Hayal tacirliği yapıyor, resesyonu çoktan yedik

ABD Merkez Bankası (Fed) faizleri 25 baz puan arttırdı, Fed Başkanı Powell, “Dolar borçluları da düşündük” dedi, ekonomist Dönmez tepki gösterdi:

Hayal tacirliği yapıyor, resesyonu çoktan yedik
  • 28 Eylül 2018, Cuma 10:01

Ali ÇATAL

Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed), geride bıraktığımız çarşamba, faiz kararını açıkladı. Banka, faizleri oy birliğiyle 25 baz puan (BP) arttırarak 2,00-2,25 aralığına yükseltti. Fed, böylelikle bu yıl 3’ncü kez faiz arttırdı. Fed'in açıkladığı faiz kararının ardından dolar/TL paritesinde ‘hafif de olsa’ bir gerileme görüldü. Karar öncesi 6.09 civarında olan dolar kuru, 6.05 seviyesini test etti. ABD 10 yıllık tahvil faizleri de söz konusu karar sonrası en düşük seviyeyi gördü. Yoğun günün dikkatini en çok çeken gelişmesiyse, Fed Başkanı Jerome Powell tarafından yapılan ‘kırılgan ekonomilerin yurttaşlarının dolar bazında borcu olan kesimini de hesaba katarak çok kademeli hareket ettikleri’ iddiası oldu.

Birleşik Devletler Merkez Bankası’nın bahse konu kararını ve Powell tarafından yapılan açıklamayı irdeleyen Yatırım Uzmanı ve Varlık Yöneticisi Serkan Dönmez ise Powell kadar iyimser değildi: Fed’in asli görevi gelişmekte olan ülkelerdeki finansal istikrar değil, bu açıklama resmen hayal tacirliği; ki ‘en iyi ihtimalle’ 6-9 aylık bir resesyonu çoktan yedik.

Dönmez, ‘neden karamsar olduğunu’ KIBRIS üzerinden kamuoyuyla paylaştı…

Ekonomist Dönmez karamsar: Yapılanın adı hayal tacirliği

Fed’in kararını değerlendiren Dönmez,“Şöyle Türkiye’den ve KKTC’den sıyrılalım ve geçtiğimiz çarşambanın açık ara en önemli gelişmesi Fomc kararına ve bunun sonucunda olabileceklere bakalım istedim. Türkiye saatiyle 21.00’de karşıladığımız kararın hemen ardından 21.30’da bir basın toplantısı düzenlendi. Piyasanın yüzde 100 olasılıkla 25 BP bir artışla 2,00-2,25 aralığına gelmesini beklediğini, aralık periyodu içinse 25 BP artış eşliğinde yüzde 75 olasılıkla takip ettiğini zaten görüyorduk. Toplantıyla ilgilibakacağımız konular elbette basın toplantısı, nokta analizi ve ekonomik tahminler olmalı” dedi.

Dönmez, “Fed’in 2021 hakkında ilk tahminleri açıklandı. Bir kısım -ve aslında oldukça kalabalık- analistin 2019-2020 yıllarının ekonomik durgunluğa gebe olduğunu ısrarla söylemesi ve yine bir yıl içinde 2 yıllık ve 10 yıllık ABD tahvillerinin getiri eğrisinin ters döneceğini belirtmesi ile Fed’in ekonomik tahminlerinin bu görüş ile ne kadar uyumlu olduğu yakın takip edildi. Diğer taraftan, ABD’nin ekonomik aktivitesine bakacak olursak, son açıklanan GSYİH bazında yıllık artışın 4,2 olması ve işsizliğin de 3,9 gibi düşük bir seviyeyi göstermesi gibi güçlü datalar, ABD ekonomisinin güçlü gittiğini gösterse de son dönem açıklanan ISM verileri, dış ticaret dengesi ve özellikle enflasyon verileri de ekonomik aktivitede görece düşüşe işaret etti” ifadelerini kullandı.

“Fed’in kararına yansımaması beklenemezdi”

Yakın tarihteki gelişmelerin Fed faiz artış projeksiyonuna yansımasının kaçınılmaz olduğuna işaret eden Dönmez, “En nihayetinde Fed’in yakın takibinde olan bu verilerdeki gelişme muhakkak surette Fed faiz artış projeksiyonuna da illaki yansıyacaktı. Şahin açıklamalar, görece kırılgan GBP üzerinde nispeten daha yoğun bir baskıya neden olacakken, açıklamanın bu yönde olmaması ise EUR tarafını destekledi” dedi. Dönmez, ABD ekonomisinin özgün dinamiklerinin, Fed’in finansal yapılanmaya yönelik kararlarında ifadesini bulduğunu belirtti.

“6-9 aylık resesyonu çoktan yedik”

Powell tarafından iddia edilen ‘kırılgan ekonomiye sahip ülkelerin yurttaşlarının dolarla borçlanan kesimlerine yönelik de düzenleme yapıldığı’ savına da değinen Dönmez, şöyle devam etti:

“Sayın Başkan, büyümeleri net şekilde yukarıya çekti. Bu birincisi. Fed’in gelişmekte olan ülkelerdeki finansal istikrar veya piyasa stabilizasyonu gibi bir asli görevi zaten yok; bu da ikincisi. Yani tamamen gaz alma amacıyla ‘iş ola’ yapılmış bir açıklamadan bahsediyoruz. Hem büyümeyi hem de faizleri yukarı çekmiş birisinin bu açıklamayı yapmasıysa trajikomik. Hepsini geçtim, Federal rezervin parasal genişliği de Türkiye veya KKTC gibi ülkeler için ‘aman aman’ önemli değil zira son gelişmelerle işin TL bacağı da eski önemini zaten yitirdi. Karamsar olduğumun farkındayım ama Türkiye de Kuzey Kıbrıs da ‘en iyi ihtimalle’ 6-9 aylık bir resesyonu maalesef çoktan yedi.”

“Normale dönüş için 1,5-2 yıl lazım”

Yatırım Uzmanı ve Varlık Yöneticisi Dönmez, “Minimum 9 ayda atlatılacak bu resesyonun yıkıcı etkilerinin tamamen geçmesi için de ‘şayet bunu bir de uluslararası kriz izlemezse’ en az 1.5-2 yıl var. Bakın sadece kredilerde yüzde 13’lük bir daralma varki hem Türkiye’nin hem de KKTC’nin piyasaları zaten kredilerle dönüyor. Her iki ülkenin bankacılık sektörünün durumuysa daha da vahim. Eskiden sadece ‘kredi verilmeyecek’ kişiler kapıdan çevrilirdi. Oysa şu an bankalar neredeyse kimseye kredi vermiyor” da diyerek,ekonomik gelişmelere bağlı düşen alım gücünün, bankalar sermayesini kredi sağlamada ‘iyiyle kötüyü ayıramayacak’ bir hale getirdiğini savundu.

“Bir mucize olmadığı sürece…”

Serkan Dönmez, “Özetle, uluslararası likidite, 2002-08 arasındaki gibi olmadığı sürece -ki bunun bir kez daha yaşanacağını beklemek de hayalciliğin bir diğer türü olur- hangi seviyede olursa olsun, sadece Türkiye veya KKTC değil; gelişmekte olan hiçbir ülkenin mali yapısında dişe dokunur bir olumluluk yaşanamaz. Bugün Avrupa Kalkınma Bankası, Türkiye’nin anlı şanlı şirketlerine bile kredi vermiyor çünkü yakın geleceği gayet iyi görüyor. Özetle… Önce bahsettiğim 6-9 aylık resesyon yaşanacak ve Türkiye’nin cari açığı kapanacak, her şey normale dönecek; ardından 1.5-2 yıllık bir süre sonrasında da taşlar yerine oturacak. Bütün bunların etkisiyle de döviz kurları normalleşecek. Bu gerçeği kabullenmeden yapılan her yorum havada kalmaya mahkumdur” ifadeleriyle karamsar fakat ‘son derece gerçekçi’ çözümlemelerde bulundu.

Dikkat çeken anekdotlar…

Ekonomik görünüme dair risklerin dengeli olduğunun pek çok yerde tekrarlandığı Fed karar metninde öne çıkan iddialarsa şöyle:

- Kademeli faiz artışları ekonomik genişlemeyle uyumlu.

- ABD'de ekonomik aktivite güçlü.

- Enflasyon yüzde 2 civarında seyretmeye devam ediyor. Enflasyona dair beklentiler çok az.

- Medyan politika faizi beklentileri 2020 ve 2021 sonunda yüzde 3,4

- İşsizlik oranı beklentisi 2018 yılı son çeyrek için yüzde 3,7, 2019 için yüzde 3.5

- Çekirdek enflasyon beklentisi 2018 için yüzde 2,1, 2019'da yüzde 2.

- Artırım kararı, kırılgan ekonomilerin dolarla borçlanmış yurttaşlarını rahatlatacak türden bir hamle.

Neler yaşanmıştı?

Bilindiği üzere FED, ağustostaki ara toplantısında politika faizlerini değiştirmeyerek 1,75-2,00 arasında sabit tutmuştu. Birleşik Devletler Başkan Donald Trump’ın sene başında devreye soktuğu vergi teşvikleri ve Çin merkezli başlattığı ‘ticaret savaşı’yla üretimi ABD’ye çekme çabaları da doların rüzgârı arkasına almasında etkin unsurlardı. FOMC'nin bu toplantısındaysa FED'in faizleri 25 baz puan arttırmasına kesin gözüyle bakılıyordu.

Powell’dan ‘ilginç’ çıkış

Fed Başkanı Powell da Washington'da düzenlediği basın toplantısında, Fed'in faiz artışını değerlendirmişti. Amerikan ekonomisinin görünümünün son derece iyimser olduğunu savunan Powell, "Büyüme çok sağlıklı bir hızda devam ediyor. İşsizlik düşük, çalışanların sayısı istikrarla artıyor ve ücretler yükseliyor. Enflasyon düşük ve durağan. Bunların hepsi iyi işaretler" diye konuşmuştu. Bu nedenle Fed'in, faiz oranını kademeli artırdığını savunan Powell, bunun ülke ekonomisinin büyümeyi sürdürmesine yardımcı olacağını da iddia etmişti. Yükselen piyasa ekonomilerinin performansının ABD ekonomisi ve para politikası için önemli olduğunu da savunan Powell, şunları kaydetmişti: "Ekonomimizin güçlü olmasının ve faizlerin artmasının, özellikle dolar üzerinden borcu bulunanlar olmak üzere diğer ülkeler için baskı yarattığını biliyoruz. Bu nedenle çok şeffaf olmaya çalışıyoruz ve çok kademeli hareket ediyoruz. Bazı ülkeler ciddi sorunlar yaşıyorlar ancak bu yükselen piyasa ekonomilerinin geneli için doğru değil. Sadece az sayıda ülke bu durumda ve bu ülkelerin bütçe açıkları, dış borçları ve yüksek enflasyon gibi kırılganlıkları var."

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 10 1 1 17 31
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
9 LEFKE TSK 12 5 3 4 0 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık