“Enflasyonist baskılar artacak”

TC Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak ‘yeni ekonomi modeli’ni açıkladı, ekonomistler modelin KKTC’ye etkisini irdeledi

“Enflasyonist baskılar artacak”
  • 13 Ağustos 2018, Pazartesi 9:43

Ali ÇATAL

Döviz kurlarının, Türk Lirası karşısındaki dizginsiz yükselişine yönelik kısa vadede alınacak önlemleri de içeren ve Türkiye’nin önümüzdeki dönemdeki ekonomi politikasını oluşturacağı savunulan ‘yeni ekonomik model’ Berat Albayrak tarafından açıklandı. Albayrak, yeni dönemde para ve maliye politikası açısından çok daha sıkı ve uyumlu bir süreç olacağını söylerken; TC Merkez Bankası'nın tam bağımsızlığı prensibinin devam etmesi gerektiğini de kaydetti. Enflasyonla mücadele ve cari açığı düşürme vurgusu da yapan ve Türkiye’nin son 16 yıllık AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi) döneminde iktisadi açıdan ‘bir üst lige’ çıkarak çok başarılı bir süreç ortaya koyduğunu iddia eden Albayrak'ın mesajlarıysa ekonomi çevrelerinde tatmin edici bulunmadı.

Konuyu KIBRIS Ekonomi için değerlendiren ekonomist ve akademisyenler, Albayrak’ın açıklamalarının havada kaldığı, dövizin ateşini ‘en azından kısa vadede’ düşürecek herhangi bir önlemi kapsamadığı ve hem Türkiye’yi hem de Kuzey Kıbrıs’ı yakın vadede ciddi bir enflasyon baskısı riskinin beklediği düşüncesinde birleşti.

Uzmanlar ne diyor?

Osman A. Altay (Bankacılık ve Finans Uzmanı & Akademisyen) : Şu anda değerlendirme yapmak zor. Erdoğan’ın açıklamalarıyla başlayalım; bu iş öyle yastık altındaki dolarları bozdurmakla olmaz. Döviz piyasası, maalesef tahminimin üzerinde bir oynaklık gösteriyor ve Türk Lirası da şimdiden ciddi bir değer kaybına uğradı. Albayrak, yeni ekonomi modelini güzel anlattı ama kısa vadede dövizin ateşini alabilecek bir şey de söylemedi. TC Merkez Bankası’nın açıklaması ve alması beklenen acil kararlar herhalde hafta başına kaldı. Amerika ile yaşanan krizde de şu ana kadar somut bir iyileşme gerçekleşmedi ve piyasalar da ne yazık ki buna odaklanmış durumda. Dolayısıyla bu tedirginlik de bir süre daha devam edecek gibi görünüyor. Bu gelişmeler ışığında, TC ve özellikle KKTC’de ilk etapta enflasyonist baskıların artacağını öngörebiliriz fakat hafta başındaki son verileri görerek yapılacak bir değerlendirme de çok daha sağlıklı olacaktır.

Enflasyon yüzde 30’lara varabilir

Ahmet Melih Karavelioğlu (Albank Ltd. Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü) : Türkiye’nin temel sorunlarından birisi tasarrufun düşük olması. Gelirinden fazla harcama/yatırım yaptığı için cari açık veriyor ve bunu da yurt dışından borçlanarak yapıyor. Dünyada 2008 yılında yaşanan krizle birlikte başlayan bol para ve düşük faiz döneminin, 2018 başı itibarıyla sonuna geldik. Önde gelen merkez bankaları faiz artırımına başladı. Bu durum Türkiye gibi kısa vadeli borcu yüksek ve cari açık veren ülkelerin daha yüksek faizle borçlanmasına yol açacak. Bu konjonktürde yapılması gereken, harcamaları kısmak olabilir ama Türkiye’de 100 günlük programda harcamaların daha da artacağı mesajı verildi. Yeni ekonomik program, içi ileride doldurulacak niyet manzumelerinden öte geçmedi ve birçok şey de Orta Vadeli Program’da açıklanmak üzere ileri tarihe bırakıldı. Türkiye’nin ekonomik olarak sorunu, kurun bu kadar artmasına neden olacak kadar derin değil. Esas sorun, politik. ABD ile yaşanan kriz ve TC Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın bu durumu ekonomik savaş olarak nitelemesi ve bu krizde geri adım atmayacağını göstermesi, kur tarafında bozulmanın ana sebebi. Politik sorunu ekonomik tedbirlerle çözmeniz zor.

Bu krizin, ülkemize yansıması da enflasyonun hızlı artışı ve hayat pahalılığı olacak. Kur artışı nedeniyle fiyatların her ay, belki de her hafta değiştiğini göreceğiz. Yükselen ve yüzde 30’lara dayanacak enflasyon, alım gücümüzün düşmesine neden olacak. Çalışanların maaş ayarlamaları da doğal olarak geriden gelecek. Yüzde 25-30 aralığında maaş ayarlamaları yapılacak ve daha yüksek bir noktada denge sağlayacağız.

Şirketlerimiz de kur kaynaklı kambiyo zararı yazabilecek. Yüksek borçluluk oranı olan şirketlerin ise finansman maliyeti daha da artacak. Bu durum da işten çıkarmalar yolu ile işsizlikte artışa, bankacılık sektöründe ise Tahsili Gecikmiş Alacak oranlarının artmasına neden olacaktır. Ülkemizin iki önemli motor gücü eğitim ve turizmde işlerin bu yıl da iyi geçeceğini ve bu krizde az hasarla kurtulacağını düşünüyor ve ümit ediyorum.

KKTC daha çok etkileniyor

Serkan Dönmez (Yatırım Uzmanı, Varlık Yöneticisi ve Gedik Yatırım Yurt İçi Satış Müdürü): Cuma sabahı itibarıyla başlayan döviz hareketliği, gözleri hükümet kanadından gelecek açıklamalara fazlasıyla odaklamıştı. Gerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bayburt’ta yaptığı açıklamalar gerek Berat Albayrak’ın açıkladığı yeni ekonomik model, piyasaları pek tatmin etmemişe benziyor. Geçtiğimiz cuma, piyasa dataları açısında tarihi bir günü geride bıraktık.

Türkiye’de CDS primlerin 442 gibi ciddi bir seviyeye geldiği günde TL’nin majör paralar karşında yüzde 15’in üzerinde değer kaybettiğini görüyoruz. Özel sektörün yabancı para borçlanma oranlarının yüksek seviyelerde olması, kur artışının ve finansman maliyetlerinin artmasının da bu firmaların bilançolarına nasıl yansıyacağı ve yükümlülüklerini nasıl gerçekleştirecekleri sorusunu ciddi ciddi düşündürüyor.

Avrupa Birliği’nin, Türkiye’de banka yatırımı yapmış Avrupalı bankaları sorguladığı bu günlerde şapkayı önümüze koyup ciddi tedbirlerle piyasayı rahatlatmak gerektiği çok açık.

KKTC açısından durumu değerlendirecek olursak, Türkiye’den biraz fazla etkilediğini düşündüğüm iki alan mevcut. Bunlardan birincisi, yabancı parayla borçlanmış bireylerin varlığı; bir diğeri de yabancı para üzerinden ticaret ve kiralama yapılan gayrimenkul sektörünün son gelişmelerden daha fazla etkileneceği gerçeği. Şöyle ki, Türkiye tarafına bireysel krediler uzun bir zamandır yabancı parayla kullandırılmadığından, bireysel açından böyle bir problem bulunmazken; KKTC’de durum tamamıyla farklı. Diğer taraftan, Türkiye’de gayrimenkul piyasası TL üzerimden çalıştığından, kur artışlarıyla fiyatlara otomatik bir denge geldiğini söyleyebiliriz. KKTC’de durum tamamıyla farklı. Yükselen sterlin ile gerek kira ödemlerinde gerek gayrimenkul satışlarında ek bir baskı hissedilecektir.

Dilek Kemancıoğlu (Limasol Türk Kooperatif Bankası Hazine ve Fon Yönetimi Müdürü): Hafta başını beklemeden bir yorum yapmak pek de sağlıklı olmaz. Sayın Erdoğan’ın da Albayrak’ın da açıklamalarının net yansımaları, bu haftanın ilk periyodunda anlaşılacak. Şimdiden bir şey söylemek doğru değil ama döviz kurlarındaki yüksek seyre yönelik ivedi bir eylem de açıklanan programda görünmüyor. Dediğim üzere, haftanın ilk işlem günü beklenmeli.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 2

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 8 8 0 0 18 24
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 8 6 1 1 10 19
3 BAF ÜLKÜ YURDU 8 5 2 1 12 17
4 CİHANGİR GSK 8 4 2 2 2 14
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 8 4 1 3 8 13
6 GÖNYELİ SK 8 4 1 3 2 13
7 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 8 4 0 4 6 12
8 BİNATLI YSK 8 3 1 4 -3 10
9 GENÇLİK GÜCÜ TSK 8 2 3 3 -2 9
10 LEFKE TSK 8 2 3 3 -4 9
11 ÇETİNKAYA TSK 8 2 3 3 -6 9
12 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 8 2 2 4 -4 8
13 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 8 1 5 2 -8 8
14 GİRNE HALK EVİ 8 2 0 6 -5 6
15 ESENTEPE KKSK 8 1 1 6 -13 4
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 8 0 3 5 -13 3
yukarı çık