“Faydalı olabilir ama tek parametre değil”

Merkez bankalarının politika faizi oranlarının kur farkını absorbe etme etkisi tartışmalarında ortak yorum:

“Faydalı olabilir ama tek parametre değil”
  • 28 Mayıs 2018, Pazartesi 9:51

Ali ÇATAL

Döviz kurlarının Türk Lirası karşısındaki yükselişine paralel, yerel para birimlerinin değerini korumak için bazı ekonomistler tarafından savunulan ‘merkez bankalarının faiz yükseltmesi gerekliliği’ konseptini, ülkemiz ekonomistlerine irdelettik.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan özelinde belirli bir süredir yaşanan ‘faiz tartışması’nın yeniden yakıcılaştığıperiyottaiktisatçılarla söz konusu ‘çözüm reçetesini’ masaya yatırdık.

İktisatçıların bir kısmı, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilere sahip ülkelerdeki kur farkının, merkez bankalarının faizi düşük tutmalarısonucunda oluştuğunu savunurken; yabancı yatırımcıyı yurda çekmek ve kur farkının yıkıcı etkisini kompanse etmek için faiz yükseltmenin gereksizliğini savunanlar da var. Bu kampta yer alan iktisatçılar, faiz artırımının politik gerginlik kaynaklı ekonomik belirsizlik başta olmak üzere ‘aslında birden çok dinamikten’ kaynaklı dalgalanmaya hiçbir etkisinin olmadığı ve böylesi bir eylemin ‘halkın alım gücünü düşürüp, piyasada dönen parayı daha da azaltmaktan’ gayrı bir kapıya çıkmayacağı iddiasını dillendiriyor.

Bilindiği üzere gelişmiş piyasaların getirdiği kazançlar arttıkça yatırımcılar, Türk Lirası bazındaki varlıkları tutmak için daha büyük getiriler talep ediyor, ki bu da TCMB üzerindeki ‘faiz artırım talebi’ baskısının güçlenmesine yol açıyor lakin Türkiye'dekimevcut siyasi erk, ‘büyümeyi teşvik’ amacıyla faizlerin düşük tutulmasından yana bir politika izliyor.

TCMB Para Politikası Kurulu’nun 23 Mayıs’ta yaptığı toplantının ardından da faiz artırma kararı alınmış ve faiz koridorunun alt ve üst bandı yüzde 7,5 ile yüzde 9,25 olurken; politika faiziyse yüzde 8’de sabit kaldı. Ancak, toplantıda yüzde 13,50 olan Geç Likidite Penceresi faizi 300 baz puan artırılarak yüzde 16,50’ye çıkarıldı. Bu toplantının ardından dahi güne 4,80 seviyesinde başlayan dolar kurunu 4,57 bandına çekmeye yetmişti.

Öte yandan, ülkelerin para politikalarına yön veren merkez bankalarının politika faizi oranları incelendiğinde, en düşük oranın yüzde -0,1’le ‘ciddi bir üretim fazlasına sahip’ Japonya’da, en yüksek rakamınsa yüzde 40’lık bir oranla uzun zamandır ekonomik sorunlarla boğuşan Arjantin’de olduğu görülüyor.

Ekonomik istikrarsızlık abideleri: Arjantin ve Türkiye …

Arjantin, Türkiye ile sosyoekonomik açıdan benzeşen ve politika faizi oranları bazında yüzde 40 ile tepede yer alıyor. Arjantin, ulusal para birimi pezonun, parite fiyatıyla TL’ye yakınlığı bir yana; ‘Bir Arjantinli kadar zengin’ deyiminden Büyük Buhran’a, Peronlu yıllardan askeri darbeye, Austral Planı popülizminden Menem’in konvertibilite çalışmalarına ve 2001 Krizi’nden önce kovulan lakin neo-liberal yeni hükümet tarafından ülkeye tekrar davet edilen IMF’ye aynen Türkiye gibi ekonomik göstergelerindeki inişli çıkışlı grafikle bir ‘istikrarsızlıklar ülkesi’. Bu ülkenin, uyguladığı yüksek faiz politikasına rağmen artık kangren halini almış siyasi gerilim ve belirsizlik iklimi nedeniyle iktisadi sorunları ‘bir türlü’ aşamadığı bilgisi de göze çarpan bir diğer veri.

Son gelişmeleri konuştuğumuz iktisat, bankacılık sektörü ve akademi çevrelerinin yaklaşımları ise şöyle:

Ahmet Melih Karavelioğlu (Albank Ltd. Genel Müdürü):TCMB’nin faiz artırımına, faizlerin daha da düşmesini savunan Türkiye’deki mevcut iktidarın da etkisiyle gidememesi, bizlere kur farkı olarak yansıyor. Döviz kurlarındaki artışın tek kaynağı pek tabiî ki sadece düşük faizden kaynaklanmıyor,son dönemde aktörlerin Suriye üzerinden giriştiği hesaplaşmanın oluşturduğu gergin atmosfer başta olmak üzere pek çok etmen de yatırımcıyı kaçırıyor,fakat TC Merkez Bankası faizleri yükseltmediği sürece bu olumsuz etki ne yapılırsa yapılsın hep olacak.

Dilek Kemancıoğlu (Limasol Türk Kooperatif Bankası Hazine ve Fon Yönetimi Müdürü): Kur farkında aslında pek çok değişken etkili. Suriye’deki iç savaşla bölgede gerilen iplerin ve Orta Doğu’da uzun zamandır yaşanan karışıklığın Türkiye’ye olumsuz yansıması başta olmak üzere gergin politik atmosfer, TL’nin yabancı paralar karşısında değer kaybetmesinde etkili. Merkez bankalarının gideceği faiz artırımı da ancak siyasi belirsizliğin yaşanmadığı, ekonomik anlamda huzurlu coğrafyalarda kayda değer bir etkiye neden olur. Yani günümüz dahilinde konuşursak, sadece Türkiye değil; Orta Doğu başta olmak üzere siyasi huzursuzluğun olduğu hiçbir yerde faiz artırımı başlı başına bir çözüm parametresi değildir.

Serkan Dönmez (Yatırım Uzmanı ve Varlık Yöneticisi):Hatırlayacağınız üzere ilk hareket 3,70’li seviyelerdeyken yüksek enflasyon ve yüksek ama riskli büyüme datası ile başlamış ve bu hareket önce 3,98 civarındaki tepe noktasını aşmıştı. Bence bu noktaya kadar mesele ekonomikdatalar ile daha çok ilgiliydi ve faiz artırımı ile çözüm bulunabilirdi. Bugüne baktığımızda benzer ekonomik datalaraek olarak bir de seçim riski söz konusu. Seçim atlatılmadan yapılacak bir faiz artırımının hem nispeten etkisinin düşük kalacağı diğer taraftanda bu adımın atılabilirliğinin çok şüpheli olduğunu düşünüyorum.

Şöyle açayım; siyasiler ekonomide büyümeden pek vazgeçmek istemiyor ayrıca, faiz artırımının Türkiye için lokomotif sektör olan inşaat sektörüne çok etkisi var. Yani faiz artarsa çark dönmez,  faiz artmazsa finansal olarak dışarı para çıkar. Bunun etkisiyle yüksek kur ikilemi arasında sıkışmış bir hükümet görüyoruz. Tercih yine piyasayı canlı tutup faizi baskılamak olur kanaatindeyim. Planlanan olağanüstü toplantılar ardında gelecek açıklamaları da görmek lazım.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 4 4 0 0 6 12
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 4 3 1 0 9 10
3 BAF ÜLKÜ YURDU 4 3 0 1 6 9
4 GENÇLİK GÜCÜ TSK 4 2 2 0 6 8
5 ÇETİNKAYA TSK 5 2 2 1 0 8
6 CİHANGİR GSK 4 2 1 1 0 7
7 LEFKE TSK 4 1 3 0 3 6
8 GÖNYELİ SK 4 2 0 2 0 6
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 5 1 2 2 -3 5
10 ESENTEPE KKSK 4 1 1 2 -5 4
11 GİRNE HALK EVİ 4 1 0 3 1 3
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 4 1 0 3 -2 3
13 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 4 1 0 3 -3 3
14 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 4 0 3 1 -3 3
15 BİNATLI YSK 4 1 0 3 -6 3
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 4 0 1 3 -9 1
yukarı çık