banner6

‘Liralaşma odaklı’ yaklaşımdan geri adım yok

banner37

‘Liralaşma odaklı’ yaklaşımdan geri adım yok
banner150 banner151 banner143

Hazırlayan: Ali ÇATAL

   Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 14 Nisan’da gerçekleşen ve yüzde 14 faiz oranının sabit tutulduğu, yılın dördüncü Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının özetini geçen hafta itibarıyla yayımladı.

   Buna göre, Nisan 2022 dönemi toplantı karar metnine “Makroihtiyati politika setinin güçlendirilmesi” ifadesini ekleyen TCMB, para politikasında sürdürülebilir fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda finansal istikrara yönelik riskleri de gözeten liralaşma odaklı bir yaklaşım sergilenmeye devam edileceğini belirtti.

   Özette ayrıca, uzun vadeli Türk lirası yatırım kredileri de dâhil olmak üzere kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşmasının finansal istikrar açısından önemli olduğunu vurguladı.

   Raporda, Mart 2022 periyodunda enflasyondaki artışta en çok paya enerjinin sahip olduğu belirtilerek şu açıklamaya yer verildi: “Yılın başından itibaren uluslararası emtia fiyatlarında gözlenen artış eğilimi jeopolitik gelişmelerle beraber bu dönem daha da belirginleşmiş, mart ayında başta enerji, metal, gıda ve tarımsal emtia olmak üzere tarihsel olarak yüksek aylık artışlar kaydedilmiştir.”

   Jeopolitik gelişmelerle gıda ve tarımsal emtia fiyatlarında yaşanan yüksek artışların Türkiye içi fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğu, temel gıda ürünlerindeki KDV indiriminin ise sarkan etkileri daha olumsuz bir görünümün önüne geçtiği, ayrıca meskenlere yönelik elektrik fiyatlarında kademeli tarife limitinin arttırılması ve KDV indirimiyle görülen düşüşün enerji enflasyonunu sınırladığı belirtildi.

   Raporda, para politikasına dair ise şu ifadelere yer verildi:

   “Para politikası duruşu, enflasyon görünümüne yönelik risklerin kaynağına, kalıcılığına ve para politikası ile ne ölçüde kontrol altına alınabileceğine dair değerlendirmeler dikkate alınarak, temkinli bir yaklaşımla sürdürülebilir fiyat istikrarı hedefine ulaşılması odağında belirlenecektir.

   Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan ve kararlılıkla sürdürülmekte olan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir.

   Alınmış olan kararların birikimli etkileri yakından takip edilmekte ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir. Bu süreçte, politika araçlarının Türk lirası mevduat gelişiminin desteklenmesi, APİ fonlamasının teminat yapısında Türk lirası cinsi varlıkların artırılması, para takası (swap) miktarının kademeli şekilde azaltılması ve döviz rezervlerinin güçlendirilmesi istikametinde geliştirilmesine odaklanılacaktır.

   Bu çerçevede, Türk lirası likiditesinde ve dağılımında yaşanan gelişmelerin mevduat ve kredi fiyatlamaları üzerindeki etkileri, döviz kurundaki gelişmelerin enflasyon beklentileri üzerindeki gecikmeli etkileri, kur korumalı mevduat ürünlerine yönelik gelişmelerin ters para ikamesi, döviz piyasalarının derinliği ve istikrarı ve fiyat istikrarı üzerindeki etkileri analiz edilmekte ve gerekli politika tedbirleri oluşturulmaya devam edilmektedir.”

Mevduatlarda dövizin hakimiyeti sürdü

   TCMB, 15 Nisan ile biten işlem haftasına ait istatistikleri de geçtiğimiz hafta yayımladı.

   Verilere göre, son haftada hem hanehalkı hem de şirketler döviz alımı yaptı ve toplam döviz mevduatları 1.1 milyar Amerikan doları artarak 216.73 milyar Amerikan doları oldu.

   Gerçek kişilerde döviz mevduatları son haftada 271 milyon Amerikan dolar arttı ve mevduatlar 139 milyar Amerikan doları üzerine çıktı. Tüzel kişilerde ise döviz mevduatları 848 milyon Amerikan doları arttı ve döviz mevduatları 77.65 milyar Amerikan dolarına çıktı.

   TL mevduatlardaki yükseliş son haftada da devam etti. Kur Korumalı Mevduat (KKM) birikimi 756.6 milyar TL oldu. KKM ile beraber bankalarda bulunan TL mevduatlar 15 Nisan haftasında 58 milyon TL artarak 2 trilyon 530 milyara çıktı.

   Toplam mevduatlar içinde dövizin payı yüzde 55,5 TL’nin payı ise yüzde 44,5 oldu.

Borsa İstanbul’da gong Consus Enerji için çaldı

   Halka arz sürecini önceki hafta tamamlayan Consus Enerji, Borsa İstanbul'da (BIST) geride bıraktığımız işlem hafta itibarıyla işlem görmeye başladı. 115.5 milyon liralık nominal satışın gerçekleştiği halka arz sonrasında, CONSE koduyla dün 4,50 TL'den yatırımcılarıyla buluştu. Açılış sonrası 4,38 TL'ye gerileyen hisse fiyatları, 4,40'ın üzerinde dengelendi.

   BIST’te gong, Türkiye'nin yenilenebilir enerji ve dağıtık enerji alanındaki öncü firmalarından, Global Yatırım Holding iştiraki Consus Enerji için çaldı. Talep toplama sürecinde 173 bin 974 kişiden 550 milyon 947 bin liralık talep toplayan Consus Enerji, geçen hafta itibarıyla Borsa İstanbul Yıldız Pazar'da CONSE koduyla işlem görmeye başladı. Halka açıklık oranı yüzde 30 olan Consus Enerji'nin halka arz büyüklüğü ise 519 milyon 750 bin TL oldu.

   BIST’te düzenlenen Consus Enerji Halka Arz Gong Töreni'ne Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutman, Consus Enerji Genel Müdürü Atay Arpacıoğulları, Garanti BBVA Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yavuz Jankat Bozkurt, Global Menkul Değerler Genel Müdürü Gülşeyma Doğançay ve Global Yatırım Holding Strateji ve M&A Direktörü Mehmet Ali Deniz katıldı.

   Gong töreninde konuşan Ergun, "Bugün tüm dünya maalesef, tedarik zincirinde yaşanan sorunlar ve artan enerji fiyatları ile karşı karşıyadır. Bu nedenle, hem enerji sürekliliği hem de enerji maliyetleri tüm sektörleri yakından etkilemektedir. Bu durum, yerli ve yenilenebilir kaynaklarla üretilen enerjinin önemini herkese bir kez daha hatırlatmaktadır. Consus Enerji bugün (geçen çarşamba) işlem görmeye başlayarak, yeni yatırımcılarından aldığı güçle yoluna daha güçlü devam edecektir.

   Bu artan gücünü, enerjide sürdürülebilirlik odaklı ve yenilikçi uygulamalarda kullanacaktır. Örneğin tarımsal artıkları enerjiye dönüştüren biyokütleden enerji uygulamaları gibi, örneğin tüketim yerinde üretim modeliyle verimliliği arttıran uygulamalar gibi. Ben Consus Enerjiye, halka arz gelirini bu tür yenilikçi ve sürdürülebilir uygulamalarda kullanacak olmasından dolayı teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Arpacıoğulları: Sorumluluğumuzun farkındayız

   Gong töreninde konuşan Atay Arpacıoğulları ise "Consus Enerji'nin halka arzını başarıyla tamamladık. Bu derece büyük bir halka arza yatırımcılarımızın göstermiş olduğu teveccüh bizleri son derece memnun etti.

   Tabii ki, önümüzdeki sürecin bize yüklemiş olduğu sorumlulukların farkındayız. Önümüzdeki dönemde yatırımcılarımızın bize göstermiş olduğu güvene, yapacağımız yatırımlarla şirketimizi daha da büyüterek karşılık vermeyi hedefliyoruz. Consus Enerji'nin güçlü bir bilanço ile değer yaratmasının en öncelikli hedefimiz olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum.

   Halka arzdan elde edilecek toplam kaynağın yüzde 50'ye yakın bir miktarını yeni yatırımlarla santral kapasitemizi büyütmek ve işletme sermaye ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanmayı planlıyoruz. Bu sayede enerji sektöründeki fırsatları daha etkin bir şekilde değerlendirebileceğiz.

   Diğer taraftan, halka arz gelirlerinin yaklaşık yüzde 50'sinin kullanım amacı ise borçluluğumuzu azaltmak olacak. Bu kapsamda özellikle kısa vadeli kredilerin azaltılmasına öncelik vererek, güçlü bir bilançoyla büyümemize devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Piyasalar ‘yeşil ışık’ bekliyor

   Kripto para piyasalarında, bu hafta İsviçre merkezli 21Shares AG ve ETF Securities, Avustralya’da Bitcoin (BTC) ve Ethereum (ETH) spot ETF ürünlerini piyasaya sürecek. Kripto varlıkların spot fiyatına dayalı olacak ETF ürünleri, Avustralya’nın ilk ‘borsada işlem gören kripto varlık fonları’ olacak.

   Yapılan açıklamada 21Shares, küresel 30 borsada işlem gören ürünlerle birlikte yönetimi altında 2.5 milyar Amerikan dolarlık bir varlık bulunduğunu bildirdi. Şirket, lider kripto varlık BTC ve lider altcoin ETH spot fiyatına dayalı kripto ETF’lerini sunmak için ETF Securities ile anlaşma yapıldığını duyurdu.

   Avustralya’da şu an bir BTC ETF ürünü bulunmasına rağmen Cosmos Asset Management tarafından yönetilen bu ETF, spot fiyat yerine Kanada’nın Toronto kenti merkezli Purpose Bitcoin ETF'yi dayanak varlık olarak kullanıyor. Avustralya’da ilk olacak 21Shares’in her iki ETF’si de Nisan 2022 dönemi sonunda Cboe borsasına kote olacak ve fiyat ise Avustralya doları cinsinden takip edilecek.

   ETF’nin dayanak olacağı BTC ve ETH tutarları için Coinbase’in saklama hizmeti kullanılacak.

   Öte yandan, ETF Securities Australia Yönetim Kurulu Başkanı Graham Tuckwell, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, sunacakları ürünlerin varlık saklama derdi olmadan ve doğrudan kripto yatırımı zorluklarından bağımsız şekilde düzenlenmiş bir borsada kripto ticareti imkanı tanıyacağını söyledi.

   Avustralya’da spot ETF için onay gelmesi, yine Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) spot ETF’lere karşı duruşunu akıllara getirdi. Bununla beraber kripto yorumcuları, bu gelişme üzerinden ABD’ye atıfta bulunarak SEC’in spot ETF'ye mesafeli duruşunun ülkedeki yatırımcılar için büyük bir kayıp olarak görüyor.

   SEC’in spot kripto ETF’lerine karşı olmasının başında piyasadaki volatilite ve yatırımcılarının korunabilme noktasında bazı eksiklikler gerekçe gösteriliyor. Kanada’da spot fiyata dayalı kripto ETF ticareti yapılırken, şimdi de bir başka büyük ekonomide de bu tür ETF’lerin ticaretinin yapılacağı haberi, ABD için ciddi bir örnek oluşturabilir.

   Hatırlanacağı üzere, geçtiğimiz yıl ABD SEC’in vadeli işlemlere dayalı BTC ETF’leri için yeşil ışık yakması, BTC fiyatı başta olmak üzere kripto paralarda ciddi yükselişlere neden olmuştu. Bu yüzden, ABD’nin spot BTC ETF onayı, piyasanın ‘dört gözle beklediği’ bir gelişme olarak kalmaya devam ediyor.

GMT ilgi görmeye devam ediyor

   Diğer taraftan, Mart 2022 periyodunda piyasaya çıkan, Solana tabanlı kripto varlık STEPN (GMT), kısa sürede muazzam bir yükseliş gördü. GMT tokenine talep devam ederken; kripto varlık da 1,5 ay gibi kısa bir sürede 2 milyar Amerikan doları piyasa değerine ulaştı ve en büyük 55. kripto para oldu.

   GMT, 9 Mart 2022 itibarıyla işlem hacmine göre en büyük kripto para borsası Binance’te listelendiğinde sadece 0,01 Amerikan dolarıydı. Dünkü işlemlerde 3,83 Amerikan dolarına kadar yükselen GMT tokeni fiyatlaması, böylece 1,5 aylık periyotta yüzde 36,550 arttı.

   GMT, STEPN adlı uygulamada spor yapan bireylerin egzersiz yaparken kazanabileceği tokenlerden ve aynı zamanda uygulamanın yönetişim tokeni olarak kullanılıyor. STEPN uygulaması kullanarak, egzersiz yapan kişiler GMT ile birlikte GST yani ‘Green Satoshi Token’ de kazabiliyor.

   Bu bağlamda, yeni bir kullanım alanıyla gelen kripto varlık, hızlı yükselişi nedeniyle piyasada Shiba Inu (SHIB) ile karşılaştırılmaya başlandı.

   STEPN uygulamasının kullanımının her geçen gün artması ve bunun yanında spor ayakkabı NFT’lerinin ticareti devam etmesiyle GMT fiyatı, düzeltme yapmadan yükselmeye devam ediyor. Öte yandan, STEPN uygulaması App Store’da sağlık ve fitness kategorisinde 29. sıraya yükseldi.

Bundesbank'tan ‘ekonomik küçülme’ uyarısı

   Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), Rus enerjisine ambargo uygulanması durumunda dış talebin zayıflaması ve daha fazla belirsizliğe yol açmasıyla Alman ekonomisinin bu yıl yaklaşık yüzde 2 küçüleceğini bildirdi.

   Bundesbank'ın ekonomiye yönelik Nisan 2022 dönemi raporu yayımlandı.

   Raporda, savaş nedeniyle Rusya'ya karşı acil bir enerji ambargosu uygulanması halinde Almanya'da önemli bir ekonomik gerileme olacağı belirtilerek, yaptırım nedeniyle Almanya’da gayri safi yurt içi hasılada (GSYH), yüzde 0,5 ile yüzde 6 arasında küçülme olacağı vurgulandı.

   Ukrayna-Rusya savaşının, Euro Bölgesi'nin yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası ekonomik toparlanmasını zayıflattığına yer verilen raporda, savaşın Avrupa Birliği'nin (AB ) Rus ham petrol ve doğal gazına ambargo kararı almasına sebep olması halinde toparlanmanın AB için daha da kötüleşeceğine de dikkat çekildi.

   Bundesbank raporunda, Rusya’nın petrol, kömür ve gazın yanı sıra endüstriyel metaller ve buğday gibi gıda maddelerinin de en önemli ihracatçılarından biri olduğu için Moskova’ya karşı tam bir ambargonun emtia fiyatlarının önemli ölçüde yükselmesine yol açacağının altı çizildi.

   Raporda, “Önemli enerji alıcısı ülkeler tarafından Rusya'ya enerji ambargosu uygulanması durumunda ham petrol, doğal gaz ve kömür fiyatlarının önemli ölçüde artacağı beklenebilir. Brent petrolün varil fiyatı 170 doların üzerine çıkabilir” denildi.

   Rusya’dan enerji ithalatına son verilmesiyle ciddi kriz senaryosunda, bu yıl Alman ekonomisinin bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 2 küçüleceğinin hatırlatıldı.

   Üretim aşamalarındaki fiyat artışları veya işçi ücret artışlarının daha büyük olabileceğinin altı çizilen raporda enflasyonda yukarı yönlü risklerin de baskın olduğu vurgulandı.

   Raporda, “Enflasyon oranı daha uzun bir süre için önemli ölçüde daha yüksek olacaktır" ifadelerine yer verildi.

   Öte yandan, AB, Rusya’dan kömür teslimatının durdurulmasına karar vermişti. AB Komisyonu, Rus petrolüne ambargo uygulamak istiyor ancak tüm üye ülkeleri bunun arkasında birleştiremiyor.

   Alman hükümeti, Rus enerjisine tam bir ambargoya ‘toplumsal barış’ bile tehlikeye gireceği gerekçesiyle karşı çıkmaya devam ediyor. Almanya, ihtiyacı olan doğal gazın yaklaşık yarısını Rusya'dan alıyor.

   Almanya sanayide çarkları döndürmek ve konutları ısıtmak için Rus petrolü, gazı ve kömürüne diğer Avrupa ülkelerinden daha fazla bağımlı.

   Ülke, ihtiyacı olan doğal gazın yüzde 55'ini, ham petrolün yüzde 35'ini ve kömürün yüzde 45'ini Rusya'dan karşılıyor.

Ukrayna’da ‘grivna ile kripto alımı’ yasaklandı

   Ukrayna Merkez Bankası (NBU), Rusya işgali sonrası ilan edilen sıkıyönetim kapsamında ülkenin yerel para birimini korumak adına bazı önlemler aldı. Bu önlemlerden biri de Ukrayna grivnası kullanılarak kripto para alımının yasaklanması.

   NBU tarafından geçtiğimiz hafta yapılan açıklamada, ülke vatandaşlarının, son düzenlemelere göre 100 bin Ukrayna grivnası değerinde yabancı para kullanarak kripto para satın alabilecekleri belirtildi. Bu tutar ise güncel kur ile 3 bin 400 Amerikan dolarına denk geliyor.

   NBU, kripto para alımlarını, elektronik cüzdanları, aracı kurum işlemlerini ve seyahat çeki ödemelerini yarı nakit işlemler olarak tanımlıyor. Sıkıyönetim kapsamında alınan bu önlemlerin ülkeden kontrolsüz şekilde sermaye çıkışının önlenmesi amacıyla alındığı bildiriliyor.

   Hatırlanacağı üzere Ukrayna, Rusya işgalinin ortasında geçen ay ülkede kripto para faaliyetlerini yasal hale getirmişti. Ülkenin Ulusal Menkul Kıymetler Komisyonu ve Borsası tarafından düzenlenen kripto varlıklara yasal bir statü getirilerek varlık sınıfı olarak tanımı yapılmıştı.

   Diğer yandan Ukrayna, savaş yaralarını sarmak için kripto paralardan etkin bir şekilde faydalandı ve işgalin ilk günlerinden bu yana 100 milyon Amerikan dolarlık kripto bağışı aldı.

   Ayrıca, geride bıraktığımız işlem haftasının bir diğer önemli gelişmesi ise Ukrayna işgaline devam eden Rusya’dan geldi. Rusya Federasyonu Merkez Bankası (CBR) tarafından yapılan açıklamada, en geç 2023 yılında ‘dijital ruble’ kullanımının başlamasını planladıkları belirtildi.

   Rusya’ya yönelik ekonomik yaptırımlar her geçen daha ağır hale gelirken, ülke de yaptırımları aşmak ve ödeme sistemlerini sağlıklı şekilde yürütmek adına yeni yollar arıyor.

Schiff: Kripto para piyasasında ‘katliam’ bekliyorum

   Öte yandan, ünlü fon yöneticisi ve yatırımcı Peter Schiff, kripto para piyasası için bir ‘katliam göstergesi’ açıkladı ve yakında bu olayın gerçekleşmesini bekliyor.

   Hisse senetleri ne zaman değer kaybederse, yatırımcılar kripto para piyasasında benzer hareketler bekliyor çünkü kripto para piyasasında fonların dağılımı genellikle borsadaki performansı takip ediyor.

   Schiff, BTC performansının aksine, altın fiyatındaki 6 Amerikan dolarlık düşüşe ek olarak 21 Nisan 2022’de güçlü bir düzeltmeden geçen altınla ilgili hisse senetlerinin hareketini sergiledi ancak geleneksel varlıklar BTC’ye kıyasla ‘oldukça’ iyi bir performans gösterdi.

   Örneğin, Valkyrie Miners ETF, Şubat 2022 döneminden bu yana yüzde 35 düşerken, altın madeni ile ilgili yatırım ürünleri ise yüzde 25 bandında arttı.

Bahamalar’da ‘kripto ile vergi ödeme’ dönemi

   Diğer taraftan, 2022 yılı bitmeden, Bahamalar sakinleri, vergi ödemek için kripto paraları ve merkez bankası dijital para birimini (CBDC) kullanabilecek.

   Bahamalar Başbakanlık Ofisi, kripto paraların geleceğine dair bir rapor yayımladı. Rapora göre Bahamalar hükümeti, ülkenin merkez bankasıyla birlikte çalışarak vatandaşların vergi ödemesi için kripto paraları kullanmasına izin verecek. Bununla birlikte hükümet, vatandaşlara Bahama doları ile kripto paralara erişmesini sağlayacak. Ülke, kendi CBDC’sini daha fazla kullanılması için farklı teşvikler sunmayı planlıyor.

   Yayımlanan rapor, ayrıca şunlardan bahsediyor:

   “Hükümet, vatandaşların kripto para kullanarak vergi veya yaptırımlardan kaçınmasını istemiyor. Bahama hükümeti, vergi ile alakalı tüm geçerli anlaşmalara ve yasalara bağlı kalarak kripto paralarla vergi ödeme işlemini hayata geçirmeye çalışacak.”

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110