Enflasyonda düşüş beklenmeli

ABD’nin İran’a yönelik yaptırım kararında Türkiye’ye uygulanan muafiyeti ve bunun Kuzey Kıbrıs’a olası etkilerini yorumlayan uzman ekonomistler Serkan Dönmez ve Onurcan Bal’ın yorumu ortak:

Enflasyonda düşüş beklenmeli
  • 07 Kasım 2018, Çarşamba 8:42

Ali ÇATAL

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun ve Hazine Bakanı Steven Mnuchin’in, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu sekiz ülkenin İran yaptırımlarından muaf tutulduğuna yönelik açıklamasının ardından gözler, Birleşik Devletler’in bu kararının Kuzey Kıbrıs’a olası etkilerine çevrildi.

İran’ın ‘en hassas noktası’nı teşkil eden enerji sektörünü vurmayı amaçlayan ve 400’den fazla şirketi çeşitli yaptırımlarla hedef alan söz konusu yaptırımların Türkiye’yi ‘teğet geçmesinin’ Türkiye özelinde Kuzey Kıbrıs’a etkilerini masaya yatıran Yatırım Danışmanı ve Varlık Yöneticisi ve aynı zamanda Gedik Yatırım Yurtiçi Satış Müdürü Serkan Dönmez ile Yatırım Danışmanlığı Uzman Yardımcısı Onurcan Bal, bahse konu eylemin kalıcı olmadığını vurguladı.

“Dövizde ise türbülansın yaşandığı seviyelere bir geri dönüş izledik. Şüphesiz bu durum hem Türkiye hem de KKTC için yaşadığımız son 3 aya göre ‘hatırı sayılır derecede’ pozitif bir gelişme. Bunun etkilerini hem enflasyon kalemlerinde hem de piyasa aktivitesinde görmeyi kesinlikle beklemeliyiz” çıkarımında bulunan uzman ekonomistler Dönmez ve Bal, konuyu KIBRIS için değerlendirdi…

 

Uzmanlar ne dedi?

Bal: Kalıcı değil ama olumlu

“ABD Başkanı Donald Trump, selefi Barack Obama tarafından 2015 yılında İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya ve Çin ile birlikte imzalanan nükleer anlaşmadan, ülkesini 8 Mayıs'ta çekmişti. Bu kararın ardından Washington yönetimi, İran'a yönelik ilk yaptırım paketini 7 Ağustos’ta yürürlüğe koymuştu. İlk yaptırım paketi, İran'ın ABD Doları’na erişimini, devlet tahvili satmasını, altın ve diğer değerli madenler ile çelik, alüminyum ve kömür gibi metallerle ticaret yapmasını ve yolcu uçağı ya da parçalarını ithal etmesini yaptırımlara tabi hale getirmişti” ifadeleriyle konuyu özetleyen Bal,“ABD’nin ikinci İran yaptırımları, 5 Kasım itibarıyla devreye girdi. Yaptırımlar, İran'dan petrol, petrol ürünleri ya da petrokimya ürünlerinin satın alımına uluslararası kısıtlamalar getiriyor. Aynı zamanda İran’ın finans sektörü de hedef alınıyor” sözleriyle, enerji üzerinden, İran’ın finans sektörüne vurulduğunu belirtti.

“Türkiye’nin durumu yeniden müzakere edilecek”

ABD’nin, aralarında Japonya, Hindistan ve Güney Kore'nin bulunduğu 8 ülkeye İran yaptırımlarında istisna tanıyacağına ilişkin haber akışlarının geçen cuma ön plana çıktığını hatırlatan Bal, Enerji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’ndan gelen açıklamalarda, Türkiye’nin de muafiyet tanınan ülkeler arasında yer aldığına ilişkin duyumların alındığını ifade etti.

 “ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 5 Kasım Pazartesi, basın mensuplarına ABD'nin İran'a uygulayacağı yaptırımlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Açıklamasında Çin, Hindistan, İtalya, Yunanistan, Japonya, Güney Kore, Tayvan ve Türkiye'ye İran yaptırımlarına ilişkin geçici muafiyet tanıyacaklarını belirten Pompeo, ‘Bu ülkelerin her biri son altı ayda İran'la ticaretini büyük ölçüde azalttı, hatta ikisi İran'dan ürün alımını tamamen bitirdi’ ifadesini kullandı. Burada tanınan muafiyet kalıcı değil” bilgisini de paylaşan Bal, “Diğer yedi ülkeye olduğu gibi Türkiye’ye tanınan muafiyet de sınırlı. İlan edilen sekiz ülkeye geçiş süreci için 6 ay süreyle muafiyet tanındı. Bu, 6 Mayıs’tan önce Türkiye’nin durumu yeniden müzakere etmesini gerekli kılıyor” dedi.

 

“Al ya da öde anlaşması mecbur kılıyor”

“Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle İran ile ekonomik ilişkileri bulunup, ticari ilişkilerinin büyük bölümünü petrol ve doğalgaz alımları oluşturmaktadır. Kısa vadede İran’dan alınan petrol ve doğalgazın ikamesini bulmak hem zor hem de İran’la bulunan doğalgaz alımlarında al ya da öde anlaşması nedeniyle İran ile gerçekleştirilen doğalgaz ticaretin kesilmesinin Türkiye ekonomisi üzerinde etkilerini görecektik” yorumunu yapan Bal, ‘al ya da öde’ ikili anlaşmasının etkilerine dikkat çekti.

“Bu nedenle burada Türkiye’ye tanınan muafiyet kararını olumlu olarak değerlendirmek mümkün. Aynı zamanda Türkiye’nin en büyük sanayi şirketi Tüpraş, petrol alımlarının büyük bir bölümünü İran’dan gerçekleştirmekteydi. İran yaptırımları dolayısıyla petrol alımının farklı ülkelerden sağlanması hem Tüpraş’ın maliyetleri hem de verimliliği üzerinde etkili olacaktı. Muafiyetle birlikte Tüpraş hisselerinde ilk fiyatlamalarda yukarı yönlü hareketler etkili oldu” diyen Bal, kararın olumlu karşılanması gerektiğini savundu.

 

“Çin’e yönelik bir işaret”

“Aynı zamanda tanınan muafiyet, ABD-Türkiye ilişkilerinde debir iyileştirme kaydetti. Keza bunun, Çin’e yönelik bir işaret olarak yorumlandığı da görülüyor. Muafiyet kararının yanında geçen cuma ABD ve Türkiye arasındaki yaptırımların karşılıklıkaldırılması ve böylece yaptırım krizinin sona ermesi de ABD ile Türkiye’nin ilişkilerinde normalleşmeye işaret etti. Hem yaptırımların kaldırılması hem de muafiyet kararı, yurt içinde olumlu fiyatlamaları da beraberinde getirdi. TL varlıkların genelinde değer kazanımlarının ön plana çıktığı ve yurt dışı varlıklara kıyasla pozitif ayrıştığı görüldü” çıkarımını da yapan Bal, hem çok tartışılan ‘Çin’e yönelik gönderme’ iddialarına değindi hem de kararın, Birleşik Devletler-Türkiye ilişkilerindeki etkisini masaya yatırdı.

 

Dönmez: ‘Hatırı sayılır derecede’ pozitif bir gelişme

Muafiyetin kendi içinde en önemli etkisi, İran ile Türkiye arasında yapılan ‘al yada öde’ anlaşmalarından kaynaklı Türkiye’ye doğuracağı yükün ‘şimdilik’ ortadan kalkması. Bundan ziyade, piyasalarda olumlu etki yaratan husus ise ABD-Türkiye ilişkilerinde bir ‘normalleşme işareti’ olarak algılanması. Bunun doğal sonucuysa gerek döviz piyasasında gerek faizlerde pozitif bir etki yaratması. Bütün etkileri üst üste koyduğumuzda, 12 aylık swap faizlerinde 35 seviyelerinin görülmesinin ardından faizlerin 24’lere kadar çekildiğini görüyoruz. Dövizde ise türbülansın yaşandığı seviyelere bir geri dönüş izledik. Şüphesiz bu durum hem Türkiye hemde KKTC için yaşadığımız son 3 aya göre ‘hatırı sayılır derecede’ pozitif bir gelişme. Bunun etkilerini hem enflasyon kalemlerinde hemde piyasa aktivitesinde görmeyi kesinlikle beklemeliyiz.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 8 8 0 0 18 24
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 8 6 1 1 10 19
3 BAF ÜLKÜ YURDU 8 5 2 1 12 17
4 CİHANGİR GSK 8 4 2 2 2 14
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 8 4 1 3 8 13
6 GÖNYELİ SK 8 4 1 3 2 13
7 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 8 4 0 4 6 12
8 BİNATLI YSK 8 3 1 4 -3 10
9 GENÇLİK GÜCÜ TSK 8 2 3 3 -2 9
10 LEFKE TSK 8 2 3 3 -4 9
11 ÇETİNKAYA TSK 8 2 3 3 -6 9
12 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 8 2 2 4 -4 8
13 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 8 1 5 2 -8 8
14 GİRNE HALK EVİ 8 2 0 6 -5 6
15 ESENTEPE KKSK 8 1 1 6 -13 4
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 8 0 3 5 -13 3
yukarı çık