İngiliz Yüksek Komiserliği: Ekonomik fırsatları geliştirmek için en etkili yöntem çözüm

banner37

Kıbrıs'taki İngiliz Yüksek Komiserliği, İngiltere ile Kıbrıslı Türkler arasındaki ekonomik imkanların geliştirilmesi için en etkili yolun Ada'da kapsamlı bir çözüme ulaşılması olduğunu söyledi.

İngiliz Yüksek Komiserliği: Ekonomik fırsatları geliştirmek için en etkili yöntem çözüm
banner99

Osman KALFAOĞLU

KIBRIS'ın konuyla ilgili sorusunu yanıtlayan Yüksek Komiserlik, İngiltere Başbakanı Theresa May',n 17 Ocak'ta İngiltere'nin AB'den çıkışı (Brexit) ile ilgili yaklaşımını özetlediğini belirterek "Şu aşamada sürecin kesin sonuçlarıyla ilgili daha fazla tahmin yürütmek yardımcı olmayacaktır" denildi.  

Yüksek Komiserlik, "Birleşik Krallık, Kıbrıs sorununa bulunacak kapsamlı bir çözümün Kıbrıslı Türkler için ekonomik fırsatların geliştirilmesinin en iyi yöntemi olduğunu düşünüyor" ifadelerini kullandı.

"ATAD kararları öncesine dönüş pek mümkün görünmüyor"

Konunun uzmanları, bugün hali hazırda Mağusa Limanı'ndan satılabilecek ürünlerin ihraç edildiğini ancak ATAD kararları öncesine dönüşün pek mümkün görünmediğini belirtiyor.

Hangi ürünlerin, hangi koşullarda, Birleşik Krallığın getireceği hangi kurallar çerçevesinde ihraç edilebileceği konusunun önemli olduğunu belirten uzmanlar, "İngiltere'nin AB'den çıkmış olması kurallara uygun olmayan ürün alacağı anlamına gelmiyor. Kaldı ki İngiltere'nin ithalat kuralları AB'dekilerden daha katı" ifadelerini kullandı.  

İsminin kullanılmasını istemeyen bir uzman ise İngiltere ile doğrudan ticaret konusunun ancak İngiltere'nin KKTC'ye özel koşullar uygulamasına bağlı olduğunu bunun da siyasi (tanınma) bir konu olduğunu söyledi.  

Özersay fırsata işaret etmişti

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay Birleşik Krallığın Avrupa Birliği’nden çıkışıyla birlikte Kuzey Kıbrıs’ın ticari ilişkileri açısından bir fırsat penceresinin ortaya çıkabileceğine dikkat çekerek, bu konularda acilen girişim yapılması gerektiğini söyledi.

Kudret Özersay, Birleşik Krallığın, AB'den çıkışla birlikte Avrupa Toplulukları Adalet Divanı (ATAD) kararlarının kendileri üzerinde bağlayıcı olmasını istemediğini, bunun son bulmasını istediklerini vurguladığını belirtmişti.

ATAD, 1994 yılına aldığı kararla, KKTC’de verilen sağlık ve menşe sertifikalarının geçerli kabul edilemeyeceğinin hükmetmişti.

banner134
Özersay, bu karardan önce özellikle narenciye, patates ve bazı tekstil ürünleri uygun gümrük koşullarından yararlanarak Avrupa tek pazarı içerisine girebildiğini ifade ederek şunları söylemişti:

"Birleşik Krallık, AB’den çıkışıyla birlikte tek pazarın da dışına çıkmak istediğini, AB ile bir ticaret antlaşması yapmayı düşündüğünü, aynı zamanda ATAD’ın yargı yetkisi dışında kalmak istediğini net şekilde ortaya koymuştur. Bu son nokta bize yakın gelecekte olumlu anlamda fırsatlar yaratmaktadır. Biz bu konuda somut, uygulanabilir düşüncelerin şimdiden yapılacak girişimlerle pişirilmesi durumunda kısa süre sonra sonuç alınabileceğine inanıyoruz. Tabi bu hükümetten bu açıdan hiçbir beklentimiz yoktur" ifadelerini kullanmıştı.

May: AB'den ayrılıyoruz ancak Avrupa'dan ayrılmıyoruz

İngiltere Başbakanı Theresa May, 17 Ocak'ta düzenlediği basın toplantısında, AB’den çıkışın ortak değerlerin reddedilmesi anlamına gelmediğini belirtmiş ve “AB’den ayrılıyoruz ancak Avrupa’dan ayrılmıyoruz.” demişti.

Yasaların kontrolünün sağlanmasını ve bu çerçevede Avrupa Adalet Divanının İngiltere yasaları üzerindeki etkisinin de ortadan kaldırılacağını belirten İngiltere Başbakanı, AB’den ayrılmanın yasaların Londra, Edinburgh, Cardiff ve Belfast’ta yapılacağı anlamına geleceğini dile getirdi.

“Avrupa pazarlarıyla serbest ticaret anlaşmaları yapılması” maddesi çerçevesinde AB ile serbest ticaret anlaşmasına varmak istediklerine dikkati çeken May, şunları kaydetmişti:

“Ancak bu önerim, ortak pazar üyeliğinin devamı anlamına gelmiyor. Ortak pazarda kalmak istemiyoruz. Bunun yerine AB ile serbest ticaret anlaşmasına varmak istiyoruz. Bu anlaşma, mevcut ortak pazar düzenlemelerini içerebilir.”

"AB dışındaki ülkelerle de ticaret yapmak istiyoruz"

May, AB dışındaki ülkelerle de ticaret anlaşmaları yapmak istediklerine işaret ederek, ülkesinin kendi ticaret anlaşmalarını kendisinin yapmasını istediğini belirtti. Avrupa ile ayrıca “gümrüksüz” ticaret yapmak istediğini de ifade eden May, “Birleşik Krallık’ın ortak ticari politikanın ya da ortak dış gümrük ücretinin parçası olmasını istemiyorum. Tüm bunlar, ülkelerle kapsamlı ticaret anlaşmaları yapmamızı engelleyen Gümrük Birliğinin ögeleri. AB ile gümrük anlaşması yapmamızı istiyorum. Bu yeni bir gümrük anlaşması anlamına da gelebilir ya da Gümrük Birliğinin kısmi üyesi olmak anlamına da gelebilir. Bu konuda fikirlere açığım.” diye konuştu.

İngiliz hükümetinin, Avrupa Birliğinden çıkış sürecini resmen başlatacak Lizbon Anlaşması’nın 50. maddesini mart ayı sonunda işletmesi bekleniyor. Müzakere sürecinin en az 2 yıl sürmesi öngörülüyor.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2017, 14:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75