Gelincik'te su sorunu büyüyor

banner37

Gelincikliler, “kan çıkar suyumuzu yine vermeyiz” diyerek dün bir kez daha eylem yaptı, muhtarın arazisindeki kuyudan çıkan suların nakli için döşenen boruları söktü.

banner87
Gelincik'te su sorunu büyüyor
banner8

Ayşe BULUT

Gelincik Köy Muhtarı Esat Nurçin’in kendi tapulu arazisi içinde su kuyusu kazıp, Alaniçili H.N., ile Gelincik ve Kumyalı bölgesinde ortak kiraladığı tarlada enginar üreticiliği yapacak olması dolayısıyla köy halkı dün bir eylem daha gerçekleştirdi.

Eylemciler “Adalet istiyoruz”, “Hakkımızı peşkeş çekmeyin, çektirmeyeceğiz”, “Türkmenköy’ün durumuna düşmeyeceğiz”, “Geleceğimizle oynamayın, oynatmayız”, “İşgalcilere ve su düşmanlarına hayır”, “Enginarsız yaşanır, susuz yaşanmaz”, “Tarım bakanı göreve” ve “Kaymakam ya görev ya istifa” yazılı pankartlar taşıdı.

Eyleme CTP İskele Milletvekili Biray Hamzaoğulları, CTP İskele İlçe Başkanı Hüseyin Mülazim, Boltaşlı Köy Muhtarı Safer Mani, Ziyamet Köy Muhtarı Hacıbey Mehmetoğlu, Kumyalı Köy Muhtarı Yaşar Demir ile Kumyalı, Ziyamet ve Boltaşlı köylüleri de katılarak Gelinciklilere destek verdi.

Eyleme katılanlar, kesinlikle enginar ekimine izin vermeyeceklerini dile getirerek kuyudan enginar tarlalarına giden boruları söktü. Boruların sökümü sırasında polisle vatandaş arasında kısa süreli arbede yaşandı. Gelincik köy halkı, ‘sökülen borular tekrar toprak altına döşenirse kan çıkar’ tehdidinde bulundu.

Boruyu sökenlere polis dava okuyup serbest bıraktı.

Ne dediler?... Ne dediler?... Ne dediler?...

Ahmet Talat (Gelincik Köyü Sulama Birliği Yönetim Kurlu Üyesi)

Biz bir aydan beridir mücadele ediyoruz. Bu enginarcılar için yetkililere başvurduk, hiçbir yetkili bize cevap vermiyor. Kaymakamlık atıyor suçu Tarım Bakanlığı’na, Tarım Bakanlığı Kaymakamlığa. Tarım Bakanlığı ‘ben yazı yazdım gönderdim kaymakamlığa’ diyor, Kaymakamlık da diyor ‘Jeoloji Maden Dairesi gelsin incelesin. Bu su yeterli değil desin, ben bu kuyuyu kapatayım’. O ona atıyor diğeri diğerine atıyor. Bizimle alay ediyorlar. Polis gelip yasal dava okudu bu insanlara, bu insanlar polisi de dinlemiyor. Yine devam ediyor. Kim bunlara dur diyecek? Nerden alıyor bu insanlar bu gücü? Bizim ekmeğimizle oynuyorlar. Biz 70-80 hanelik bir köyüz. Kazılan kuyu enginarcılar için kazıldı. H. N., diye bir şahıs Türkmen köyü kurutmuş, İnönü köyünü kurutmuş, Akdoğan’ı kuruttu. Bütün o tarafı kuruttu şimdide bize geldi bizim suyumuzu kurutsun. Bu adamlar kimden alıyor bu gücü de su borularını bile devletin ova yolunun içine döşüyor. Kendi arazisi içinde bu suyu kullanabilir ancak başka yere çıkaramaz. 1983 yılında Türkiye Cumhuriyeti Elçiliği bize kuyu açtı sırf köylümüz ekmek yesin diye. Biz özel göçmen geldik 1976 yılında, hiçbir işimiz yok. Adaya geldik ne iş yapacağız, hepimiz çiftçilik hayvancılık yapıyoruz. TC Yardım Heyeti kuyu kazdı, havuz yaptı. Herkese 2-3 dönüm arazi verdi. Aç kalmasın ekmeğini kazansın diye. Herkes oradan ekmek yiyor. Kimi soğan ekiyor, kimi patates ekiyor, kimi domates ekiyor. Ne hakları var elçiliğin yaptığı bir tesise böyle bir yanlış yapsınlar? Zamanında bizi tarım iş gücü olarak getirdiler. Bizim geçim kaynağımız tarımdır. Eğer bize sahip çıkılmazsa getirdikleri gibi bizi geri göndersinler.

Mustafa Talay:

Ağaçlarımızı sulayamıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti 1983 yılında Gelincik köy halkının sulu tarım yapması için kuyu açtı, ancak kuyuların biri kurudu diğeri de çamur akıyor. Yetkililere diyoruz gelin bize kuyu açın ya da temizleyin, hiç kimse umursamıyor. Ve bu yıl su olmadığından dolayı arpa buğday ektik sulu arazilere, birkaç kişi soğan ekti. Niye, çünkü su yok çamur akıyor. Bu açılan kuyu kaçak kazıldı. Aynı gün durduruldu, gecesi izin verdiler. Ertesi gün kuyuyu açtılar, pazartesi gün de izin verdiler. Bu kadar vurdum duymazlık olur mu? Bizim de ihtiyacımız var. Bize versinler, biz sulu tarım yapalım. Hepimiz tarımla uğraşıyoruz. Geçim kaynağımız budur, vallahi perişanız. Hiçbir yetkili ilgilenmiyor. Esat Nurçin 2-3 dönüm bir yerini bu şahıslara sattı. Ortaklık diye hiç bir şey yok. Biz bu işin peşini bırakmayacağız. İnanın kan bile çıkacak burada ama biz bunları buraya sokmayacağız.

Mehmet Dilmaç:

Bizim bireysel olarak hiç kimseyle bir alıp veremediğimiz yoktur. Sadece Gelincik köy halkının suyuna sahip çıkması için biz burada toplandık. Civar köylerden de destek veren arkadaşlarımız var. Nereye gittikse bir cevap alamadık. Bizim 350 dönüm sulu arazimiz var. 70- 80 hanelik bir köy olarak geçim kaynağımız bu sulu arazidendir. H. N.’yi tanımıyorum bile. Enginarcı diye ortalıkta dolanıyor. Nerede bu adamın lafı olduysa ‘vay sizin oraya da mı el attı bu adam. Bizi kuruttu mahvetti, sizi de kurutacak. Sakın sakın bu adama engel olun’ diyor. Zaten KKTC su sıkıntısı çekiyor yıllardan beri. Şimdi bunlar 48 saat bu dürbün çalışacak hemen akabinde 300-500 metre ilerisinde bizim sulu arazimiz var. Senede bu sulu arazimizi iki ay sulayabiliyoruz. Patates hasadını yapana kadar, biz bu iznin derhal iptal edilmesini istiyoruz. Aksi halde Türkiye’de nasıl o insanlar tankın altına yattıysa, biz de öyle yatacağız. Kesinlikle ucu nereye dayanırsa dayansın, biz bu işin peşini bırakmayacağız.

Cahit Keskinel:

Karpaz halkı 200-300 dönüm arpa ekmektedir. Ve bununla geçinmektedir. Bunlar nerden geldilerse geldiler bizim bölgeye 500 dönüm bin dönüm enginar ekmek için. Biz arpa ekemiyoruz bunlar bu suyu kullanıp enginar ekecek. Yukarıdaki yetkililer nasıl böyle bir izin verdi, Karpaz bölgesi halkını mahvedecekler. Karpaz mahrumiyet bölgesi, her konuda mahrumiyet. İş arasan yok, güç arasan yok. Bizim suyumuz var ise onu da enginarcıya, Hasan’a, Hüseyin’e peşkeş çekmek ayıptır. Bu su bizim için bir nimettir. Bu su burada kuruduğunda isteseler de istemeseler de biz gene buradayız. Koyun nasıl başını harup ağacının altına sokar, biz yine buradayız. Onlar toplayacak pılını pırtısını gidecekler. Ayıptır yahu artık ayıptır. Nereye gideceğiz? İngiltere’ye Almanya’ya, gavurun memleketine mi gidelim? Yoksa gidelim Rum tarafına vuralım istavroya mühürü de o zaman tamam diyelim?

Safer Mani (Boltaşlı Köy Muhtarı):

Ben yetkililere bu konuda duyarlı olmaları için çağrıda bulunuyorum. Halkı birbirine düşürmeden, herhangi bir kavga olmadan kimler sorumlu ise bu işten buna bir son versinler.

Ahmet Nurçin:

Benim 20 dönüm kuru arazim vardı. 2 dönüm sulu arazi verildi. Burada olan su bizim bu sulu arazilerimizin sulanması içindir. Bu enginarcılar bu bölgeye girmesin, Tarım Bakanlığı bunu engellesin. Yeşilöy’de su olmadığından dolayı geçmişte üç günün içinde kolokas ekimini yasakladılar. Kimse kolokas ekemiyor. Burada, bu şikayet bölgesinde bu iznin verilmesinin ne gereği var? 300 dönüm sulu arazimiz var burada 100 metre arayla, bunun tespiti yapılmadı. Bu su nereye gidecek? Bir aydan fazladır uğraşıyoruz, bir yetkili gelip bakmadı bu su nereye gidiyor? Bu enginarı eken nerelidir? Bu adam yatırım yapıyor ama neden yapıyor? Kimse gelip bakmadı. Ya bu enginarcılar buradan yok olacaklar ya da Gelincik köy halkı yok olacak.

Hacıbey Mehmetoğlu (Ziyamet Köy Muhtarı):

Bağlarımız sulansın diye belediye bir kuyu kazdı. Ve ben talep ettiğimde bana karşı çıktılar. Kışın üç kez üzüm bağlarını sulayacaktık ve izin vermediler. Enginarcılar buraya geldiği gibi hemen suyu aktardılar. Peşkeş çektiler enginarcılara burayı.

Yaşar Demir (Kumyalı Köy Muhtarı):

Yetkililere sesleniyorum; biz köylüler olarak acaba böyle bir işe başvuru yapsaydık izin verecek miydiler? Birkaç köyden birileri yapmak isteseydi kesinlikle izin verilmezdi. Zaten kuyularımızda su yok. Hayvanlarımıza bile su bulamıyoruz. Enginar da suyu çok sever, bundan dolayı da bu olaya karşıyım.

Biray Hamzaoğulları (CTP İskele Milletvekili):

Parti olarak sloganımız ‘üreten yok olmaz’ ancak bu enginar olayı Türkiye’den erken ürettiğimiz için gündeme gelmiştir. Ancak oradaki kapitalist sistem zaten buradaki insanlardan yeteri kadar düşük fiyata bu malları alıyor. Bu enginar çok su isteyen bir olaydır. Bu insanlar bir taktik uygulayarak önce buradan bir arazi satın aldılar. Sonra bu araziden yasal olmayan yollarla bir kuyu kazma içine girdiler. Kuyuyu kazdılar anladığım kadarıyla da çünkü bizim Meclis’te yazılı sorduğumuz sorulara doğru cevap vermeyen kaymakamlığın sözlü olarak verebileceğine inanmıyorum. Cuma günü polis durdurmuş, akşamüstü kazmış. Ertesi gün pazartesi günü de elinde belgeler oluşmuş. Nasıl olur bu iş? Jeoloji Dairesi incelemedi, burada araştırma yapılmadı. Bu kurumsal yapının çökmesinden doğan bir sıkıntı olduğu inancındayım. Ve burada bu insanlar bu sudan kış aylarında ve güz aylarında patates ekerek geçimlerini sağlamaktadır. Burada harcanacak olan su miktarından dolayı bu insanlar patateslerini ekemeyecekler. Patateslerini ekemeyecekleri gibi evlerine para götüremeyecek. Bu sefer de devletin kapısını çalacaklar ama devlette de bir şey kalmadı. Dolayısıyla burada bu iş yapılacaksa, ben bilmiyorum. Buna Tarım Bakanlığı karar verecek, nasıl doğru yapılacaksa. Ve her yerde konuşulan, buraya enginar ekmeye gelen arkadaşın gittiği her yerde suyu kuruttuğudur. Sıra buralara geldi. İnşallah gereken önlem ve tedbirler alınır, doğrular yapılır ve bu insanlar da rahat eder.

Ahmet Talay:

Suyun, kuyunun içindeki parselden dışarı çıkarılması yasaktır. Bu nedenden dolayı polis Esat Nurçin ve ortağına, suyu kuyunun içindeki parselden dışarı çıkardılar diye dava okudu. Kaymakamlık da şikayette bulundu bu konu hakkında.

 

Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2017, 09:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner108