Hedef şaşırtmaya çalışıyorlar

banner37

Sivil toplum örgütü yetkilileri ve Mağusa Suriçi esnafı, Mağusalıların ihtiyacının Derinya Plajı’nın değil, Derinya Kapısı’nın açılması yönünde olduğunu belirtti

banner87
Hedef şaşırtmaya çalışıyorlar
banner99

Ahmet İLKTAÇ

Mağusa İnisiyatifi ve Mağusa Suriçi Derneği (MASDER) yetkilileri, Mağusalıların günümüzdeki en büyük ihtiyaçlarının Derinya Kapısı’nın açılması olduğuna dikkat çekti.

Derinya Kapısı’nın açılmasıyla Mağusalıların ekonomik ve sosyal olarak gelişimlerinin yanında Kıbrıs sorunun çözümüne de büyük katkı sağlayacağını söyleyen sivil toplum örgütü yetkilileri, ihtiyaç olan Derinya Kapısı’nın açılmadan önce Derinya Plajı’nın açılmak istenmesinin hedef şaşırtmak olduğunu kaydetti.

STÖ yetkilileri, Derinya Plajı’nın kentlilerin isteklerine yanıt verecek ihtiyaçtan doğmadığını, Derinya Plajı’ndaki niyetin Mağusalıları denizle buluşturmak değil de, statüsü 1974 sonrasında belli olan bir yerde sıkıntı yaratacak adım atmak olduğunu öne sürdü.

Plajın açılmak istenmesinin gündemi şaşırtma ve var olan statünün tartışılır hale getirilmesi anlamını taşıdığını ifade eden sivil toplum örgütü yetkilileri, insanların kapalı Maraş’ın yeniden açılmasını ve geri dönüşü büyük bir özlemle beklediği dönemde Kıbrıslı Türklerin girebilecekleri ancak Kıbrıslı Rumların erişemeyecekleri bir sahil şeridini kullanıma açmanın insanların duygularını yaralamaktan başka bir şey olmadığını belirtti.

STÖ yetkilileri, askerin Mağusalıları denizle buluşturmak için bir plaj açmaya niyeti varsa 10 bin kişinin yaşadığı Karakol Mahallesi’ndeki Gülseren Plajı’nı açması gerektiğini bildirdi.

Mağusa Suriçi esnafı ise, ihtiyaçlarının Derinya Kapısı’nın açılması olduğuna vurgu yaparken, Derinya Kapısı açılmadan, plajının açılmasına anlam veremediklerini belirtti.

Atai: Bu bir nevi ajitasyon

Mağusa Suriçi Derneği (MASDER) Başkan Yardımcısı Serdar Atai, MASDER olarak önceliklerinin Derinya Kapısı’nın bir an önce açılması ve esnafın böylece mali yönden rahatlaması olduğunu söyledi.

Serdar Atai, günümüzde 40 dakika olan ulaşımın Derinya Kapısı’nın açılmasıyla 15 dakikaya düşmesini istediklerini kaydetti.

Derinya Kapısı’nın açılmasının dernek olarak 2014-2015 yıllarında Renewal Projesi kapsamında alt yapısını hazırladıkları ve Ayia Napa ve Protaras bölgelerindeki turistlere pazarlanmayı bekleyen Derinya-Mağusa tam gün tur programlarına işlerlik kazandıracağını belirten Atai, beklentinin bu yönde olmasına rağmen Derinya Kapısı’nın açılışının kuzeydeki yönetenler tarafından Aplıç Kapısı’na endekslenmişken ve dolayısıyla bir belirsizliğe itilmişken, Derinya Plajı’nı açmanın kendilerine göre hedef şaşırtmak olduğunu bildirdi.

Serdar Atai, Derinya Plajı’nın açılacak olmasının güneyde de ses getirdiğini açıkladı. Ses getirmesinin nedeninin güneyde de ana beklentinin Mağusa Caddesi’nin, yani Derinya’yı Derinya Kapısı geçişi ile Mağusa’yı bağlantılayacak yolun açılması olduğunu anlatan Atai, pek çok Rum arkadaşlarının bu plaja kendilerinin de girip girmeyeceğini sorduklarını, askeri bölge olması dolayısıyla Rumların serbest giriş yapmalarının sürpriz olacağını kendilerine ilettiklerini bildirdi.

Serdar Atai bunun bir nevi ajitasyon olduğunu dile getirdi. Atai, insanların kapalı Maraş’ın yeniden açılmasını ve geri dönüşü büyük bir özlemle beklediği dönemde Kıbrıslı Türklerin girebilecekleri ancak Kıbrıslı Rumların erişemeyecekleri bir sahil şeridini kullanıma açmanın insanların duygularını yaralamaktan başka bir şey olmadığını kaydetti.

Serdar Atai, girişimin iki toplumun yeniden yakınlaşmasına ve diyaloguna ters bir adım olduğunu ifade etti.

Yaşadıkları bir başka enteresan diyalogun da Türkçe’nin azizliğinden kaynaklandığını anlatan Atai, “orada askeri gazino olduğu için açılacağını duyan insanlar gazino sözcüğünün İngilizce karşılığından hareketle orada bir kumarhane açılacağını sandılar. ‘Bu nasıl olur ?’ diye bizi aradıklarında askeri gazinonun bizim dilimizdeki karşılığının plaj büfesi veya restoranı olduğunu anlayarak rahatladılar” şeklinde konuştu.

Serdar Atai, MASDER olarak Maraş’la 43 yıldır sahilleri ve geleceği rehin alınmış Mağusa halkının böyle göstermelik açılımlarla rahatlayamayacağını ve Derinya Kapısı’nın açılışının Aplıç Kapısı açılışına endekslenerek Mağusalının bir kez daha rehin alınmasına göz yummayacaklarına dikkat çekerek sözlerine son verdi.

Dağlı: Derinya yerine Gülseren açılmalı

Mağusa İnisiyatifi Sözcülerinden Dr. Okan Dağlı, Mağusa’nın günümüzde ihtiyacı olanın Derinya Kapısı’nın açılması olduğunu söyledi.

banner9
Dr. Okan Dağlı, Derinya Kapısı’nın açılmasının özellikle hem iki toplumun yakınlaşmasına katkı koyacağını hem de Mağusa Suriçi’nde bulunan küçük işletmelere büyük fayda sağlayacağını kaydetti.

Günümüze kadar sadece İngiliz Üsleri’nin içerisinden sağlanan geçişin dahi esnaf için bir nefes borusu gibi olduğunu belirten Dağlı, bu yolla gelen turistlerin Suriçi’nde konakladıklarını, gezdiklerini, alış veriş yaptıklarını ve yemek yiyip restoranları canlandırdıklarını bildirdi.

Dr. Okan Dağlı, Derinya Kapısı’nın açılmasının bu faaliyetleri bir o kadar daha artıracağına dikkat çekti.

Derinya’daki plajın açılmasının ise tamamen günümüzdeki mevcut Mağusalıların isteklerine yanıt verecek bir ihtiyaçtan doğmadığını ifade eden Dağlı, Mağusalıların ihtiyaçlarının Derinya Kapısı’nın açılması olduğunu dile getirdi.

Dr. Okan Dağlı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın bir plaj açmaya niyeti varsa 10 bin kişinin yaşadığı Karakol Mahallesi’ndeki Gülseren Plajı’nı açması gerektiğini söyledi.

Gülseren Plajı’nın Mağusalıların geleneksel plajı olduğunu ve 1974 öncesi Mağusalıların en çok gittiği bir plaj olduğuna vurgu yapan Dağlı, “Eğer GKK Mağusalıyı denizle buluşturma niyetindeyse Gülseren Plajı’nı açardı” diye konuştu.

Derinya Plajı’ndaki niyetin sahilin açılması değil, tamamen statüsü 1974 sonrası belli olan bir yerde sıkıntı yaratacak bir adım atmak olduğunu öne süren Dağlı, bu adımı atarken de askeri bölge içinden geçerek bir plaja gitmek ve bu plajın adanın kuzeyine gelen herkes için açılıp açılmayacağının ve statüsünün ne olacağının tartışma konusuyken bunu gerçekleştirmenin iyi niyetten kaynaklanmadığını aktardı.

Dr. Okan Dağlı, olayın tamamen gündemi şaşırtma ve var olan statünün tartışılır pozisyona getirilmesi anlamını taşıdığını dile getirdi.

Dağlı; “Derinya da askeri bölge içinden geçilip gidilecek bir plajın herhangi bir şekilde Mağusa’da yaşayan insanlara ve turistik anlamda herhangi bir katkısı olacağını düşünemiyorum” diye konuştu.

Suriçi esnafı ne dedi… Suriçi esnafı ne dedi… Suriçi esnafı ne dedi…

Yılmaz Parlan

“Derinya Kapısı’nı açmayıp, Derinya Plajı’nı açmak insanlarla adeta alay etmektir. Derinya Kapısı’nın tüm uğraşlara rağmen hâlâ açılmaması, sivil toplumun çabalarının sonuçsuz kalması anlamına gelmektedir. Görüyoruz ki hep beraber topluma yalan söylediler. 2018 yılı için Aplıç Kapısı’na tarih veriliyor ancak Derinya’ya hâlâ tarih verilemiyor. 10’uncu madde kapı açma yetkisini askere vermektedir. Ama askerin Derinya Kapısı’nı açmak gibi bir kararı yoktur. Siyasiler halktan bunu saklamaktadır. Kapının açılması yüz binlerce turistin kuzeye geçmesi demektir. Bu kentin gelişmesini sağlayacaktır. Verilere göre son 10 yılda 25 milyon insanın karşılıklı geçiş yaptığı görülmektedir. 1 milyon nüfusu olan adada yaz aylarında 3-4 milyon turistte eklenince oluşacak ekonomiyi, politik olarak irdelemek gerekmektedir. Bu politik olarak insanların barış isteğini göstermektedir. Derinya Kapısı için yaptıkları eylemlerde meclisteki tüm siyasilerin ve sarayın, kapının açılmasına direk olarak karşı gelmemekle birlikte kapının açılmasını istemedikleri görülüyor. Çünkü toplumun para kazanmasını ve özgürleşmelerini istemiyorlar. Akıncı anlaştıkları bir kapıyı değil de, gündemine hep anlaşamadıkları konuyu taşıyor. Bu toplumda negatif hava yaratıyor. Siyaset, sorun çözme sanatıdır. Derinya Kapısı’ndaki sorun dahi çözülemiyorsa bu siyaset kimin için yapılıyor?”

Hüseyin Akterzi

“Derinya Kapısı’nın açılması için her kesimden insan ve esnaf dükkanlarını kapatıp kapının açılacağı yere gittik. Tüm siyasi partilerin temsilcileri de ordaydı. O gün herkes Derinya Kapısı’nın en kısa sürede açılacağına inanmıştı. Daha sonra Mağusa’da Akkule Kapısı’nda ikinci kez eylem yaptık. Esnaf olarak yaptığımız bu eylemde kurtuluşumuzun Derinya Kapısı’nın açılıp güneydeki tatil bölgelerinden gelecek turistlerin en kısa yoldan Kaleiçi’ne gelip tarihi eserleri görmeleri, dinlenmeleri, yemek yemeleri ve çarşıdan alış veriş yapmalarından geçeceğini biliyorduk. Bu nedenle Derinya Kapısı’nın bir an önce açılmasını istiyorduk. Üzerinden 2 yıldan fazla süre geçti ve hâlâ kapı kapalı ve ne zaman açılacağı yönünde tarih verilmiyor. Nedeni ise yetkililerimiz bu kapının açılıp esnafın para kazanmasını istememesidir. Örnek veriyorum. Orta Mesarya’daki Mehmet ve Ali Dayı’nın kendine ait mandırasına giden yolu 2 yıl içinde asfaltladı, solar enerji paneli yapıp aydınlattı ve mandırasının bakımını yaptı. Fakat bizim yetkililerimiz AB’nin yaptığı asfalt yola alt yapı hizmetlerini bitiremedi. Bu nedenle de bu kapıyı açamadık. Bir kapıyı dahi açamayan toplumlar, antlaşma da yapamazlar. Buna karşılık Derinya Kapısı’nı açamayan yetkililer, Derinya Plajı’nı açtıklarını söylüyorlar. Derinya Plajı’na 15 senedir giren çok insan vardır. Oradaki deniz evinden faydalanan çok insan vardır. Bu bir gelişme değildir.”

Berna Altunsoy

“Bizi bütünlüklü çözüme götüreceklerine Derinya Plajı’nın açılması gibi ufak tefek olaylarla gündemi değiştirmeye çalışıyorlar. Bizi bütünlüklü çözüme götürecek en önemli gelişmelerden birisi de Derinya Kapısı’nın açılmasıdır. Derinya Kapısı’nı bazı yetkililer önemsemedikleri görülmektedir. Ancak görüldüğü gibi güneydeki tatil bölgeleri yüzde 100 doludur. Bu turistlerden büyük bir kesimin kuzeyi de keşfetmek istediği çok açıktır. Güneyde kuzeyin kötü bir yer olduğunun turistlere söylendiğini de biliyoruz. Eğer biz Derinya Kapısı’nı açarsak ve ulaşım süresini oldukça azaltırsak, kuzeyin kötü bir yer olmadığını, çok zengin tarihi değerleri olduğunu turistlere gösterebiliriz. Biz askeri bölge içerisinde bulunan Derinya Plajı’nı açacağımıza, kuzeydeki hali hazırdaki sahillerimize turistlerin ulaşımları için performansımızı harcayabiliriz. Sahillerimize ulaşım için otobüsler veya dolmuşlar koyabiliriz. Derinya Plajı’nın kime hitap edeceğini hâlâ bilmiyoruz. Neden bu plaj kısıtlı bir tarih arasında açık kalacak? Bu plaja kimler gidebilecek? Turistler de gidebilecek mi? Rumlardan da gidebilecek mi? Bu soruların cevaplarını hâlâ bilmiyoruz. En önemlisi Derinya Plajı’na yapılacak alt yapı gideri, Derinya Kapısı’na harcanarak daha önemli bir ihtiyaç neden giderilmiyor? Gibi sorular kafalarda yer alıyor.”

Kasım Uluçaylı

“Ben Derinya Plajı’nın açılmasını olumlu buluyorum ama Derinya Kapısı’nın hâlâ açılmamasında sıkıntının ne olduğunu anlamakta güçlük çekiyorum. Derinya Kapısı’nın açılması her iki toplumun ekonomik ve sosyal gelişiminin yanında yıllardır çözülmeyen Kıbrıs sorununa da büyük fayda sağlayacağına inanıyorum. Bana göre Derinya Plajı’nın açılmasından çok Derinya Kapısı’nın açılması daha kolaydır. Plajın açılması politik olarak daha zor olmasına rağmen, plaj daha önce açıldı. Bu çok anlaşılmaz bir durumdur. Bana göre hem kapıyı hem de plajı aynı anda açarsak bu çok anlamlı olacaktır.”

Hasan Ürüncüoğlu

“Herkesin dört gözle beklediği Derinya Kapısı’nın bugüne kadar açılmaması ve ne zaman açılacağı yönünde tarih dahi verilmemesi devlet olarak kendi kendimize hükmedemediğimizi göstermektedir. Derinya Kapısı açılamazken, Derinya Plajı’nın açılması askeri makamların inisiyatifi doğrultusunda olduğunun kanıtıdır. Bu plajı da açmakta sivil kimsenin yetkisi olmadığı çok net bir şekilde görülmektedir.

Güncelleme Tarihi: 14 Haziran 2017, 08:35
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96