İflaslar peş peşe gelecek

banner37

Covid-19 tedbirleri sonucunda iki aydır duran ekonomik çarklar, ateşi bir türlü düşmeyen ve ‘rekora koşan’ döviz kurları nedeniyle ikinci krizin arifesinde

banner87
İflaslar peş peşe gelecek
banner90
banner99

“10 MAYIS’I BEKLİYORUZ”… KTEZO Başkanı Mahmut Kanber, Covid-19 tedbirleri kapsamında iki aydır kapalı kalan iş yerlerinin zaten zarara girdiğini, dövizdeki artışın da bu kaybı derinleştirdiğini söyledi. Kanber, “Daha salgının etkileri devam ederken TL de eriyince çoğu esnaf iki ay içerisinde yüzde 100 zarara girdi. Piyasa da yüzde 50 daraldı çünkü ‘kriz üstüne kriz’ yaşıyoruz” dedi. Kanber, oda olarak sürekli savundukları ‘eşitlikçi ve sosyal adalete dayalı’ bir sistemi, 10 Mayıs’ta açıklanacak pakette görmek istediklerini belirtti.

“PİYASA YÜZDE 50 KÜÇÜLECEK”… KTTO Başkanı Turgay Deniz, “Bazı sektörlerde yüzde 10’la kurtarılabilecek zarar, Güney’le ticaret yapan işletmelerde şu an yüzde 100’ü buldu. Salgının piyasaya genel zararına bakarsak, ülkenin ticaret hacminde yüzde 50 bandında bir küçülme öngörülebilir” dedi. Deniz, yerel para birimi TL’de döviz karşısında yaşanan değer kaybının da Covid-19 salgınının ekonomideki yıkıcı etkilerinin üzerine adeta ‘tuz biber ektiğini’ aktardı.

Ali ÇATAL

   Döviz kuru, kamuoyunda ‘döviz krizi’ olarak bilinen, TL’nin yabancı para birimleri karşısında sadece bir ay içerisinde yüzde 30,1 bandında değer kaybetmesiyle sonuçlanan ve Türkiye’nin yanı sıra Kuzey Kıbrıs piyasalarını da ciddi anlamda sarsan ‘Ağustos 2018 Kur Şoku’ dönemine göz kırpıyor.

   Dünkü kurlara göre, Euro/TL 7,7 dolar/TL 7,1; sterlin/TL ise 8,9’a yükseldi.

   Dövizin, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle zaten oldukça zor durumda kalan ülke ekonomisi için ikinci bir tehdit halini almaya başlaması üzerine, sektörlerin çatı örgütleri alarma geçti.

   Sektörlerin yanı sıra ekonomik olarak çok zor günler geçiren halk da dövizdeki durdurulamaz yükseliş karşısında çaresiz kaldı. Döviz borcunu, kredisini, ev kirasını nasıl ödeyeceğini düşünen vatandaşlar, resmen çıkmaza girdi.

   Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası (KTEZO) Başkanı Mahmut Kanber, Covid-19 salgınına yönelik uygulamaya konulan ve yaklaşık iki aylık bir periyodu kapsayan yasakların, esnafı ‘neredeyse yüzde 100’ zarar soktuğunu söyledi. Kanber, ‘daha eşitlikçi ve sosyal adalete dayalı bir ekonomi modeli’ önerilerini 30 Mayıs’ta açıklanacak yeni ekonomik pakette yer almak üzere hükümete ilettikleri bilgisini paylaştı. Kanber, TL’deki değer kaybı bu şekilde sürerse, işletmelerin çoğunun yakın gelecekte kapanacağını da vurguladı.

   Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz de Covid-19’un yıkıcı etkilerinin ülkenin ticaret hacmini yüzde 50 daraltmasını, Güney Kıbrıs’la ticaret yapan firmaları ise iflasın eşiğine getirmesini beklediklerini kaydederken; bütün bunların üzerine yaşanması olası ‘ikinci bir kur şoku’ tehlikesine karşı oda üyelerine yönelik bir anket hazırladıklarını ve bu anketin sonuçlarını hükümetle paylaşacaklarını kaydetti.

Kanber: Esnaf yüzde 100 zararda

   KTEZO Başkanı Mahmut Kanber, döviz artışının devalüasyon farkının şimdiden yüzde 30’u bulduğunu söyleyerek, esnafın TL’deki değer kaybından direkt etkilendiğini Covid-19 krizi başladığından bu yana sürekli söylediklerini ‘Türkiye de dahil olmak üzere’ menşei fark etmeksizin neredeyse bütün ürünlerin yurt dışından ve ‘dövize endeksli’ geldiğini belirtti.

   Kanber, Covid-19 tedbirleri kapsamında iki aydır kapalı kalan iş yerlerinin zaten zarara girdiğini, dövizdeki artışın da bu kaybı derinleştirdiğini ifade ederek “Daha salgının etkileri devam ederken TL de eriyince çoğu esnaf iki ay içerisinde yüzde 100 zarara girdi. Piyasa da yüzde 50 daraldı çünkü ‘kriz üstüne kriz’ yaşıyoruz” ifadelerini kullandı ve piyasanın pahalılaşarak alım gücünün düştüğünü aktardı.

   “İşletmelerin çoğu, Covid-19 salgını sürenin sonunda zaten kapanacaktı. TL de bu şekilde değer kaybedince, TL kazanıp sterlin üzerinden kira ödeyen işletmelerin ayakta kalması iyice zorlaştı” şeklinde konuşan Kanber, ‘normalleşme’ döneminde açılmaya başlayan işletmelerin çoğunun, dövizdeki artış sonucunda fahiş rakamlara ulaşan kira bedelleri nedeniyle şu anda ‘açıldığına pişman’ hale geldiğini savundu.

“Kiralar TL’ye çevrilmeli”

   Kanber, en azından kamudan kiralanan yerlerin sözleşmelerinde kur sabitlemesine gidilmesi veya daha da iyi olmak üzere ‘TL üzerinden kira ödenmesi’ uygulamasına geçilmesini de önerdi. Kanber, “Esnafın, kullanılan para birimi üzerinden kirasını ödemesi ve sigorta ödemeleri konusunda desteklenmesi, piyasayı belki biraz dengeleyebilir” şeklinde görüş belirtti.

   Konunun bir de ‘bankacılık sektörü ayağı’ olduğunu kaydeden Kanber, ‘kazancı döviz üzerinden olmayanların döviz bazında borçlanmasının engellenmesi’ doğrultusunda uzun zamandır çalıştıklarını, döviz üzerinden kazananlar haricinde hiçbir esnafın sterlin kurundan kira ödememesi gerektiğini söyledi.

   “Elektrik başta olmak üzere girdi maliyetleri zaten tavan yapmışken, bir de TL’nin değer kaybıyla yaşanacak krizi işletmelerin çoğu kaldıramaz. Ekonomik bir akılla ‘tabana yayılmış’ bir yapıya geçilmesi şarttır” diyen Kanber, ortaya bu doğrultuda henüz hiçbir modelin konulmadığını fakat oda olarak sürekli savundukları ‘eşitlikçi ve sosyal adalete dayalı’ bir sistemi, 10 Mayıs’ta açıklanacak pakette görmek istediklerini belirtti.

Deniz: Tuz biber ekti

   Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz, ülkenin en önemli sektörlerini oluşturan turizm, yükseköğrenim ve inşaatın, Covid-19 salgını nedeniyle çok zor durumda kaldığını söylerken; bu durumun, Güney Kıbrıs’la ticaret yapan firmalar üzerinde daha da sarsıcı etkiye neden olduğuna dikkat çekti.

   “Bazı sektörlerde yüzde 10’la kurtarılabilecek zarar, Güney’le ticaret yapan işletmelerde şu an yüzde 100’ü buldu. Salgının piyasaya genel zararına bakarsak, ülkenin ticaret hacminde yüzde 50 bandında bir küçülme öngörülebilir” şeklinde konuşan Deniz, yerel para birimi TL’de yaşanan değer kaybının da bu durumun üzerine tuz biber ektiğini aktardı.

   Deniz, ekonomik yapıdaki canlanma için ‘en az altı aylık’ bir sürecin şart olduğunu da kaydederken, iş yerlerinin devamlılığının sağlanıp çarkların dönebilmesi için ‘süreci en az zararla atlatmayı sağlayacak’ tarzda ekonomik önlemler alınmasının şart olduğu gerçeğine parmak bastı.

   “Bir iş yerini kapatmak çok kolaydır lakin ayakta tutmak zor, tekrar açmak daha da zordur” diyen Deniz, sürdürülebilir bir ekonominin tesisinin de ancak ticaret yapan işletmelerin yaşaması olduğuna işaret etti.

   Deniz, oda üyelerine yönelik bir anket çalışması hazırladıklarını ve sahadan gelecek verilerden derleyecekleri bir raporu hükümetle paylaşacaklarını da açıklarken, alınacak olası önlemlerin, ülke ticaretini devam ettirmeye yönelik bir içeriğe sahip olmasının elzem olduğunu da söyledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75