“Krizler artarak sürüyor, yeniden yapılanma şart”

banner37

Merkez Bankası Başkanı Günay, “KKTC’de para politikası yok, bu yüzden güçlü bütçe şart. Krizler devam ediyor bu nedenle devletin küçültülmesi, daha az sayıda nitelikli insanla çalışılması gerekiyor” dedi

“Krizler artarak sürüyor,  yeniden yapılanma şart”
banner90
banner99

“1 MİLYAR 450 MİLYON TL DONUK KREDİ VAR”…Merkez Bankası Başkanı Rifat Günay, ülkenin kaynak ihtiyacının büyük ölçüde Türkiye’den karşılandığı, ödemelerin yüzde 85 civarının maaş ödemelerine gittiğinisöyledi. Günay, daha küçük ama çok daha işlevsel bir devlet yapısına ihtiyaç duyulduğunu belirterek ekonominin gelişmesi için mevduatların krediye dönüşmesinin, piyasaya canlılık gelmesi açısından önem taşıdığına işaret etti. KKTC’de mevduat oranlarına bakıldığında yüzde 40’ının TL, yüzde 60’ının döviz olduğunu ifade eden Günay, kredilerin kullandırılması ve geri ödenmesi şartlarını anlatarak, şu anda 1 milyar 450 milyon TL donuk kredi bulunduğunu kaydetti.

Ali ÇATAL

   KKTC Merkez Bankası Başkanı RifatGünay, krizlerin artarak devam ettiğini, bu yüzden ülkede yeniden yapılanma, devletin küçültülmesi, daha az sayıda nitelikli insanla çalışılması gerektiğini söyledi.

banner134
   Günay, “KKTC’de para politikası yok, bu yüzden krizlere tepki veremeyiz, cevap verebilmek için bütçe güçlü olmalı ama şu anki bütçeyle cevap veremeyiz, kaynak ihtiyacı Türkiye’den karşılanıyor. Ödemelerin yüzde 85 civarı maaş ödemelerine gidiyor” dedi.

KKTC Merkez Bankası Yönetim Kurulu, bankacılık sektörü, Merkez Bankası ve genel ekonomiye ilişkin bilgiler paylaşmak amacıyla dün Lefkoşa Merit Hotel’de‘KKTC Bankacılık Sektörü ve Genel Ekonomiye İlişkin Bilgilendirme Toplantısı” düzenledi.

   Toplantıda konuşan KKTC Merkez Bankası Başkanı RifatGünay, ekonomik krizlerin,tarihin her döneminde insanlığın hayatında olduğunu hatırlatırken; finans çevrelerine göre, böylesi durumların bundan sonra da ‘artarak devam edeceğinin’ öngörüldüğü uyarısını yaptı.

   KKTC Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Pelin Yaylalı ve yönetim kurulunun diğer üyelerinin de hazır bulunduğu toplantıda Günay, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınının, ‘yeniden yapılanma’ gibi bir ihtiyacımızın olduğunu gözler önüne serdiğini söyleyerekbu uğurda da devletin küçültülmesi ve daha az sayıda fakat ‘çok nitelikli’personelle çalışılması gerektiğini kaydetti.

   Günay, KKTC olarak, para basma veya TL’deki değer yitimine müdahale etme gibi bir şansın olmadığını ifade ederek“Para politikalarıdüzenlemek gibi bir şansımız yok” dedi.

   Bu bağlamda, krizlere tepki değil; ancak ‘cevap’ verebileceğimizi söyleyen Günay, bütçe ne denli güçlü olursa, mali dalgalanmalara verilecek yanıtın da bir o kadar sağlam olacağına parmak bastı.

   Mevcut bütçeyle, şu anki krize cevap vermemizin ‘çok zor’ olduğunun altını çizen Günay, ülkenin kaynak ihtiyacının‘büyük ölçüde’ Türkiye’den karşılandığı; bunun da yüzde 85 gibi ‘kabul edilemez’ bir oranının ‘kamu maaşı ödemelerine’ gittiği bilgisini paylaştı.

   Bu kadar hantal bir devlet yapısının, günümüz ihtiyaçlarına cevap vermenin çok uzağında olduğunu vurgulayan Günay, daha küçük ama ‘çok daha işlevsel’ bir devlet yapısına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

   Dış ticaretin önemli bir kısmının ‘döviz bazında yapılan ithalata’ dayandığına da dikkat çeken Günay, Kovid-19 salgını döneminde ekstradan yaşanan ve TL’nin yabancı paralar karşısında değer yitimine neden olan ‘kur şoku’nun da üretim temelli bir ekonomik yapının elzem olduğu gerçeğini yüzümüze çarptığını söyledi.

   Günay, ülkede üretime yönelik planlamaların ‘son derece yetersiz’ olduğunu da vurgulayarakkamuoyunda sıkça tartışılan teşvik sisteminin ise bütünüyle yanlış olduğunu belirtti.

   Teşviklerin, ancak ve ancak ‘üretime yönelik’ kullandırılması gerektiğini vurgulayan Günay, rekabet edebileceğimiz alanlarda ve üretime yönelik olmak kaydıyla verilecek devlet teşviklerinin, aynı zamandaülkenin ‘ekonomik lokomotifleri’ turizm ve eğitim alanlarına da yeni bir soluk getireceğini kaydetti.

“Yapılandırmada son gün 30 Eylül”

   Merkez Bankası Başkanı Rifat Günay, finansa kolay ve düşük faizli erişimiçin görevin büyük ölçüde devlete düştüğünü söyleyerek ülkemiz bankacılık ve finans sektörü bileşenleri arasındaki rekabetin sürdürülebilir bir hale getirilmesinin şart olduğunu kaydetti.

   Günay, ayrıca, bankalara borçlarını ödemekte güçlük çeken şirket veya şahıslara ise 30 Eylül 2020’ye kadar olmak üzere, gerekli kredi faiz oranlarını ‘ödeme planlarına göre’ araştırarak, borçlarını doğru bir sözleşmeyle yapılandırma çağrısında da bulundu.

   Günay, kredi kartlarına yönelik düzenlemeleri de anlatırken; amaçlarının, vatandaşların ve işletmelerin bu sıkıntılı süreci en az zararla atlatmasına destek vermek olduğunu kaydetti.

Yeni kredi kullandırılması, işletmelere destek kredisi ile ilgili de bilgi veren Günay, Kredi Faiz Destek Fonu adı altında yeni bir fon kurulduğunu da ifade etti.

   Bu çerçevede, 18 bankanın katıldığı ‘işletmelere destek kredisi’ kapsamında 930 işletmeye 417 milyon 230 bin 20 TL’lik kredi kullandırıldığını ifade eden Günay, kullanım amacına bakılmadan 100 bin TL’nin altında 287 firmaya toplam 27 milyon TL kredi kullandırıldığını kaydetti.

Günay, finans piyasalarına düşük faizli kredi kullandırma çalışması içinde olduklarını da ifade ederek, Tüketici Kredileri Yasası’nın getirdiği temel yenilikleri anlattı.

Günay, kredilerde yıllık maliyet oranı şartı ile ‘faiz düştü-çıktı’ tartışmalarının da önüne geçileceğini, ayrıca tüm bankalar arasında kıyaslanabilir bir oranın ortaya çıkacağını söylerken; ‘cayma hakkı’ verildiğini de ifade etti, erken ödeme komisyonlarına ise sınırlama getirildiğini kaydetti.

Tüketici kredi piyasasının tamamen değişeceğini belirten Günay, ‘tefeciliğin’ yasaklandığını ve bu uğurda finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri ile tefecilik faaliyet ve girişimlerinin önlenmesine ilişkin yasanın da yürürlüğe girdiğinibelirtti.

   Günay, bu alandaki denetimlerin ise Merkez Bankası tarafından yapılacağını söyledi.

“TGA’lar yüzünden mevduat krediye dönüşemiyor”

   Bankacılık sektörüne yönelik genel bir değerlendirme de yapan Merkez Bankası Başkanı RifatGünay, KKTC’de toplam 21 bankanın 232 şubeyle hizmet verdiğini ve 3 bin 193 personel çalıştırıldığını ifade etti; bankacılık sektörü konsolide bilançosunu da sundu.

KKTC bankacılık sektöründe, özel bankacılık unsurlarının ‘görece etkin’göründüğünü de ifade eden Günay, bankaların son derece likit bir yapıda olduğunu söyledi.

   ‘Sektörün kanseri’ kabul edilen tahsili gecikmiş alacaklar (TGA) konusuna da değinen Günay, kredialacaklarının tahsilinde bankaların ciddi sorunlar yaşandığını ifade ederek, özellikle mahkemeye giden kredilerin geri dönüşünün ortalama beş yılı bulduğunu ve bunun da kabul edilebilir olmadığını kaydetti.

“1 milyar 450 milyon TL donuk kredi var”

   Tahsili geciken kredilerin, ülkemiz bankacılık sektörü için kanayan bir yara olduğunu ifade eden Günay, bu durumun, mevduatın krediye dönüşümüne de darbe vurduğunu aktardı.

   Günay, kredilerin kullandırılması ve geri ödenmesi şartlarını da anlatırken; an itibarıyla 1 milyar 450 milyon TL tutarında ‘donuk kredi’ bulunduğunu da vurguladı.

   Günay, ekonominin gelişmesi için mevduatların krediye dönüşmesinin şart olduğunu zira piyasaya canlılığın ‘önemli ölçüde’bu şekilde geldiğini de hatırlattı.

   KKTC’deki mevduat sahiplerinin genel karakteristiğini de açıklayan Günay, ülkedeki mevduatın yüzde 40’ının TL, yüzde 60’ının ise döviz cinsinden olduğunu kaydederken; döviz kurlarındaki volatilite yani oynaklık nedeniyle Türkiye’de de ‘yüzde 50-yüzde 50’ olsa da ‘benzer’ bir durumun yaşandığını hatırlattı.

   KKTC bankacılık sektörünün elinde kredi kullandırılacak kaynak olduğunu da ifade eden Günay, krizin global olduğunu, dolayısıyla kredilerle ilgili eleştiriler yaparken de dünyanın ve yakın ülkelerin takip edilmesi gerektiğini kaydetti.

“Suçlamaları kabul edemeyiz”

   Kredilerin geri dönüşü ile ilgili yaşanan sıkıntıların sürekli basında da tartışıldığını ve kendilerine de ‘çoğu kez mesnetsiz’ eleştiriler yapıldığını savunan Merkez Bankası Başkanı Rifat Günay, “KKTC Merkez Bankası olarak, yerel bir bankaya iltimas geçtiğimize yönelik iddialar, yakın geçmişte basına yansıdı. Ülkenin en iyi çalışan kurumlardan biriyiz. Bize yapılan suçlamaları kabul etmiyoruz. Görevimiz, bankaları yaşatmaktır ve bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Böyle bir ithamı sindiremeyiz” şeklinde konuştu.

   Günay, KKTC Merkez Bankası’nın görevini layıkıyla yapıp yapmadığı yorumunun da ‘ancak bütün bilançolar yayımlandığında’ görülebileceğini ifade etti.

   Merkez Bankası’nın eleştirildiği konuları dile getiren Günay, bankada görev yapan kişilerin adil ve tarafsız şekilde işini yaptığını, müfettişlerehiçbir zaman tek başına görev verilmediğini, bütüneylemlerin çok sıkı bir denetimden geçtiğini ve raporların mutlaka kamuoyuyla paylaşıldığını anlattı.

Günay, kişi ve kurumları eleştirirken haksızlık yapılmaması gerektiğini de belirtirken; Merkez Bankası’nın ‘neyin altına imza attığına’ iyi baktığını, hukukçularına her şeyi incelettiğini ve gerekli bütün denetimleri gerçekleştirdiğini kaydetti.

Günay, “Merkez Bankası, iyi çalışan bir kurumdur ve ülke için iyi şeyler yapmaya devam edecektir” dedi.

“Mali bilançomuz ortada”

   Merkez Bankası Başkanı Rifat Günay, bankanın 12 milyar TL civarında nakit değeri ve bankalardan alacakları bulunduğunu ifade ederek, 2019 sonu itibarıyla 343 milyon 621 bin 837 kâr edildiğini; hazineye aktarılan tutarın ise 257 milyon 716 bin 378 TL olarak kayda geçtiğini söyledi.

   Merkez Bankası’nın amacının kâr elde etmek değil; bankacılık sektörünü denetlemek olduğunu ifade eden Günay, Covid-19 salgını özelinde ‘finansa erişim sorunu’ hakkında da bilgiler verdi.

   Günay, krizlerde piyasaya para sunarak sektörleri fonlamanın önemine işaret ederken; kendi parası olmayan ülkelerin, sistemdeki likidenin değişmesini sağlayamayacağına işaret etti.

   Covid-19 salgınının sadece KKTC’de yaşanmadığını fakat KKTC’nin de diğer ülkeler gibi bu durumdan olumsuz etkilendiğini ifade eden Günay, hizmetler sektörüne dayalı KKTC ekonomisinin, üreten güçlere nazaran, krizden daha fazla etkilendiğine dikkat çekti.

   Günay, bu bağlamda, yaşanılan süreci de “Hizmetler resesyonu” olarak tanımladı.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75