Enflasyon için negatif, büyüme için ise pozitif

banner37

Gedik Yatırım Türev Ürünler Satış Müdürü Serkan Dönmez, TCMB’nin son PPK toplantısında aldığı ‘beklentilerin üzerindeki’ faiz indirimi kararını yorumladı:

Enflasyon için negatif, büyüme için ise pozitif
banner90

“DEZENFLASYON POLİTİKASIYLA UYUMLU”… Gedik Yatırım Türev Ürünler Satış Müdürü Serkan Dönmez, TCMB’nin son PPK toplantısındaki 250 bp’lik faiz indirimi kararının, dezenflasyon politikasıyla uyumlu olduğunu “Bu doğrultuda politika faizinin 250 bp indirilmesine karar verildiği, bir önceki metinde olduğu gibi gelinen noktada, mevcut para politikası duruşunun hedeflenen dezenflasyon politikasıyla büyük ölçüde uyumlu olduğunun değerlendirildiği ifade edildi” sözleriyle vurguladı.

“DOLARİZASYON RİSKİ DENGELENECEK”… Serkan Dönmez, “Hatırlanacak olursa, TCMB Başkanı Uysal tarafından yapılan makul reel getiri tanımlamasında, göreli risk göstergelerini de hesaba katan emsal ülkelerin ortalama reel faizi işaret edilirken aynı zamanda dolarizasyonu engelleyici, sermaye hareketlerini destekleyici, sağlıklı kredi büyümesini teşvik edici, iç-dış dengeleri koruyucu bir seviyenin kast edildiği belirtilmişti” şeklinde konuşarak ‘dolarizasyon’ tehlikesine yönelik ‘dengeleyici’ bir adımın geldiğini belirtti.

Ali ÇATAL

Ülkemiz bankalar sektöründe de uzun yıllar ‘yatırım danışmanı ve varlık yöneticisi’ sıfatıyla hizmet veren, Gedik Yatırım Türev Ürünler Satış Müdürü Serkan Dönmez, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son Para Politikası Kurulu’nda (PPK) aldığı 250 baz puanlık (bp) indirimi yorumladı.

Konsensüsün de Gedik Yatırım’ın öngörüsünün de 100 bp olduğunu anımsatan Dönmez, “TCMB’nin önden yüklemeli faiz indirimlerine devam etmesinin ekonomiye ve piyasalara etkisini ‘TL varlıklar ve enflasyon için negatif, büyüme için pozitif’ olarak yorumluyoruz” ifadeleriyle, TCMB’nin, tercihini ‘büyümeden’ yana kullandığını belirtti.

“İndirim ‘beklenenin’ üzerinde”

“TCMB, önden yüklemeli faiz indirimlerine devam etti. TCMB, yılın yedinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizinde, 250 bp ile beklentilerin üzerinde indirime gitti. Böylelikle, yılın ilk yarısı sonunda yüzde 24 seviyesinde olan politika faizi temmuzda -425bp, eylülde -325bp ve ekimde -250bp olarak yapılan toplam 1.000bp indirimle yüzde 14’e geriledi. TCMB’nin önden yüklemeli faiz indirimlerine devam etmesinin ekonomiye ve piyasalara etkisini ‘TL varlıklar ve enflasyon için negatif, büyüme için pozitif’ olarak yorumluyoruz” diyen Dönmez, kararla birlikte yayınlanan metinde, özetle ‘iktisadi faaliyetteki toparlanmanın resmi tatillerle ilişkili çalışma günü etkilerine bağlı olarak yakın dönemli verilerde oynaklık gözlense de devam ettiği’ninifade edildiğini de aktardı.

Dönmez, ‘küresel büyüme koşullarındaki zayıflama nedeniyle net ihracatın büyümeye katkısının azalarak devam edeceği ve cari işlemler dengesinde iyileşmenin yerini daha ılımlı bir seyre bırakacağının da söylendiğini vurgularken; gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarının genişleyici yönde şekillendiği, eylül enflasyonundaki belirgin düşüşte güçlü baz etkisine ek olarak temel ve gıda gruplarının etkili olduğu, güncel tahminlerin yıl sonu itibarıyla enflasyonun Temmuz Enflasyon Raporu’nda verilen öngörülerin belirgin olarak altında yani bir önceki metnin ‘bir miktar altında’ kalabileceğine işaret ettiğini söyledi.

Dönmez, şu ifadeleri kullandı: “Bu doğrultuda politika faizinin 250bp indirilmesine karar verildiği, bir önceki metinde olduğu gibi gelinen noktada, mevcut para politikası duruşunun hedeflenen dezenflasyon politikasıyla büyük ölçüde uyumlu olduğunun değerlendirildiği ifade edildi.”

“Uysal’ın açıklamalarıyla örtüşüyor”

TCMB Başkanı Murat Uysal’a da atıfta bulunduğu çözümlemesinde durumu değerlendiren Dönmez, son iki metinde yer alan ‘para politikasında gelinen noktanın hedeflenen patikayla uyumlu olduğu’ ifadesine ek olarak TCMB Başkanı Uysal’ın eylül sonunda Ankara Sanayi Odası Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada ifade ettiklerinin de durumla örtüştüğü bilgisini paylaştı.

Uysal’ın, “Küresel gelişmelerin de etkisiyle para politikasında oluşan hareket alanının önemli bir bölümünü temmuz ve eylül aylarında önden yüklemeli bir şekilde kullanmayı tercih ettik. Bu kararı alırken hedeflediğimiz dezenflasyon patikasıyla büyük ölçüde uyumlu olan bir para politikası duruşu hedefledik. Gelinen noktada para politikası duruşunun enflasyondaki düşüş sürecini destekler nitelikte olduğunu değerlendirmekteyiz” açıklaması ile yakın dönemde artan jeopolitik risk fiyatlaması nedeniyle konsensüs beklentiler ve bizim tahminimiz çok daha ölçülü bir indirim gelebileceği yönündeydi” ifadelerine vurgu yapan Dönmez, “Küresel ortamın uygun olması, iç talebin hâlen enflasyon üzerinde baskı yaratacak bir momentuma ulaşamaması ve TCMB’nin yıl sonu enflasyon tahminini belirgin şekilde aşağı revize edeceği sinyali bu kararın ana gerekçeleri olarak sıralanabilir” şeklinde görüş belirtti.

“TCMB’nin eli güçlü”

Enflasyon görünümünde beklenenden daha olumlu bir tablo oluşması ve küresel finansal ortamın uygun olması ile önden yüklemeli indirimler konusunda TCMB’nin elini güçlendiren unsurlar olsa da döviz ağırlığının toplam mevduatlar içindeki payının uzun bir süredir oldukça yüksek seyretmesinin, ekonomik güvene ilişkin göstergelerde devam eden zayıflık, küresel ve Türkiye özelinde süregelen belirsizlik ve risk unsurlarını göz önüne almak gerektiği gerçeğine parmak basan Dönmez,“Çok ekstra olumlu bir gelişme olmadıkça, yapılan indirimin, 2019 yılında yapılan son faiz indirimi olabileceğini düşünüyoruz” öngörünü dile getirdi.

“Hatırlanacak olursa, TCMB Başkanı Uysal tarafından yapılan makul reel getiri tanımlamasında, göreli risk göstergelerini de hesaba katan emsal ülkelerin ortalama reel faizi işaret edilirken aynı zamanda dolarizasyonu engelleyici, sermaye hareketlerini destekleyici, sağlıklı kredi büyümesini teşvik edici, iç-dış dengeleri koruyucu bir seviyenin kast edildiği belirtilmişti” şeklinde konuşan Dönmez, ‘dolarizasyon’ tehlikesine yönelik ‘dengeleyici’ bir adımın geldiğini belirtti.

Dönmez, “Dolayısıyla, enflasyon görünümünde ve/veya göreli risk göstergelerinde ekstra bir iyileşme görülmedikçe TCMB’nin 12 Aralık’taki yılın son PPK toplantısında aşağı yönlü manevra alanının oldukça kısıtlandığını düşünüyoruz. Ayrıca, TCMB yılın son Enflasyon Raporu’nu 31 Ekim’de, 2020 Para ve Kur Politika metnini 5 Aralık’ta basın toplantılarıyla tanıtarak yayınlayacak” sözlerini kullanırken, Türkiye Merkez Bankası’nın ‘aşağı yönlü’ eylem sahasının daraldığı notunu da düştü.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96