‘Konsensüs beklenti’ sağlandı

banner37

Gedik Yatırım Türev Ürünler Satış Müdürü Serkan Dönmez, Türkiye’de ekim döneminde cari dengenin 1.5 milyar dolar fazla verdiğini söyledi:

‘Konsensüs beklenti’ sağlandı
banner90
banner99

“MEVDUATTAKİ AZALIŞ BELİRLEYİCİYDİ”…Gedik Yatırım Türev Ürünler Satış Müdürü Serkan Dönmez, diğer yatırımlarda aylık bazda 2.2 milyar dolar net giriş görüldüğünü ve bu durumda, Türkiye içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıklarında gözlenen 4.1 milyar dolarlık net azalışın belirleyici olduğunu söylerken; Türkiye dışından sağlanan kredilerde ise genel hükümet ve diğer sektörlerin sırasıyla 2.2 milyar dolar, 27 milyon dolar ve 304 milyon dolar net geri ödeme gerçekleştirdiğini aktardı; “Diğer taraftan, net hata-noksan kaleminde aylık bazda 454 milyon dolar net artış kaydedildi ve böylelikle, resmi rezervler ekimde 1.9 milyar dolar arttı” ifadelerini kullandı.

“2019 CARİ FAZLA İLE KAPANACAK”… Serkan Dönmez, TCMB’nin gerçekleştirdiği faiz indirimlerinin asıl etkilerinin yılın son çeyreği ile gelecek yılın ilk çeyreğinde hissedilir hâle geleceği görüşlerini koruduklarını da vurgularken; “2018 yılı ikinci yarısı itibarıyla cari dengedeki iyileşmeye, dış ticaret dengesinden gelen önemli katkının, ağustos ve eylül periyotlarında son derece sınırlı kaldıktan sonra Ekim 2019 itibarıyla Nisan 2018’den bu yana görülen en yüksek negatif katkıyı vermesine ek olarak, kasım dahili öncü dış ticaret veriler de bu görüşümüzü destekler nitelikte. Mevcut gerçekleşme ve eğilimleri dikkate alarak 2019 yılının sınırlı da olsa cari fazla ile tamamlanacağı yönündeki görüşümüzü sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

Ali ÇATAL

Cari dengenin, Türkiye’de ekim periyodunda 1.5 milyar dolar fazla verdiğini, Gedik Yatırım’ın tahmininin 1,4 milyar doların üzeri olarak kayda geçtiğini ve konsensüs beklentinin de zaten ‘1.5 milyar dolar fazla verilmesi’ yönünde olduğunu söyleyen, Gedik Yatırım Türev Ürünler Satış Müdürü Serkan Dönmez, geçen yılın aynı ayına göre verilen cari fazlanın 1.1 milyar dolar azalmasında, geçen yılın aynı ayında 630 milyon dolar fazla veren dış ticaret dengesinin son dönem itibarıyla 924 milyon dolar açık vermesinin en önemli belirleyici olduğunu söyledi.

“Her ne kadar 12 aylık cari fazla üst üste 5’inci ayda da devam etse de cari fazlada gözlenen yavaşlama, iktisadi faaliyette yakın dönemde gözlenmeye başlanan ‘dipten dönüş sinyallerinin’ bir yansıması olarak da okunabilir” diyen Dönmez, ticari yapının dönüştürüldüğü gerçeğini vurguladı.

“Resmi rezervler 1.9 milyar dolar arttı”

Doğrudan yatırımların, ekimde, geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyar dolar azalarak 448 milyon dolar net giriş kaydettiğini aktaran Dönmez, portföy yatırımlarında ise 2.7 milyar dolar net çıkış gözlendiğini aktardı. Dönmez, Türkiye dışında yerleşikler hisse senedi ve Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasında sırasıyla 492 milyon dolar ve 929 milyon dolar net satış yaparken; Türkiye dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 1.7 milyar dolar ve 25 milyon dolar net geri ödeme gerçekleştirdiğine dikkat çekti.

“Diğer yatırımlarda aylık bazda 2.2 milyar dolar net giriş görüldü. Bu durumda, yurt içi bankaların yurtdışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıklarında gözlenen 4.1 milyar dolarlık net azalış belirleyici olurken; yurtdışından sağlanan krediler ile ilgili ise bankalar, genel hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 2.2 milyar dolar, 27 milyon dolar ve 304 milyon dolar net geri ödeme gerçekleştirdi” diyen Dönmez, diğer taraftan, net hata-noksan kaleminde aylık bazda 454 milyon dolar net artış kaydedildiğini ve böylelikle, resmi rezervlerin ekimde 1.9 milyar dolar arttığını aktardı.

“Parite ‘rekabet avantajı’ yarattı”

“Geçen yıl yaşanan kur şoku sonrasında üst üste üç çeyrek dönem yaşanan daralmayla birlikte ithalatta gözlenen yavaşlama, kurun bulunduğu seviyelerin dış ticarette sağladığı rekabet avantajı ve turizm gelirlerindeki olumlu görünüm 12 aylık cari fazlanın Eylül 2019 döneminde tarihi zirveye ulaşmasındaki başlıca etkenler olarak sıralanabilir” diyen Dönmez, Ağustos 2018’de başlayan ve halk arasında ‘döviz krizi’ adıyla anılan sürecin, aynı zamanda dış ticarette rekabet avantajına zemin hazırladığına da dikkat çekti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB)temmuz, eylül ve ekim dönemindeki son üç toplantısında gerçekleştirdiği 10 puanlık önden yüklemeli güçlü faiz indirimlerinin gecikmeli etkileriyle iç talep ve iktisadi faaliyette toparlanma beklemekle birlikte; bu durumun, ithalat ve reel ekonomi bacağındaki asıl ya da gözle görülür etkilerinin yılın son çeyreği ile gelecek yılın ilk çeyreğinde daha hissedilir hâle geleceği görüşlerini koruduklarını da vurgulayan Dönmez, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Çıkarımımız halen güncel”

“2018 yılı ikinci yarısı itibarıyla cari dengedeki iyileşmeye, dış ticaret dengesinden gelen önemli katkının, ağustos ve eylül periyotlarında son derece sınırlı kaldıktan sonra Ekim 2019 itibarıyla Nisan 2018’den bu yana görülen en yüksek negatif katkıyı vermesine ek olarak, kasım dahili öncü dış ticaret veriler de bu görüşümüzü destekler nitelikte.

Ayrıca, ekim itibarıyla yıllıklandırılmış verileri destekleyen rakamların da seriden çıkmaya başladığını da hatırlatalım. Mevcut gerçekleşme ve eğilimleri dikkate alarak 2019 yılının sınırlı da olsa cari fazla ile tamamlanacağı yönündeki görüşümüzü sürdürüyoruz. 2019 yılı cari denge tahminimiz ‘+1 milyar dolar’; cari denge/Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) tahminimiz de ‘+ yüzde 0,1’ seviyesinde.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner108