgan bir hal almasına neden oluyor.

Çözümsüzlük ve belirsizlik ekonomi için tehdit

SWOT analizinde ise, ekonomide sadece iki madde güçlü yanımız olarak belirtildi. Zayıf yanlarımız ise oldukça fazla…

“TC, AB ve Orta Doğu gibi önemli pazarlara yakın stratejik coğrafi konum ile niş ürünlere sahip olmak” iki güçlü yanımız…

Zayıf yanlarımız ise raporda şöyle sıralandı: Başta devlet kurumları olmak üzere kurumlar arası koordinasyon ve eşgüdüm eksikliği; birçok alanda kalite standartlarının belirlenmemiş olması; denetim eksikliği; kümelenme ve işbirliği faaliyetlerinin eksikliği; üniversite-sanayi işbirliğinin gelişmemiş olması; yüksek girdi maliyetleri (yakıt, enerji, işçilik); işletmelerin kurumsallaşma düzeyinin yeterli olmaması; yerel ürünlerle ilgili düşük kalite algısı/güven azlığı; ileri teknolojiye dayalı, yüksek katma değerli (sermaye-yoğun) üretimin gelişmemiş olması”.

Fırsatlar ve tehditlerin de yer aldığı analizde Kıbrıs sorunundaki çözümsüzlük veya siyasi belirsizlik tehdit unsuru olarak gösterildi.

Bütçede ağır yapısal sorunlar var

KKTC sanayisindeki mevcut durumun da yorumlandığı raporda, mali yapı bağlamında Kuzey Kıbrıs bütçesinin hem gelirler hem de giderler tarafında ağır yapısal sorunlar olduğu belirtildi.

Gelirler tarafını iyileştirmeye yönelik yapılan mali düzenlemelerin orta ve uzun vadeli sonuç verebilmesi için mutlak surette yasal altyapının; vergi usul, KDV, gelir vergisi gibi yasaların güncellenmesi gerektiği vurgulandı.

Mali disiplini sağlamak ancak siyasi erkin tümden bunu benimsemesine bağlı

“Kuzey Kıbrıs için mali disiplini sağlamaya çalışmak gerçekten zorlu bir süreç olacaktır” denilen raporda, öneri dikkat çekici:

“Bu alanda başarılı olmak hükümetlerin tutarlı ve dirayetli politikaları ve meclisine etkin çalışmalarla gerekli yasal düzenlemeleri sağlamasıyla sağlanacaktır. Diğer bir deyişle mali disiplini sağlamak ancak siyasi erkin tümden bunu benimsemesi ve her koşulda uygulamasıyla başarılı olabilecektir. Yoksa belli çıkar gruplarının siyasiler üzerinde oluşturduğu baskılar ve yaptıkları eylemler sonucu hükümetlerin esnemesi yıllardan beri süregelen bu yapısal sorunların aşılmasına yardımcı olamayacaktır.”

“Durumun vahameti için bütçe kalemlerine bakılmalı”

Raporda, KKTC özelinde sorunların konjonktürel değil yapısal olduğu da vurgulandı.

Bütçedeki yapısal sorunlara da işaret edilen raporda, bütçedeki yapısal sorunlar, iç ve dış borç stoku, kamu reformunun halen hayat bulamamasının sebep olduğu verimsizlikler, çeşitli kamu kuruluşlarındaki aşırı istihdam ve buna bağlı görev zararları gibi pek çok kronik sorunun da Kuzey Kıbrıs ikliminde derinleşmeye devam ettiği kaydedildi.

Raporda, sorunların boyutunu ve durumun vahametini aktarmak için bütçe kalemlerine bakılmasının yeterli olacağı belirtildi ve rakamlar verildi:

“2014 bütçesinin yüzde 89.4’ü cari transferlerle ve personel harcamalarına gitmiştir. Bunların ötesinde KKTC ekonomisinin kendi ayakları üzerinde duruma hedefinde olduğu tüm hükümetler tarafından ana hedef olarak nitelense de rakamlara bakıldığında yerel gelirlerin bütçeyi karşılamaktan uzak olduğu görülmektedir. Bu gerçeklerden hareketle siyasi erkin popülizmden uzaklaşarak, yapısal sorunlara kökten çözümler üretip köklü reformlar yapması gerekmektedir. Küresel düzlemde yaşanan sıkıntılar da dikkate alınarak Kuzey Kıbrıs’ın artık yapısal sorunların etrafından dolaşma veya günü kurtarmaya yönelik adımlarla bir yere varamayacağını görmesi gerekmektedir.

Bu anlamda Kuzey Kıbrıs’ın yardıma muhtaç bir ekonomiden kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomiye evirilmesi ancak ve ancak üretimle mümkündür. Başta sanayi olmak üzere ekonomide tüm alt sektörlerde stratejik planlar hazırlanarak siyasi popülizmden uzak şekilde söz konusu stratejiler doğrultusunda adımlar atmak, ülke ekonomisinin kendi ayakları üzerinde durma anlamındaki hedefini yakalamakta kilit rol oynamaktadır.”

Reforma ihtiyaç var

Raporda, Kuzey Kıbrıs imalat sanayinin kendi yapısı içerisinde ağırlıkla tarım ürünlerinin işlenmesine dayalı gıda üretimi, inşaat ürünleri denilebilecek ahşap ve metal işleyen hafif sanayi, konfeksiyon ve giyim alanlarında faaliyet gösteren işletmelerden oluşan sektörel bir yapı ortaya çıktığı belirtildi.

İmalat sanayi işyerleri sayıları alt sektörler itibariyle analiz edildiğinde, işletmelerin gıda ürünleri imalatı ve mobilya imalatı şeklinde yoğunlaştığı, sektörün yaklaşık yüzde 40’a yakın bölümünü oluşturduğu kaydedildi.

Raporda, imalat sanayiyle ilgili detaylı verildikten sonra “Küçük bir ekonomi olan Kuzey Kıbrıs, Kıbrıs sorununun çözülmemesi nedeniyle ekonomik kısıtlar altında olmakla birlikte, 2015 yılı rapor bulguları, düzenlemeler ve işlemlerde gerekli iyileştirmelerin yapılması halinde ülkenin daha iyi bir sıralamada yer alabileceği de göstermektedir. Dolayısıyla Kuzey Kıbrıs’ın idari yapı kapsamında reformlara ihtiyaç duyduğu açıkça görülmektedir” denildi.

2025 yılı vizyonu

KKTC’nin 2025 yılı sanayi vizyonu şöyle: “Kaliteli ve yenilikçi ürünlerle ülkemizin ve hedef pazarların ihtiyaçları en üst düzeyde sağlayan.”

Bu vizyon doğrultusunda “niş ürünlerin markalaştığı ve ihraç edildiği; sanayi ürünlerinin değer zincirinde olan en önemli ve sürükleyici sektörler olan turizm, yükseköğrenim ve inşaat sektörlerinin girdilerini en yüksek kalite ve kapasitede sağlayan; yenilikçi; ileri teknoloji üretiminin gelişmesine önem veren, insan kaynakları yetkinliğini bu yönde geliştiren; kaliteli ürünlerin üretildi; verimli; yüksek katma değerli ürünleriyle ülke ekonomisine değer katan; nitelikli insan gücüne sahip; çevre ve iş güvenliği en üst düzeyde sağlanmış bir sanayi dönüşümünü sağlamak” hedefi konuldu.

Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2017, 09:32
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110