Esnaf sendikası ‘olmazsa olmaz’

banner37

Ayakkabı mağazası sahibi İbrahim Asoğlu, hem kaçak işçiyle mücadele edilmesini talep etti hem de yerli üretici için maddi teşvik istedi

Esnaf sendikası ‘olmazsa olmaz’
banner90

“TL’DEN KURTULMALIYIZ”… Ayakkabı ve deri ürünleri mağazası işletmecisi İbrahim Asoğlu, “Bu TL’den kurtulmalıyız. Euro kullanılmadığı sürece sorunlar asla çözülemez” şeklinde görüş belirtti ve piyasa dönen para biriminin değiştirilmesinin ‘dertlere deva’ olduğunu iddia etti.

“YERLİ ÜRETİCİ KORUNMALI”… Ayakkabı mağazası sahibi İbrahim Asoğlu, “Halkın ve ülkenin yararına bir şeyler yapmaya çalışan yerli üretici korunsun. Bir ülkenin ekonomisinin düze çıkması için birinci kaynak, öz üretimdir. Bu nedenle, yerli üreticiler için teşvikler verilmeli; istihdam sağlayan da ‘hangi sektörden bahsedersek bahsedelim’ desteklenmeli” ifadelerini kullandı ve hükümetten, yerel esnafı koruyacak önlemler talep etti.

Ali ÇATAL

   Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) mevcut durumlarına, sorunlarına ve beklentilerine yönelik hazırladığımız dosyanın bu haftaki sayısına konuk olan ayakkabıcı İbrahim Asoğlu, para birimi olarak Türk lirasının (TL) terk edilmesi gerektiğini savundu; kaçak işçi sorunu için denetim ve esnafa yönelik sendika talep etti.

   Döviz kurlarındaki dalgalanmanın da küçük esnafın faaliyet gösterdiği sektörleri erittiğini kaydeden Asoğlu, “Hükümetten tek beklentim var: Sosyal güvencenin oluşması” ifadelerini kullandı ve sektörün sorunlarından bunlara yönelik çözüm önerilerini KIBRIS Ekonomi’ye anlattı…

“Kıbrıs sorunu çözülmeli”

   “Bu hükümet henüz çok yeni. Bu nedenle kimseyi şimdiden değerlendirmek istemem ama Kıbrıs sorununun çözülüp barış ortamının tesisinin KOBİ’lere olumlu bir etkisi olacağına da kesinlikle inanıyorum” diyen Asoğlu, Kıbrıs’ın kuzeyinin içinde bulunduğu politik belirsizliğin, ülke ekonomisine de olumsuz yansıdığını belirtti.

   Asoğlu, “Ayrıca bu TL’den de kurtulmalıyız. Euro kullanılmadığı sürece sorunlar asla çözülemez” şeklinde görüş belirten Asoğlu, piyasada TL kullanımının da mali yapıyı sarstığını iddia etti.

   “Öğrenci çalıştırıp yatırımdan kurtulanlar, hatta üçüncü ülkelerden getirdikleri işçileri kaçak çalıştıranlar var. Her şeyi olması gerektiği gibi yapan işletmelerin aklı bunlar kadar çalışmıyor mu? Kaçak işçiler konusunda çok ciddi denetimler mutlaka yapılmalı” diyen Asoğlu, kayıt dışı ekonomiye neden olan ve meydana getirdiği mağduriyetlerle insan haklarına da aykırı bir durum oluşturan ‘kaçak işçi çalıştırılması’ probleminden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

“Yüksek döviz her şeyi zorlaştırıyor”

   Asoğlu, “Ayrıca küçük esnafın sendikalaşması da olmazsa olmaz. Bu sayede hem sesimizi daha gür duyururuz hem de sorunlarımızın hükümetler nezdinde muhatap alınmasını sağlarız” sözleriyle, belli bir kâr marjının altındaki işletmelerin direktörlerinin girişimiyle kurulacak bir sendikanın, bazı sektörlerde hizmet veren çalışanların da elini rahatlatacağını kaydetti.

   “Şunu da söyleyeyim: Halkın ve ülkenin yararına bir şeyler yapmaya çalışan yerli üretici korunsun. Bir ülkenin ekonomisinin düze çıkması için birinci kaynak, öz üretimdir. Bu nedenle, yerli üreticiler için teşvikler verilmeli; istihdam sağlayan da ‘hangi sektörden bahsedersek bahsedelim’ desteklenmeli” şeklinde konuşan Asoğlu, yerel esnafı koruyacak tarzda önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

“Sosyal güvence şart”

   “Nüfus az, dolayısıyla tüketim zaten düşük. Yanında 15 şişi çalıştıran esnafın günlük 10 tane müşterisi bile çoğu kez olmuyor. Buna bir de dövizdeki yükselme eklenince bizim gibi işletmelerin durumu daha da zorlaşıyor” ifadesiyle Asoğlu, ekonomik kriz ortamında hem müşterilerinin azaldığını hem de yükselen döviz nedeniyle köşeye sıkıştıklarını söyledi.

   Asoğlu, yeni hükümet hakkında konuşmak için ise kendilerinin ‘koltuklarına yerleşmelerini’ beklediğini belirtirken, “Hükümetten tek beklentim var: Sosyal güvencenin oluşması. Esnafın yüzde 70’ine, yanında çalıştırdığı kişilerin sigorta yatırımlarını yapmak bile zul geliyor.

   Bu, eleştirilecek bir durum ancak ‘el eli yıkar, el yüzü yıkar’ deyişindeki gibi düşünüp, devletin ‘verdikçe alan’ bir ana olduğunu unutmamalıyız. Bu nedenle, sosyal yatırımlar için hükümet desteği artmalı” notunu düştü ve işçi yatırımlarına yönelik ‘devlet desteği’ talebinde bulundu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96