Küçük esnaf can çekişiyor

banner37

Nihat’ın Yeri Restaurant & Bar işletmecisi Nihat Selvitopu, nüfusun azlığından, kalifiye eleman bulamamaktan ve fahiş kiralardan yakındı

Küçük esnaf can çekişiyor
banner99

“ESNAF ÖĞRENCİ SAYESİNDE AYAKTA”… Nihat’ın Yeri Restaurant & Bar işletmecisi Nihat Selvitopu, “Dükkanlar bir bir kapanıyor. Koca caddede neredeyse tek dükkan işliyor. İflas eden işletmelerin sahipleri, dükkanlarını ‘içindekilerle birlikte’ satılığa çıkarıyor lakin kimse ‘bu devirde’ esnaflığa yanaşmıyor. Bu ülkede nüfus yok. Dolayısıyla hemen hemen bütün ekonomi, öğrenciler sayesinde yürüyor. Öğrencilerin olmadığı periyotlarda esnaf nerdeyse siftah yapamadan dükkan kapatıyor” ifadelerini kullandı.

“GÜNEY’DEN GELENLER KURU KALABALIK”… Nihat Selvitopu, Sınır kapılarının açılmasının da ‘benzinciler hariç olmak üzere’ esnafa bir faydasının olmadığını çünkü Rumların Kuzey’de alışveriş yapmadığını savunurken; “Arasta’da gördüğünüz şey ‘kuru kalabalık’tır çünkü Güney’den gelenler, esnaftan alışveriş falan yapmıyor” şeklinde görüş belirtti ve Güney Kıbrıs’tan gelen kitlenin, esnafa maddi bir katkısının olmadığını iddia etti.

   Nihat’ın Yeri Restaurant & Bar adlı iş yerinin direktörü Nihat Selvitopu, 1980’den bu yana ülkede yiyecek sektöründe hizmet verdiğini söylerken, “İşler fena değil ama bir istikrar da yok. Düşük faizli esnaf kredisi gibi bir talebim şu an yok ama şunu açıkça ifade etmeliyim ki küçük esnaf can çekişiyor. Böylesi fırsatlar, esnafa sunulmalı” ifadeleri kullandı ve belli bir kâr marjının altındaki işletmelere yönelik devlet desteğinin önemini vurguladı.

   “Dükkanlar bir bir kapanıyor” şeklinde görüş belirten ve küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ) yönelik dosyamıza katkı koyan Selvitopu, sektörün ve esnafın durumu ile geleceğe yönelik önerilerini KIBRIS Ekonomi’ye anlattı.

“Satılığa çıkıyor, alan yok!”

   “Koca caddede neredeyse tek dükkan işliyor” diyen Selvitopu, iflas eden işletmelerin sahiplerinin, dükkanlarını ‘içindekilerle birlikte’ satılığa çıkardığını fakat kimsenin ‘bu devirde’ esnaflığa yanaşmadığını söylerken; “Bu ülkede nüfus yok. Dolayısıyla hemen hemen bütün ekonomi, öğrenciler sayesinde yürüyor. Öğrencilerin olmadığı periyotlarda esnaf nerdeyse siftah yapamadan dükkan kapatıyor” ifadelerini kullandı.

   Selvitopu, nüfusun bu denli az olduğu ülkelerde esnaf olarak ayakta kalabilmenin anahtarının ise ‘büyümek değil; küçülmek’ olduğunu belirtirken; “Her yere şube açmaya ve çok fazla personel çalıştırmaya kalkan her işletmenin sonunun aynı olduğunu tarih bize gösterdi. Bir ben varım, bir de ustam. Ayakta kalabilmemin sırrı bu” şeklinde görüş belirtti.

“Alım gücü diye bir şey kalmadı”

   Yüksek enflasyon, yükselen döviz kurları ve değer yitiren Türk lirası sarmalında, halkın alım gücünün de düştüğünü aktaran Selvitopu, “Önceden 4-5 döner alan kemik müşterilerim dahi artık ‘Yarım döner ver. Çocuklar yesin de biz yemesek de olur’ diyecek duruma geldi” sözleriyle, halkın mali yapısında meydana gelen erozyona dikkat çekti.

   Sınır kapılarının açılmasının da ‘benzinciler hariç olmak üzere’ esnafa bir faydasının olmadığını savunan Selvitopu, “Arasta’da gördüğünüz şey ‘kuru kalabalık’tır çünkü Güney’den gelenler, esnaftan alışveriş falan yapmıyor” derken ve Güney Kıbrıs’tan gelen kitlenin, esnafa maddi bir katkısının olmadığını savunurken, sözlerine şöyle devam etti:

   “Bir seferinde ‘bir otobüs dolusu’ Rum dükkanıma geldi ve çantalarından çıkardıkları yemekleri yemeğe başladı. ‘Burası piknik alanı mı?’ diye tepki gösterdiğimdeyse ‘her masadan sadece bir kişi’ yemek söyledi; diğerleri de ‘gizli gizli’ piknik yapmaya devam etti. Su bile almadılar ve lavabodan su içtiler. Üzerine bir de tuzluklarımı çaldılar.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75