Faizler artırıldı, döviz düştü

banner37

Ekonomistlerin “2018’den bu yana en önemli toplantı” diye nitelediği, yılın 11’inci PPK toplantısı yapıldı; politika faizinde 475 bp artırım gerçekleşti, TC ve KKTC Merkez Bankaları faizleri artırdı

Faizler artırıldı, döviz düştü
banner99


banner134
 

“PİYASA BEKLENTİLERİYLE ÖRTÜŞTÜ”… TCMB bünyesinde dün gerçekleştirilen yılın 11’inci PPK toplantısında, politika faizi olarak kullanılan haftalık repo faizi 475 bp artırılarak yüzde 10,25’ten yüzde 15’e yükseltildi ve geç likidite penceresi (GLP) oranı da kaldırılarak, tüm fonlamanın yüzde 15 üzerinden yapılacağı açıklandı. Eylül toplantısında 200 bp faiz arttırarak ve ekim döneminde de faizleri stabil tutarak ‘piyasa beklentilerine aykırı’ tavır alan TCMB, 475 bp faiz artırımı kararıyla ‘piyasa beklentilerine uygun’ bir adım attı.

YABANCI PARA FAİZ ORANLARI AYNI KALDI… KKTC Merkez Bankası Yönetim Kurulu, vadelerinden bağımsız olmak kaydıyla Merkez Bankası nezdindeki faize tabi TL mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranını yıllık yüzde 8,25’ten, yüzde 11,50’ye; TL yasal karşılıklara uygulanan faiz oranını da yıllık yüzde 3,50’den, yüzde 6,00’ya yükselttiğini açıkladı. Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre, yabancı para faiz oranlarında ise herhangi bir değişikliğe gidilmedi.

“SİNYALLER GELMİŞTİ”…TCMB Başkanlığı’na, önceki hafta sonunda yayınlanan bir kararname ile Naci Ağbal atanmış, Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı makamına da Lütfi Elvan getirilmişti. Ağbal, ‘sıkı para politikasının süreceğini’ fakat TL’deki volatilite konusunda da ‘aksiyoner’ bir tavır alınacağını söylemişti. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da yüksek faiz uygulamasına sıcak bakmadığını yinelemiş ancak konuşmalarında ‘enflasyonun altında kalmayacak bir faiz politikasına’ duyulan ihtiyaca da gönderme yapmıştı.

“AKLIN YOLU BİRDİR”… Ekonomist Okan Veli Şafaklı, faizin, döviz kurlarını dizginlemede ‘kısa vadeli’ olmak üzere çok etkili bir enstrüman olduğunu kaydederken; risk-getiri ikilemine bakıldığında, merkezin bu hamlesini “Aklın yolu birdir” şeklinde karşılamak gerektiğini söyledi. Şafaklı, Türkiye’de son dönemde meydana gelen ‘politika değişikliğine yönelik algıların’ TL’nin değerinin artmasına neden olduğunu da belirtirken; bu beklentilerin ‘olgular ile örtüşmemesi’ durumunda, TL’deki bu değer artışının sürdürülebilir olamayacağı uyarısında bulundu.

Ali ÇATAL

   Piyasalarda bütün gözlerin üzerine çevrildiği, yılın 11’inci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) bünyesinde dün yapıldı.

   Söz konusu toplantıya yönelik karar, Kıbrıs saati ile dün 13.00’te açıklanırken; TCMB, politika faizi olarak kullandığı haftalık repo faizini 475 baz puan (bp) artırarak yüzde 10,25’ten yüzde 15’e çıkardı ve geç likidite penceresi (GLP) oranını da kaldırarak, tüm fonlamanın yüzde 15 üzerinden yapılacağını açıkladı.

   Aynı şekilde KKTC Merkez Bankası da faiz oranlarını yükseltme kararı aldı. Bu kararla birlikte döviz kurlarında düşüş başladı.

   Türkiye serbest piyasalarında PPK öncesi, gün içinde en düşük 7,6380 seviyesini gören dolar/TL kurunda fiyat, ilk tepki olarak 7,51 seviyesine geriledi. Parite, haftanın dördüncü işlem gününü 7,5313 TL’den kapattı. Euro/TL kuru ise 8,9224 TL’den fiyatlandı.

   Bilindiği üzere, TCMB Başkanı Murat Uysal, önceki hafta sonunda yayınlanan bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile görevden alınmış ve yerine Naci Ağbal atanmıştı. Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifasından boşalan makama da Lütfi Elvan getirilmişti.

   Ağbal, göreve geldiğinde ‘sıkı para politikasının süreceğini’ fakat TL’deki volatilite konusunda da ‘aksiyoner’ bir tavır alınacağını söylemişti.

   Türkiye Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da yüksek faiz uygulamasına sıcak bakmadığını yinelemiş ancak konuşmalarında ‘enflasyonun altında kalmayacak oranda bir faiz politikasına’ duyulan ihtiyaca da gönderme yapmıştı.

   Ağbal ile Erdoğan’ın bu açıklamalarını satın alan piyasalar da son iki hafta boyunca fiyatlamayı buna göre yapmış ve 475 bp med yanında bir faiz artırımı beklentisini dile getirmişti.

   Bu bağlamda, eylül toplantısında 200 bp faiz arttırarak ve ekim döneminde de faizleri stabil tutarak ‘piyasa beklentilerine aykırı’ tavır alan TCMB, kasım periyoduna yönelik toplantısında aldığı 475 bp faiz artırımı kararıyla ‘tam da piyasa beklentilerine uygun’ bir adım attı.

   KKTC serbest piyasalarında da bahse konu eylemin yansıması olumlu oldu ve bütün döviz kurlarında düşüş kayda geçti ve Kuzey Kıbrıs’ta dün Amerikan Doları ortalama 7,5305 TL, Euro 8,9225 TL ve İngiliz Sterlini 9,9750 TL’den alıcı buldu.

   Doların, düne 7,6852 TL’den, Euro’nun 9,1216 TL’den, sterlinin de 10,2294 TL’den başladığı düşünüldüğünde, PPK kararı ardından dolarda yüzde 2,01, Euro’da yüzde 2,18 ve sterlinde yüzde 2,49 bandında bir düşüş kayda geçtiği ortaya çıktı.

Şafaklı: Dövizi ‘kısa vadede’ dizginler

   Ekonomist ve Akademisyen Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, faizin, döviz kurlarını dizginlemede ‘kısa vadeli’ olmak üzere çok etkili bir enstrüman olduğunu kaydederken; risk-getiri ikilemine bakıldığında, merkezin bu hamlesini “Aklın yolu birdir” şeklinde karşılamak gerektiğini söyledi.

   Döviz kurunu belirleyen ana ve tali unsurların bulunduğunu da belirten Şafaklı, bir paranın, yabancı paralar karşısındaki değerini belirleyen ana unsurun ‘ülke ekonomisinin gücü’ olduğu gerçeğine parmak bastı.

   Bu bağlamda, bir ülkeye yabancı ülkelerin ne kadar ihtiyacı olduğu ile o ülkenin diğer ülkelere yönelik bağımlığının, döviz kurunu belirleyen ana unsur olduğuna işaret eden Şafaklı, “Bir ülkenin ekonomik gücü de o ülkeye yapılan doğrudan ve spekülatif yatırımlar yanında mal ve hizmet ihracatı ile belirlenir. İşte bu yatırım ve ihracatı olumlu etkileyebilecek motifler ve ekonomik performans göstergeleri, ülke parasının değerini de artıracaktır” ifadelerini kullandı.

   Bu çerçevede, döviz kurlarını ‘enflasyon oranı, faiz oranı, siyasi istikrar ve ülke riski, yabancı yatırımcıya güven verecek güçlü bir yargı ve hukuk sistemi, temel insan haklarına ve özgürlüklere saygı, dış borçlar ve yerel para birimini korumaya karşı kullanılabilecek rezervler’ gibi unsurların belirlediğini aktaran Şafaklı, bu sorunları aşacak mahiyette yapısal reformlar yapılmaksızın, sadece faiz düzenlemeleriyle, TL’nin değerinin korunamayacağını vurguladı.

   Türkiye’de son dönemde meydana gelen ‘politika değişikliğine yönelik algıların’ TL’nin değerinin artmasına neden olduğunu da belirten Şafaklı, istifalar sonucunda daha iyi bir ekonomik yönetim geleceğine yönelik beklentilerin doğduğunu; ayrıca devletin zirvesinden gelen ‘faiz artırımının tolere edileceği ve ülke riskinin azaltılacağı’ açıklamalarının yanı sıra yargı reformu tartışmalarından kaynaklanan olumlu beklentilerin de piyasaların yeniden hareketlenmesine ve TL’nin değerlenmesine neden olduğunu söyledi.

   Şafaklı, bu algılar ve beklentilerin ‘olgular ile örtüşmemesi’ durumunda ise TL’deki bu değer artışının sürdürülebilir olamayacağı uyarısında da bulundu.

KKTC Merkez Bankası da faiz oranlarını yükseltti

   Öte yandan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası da faiz oranlarını yükseltti.

   KKTC Merkez Bankası Yönetim Kurulu, vadelerinden bağımsız olmak kaydıyla Merkez Bankası nezdindeki faize tabi TL mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranını yıllık yüzde 8,25’ten, yüzde 11,50’ye; TL yasal karşılıklara uygulanan faiz oranını da yıllık yüzde 3,50’den, yüzde 6,00’ya yükselttiğini açıkladı.

   Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre, yabancı para faiz oranlarında ise herhangi bir değişikliğe gidilmedi.

   Bankanın yönetim kurulu, dün, Merkez Bankası nezdindeki TL mevduat hesapları ve yasal karşılık hesaplarına uygulanan faiz oranları ile TL reeskont, iskonto ve avans işlemleri yıllık faiz oranlarını yeniden belirledi.

   Bankadan yapılan açıklamada, TL olarak tanzim edilen ticari senetler karşılığında Merkez Bankası tarafından yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranının yıllık yüzde 12,75’ten, yüzde 17,75’e, TL olarak tanzim edilen sanayi, ihracat, turizm, eğitim ve tarım sektörleri senetleri karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranlarının yıllık yüzde 10,00’dan yüzde 15,00’e, küçük esnaf senetlerinin iskonto faiz oranının yıllık yüzde 9,00’dan yüzde 14,00’e ve döviz mukabili avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranınında yüzde 10,50’den yüzde 14,00’e yükseltildiği kaydedildi.

   Açıklamada, söz konusu yeni oranların bugünden itibaren yürürlüğe gireceği de belirtildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75