banner6

Enflasyonist baskılar sürüyor merkez bankaları şahinleşiyor

banner37

Enflasyonist baskılar sürüyor merkez bankaları şahinleşiyor
banner150 banner151 banner143

Hazırlayan: Ali ÇATAL

   Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Bankası (Fed), Jerome Powell başkanlığında geçtiğimiz işlem haftası dahilinde düzenlenen ve iki gün süren Mayıs 2022 dönemi Federal Açık Market Komitesi (FOMC) toplantısında ‘beklentiler dahilinde’ davranarak politika faizini 50 baz puan (bp) artışla yüzde 0,75-1,00 aralığına yükseltti.

   Fed’den yapılan açıklamada, faiz oranının artırılması kararının oy birliğiyle alındığı aktarıldı.

   Genel ekonomik faaliyetin ilk çeyrekte yavaşladığına dikkat çekilen açıklamada, hanehalkı harcamaları ve işletme sabit yatırımlarının güçlü kalmaya devam ettiği vurgulandı.

   Açıklamada, işsizlik oranının önemli ölçüde düştüğü belirtilerek, “Enflasyon, salgınla ilgili arz ve talep dengesizliklerini, yükselen enerji fiyatlarını ve daha geniş fiyat baskılarını yansıtır şekilde yüksek kalmaya devam ediyor” ifadesi kullanıldı.

   Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının insani ve ekonomik zorluklara neden olduğuna işaret edilen açıklamada, ABD ekonomisi üzerindeki etkilerinin ise oldukça belirsiz olduğu aktarıldı.

   Açıklamada, savaş ve ilgili gelişmelerin enflasyon üzerinde ek yukarı yönlü baskı oluşturduğu ve ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturmasının muhtemel olduğu kaydedildi.

   Çin’deki yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını ile ilgili karantina önlemlerinin tedarik zincirindeki aksamaları daha da kötüleştirebileceği belirtilen açıklamada, Fed’in enflasyon risklerine karşı oldukça dikkatli olduğu vurgulandı.

   Açıklamada, uzun vadede yüzde 2 enflasyon ve maksimum istihdamın elde edilmesinin hedeflendiği anımsatılarak, para politikası duruşunun uygun şekilde sıkılaştırılmasıyla enflasyonun yüzde 2 hedefine dönmesinin ve iş gücü piyasasının güçlü kalmasının beklendiği ifade edildi.

   Fed’in açıklamasında, bu hedeflerin desteklenmesi için federal fon oranı hedefinin yüzde 0,75-1,00 aralığına yükseltilmesinin kararlaştırıldığı ve hedef aralıkta devam eden artışların uygun olacağının tahmin edildiği kaydedildi.

Bilanço küçültme 1 Haziran’da başlayacak

   Ayrıca Fed’in 1 Haziran 2022 itibarıyla bilançosunu küçültmeye başlayacağı belirtilen açıklamada, ilk etapta hazine tahvillerinde aylık 30 milyar Amerikan doları ve ipoteğe dayalı menkul kıymetlerde 17.5 milyar Amerikan doları azaltılacağı kaydedildi.

   Açıklamada, ilk üç ayın ardından bilanço küçültmede aylık miktarın hazine tahvilleri için 60 milyar Amerikan doları olacağı ve ipoteğe dayalı menkul kıymetler için de 35 milyar Amerikan dolarına yükseltileceği aktarıldı.

   Para politikasının duruşu değerlendirilirken ekonomik görünüme yönelik gelen bilgilerin etkilerinin izlemeye devam edileceği belirtilen açıklamada, bankanın hedeflerine ulaşmasını engelleyebilecek risklerin ortaya çıkması durumunda para politikası duruşunun uygun şekilde ayarlanmasına hazır olunacağı yinelendi.

‘Enflasyonist baskılar’ bir devri kapattı

   Kovid-19 salgının ilk aylarında politika faizini yüzde 0-0,25 aralığına çeken Fed, ekonomiye destek sağlamak amacıyla varlık alımına başlamıştı.

   Hatırlanacağı üzere Fed’in bilançosu, salgın döneminde neredeyse iki katına çıkarak yaklaşık 9 trilyon Amerikan dolarına ulaşmıştı.

   Hızlı ekonomik toparlanmayla gelen enflasyondaki yükseliş, Fed yetkililerini para politikasında değişikliğe gitmeye zorlarken; banka, geçen yıl kasım toplantısıyla varlık alımlarının hızında azalmaya gitmeye başlamış ve Aralık 2021 toplantısında ise varlık alımlarını azaltma hızını artırmıştı.

   Fed, Mart 2022 toplantısında ise 25 bp artışla 2018 yılından bu yana ilk kez faiz artırımına gitme kararı almıştı. Banka, en son faiz artırımını, Kasım 2018’de küresel finansal krizin ardından devreye aldığı genişlemeci para politikalarını sonlandırma amacıyla gerçekleştirmişti.

   Bankanın Mayıs 2022 toplantısında kararlaştırdığı 50 bp’lik artış, 2000’lerden bu yana gerçekleştirilen en hızlı faiz artışı oldu.

   ABD’de enflasyon, Mart 2022’de yıllık yüzde 8,5 ile Aralık 1981’den bu yana en yüksek seviyeye ulaşmıştı.

BoE de faiz artırdı

   İngiltere Merkez Bankası (BoE) da geride bıraktığımız işlem haftasında gerçekleşen Para Politikası Kurulu (MPC) toplantısında, politika faizini beklentiler doğrultusunda 25 bp artırarak yüzde 1’e yükseltti.

   BoE tarafından yapılan açıklamada, politika faiz oranının yüzde 0,75 seviyesinden yüzde 1’e yükseltildiği ve kararın MPC’nin altı üyesinin oyu ile alındığı bildirildi. Piyasa beklentisi de politika faizinin 25 bp artırılacağı yönündeydi.

   Bankanın bu kararıyla ülkede politika faizi geçen yılın aralık ayından bu yana dördüncü kez artırılarak 2009 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

   Kurulun tutanaklarında, üyelerden diğer üçünün ise politika faizinin yüzde 0,5 puan artırılarak yüzde 1,25’e yükseltilmesi yönünde oy kullandığı kaydedildi.

   Tutanaklarda, “Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından küresel enflasyonist baskılar keskin bir şekilde yoğunlaştı. Bu, dünya ve İngiltere büyüme görünümünde önemli bir bozulmaya yol açtı” İfadelerine yer verildi.

   MPC’nin tutanaklarında, bütün bu gelişmelerin İngiltere için olumsuz arz şok kombinasyonunu büyük ölçüde şiddetlendirdiği ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesiyle gıda tedarikine ilişkin endişelerin arttığı bildirildi.

   İngiltere’de enflasyonun Mart 2022 itibarıyla yüzde 7 seviyesinde olduğunun hatırlatıldığı tutanaklarda, yılın geri kalanında enflasyonun artış eğilimini sürdürmesinin beklendiği kaydedildi.

   Tutanaklarda, ülkede enflasyonun 2022 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 9’un üzerine çıkmasının ardından 2022 yılının dördüncü çeyreğinde ise yüzde 10’u aşarak zirve seviyesini görmesinin beklendiği ifade edildi.

   İngiltere'de Mart 2022 itibarıyla yüzde 7 olan enflasyon, son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştı.

Petrol üretiminde ‘kademeli artış’ kararı

   Suudi Arabistan liderliğindeki 13 üyeli Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ile Rusya önderliğindeki OPEC dışı petrol üreticisi 10 ülkenin (OPEC+) enerji ve petrol bakanlarının, piyasa koşullarını değerlendirmek ve Haziran 2022 itibarıyla uygulanacak üretim miktarını görüşmek üzere çevrim içi düzenledikleri 28. Bakanlar Toplantısı da geçtiğimiz perşembe itibarıyla sona erdi.

   OPEC'ten yapılan açıklamada, mevcut petrol piyasası temelleri ve görünümünün dengeli bir piyasaya işaret ettiği, jeopolitik faktörler ve devam eden salgına ilişkin konuların etkilerinin izlendiği belirtildi.

   Grubun, 18 Temmuz 2021'de düzenlenen 19. Bakanlar Toplantısı'nda alınan günlük petrol üretiminin kademeli artırılmasına ilişkin karara bağlı kalarak haziranda günlük 432 bin varil üretim artışına gideceği ifade edildi.

   Açıklamada, OPEC+ grubunun bir sonraki toplantısının 2 Haziran'da yapılacağı kaydedildi.

OPEC+ grubu üretim kesintisi anlaşması

   Kovid-19 salgınına paralel yaşanan talep düşüşü nedeniyle Nisan 2020 döneminde günlük ham petrol üretiminde yaklaşık 10 milyon varillik kesintiye giden Grup, talebin toparlanma sürecine girmesiyle üretim kesintilerini Nisan 2021'den bu yana belirli aralıklarla hafifletmeye başladı.

   OPEC+ grubu, bilindiği üzere, 19. Bakanlar Toplantısı'nda aldığı karar doğrultusunda Ağustos 2021 periyodundan bu yana günlük ham petrol üretimini kademeli olarak her ay yaklaşık 400 bin varil artırıyor.

Gazprom’dan ‘Kuzey Akım 2’ açıklaması

   Öte yandan, Rus enerji şirketi Gazprom, Almanya'nın durdurulan Kuzey Akım 2 doğal gaz boru projesinin ikinci hattından 2028 yılından önce faydalanamayacağını bildirdi.

   Gazprom'dan geride bıraktığımız işlem haftasında yapılan yazılı açıklamada, Kuzey Akım 2 boru hattının atıl durumda olduğu hatırlatıldı.

   Hattın kara kısımlarında bulunan altyapıdan Rusya'nın kuzeybatı bölgelerinin faydalanmasına karar verildiği belirtilen açıklamada, "Almanya, Kuzey Akım 2'yi işletmeye alma kararı verirse, yalnızca projedeki bir hattı yüzde 100 kapasiteyle kullanılabilecek" ifadesine yer verildi.

   Açıklamada, Kuzey Akım 2'nin ikinci hattının tekrar devreye alınmasının 2028'den önce mümkün olamayacağı kaydedildi.

   Toplam maliyeti yaklaşık 11 milyar Amerikan doları olarak hesaplanan hattan, yılda 55 milyar metreküp Rus gazının Baltık Denizi üzerinden Almanya'ya sevk edilmesi planlanıyordu.

   Almanya Başbakanı Olaf Scholz'un 23 Şubat 2022’de verdiği talimat sonrasında sertifikasyon süreci durdurulan Kuzey Akım 2 projesinde, bakım çalışmaları da yaptırımlar nedeniyle gerçekleştirilemiyor.

TCMB’den enflasyon değerlendirmesi

   Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yüzde 70’e yaklaşan enflasyonu değerlendirdi.

   Buna göre, aylık gelişmeler raporunu geçen cuma açıklayan TCMB, son ayda tüketici yıllık enflasyonundaki artışın alt gruplar geneline yayıldığını ve enflasyona en belirgin katkıyı başta gıda olmak üzere enerji ve hizmet gruplarından geldiğini belirtti.

   Gıda grubunda yıllık enflasyondaki yükselişin alt kalemler genelinde devam ettiği, bir önceki ay yataya yakın seyreden taze meyve ve sebze fiyatlarının bu dönemde yüksek artış sergilediği ifade edildi.

   Belirli ürünlere uygulanan KDV indiriminin fiyatlara yansıdığını belirten TCMB’nin değerlendirmesi şöyle:

   “Enerji enflasyonu, doğal gaz ve şebeke suyu gibi yönetilen/yönlendirilen kalemlerdeki gelişmeler öncülüğünde önemli ölçüde artış kaydetmiştir. Bu dönemde, hizmet grubunda yıllık enflasyon alt gruplar genelinde artmış, enerji ve gıda fiyatlarındaki görünüme paralel olarak ulaştırma ve lokanta-otel öne çıkan gruplar olmaya devam etmiştir.

   Temel mal grubunda yıllık enflasyon dayanıklı mallarda yükselirken diğer alt gruplarda gerilemiştir. Belirli ürünlere uygulanan KDV indiriminin fiyatlara yansıdığı gözlenmiş, bu gelişme diğer temel mal grubunda fiyatları olumlu etkilemiştir.

   Uluslararası emtia fiyatlarında devam eden yüksek seyir, yurt içi enerji fiyatlarındaki artışlar ve tedarik zincirlerindeki aksamalar neticesinde üretici fiyatlarındaki yükseliş sürmüştür. Bu görünüm altında, B ve C göstergelerinin yıllık enflasyonları artmaya devam etmiştir.”

OpenSea Discort hesabı hacklendi

   NFT pazar yeri olarak sektörün en yüksek hacimli platformu OpenSea, yeni bir siber saldırıyla karşı karşıya kaldı.

   OpenSea’nin resmi Discord kanalı hack saldırısına uğrarken şirket, Twitter hesabı üzerinden tüm kullanıcıları kimlik avı saldırısına karşı uyardı; ayrıca güvenlik açığının araştırılmaya başlandığını duyurdu.

   OpenSea’nin Discord kanalı, kötü niyetli kişilerin eline geçtikten sonra kanalda YouTube ile ortak olduğu iddia edilen bir kimlik avı sitesinin bağlantısı yayımlandı. Siber saldırıyı gerçekleştiren kişiler kanal yayınında YouTube ortaklıkları olduğunu söyleyerek YouTube topluluğunu NFT sektörüne getirmek istediklerini yazdı.

   OpenSea Discord istismarı, Twitter üzerinden kullanıcıların şikayette bulunmaları sonrası ortaya çıktı. Şu ana kadar ise dolandırıcıların ağına düşen kullanıcı olup olmadığı konusunda bir bilgi verilmedi.

   Saldırganlar, kullanıcıları proje kapsamında ilk başvuranlara sınırlı sayıda olan whitelist elde edecekleri şeklinde kandırmaya çalıştı ve kullanıcıları kimlik avı sitelerine yönlendirmek istediler.

   En popüler NFT pazar yeri OpenSea, hatırlanacağı üzere daha önce de platforma yönelik siber saldırılara maruz kaldı ve kullanıcılar, hack olayı nedeniyle zarara uğradı. Şubat 2021’de gerçekleşen söz konusu siber saldırıda 17 kullanıcı, toplam değeri 1.7 milyon Amerikan doları değerinde olan 254 NFT’yi çaldırdı.

   Sanal ortamda gerçekleşen bu hırsızlık, e-posta kimlik avı saldırısı yöntemiyle gerçekleşti ve zarar, OpenSea tarafından doğrulandı.

   Bu siber saldırı sonrası zarara uğrayan birkaç Bored Ape NFT sahibi, siber saldırıda ihmal olduğu gerekçesiyle OpenSea’ye dava açtı ancak oluşum, siber saldırılara rağmen NFT pazar yeri sektördeki liderliğini koruyor.

‘Geleceğin malzemesi’ tekrar görücüye çıktı

   Diğer taraftan, mekanik özellik ve hafif yapılarıyla elektrikli otomobillerden uçakların iç mekan aksamlarına kadar birçok alanda kullanılan kompozit malzemeleri üreten sanayiciler, Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen JEC World Fuarı'nda buluştu.

   JEC World, "Geleceğin sanayi malzemesi" olarak adlandırılan kompozit sanayisinde, makina ve malzemeler, yazılım ve hizmetler, teknoloji süreçleri gibi tüm değer zincirini tek bir çatı altında toplayan dünyadaki tek fuar olma özelliğini taşıyor.

   Kovid-19 salgını nedeniyle 2019 yılından sonra ilk kez yüz yüze gerçekleştirilen JEC World organizasyonu olan fuarın bu yılki teması "Sürdürülebilir bir dünya için kompozitler" şeklinde belirlendi.

   Fuara, İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) gerçekleştirdiği milli katılım organizasyonu kapsamında 14, bireysel bazda ise 26 olmak üzere toplam 40 Türk firması katıldı.

   JEC World 2022'de bu yıl toplam bin 350 şirket ve kuruluş stant açtı. Fuar idaresi 112 ülkeden 40 bin profesyonelin fuara katılacağını açıklarken, üç gün boyunca 600'den fazla yeni ürünün lansmanının yapılması bekleniyor.

   Fuar, Türk kompozit sektörünün, küresel bir marka olması yolunda bir eşik olarak görülüyor. Kullanımı günden güne artan kompozit materyaller, havacılık, otomotiv, savunma, deniz, enerji, altyapı, inşaat, tasarım, elektronik, medikal gibi birçok sektörde katma değerli ürünlere dönüşüyor.

Aydagiç: Türkiye'ye sıçrama yaptıracak sektörlerden

   Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türk kompozit sektöründe orta ve büyük ölçekli 180 şirketin faaliyet gösterdiğini, kısmen bu işi yapan şirketlerle sayının 800'ü bulduğunu söyledi.

   Bu firmalarda yaklaşık 13 bin kişinin çalıştığını aktaran Avdagiç, "Türk kompozit malzeme pazarı 1.62 milyar euro ve 300 bin ton hacme sahip. Türk kompozit endüstrisinin büyük dünyası yakaladığı ivmeyi JEC World 2022 yılında ortaya koyuyor. Hızla büyüme trendine giren Türk şirketleri inanıyorum ki JEC World gibi etkinlikler sayesinde ticaret hacimlerini artırıp iş kapasitelerini büyütecektir" diye konuştu.

   Avdagiç, kompozitin, Türkiye’nin küresel ticarette rekabetçiliğini artıracak sektörlerin başında geldiğini vurgulayarak şunları kaydetti:

   "Kompozit yarının malzemesi ve kompozit sektörünün sağladığı katma değer, milli sanayi hamlemiz için oldukça önemli. İTO olarak biz de kompozitin, Türkiye'ye sıçrama yaptıracak sektörlerden birisi olduğunun bilincindeyiz. Bu yüzden Türkiye 2013'ten itibaren JEC World Fuarı'na katılımını istikrarlı bir şekilde sürdürdü. Her yıl kompozit dünyasına yeni perspektifler ekliyoruz. İnanıyorum ki JEC World, Türk kompozit endüstrisinin küresel boyutta tanıtımına katkı sağlayacaktır. Ayrıca şirketlerimizin katma değerli üretimini destekleyecek, ihracatımızın artmasına ve birçok yabancı ortaklıkların kurulmasına vesile olacaktır."

“Hafiflik ve sağlamlık üzerine bambaşka bir dünya”

   Şekib Avdagiç, kompozitin, Türkiye'de imalatın parlak geleceğini şekillendiren bir sektör olduğunu, kompozit ürünlerinin yüzde 75'inin taşımacılık-otomotiv, boru-tank-altyapı ve yapı-inşaat sektörlerinde kullanıldığını bildirdi.

   İleri teknolojili ürünlerin Türkiye'de üretilmesinin hızlanmasıyla rüzgar enerjisi, uzay ve havacılık ile elektrik ve elektronik sektörlerinde daha fazla miktar ve oranda kompozit malzeme kullanımının gerçekleşmesini beklediklerini aktaran Avdagiç, şunları ifade etti:

   "Kompozit imalatta hafiflik ve sağlamlık üzerine bambaşka bir dünya. 1970'lerde üretilen Concorde uçaklarında yüzde 8 kompozit malzeme kullanılıyordu. Günümüzde Boeing 787 ve Airbus A350 modellerinin ise yüzde 50'si kompozit malzemelerden imal ediliyor. Uzay araçlarında ve roketlerde kompozit malzemelerin kullanılması ile uçuş menzilleri önemli oranda uzadı.

   Savaş uçakları, helikopterler ve insansız hava araçlarında da kompozit malzemeler yoğun olarak kullanılıyor. Bir otomobilin ağırlığındaki yüzde 10'luk düşüş, yüzde 5-7 yakıt tasarrufu sağlıyor. Uzun zamandır Formula 1 yarış arabaları ile üst segment araçlarda kompozit malzemeler tercih ediliyor. Giderek orta segment modellerde de kompozitlere yönelim söz konusu. Otobüs, kamyon, tır gibi ağır araçların da birçok parçası kompozit malzemelerden imal ediliyor."

Otomotiv devinin hisselerinde Ferrari etkisi

   İngiliz lüks otomobil üreticisi Aston Martin Lagonda, Ferrari'nin eski patronu Amedeo Felisa'yı yeni CEO olarak atadı.

   Felisa’nın, 2020 yılından bu yana İngiliz markada CEO olarak görev yapan Tobias Moers'den derhal geçerli olmak koltuğu üzere devralacağı açıklandı.

   Halihazırda Aston Martin'in yönetim kurulunda görev yapan Felisa, 2008 ve 2016 yılları arasında Ferrari'nin tepe yöneticiliğini yapmıştı.

   Felisa kısa bir süre önce de Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli otomotiv mühendisliği ve tasarım firması Silk EV ile Çinli otomobil üreticisi FAW arasındaki ortak girişim olan Silk-FAW'a özel danışman olarak hizmet vermişti.

Kanadalı milyarder satın aldı

   Kanadalı milyarder Lawrence Stroll, bundan iki yıl önce finansal darboğazdaki İngilizlerin spor otomobil üreticisi Aston Martin'in imdadına yetişmiş ve şirketin yüzde 16,7'sini 182 milyon İngiliz sterlini karşılığında satın almıştı.

   Ardından gelişen süreçte Stroll Aston Martin Yönetim Kurulu Başkanı olarak koltuğu oturmuş ve milyarder iş adamının Formula 1'de boy gösteren takımı Racing Point Aston Martin F1 ismi ile mücadele devam etmişti.

   Stroll yönetiminde Aston Martin, kâr marjlarını yükseltmeye odaklanarak, kişiselleştirilmiş otomobil siparişlerine yöneldi. İngiliz marka böylece İtalyan Ferrari için daha ciddi bir rakip haline geldi.

   Üreticinin en büyük hissedarı konumunda olan Stroll, CEO değişikliği ile olarak, Moers'in şirketi istikrara kavuşturduğunu, ancak şimdi Aston Martin'in 'büyük resme odaklanmak' için bir CEO'ya ihtiyaç duyduklarını söyledi.

   Stroll, "Kimse ultra-lüks performanslı otomobillerin Amedeo'dan nasıl daha iyi hale getirileceğini bilmiyor. O filmi gördü, senaryoyu yazdı" dedi.

CTO'su da Ferrari'den geldi

   Aston Martin, ayrıca eski Ferrari ve BMW yöneticisi Roberto Fedeli'yi de CTO olarak görevlendirdi. Fedeli, Ferrari'nin ilk hibrit süper otomobilinin yaratıcısı olarak biliniyor.

   Aston Martin, bir önceki yılki 42.2 milyon sterlinlik zarara kıyasla, beklentilere uygun olarak ilk çeyrek için 111.6 milyon sterlinlik bir zarar bildirdi. Şirketin borsada işlem gören hisseleri yönetim değişikliğinin ardından yüzde 13 artış yakaladı.

   Aston Martin, ilk tam elektrikli otomobilini ise 2025 yılında piyasaya sürmeyi planlıyor.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110