Esnaf perişan

banner37

Koronavirüs salgını, ülke ekonomisini alt üst etti. KTEZO’nun yeni verilerine göre, ‘kapanma’ sürecine ve dövizin yükselişine direnemeyen 10 bini aşkın işletme işine ara verdi, 1.500’ü ise faaliyetlerini durdurdu

Esnaf perişan
banner90
banner99

Ali ÇATAL-Eniz ORAKCIOĞLU

DURUM İÇ AÇICI DEĞİL… Salgın ve kur şoku nedeniyle birçok sektör darbe aldı. Bu süreçten en çok etkilenen kesim ise, esnaf oldu. Kıbrıs Türk Esnaf Zanaatkarlar Odası’nın son verilerine göre, faaliyetlerine ara veren işletme sayısı 10 bini aştı, bin 500 iş yeri ise temelli kapandı. KTEZO yetkilileri, toparlanma belirtileri gösteren kuaför, berber, güzellik salonu, kozmetik ürünü satan işletmeler ve pet-shopların yerel vakaların artmasıyla yeniden ortadan kaybolduğu belirtti. Esnaf temsilcileri, bazı cafe ve pub gibi iş yerlerinin de kepenk indirdiğini, döviz büroları, seyahat acenteleri ve pansiyonların battığını ifade etti.

“PİYASA ÇOK KIRILGAN”…İş insanları da, mali yapının ikinci bir kapanmayı kaldırmayacağına dikkat çekerek mart-nisan sürecinde kapanmanın getirdiği ekonomik kayıplar ve vatandaşın uğradığı mağduriyetler göz önüne alındığında tekrar kapanmayı göze alamıyorsak, kendi kendimizi korumak zorunda olduğumuzu vurguladı. “Vatandaş da, işletmeler de tedbiri elden bırakmamalı” diyen iş insanları, piyasanın çok kırılgan olduğuna işaret etti. İş insanları,esnaf ve iş yerlerinin turist ile öğrenci olmamasından dolayı daha çok memur maaşı ile ayakta durduğunu söyledi.

   Covid-19 krizi ve ardından yaşanan dövizdeki yükseliş, dünyada olduğu gibi ülkemizde ekonomik hasara neden oldu.Tüm sektörlerin etkilendiği bu sürecin atlatılması için acilen ekonomik tedbirlerin alınması gerekiyor.

   Ülke ekonomisinin temel taşları olan turizm ve yükseköğrenim sektörleri, salgın süreci nedeniyle durdu.

   Ekonomideki kötü tabloyu gözler önünde seren küçük esnaf ise, kepenk kapatmaya devam ediyor.

  Kıbrıs Türk Esnaf Zanaatkarlar Odası’nın (KTEZO) son verilerine göre, yeni tip Koronavirüs salgını sürecinde Kuzey Kıbrıs’ta 10 bine yakın işletme faaliyetlerine ara verdi; bin 500 iş yeri ise ‘temelli kapandı’.

  Üç hafta öncesine kadar toparlanma belirtileri gösteren kuaför, berber, güzellik salonu, kozmetik ürünü satan işletmeler ve pet-shopların yerel vakaların artmasının akabindetekrardan ortadan kaybolduğu belirtildi.

   Çok fazla olmasa da, cafe ve pub gibi iş yerlerinin de kepenk indirmek durumunda kaldığı, döviz büroları, seyahat acenteleri ve pansiyonların battığı ifade edildi.

   Temel gıda ve hijyen ürünleri sektörlerindede, öğrencilerin yokluğu nedeniyle kapasitenin yarıya düştüğü bilgisi verildi.

   İş insanları, ülkemizde yerel bulaşın artış gösterdiği bu günlerde herkesin sağlık için gerekli tedbirini alması çağrısını yineleyerek “Ülke ekonomisi, işletmeler ve vatandaşlarımız, ikinci bir kapanmayı kaldırmaz. Buna ihtiyaç  kalmaması için vatandaşlar da işletmeler de tedbiri elden bırakmamalı” dedi. İş insanları, yetkililerin de denetimleri artırarak sürdürmesinin önemine işaret etti.

Kanber: Kapanmalar sürüyor,

yeni iş yerleri de açılmıyor

   Kıbrıs Türk Esnaf Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Başkanı Mahmut Kanber, 10 bine yakın işletmenin faaliyetlerine ara verdiğini; bin 500 iş yerinin ise ‘temelli’ kapandığını söyledi.

   KKTC’de her yıl ortalama bin 500 işletmenin kapandığını fakat ‘bir o kadarının da’ açıldığını kaydeden Kanber, Kovid-19 salgınının, bahse konu kapanmalardaki ‘tetikleyici’ etkisinin yanı sıra yeni iş yerlerinin açılmasını da engellediğini belirtti.

   Ülkede şimdiye kadar iktidara gelen bütün hükümetlerin plansızlığının, Covid-19 salgınına tuz biber eken ve TL’nin, yabancı para birimleri karşısındaki değer kaybını ifade eden ‘kur şoku’ periyoduyla birleşerek, piyasaları işlemez hale getirdiğini aktaran Kanber, mevcut yapının, ülke esnafı nezdindeki etkiyi de katladığını söyledi.

   Mevcut hükümetin de ‘aksi yöndeki bütün iddialarına rağmen’ küçük ve orta ölçekli işletmeleri düşünmediğini savunan Kanber, son dönemde kurulan 3’lü koalisyon hükümeti bileşenlerinin ‘gizli ajandalarının’ sadece ‘Ekim 2021’de yapılması konusunda konsensüs sağlanan’ erken genel seçimleri kazanmaktan ibaret olduğunu iddia etti.

KKTC’deki yükseköğretim konseptini de eleştiren Kanber, yükseköğretimin de ‘sektöre çevrildiğini’ ve üniversitelerin de ‘öğrencinin ailesinin parasını almak’ üzerine hizmet verdiğini savundu.

   Üniversitelerin, öğretim programlarını dahi halkta ve piyasada oluşan talebe göre şekillendirdiğini vurgulayan Kanber, söz gelimi, ‘kuaförlük ve güzellik hizmetleri’ alanında bir dönem meydana gelen yoğun ilginin akabinde, ülke üniversitelerinde de ‘birbirinin peşi sıra’ kuaförlük bölümleri açıldığını hatırlattı.

   ‘Lokomotif sektör’ diye bilinen bazı sektörlerin, Covid-19 salgını periyodundaki tavırlarının, bu sıfatı taşımayı hak etmediklerini gösterdiğini de savunan Kanber, tepkisini “Girne’de her hafta sonunda, lazer gösterilerinden ve havai fişek şovlarından gökyüzü görünmüyor.Keza, Türkiye’den fahiş bedellerle konsere getirilen sanatçıların haberlerini de sürekli alıyoruz ama iş, bu sektörlerdeki emekçilere gelince hem personel çıkarmayı biliyorlar hem de maaş konusunda ‘birkaç ay bile’ dayanamayacaklarını iddia ediyorlar. Bu ‘nasıl’ lokomotiflik?” ifadeleriyle dile getirdi.

Tulga:Seyahat acenteleri

ve pansiyonlar bitti

   KTEZO Genel Koordinatörü Hürrem Tulga da Covid-19 salgını nedeniyle en ciddi darbeyi, genel kanının aksine, turizm sektörünün değil; faaliyetleri ‘kara kapılarına bağlı’ işletmelerin aldığını söyledi.

   Buna göre, butiklerin, ayakkabıcıların, çantacıların, hediyelik eşya satan dükkanların, tuhafiyecilerin ve kumaş satanların battığını, batmayanlarda da korkunç bir kapasite düşüklüğü yaşandığını kaydeden Tulga, en büyük zorluğu yaşayan Surlariçi’nde ise şu an kahvehane bile kalmadığını aktardı.

   Otellere yaptıkları satışlar, gelirlerinin önemli bir kısmını oluşturan off-licence işletmelerinin de Covid-19 salgını ve buna eşlik eden kur şoku nedeniyle çok önemli bir zarar gördüğünü de belirten Tulga, üç hafta öncesine kadar toparlanma belirtileri gösteren kuaför, berber, güzellik salonu, kozmetik ürünü satan işletmeler ve pet-shopların da yerel vakaların artmasının akabinde, an itibarıyla ‘tekrar’ ortadan kaybolduğuna dikkat çekti.

   Cafe ve pub gibi iş yerlerinin de diğerleri kadar yüksek oranda olmasa da salgın nedeniyle kepenk indirmek durumunda kaldığı bilgisini veren Tulga, “Faaliyetlerine ara veren iş yeri sayısı 10 bini aslında çoktan geçti. Döviz büroları, seyahat acenteleri ve pansiyonlar battı; çiçekçilerin ise yarısı iş hayatından çekildi. Sıkıntı olmadığı zannedilen temel gıda ve hijyen ürünleri sektörlerinde, öğrencilerin yokluğu nedeniyle kapasite yarıya düştü. Surlariçi’nde ki işletmelerin ise neredeyse tamamı buharlaştı. İşin kötü tarafı, bu iş yerlerine hükümetten hiçbir katkı da yok” dedi.

“Salgın paniğiyle vatandaş

esnafa uğramaz oldu”

   Hürrem Tulga, önemli olanın salgının zamanında yayılmasını önlemek olduğunu söyleyerek, şu anda paniğin başladığını ve salgının artması ile ekonominin yok olduğunu vurguladı. Tulga, diğer ülkelerin para basarak ülkesini yaşatabildiğine dikkat çekerek, kapandıkları zamanda iş insanlarına veya esnafa belirli ödemelerle ekonomiyi ayakta tutabildiklerini ama bizde sözü bile edilemeyecek çok küçük bir miktar ödendiğini belirtti.

Tulga, esnafa veya iş insanına ödeme yapılacak bir kaynağımızın olmadığını kriz durumları için bir fon bile oluşturulmadığını kaydetti. Tulga, ekonomiyi canlandırabilecek en büyük yapı taşının üretim olduğuna dikkat çekerek, ülkemizde üretimin üvey evlat gibi görüldüğünü, tüm çarkların turist ve öğrenciye bağladığımızı ve gelmediklerinde ekonominin de dönmediğini söyledi.

   Tulga, bir hafta önce çarklarını bir şekilde döndürmeyi başaran restoran, cafe, berber kuaför ve benzeri sektörlerin bugün ekonomik durumunun dibe vurduğunu, salgın paniği ile insanların bu sektörlere uğramadığını anlattı.

   “İnsanlar zorunlu hizmet ve ihtiyaç dışında yerinden hareket etmiyor” diyen Tulga, ekonominin yerle bir olması için kapanmadan önce salgın yeterli” şeklinde konuştu.

Mamülcü: Vatandaşlar da

iş yerleri de dikkat etmeli

   Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD) Yönetim Kurulu Başkanı Enver Mamülcü, bu ülkenin ekonomik açıdan başka bir kapanmayı daha kaldıramayacağına dikkat çekerek, böyle bir durumda birçok esnaf ve iş insanının iflasın eşiğine geleceğini kaydetti.

   Mamülcü, birçok iş insanı ve esnafın kredi aldığını, ödemeleri olduğunu belirterek gıda sektörünün de stok yaptığını, malzeme tedariklerini tamamladığını belirtti. Ekonomik dar boğaz olduğunun altını çizen Mamülcü, etkin denetimlerin yapılması gerektiğini ifade etti

Mamülcü, vatandaşın kapalı alanlarda yoğunluk oluşturmamaya dikkat etmesi ve iş yerlerinin de yoğunluk oluşmasına karşı önlemler alması gerektiğini söyledi.

   Piyasanın çok kırılgan olduğuna vurgu yapan Mamülcü, esnaf ve iş yerlerinin turist ve öğrenci olmamasından dolayı daha çok memur maaşı ile ayakta durduğunu, 13’üncü maaşlar ödenmezse de yine esnaf ve işyerlerinin zor durumda kalacağını belirtti.

Kayım: Mesafeli oturmayı kabul

etmeyen müşteriler restoranı terk ediyor

   Restorancılar Birliği (RES-BİR) Başkanı Salih Kayımda, dünyanın en güçlü ekonomisine sahip Almanya’nın Başbakanı Angela Merkel’in bile ülkesine “Tedbirleri alalım, ikinci bir kapanmayı kaldıramayız” diye açıklama yaptığını anımsatarak, ülkemizde de durumun aynı olduğunu söyledi.

   Kayım, ülke ekonomisinin zaten kötü durumda olduğunu ve sektörlerin battığını söyleyerek, mart döneminde yaşanan kapanmada neler yaşandığını hatırlattı. Kayım, restorancılar olarak kurallara uyduklarını hatta bu nedenle mesafeli bazen müşterilerin tepkisi ile karşılaştıklarını, kimi zaman mesafeli oturmayı kabul etmeyen müşterilerin restoranları terk ettiğini anlattı.

   Halkın panik olduğunu ve kalabalık restoranlara girmediğini söyleyen Kayım, herkese kurallara uyarsa sürecin atlatılabileceğine dikkat çekti.

Ergün: Tekrar kapanmayı göze alamıyorsak,

kendimizi korumaktan başka çaremiz yok

   Genç İş Adamları Derneği (GİAD) Başkanı Uğur Ergün, tüm dünyada Covid-19 vakalarının artış gösterdiğine vurgu yaparak, ülkemizde de vaka ve temaslı sayılarında artış olduğunu söyledi.

   Ergün, Bakanlar Kurulu’nun aldığı önlemlerin mantık hataları içerdiğini savunarak, “Önlemler tüm kesimleri memnun etmese de Sağlık Üst Kurulu’nda görev yapan danışmanlara güvenmek gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

   Ülkemizin mali olarak kesinlikle bir kapanmayı daha kaldırabilecek durumda olmadığına dikkat çeken Ergün, devletin daha önce yapmayı taahhüt ettiği destek ödemelerini dahi tamamlayamadığının altını çizdi.

“Bu noktada halkımız daha fazla kaos oluşmaması için tedbiri elden bırakmamalı” diyen Ergün, tüm hijyen önlemlerini alıp maske kullanımına devam etmemiz ve günlük hayatını bu şekilde sürdürmeye gayret göstermemiz gerektiğini kaydetti.

   Ergün, halkın artan temaslı oranına rağmen belli bir rahatlık içinde olduğunu gözlemlediklerini belirterek, “Mart-nisan sürecinde kapanmanın getirdiği ekonomik kayıplar ve vatandaşın uğradığı mağduriyetlerin göz önüne alındığında tekrar kapanmayı göze alamıyorsak, bizim kendi kendimizi korumaktan başka çaremiz yoktur” şeklinde görüş belirtti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75