Gelişen ülke paralarında en iyi performans TL’de

banner37

Fed toplantısı öncesinde,yatırımcıların çekimser kalması kaynaklı durgunluk sürerken; uluslararası piyasalardaki sessizlik de sürüyor

banner87
Gelişen ülke paralarında en iyi performans TL’de
banner99

Yatırımcılar, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Bankası’nın (Fed) bugünkü politika faiz kararı öncesinde duraksadıkça; Wall Street de önceki gün rekor yüksekliklerden düşüşle açılmıştı. Dow 42 puan artarken, S&P 500 3 puan ve Nasdaqcomposite 31 puan geriledi. Fed’in 10 yıl içinde ilk kez en az 25 puan olmak üzere faizleri indirmesi bekleniyor. Geride bıraktığımız cuma açıklanan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) raporu da dahil iyimser verilerin ardından 50 puanlık indirim şansı düştü.

Piyasalar, eylül periyodunda bir indirim daha olmasını bekliyor ve yıl sonunda üçüncü bir indirim için de yüzde 50 şans veriyor. Capital Economics Baş Ekonomisti Neil Shearing, “Yatırımcıların karşı karşıya kaldığı temel sorun, Fed’in ufak bir dizi teminat indirimi ile sıvışıp sıvışmaması veya daha temel bir politik gevşemeye doğru ilerleyip ilerlemeyeceği” ifadeleriyle durumu ve süreci yorumladı.

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ise Türkiye'nin düşük faiz beklentisi içinde olması gerektiğini savunarak, bu süreçte de kurda düşük ya da yüksek seviyelerin değil, küresel ticarette rekabetçiliğin önemli olduğunu iddia etti. Ekonomideki gelişmelere dair dün düzenlediği değerlendirme toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Albayrak, yılı pozitif büyüme ile tamamlamak istediklerini açıkladı.

KKTC serbest piyasalarında ise döviz kurlarındaki düşüş sürdü ve dün Amerikan Doları 5,5829 TL; Euro 6,2265 TL; İngiliz Sterlini ise 6,7977 TL’den fiyatlandı.

Albayrak: Faizde düşüş sürecek

Albayrak, bütçe açığının GSYH'ye oranının, Maastricht kriteri yüzde 3'ün altında kalacağını belirterek, enflasyonda faizlerde aşağı yönlü sürecin daha net bir şekilde devam edeceğini ve işsizlikte ise en kötünün geride kaldığını savundu. Albayrak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın(TCMB) faiz indirim sürecine girdiğini de söyledi.

Borç yapılandırma ile ilgili düzenlemenin bankalara ciddi bir alan açtığını iddia eden Albayrak, burada sürecin kamu-özel sektörün kendilerinin yürüteceğini belirtti. Albayrak, borç yapılandırmada ‘devlet bu zararı alsın’ gibi yaklaşımın söz konusu olmadığını, bankaların ve reel sektörün kolaycılığa kaçmaması gerektiğini belirtti.

“Türkiye düşük faiz beklentisinde olmalı”

Albayrak, gazetecilerin, Türkiye'nin ne kadar reel faiz vermesi gerektiğine yönelik bir sorusu üzerine ise Türkiye Merkez Bankası'nın veri setine dayanarak faiz kararlarını verdiğini belirterek, "Enflasyonun iyileşme trendine girdiğini çok net görüyoruz, bunun marjını bizim bilmemiz mümkün değil, TCMB bu çerçevede bu adımlarını atıyor" dedi. Reel sektörün maliyetlerinin düşmesi anlamında her türlü faiz indirimine olumlu baktığını belirten Albayrak, ancak bunun doğru bir dengelenme içinde olması gerektiğini söyledi.

"TCMB kararına ilişkin reflekslere, enflasyon trendine, beklentilere baktığımızda faizlerdeki aşağı yönlü sürecin daha da net bir şekilde devam edeceğini görüyoruz" diyen Albayrak, "Türkiye her ülkede olduğu gibi düşük faiz beklentisi içinde olmalı" dedi.Albayrak, uygulanacak para politikası sonucunca ‘düşük faiz-yüksek kur’ politikasının uygulanıp uygulanmayacağına ve makul reel faizin hangi seviye olduğuna yönelik bir soruya ise "Türkiye kur açısından da ne yüksek ne düşük, benim şahsi kanaatim rekabetçi bir kur politikası uygulamalı.Kurda önemli olan, küresel ticarette rekabetçiliği sağlayacak politika" dedi.

Temmuz periyodu ve gelişen ülke paraları

ABD’nin Mart 2018’de ithal ürünlere ek vergi uygulaması ve sonrasında Çin ile devam eden sürecin ticaret savaşlarına dönüşmesi küresel büyüme üzerinde büyük risk yarattı. Dünyanın en güçlü iki ekonomisi arasındaki çatışma yatırımları durdurdu ve üretimi zayıflattı. İlk etki, Çin ekonomisinde görüldü, ardından ABD’de Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) başta olmak üzere göstergelerde zayıflama başladı ve enflasyon da istenen toparlanmayı sağlayamadı.

Uzmanlara göre, Euro Bölgesi’nde de küresel risklere karşın bölge özelinde de riskler arttı, bölgenin en güçlü iki ekonomisi Almanya ve Fransa’da PMI son yılların en düşük seviyesine inerken büyüme de hasar aldı. Ayrıca İngiltere’nin yaşadığı Brexit belirsizliği ve İtalya bütçesindeki anlaşmazlıklar da bölgeyi yordu.2019’a ‘tatsız’ başlayan ekonomilerde yılın 2. çeyreği itibarıyla durum daha da zorlaştı ve Çin Merkez Bankası piyasalara destek sağlamak için genişleme adımlarını artırırken Avrupa Merkez Bankası da yeniden genişlemeci politikaya geçerek varlık alımlarının ardından faiz aracını gündeme getirdi. Fed ise önce yıl içi faiz artışından vazgeçti, ardından Haziran itibariyle göstergelerdeki zayıflama nedeniyle faiz indirimi sinyali verdi.

Avrupa Merkez Bankası (ECB),eylüleyönelik faiz indirimi olasılığını artıran açıklamalarda bulunurken Fed’in ise bugünkü toplantıda 0,25 baz puan (bp) faiz indirimine gitmesine kesin gözüyle bakılıyor. Küresel ekonomide gelinen bu nokta gelişen ülkeler için olumlu ancak son haftalarda beklenenin aksine gelişen ülke fonlarından çıkış yaşanıyor, bu süreçte pozitif ayrışan tek ülke varlıkları TL ve Arjantin Pesosu oldu; ekonomist çözümlemelerine göre bunun en büyük nedeni ise bu iki para biriminin son yılda en sert düşüşü yaşamaları.

Direnç ve destek seviyeleri

TL varlıkları, bugün TCMB tarafından yayınlanacak enflasyon raporu ile FED/Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) kararları öncesinde pozitif bölgede kalmaya devam ediyor.

İktisat uzmanlarına göre, bu noktanın altında kalıcılık sağlanması halinde 5,4800 seviyelerine kadar geri çekilmeler görebiliriz ancak bu seviye öncesinde 5,5430-5,5285 ve 5,5095 ara destekleri takip edilebilir. Hareketli ortalamasının üzerinde kalıcılık sağlamasıyla yaşanacak toparlanma hareketlerinde ise 5,5875-5,6280-5,6500-5,6835 direnç seviyeleri kayda geçebilir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96