banner6

‘Makroihtiyati politika’ sürdü TL varlıklar pozitif ayrıştı

banner37

‘Makroihtiyati politika’ sürdü TL varlıklar pozitif ayrıştı
banner150 banner151 banner143

Hazırlayan: Ali ÇATAL

   Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu başkanlığında geçtiğimiz perşembe toplanan yılın dördüncü Para Politikası Kurulu'nun (PPK), politika faizinin yüzde 14'te sabit tutulmasına karar verdiği bildirildi.

   Duyuruda, etkisi süren jeopolitik risklerin, küresel ve bölgesel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tuttuğu ve belirsizliklerin artmasına yol açtığı belirtildi.

   Kararın ardından, KKTC serbest piyasalarında TL varlıklarda negatif ayrışma kayda geçerken; bahse konu değer kaybı, işlem haftasının son gününün kapanışı itibarıyla yerini toparlanmaya bıraktı.

   Buna göre, geride bıraktığımız işlem haftasını Amerikan doları ortalama 14,6700 TL, euro 15,8800 TL ve İngiliz sterlini 19,2000 TL’lik fiyatlamayla kapattı. Kurlar, 11 Nisan işlem haftasını sırasıyla ortalama 14,7300 TL, 16,0600 TL ve 19,1900 TL’den el değiştirerek açmıştı.

   Küresel gıda güvenliğindeki belirsizliklerin, emtia fiyatlarındaki yüksek seyrin, enerji başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının daha da belirgin hale gelmesinin ve taşımacılık maliyetlerindeki yüksek seviyenin uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artmasına yol açtığı vurgulayan duyuruda, şunlar kaydedildi:

   "Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Bununla birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, iş gücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası iletişimlerinde ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını halen sürdürmekte, varlık alım programlarını azaltarak devam ettirmektedir.

   Kapasite kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin, bölgesel farklılıklar ortaya çıksa bile dış talebin giderek artan olumlu etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, cari işlemler dengesinde enerji fiyatlarından kaynaklanan riskler devam etmektedir.

   Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. Kurul, uzun vadeli Türk lirası yatırım kredileri de dâhil olmak üzere kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşmasının finansal istikrar açısından önemli olduğunu değerlendirmiştir.

   Bu çerçevede kurul, makroihtiyati politika setinin güçlendirilmesine karar vermiştir."

“Kararların birikimli etkileri yakından takip ediliyor”

   Duyuruda, enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte; jeopolitik gelişmelerin yol açtığı enerji maliyeti artışların, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının geçici etkilerinin, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışların oluşturduğu güçlü negatif arz şoklarının etkili olmaya devam ettiği vurgulandı.

   Kurulun, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan ve kararlılıkla sürdürülen adımlarla, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngördüğü belirtilen duyuruda, "Bu çerçevede kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir. Alınmış olan kararların birikimli etkileri yakından takip edilmekte ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

   TCMB'nin, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya devam edeceği aktarılan duyuruda, "Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır. Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir" değerlendirmesi yapıldı.

   Duyuruda, PPK toplantı özetinin de beş iş günü içinde yayımlanacağı bildirildi.

ATO’dan ‘istihdam desteğine’ destek

   Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, geçtiğimiz hafta, kendisine ait Twitter hesabından, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kabine Toplantısı sonrası açıkladığı istihdam desteğine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

   Gençlere deneyim kazanma fırsatı verilmesinin önemini vurgulayan Baran, şunları kaydetti:

   "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilave istihdamı teşvik amacıyla açıkladığı destek programları işverenlerimiz için fırsattır. Gençlerimize mesleki deneyim ve iş tecrübesi kazandırarak istihdama katılmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen işbaşı eğitim programları ile ek istihdam taahhüt eden firmaların işe alacakları her işçinin üç veya altı ay boyunca tüm ücretleri ile sosyal destek primlerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından karşılanması, istihdamı artırmak için ihtiyaç duyulan olumlu ivmeyi sağlayacaktır. Üyelerimizi bu fırsattan yararlanmaya davet ediyorum."

   Baran, Türkiye'nin büyük ve güçlü bir ülke olduğunu belirterek, "Bu gücü, öğrencisinden öğretmenine, tacirinden sanayicisine tüm vatandaşlarının birlik ve beraberliğinden alır. Yaşadığımız bu zorlu sürecin dünya konjonktüründeki gelişmelerle değerlendirilmesi, üstesinden gelineceğinin bilinmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

‘İstisnai’ Türk vatandaşlığına zam

   Öte yandan, alınan bilgiye göre, geçtiğimiz işlem haftasında, Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nde istisnai Türk vatandaşlığı için satın alınması gereken gayrimenkulün değerinin yükseltilmesi konusu da görüşüldü.

   Kabine Toplantısı'nda, istisnai Türk vatandaşlığına başvuru için satın alınacak gayrimenkulün değerinin 250 bin Amerikan dolarından 400 bin Amerikan dolarına çıkarılması kararlaştırıldı.

   Bu karar kapsamında Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in istisnai olarak Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin hükümlerin bulunduğu 20'inci maddesinin 2'nci fıkrasının "b" bendinde değişiklik yapılması öngörülüyor.

   Bu değişikliğin, ilerleyen günlerde Türkiye Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle en az 400 bin Amerikan doları veya karşılığı döviz tutarında taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın alanlar ve kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmuş, en az 400 bin Amerikan doları veya karşılığı döviz tutarı peşin olarak yatırılan ve tapu siciline üç yıl boyunca devir ve terkini yapılmayacağı taahhüdü şerh edilmek şartıyla noterde düzenlenmiş sözleşme ile taşınmazın satışının vadedildiği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca tespit edilenler Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığı kazanabilecek.

Yatırımcının Bitcoin’e güveni sürüyor

   Volatil seyri son bir aydır devam eden kripto para piyasalarında ciddi değer artışlarını düzeltme hareketleri takip ediyor. Bu süreçte, lider kripto para Bitcoin (BTC) fiyatı 48 bin Amerikan dolarıyla reddedildikten sonra geçen hafta dahilinde 39 bin Amerikan dolarına kadar geriledi.

   Bu volatiliteye rağmen Blockchain analiz firması Glassnode tarafından yapılan bir araştırma, yatırımcıların BTC’ye yönelik güvenini ortaya koydu.

   Glassnode raporu, BTC cüzdanlarının yaklaşık yüzde 75'inin kârlarını hâlâ elinde tuttuğunu gösteriyor.

   Glassnode haftalık raporu, kârda olan BTC cüzdan sayılarına yönelik bir araştırmayı içeriyor. Araştırma, yüzde 75 civarında BTC cüzdanının hâlâ kârda olduğunu gösteriyor. Bu rakam da 2018 yılında yaşanan ayı piyasası koşullarıyla karşılaştırıldı ve o dönemki rakamların üzerinde olduğu görüldü.

   Bunun yanında Blockchain analiz firması, son yıllarda görülen ve daha sert geçen düşüş piyasalarıyla karşılaştırıldığında mevcut ayı piyasasının hâlâ ihmal edilebilir seviyelerde olduğunu savunuyor.

   Şirket, yaptığı son araştırmaya atıfta bulunarak, BTC cüzdanlarının sadece yüzde 25’inin kâr elde edemediği ve bunun da makul bir sonuç olduğunu belirtti ancak pazardaki düşüş eğiliminin devam ettiğini kabul eden Glassnode, gerçekleşmemiş kazançların önümüzdeki günlerde oranının düşebileceğini üzerinde de duruyor.

   Raporda ayrıca Glassnode, portföyünde 155 günden fazla BTC tutanlar için uzun vadeli yatırımcı tanımı yaparken; bu yatırımcıların sert bir piyasa düşüşünden etkilenmeyeceklerini belirtiliyor.

Shiba topluluğu ‘muradına erdi’

   Diğer taraftan, Shiba Inu topluluğu, 2021 yılında Robinhood listelemesiyle ilgili elinden geleni yaptı. Geçen hafta yapılan açıklamayla, Shiba Inu’nun Robinhood borsasına eklenmesi, topluluk arasında coşkuyla karşılandı. Robinhood CEO’su ise 2021 yılı biterken, listelemenin kısa zamanda gerçekleşeceğini söylemişti.

   Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli kripto borsası Robinhood, Shiba Inu (SHIB) tokenini listeleme kararı aldı. SHIB ile birlikte Solana (SOL) tabanlı altcoinler, Polygon’un yerel tokeni MATIC ve Compound (COMP) da Robinhood ticaret platformuna eklenen kripto varlıklardı fakat şu an itibarıyla kripto paralar, henüz ticarete açık gözükmüyor.

   Hatırlanacağı üzere, geçen yıl Robinhood CEO’su Vlad Tenev, platformun yakın zamanda SHIB tokenini listelemek için bir gerekçeleri olmadığını söylemişti. Yoğun talebe karşılık ise güvenliğin her kriterin üstünde olduğunu dile getirerek kripto paralar için SEC kayıt gereksinimlerinin dışına çıkmak istemediklerini dile getirmişti.

   Shiba topluluğu ise Robinhood inadından asla vazgeçmedi. Sosyal medya platformlarında yaptıkları baskının yanında SHIB tokeninin ABD merkezli borsada listelenmesi için Change.org imza kampanyasıyla yarım milyonu aşan dijital imza topladı. Robinhood platformunun zaten en rakipleri Dogecoin’in (DOGE) ticaretine izin vermesi ise Shiba topluluğunun en büyük dayanağı olmuştu.

   SHIB tokeninin Robinhood borsasında listelenmesi haberinin yayılmaya başlamasından bu yana SHIB/Amerikan doları ikilisi, yüzde 15’in üzerinde değer artışıyla 0,00025 Amerikan dolarına kadar yükseldi ve dünün akşam saatlerine doğru da yükseliş ivmesine devam ediyordu.

Suwen halka açıldı

   Türkiye’de iç giyim mağaza zincirleri arasında sektördeki en büyük beş şirket içinde mağaza sayısı artışına göre en hızlı büyüyen marka Suwen, halka açıldı. Halka arzda şirketin mevcut ödenmiş sermayesini oluşturan 50 milyon adet pay 6 milyon adet sermaye artırımıyla toplam 56 bin adet paya yükseldi, 17 milyon adet pay ise ortak satışı yoluyla yatırımcılara sunuldu. Halka açıklık oranı ise yüzde 41,1 oldu.

   Suwen payları için 18,5 TL sabit fiyattan 13-14-15 Nisan 2022’de talep toplandı.

   Talep toplama öncesinde yapılan basın toplantısında söz alan Suwen Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Can Dilek, şunları söyledi:

   “Suwen olarak, Türkiye’den özgün, kendine güvenen Türk kadınını temsil eden bir marka çıkartmayı hedefliyoruz. Gerek Türkiye’de gerek yurt dışında hedeflerimiz var. Yurt içinde ve yurt dışında yeni mağazalar açarak mağaza ağımızı genişletmeye devam ederken çok kanallı bir satış stratejisi ile sürdürülebilir bir büyüme çizgisi yakalamayı hedefliyoruz. Halka arz sürecinde elde ettiğimiz sermayeyi ağırlıklı olarak mağaza yatırımlarımızın ve işletme sermayemizin finansmanında; finansal yapımızın daha da güçlendirilmesi yönünde kullanmayı planlıyoruz.”

   Kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap (KİEP) sektöründe faaliyet gösteren Suwen, geçtiğimiz yıllarda mağaza sayısını, toplam satış alanını, net satış gelirlerini ve kârlılığını hızla büyüttü.

   Türkiye içi mağaza sayısı 2017 yıl sonunda 50’den, yüzde 28,9 yıllık ortalama bileşik büyüme oranı ile artış göstererek 2.8 katına çıkardı ve 2021 yıl sonunda 138’e ulaştı. Bu sayıyı Mart 2022 itibarıyla 39 şehirde 142’ye taşıdı.

   Toplam satış alanı 2017 yıl sonunda 3 bin 621 m²’den dört yılda yüzde 43,1 yıllık ortalama bileşik büyüme oranı ile artış göstererek 4.2 katına çıkardı ve 2021 yıl sonunda 15 bin 165 m²’ye ulaştı.

   Şirketin net satış gelirleri 2017’de 42.8 milyon TL seviyesinden 2021’de 359.9 milyon TL seviyesine yükselirken; aynı dönemde net satış gelirlerindeki yıllık ortalama bileşik büyüme oranı yüzde 70,3 oldu.

   Kârlılık bakımından şirket 2021’de yüzde 31,8 Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) marjıyla 114.3 milyon TL FAVÖK seviyesine ulaştı. Bu tutar, 2020’de 43.6 milyon TL olarak ölçülmüştü.

BofA: ‘Kayıplarla dolu’ bir yıla hazır olun

   ABD’nin en büyük dört bankası arasında yer alan Bank of America (BofA), enflasyon kaynaklı bir resesyonun borsalarda yeni bir düzeltmeye yol açacağını ve yatırımcıların kayıplarla dolu bir 2022 yılına hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Habere göre, BofA’nın müşterilerine gönderdiği notta, ‘enflasyonun kontrolden çıktığı ve resesyona neden olduğu’ belirtildi.

   Derlenen bilgilere göre resesyon tehdidi, fiyatlardaki yükselişi belirten enflasyonla birlikte ekonomik büyümenin yavaşlamasını veya durmasını ifade ediyor. Bu iki olumsuz göstergenin birleşimi yatırımcılar için de borsalardaki kayıpların hızlanması ve ayı piyasası anlamını taşıyor.

   Yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgınının gerilemesiyle, tüketici tarafındaki ani talep dalgası sonucu oluşan tedarik zinciri krizi ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle emtia fiyatlarında görülen ani artışlar, küresel enflasyonun olağanüstü seviyelere yükselmesine neden oldu. ABD’de de enflasyon, 40 yılı aşkındır görülmeyen bir hızda yükseliyor.

   ABD borsalarında 1960’ların sonundaki, 1970’lerin başındaki ve 2008’deki resesyonların tamamında enflasyonda dalgalanmalar yaşanmıştı. BofA raporunda, “Resesyon beklentileri açısından son domino taşları daha yüksek tahvil getirileri ve daha zayıf dolar olacaktır” ifadelerine yer verildi.

   BofA raporuna göre, ‘enflasyon şokunun’ ardından bir sonraki süreçte ‘faiz şoku’ yaşanacak ve bu ikisinin birleşimi de ‘resesyon şokuna’ yol açacak. BofA açıklamasında, resesyon nedeniyle S&P 500 Endeksi’nin yıl sonunda kritik 4.000 puan seviyesinin altına düşeceği öngörüldü. Endeksin bu seviyenin altına inmesi ise şu anki seviyesinden yüzde 11 bandında düşeceği anlamına geliyor.

   Küresel piyasalarda yatırımcıların gündeminde ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Mayıs 2022 döneminde gerçekleştireceği para politikası toplantısında politika faizlerini 50 baz puan (bp) artırması planı bulunuyor. Önceki hafta yayımlanan, Fed’in Mart 2022 periyodu para politikası toplantısı tutanaklarında, Fed’in faiz oranlarını 50 bp artırabileceği ve 9 trilyon Amerikan dolarlı tutarındaki bilançosunu her ay 95 milyar Amerikan doları düşürebileceği planları yer alıyor.

   Fed’in Kovid-19 salgını öncesinde 4 trilyon Amerikan doları seviyesindeki bilançosu, Kovid-19 teşvikleriyle 9 trilyon Amerikan dolarına kadar fırladı. BofA’nın raporunda, “FED’in 9 trilyon dolarlık bilançosu 2023’ün sonuna doğru 6,5 trilyon dolara kadar gerileyecek. Parasal sıkılaştırma politikaları, parasal genişleme politikalarının tam tersidir. Bu da daha yüksek tahvil getirileri ve daha yüksek volatilite anlamına gelir” ifadelerine yer verildi.

   Raporda söz konusu öngörüler, “Parasal genişleme finansal varlıklar için büyük bir boğa piyasası anlamına geliyordu. Parasal sıkılaştırma ise yapısı gereği finansal varlıklar için negatif olacaktır.

   Fed’in pandemi nedeniyle son iki yıldır sabit getirili menkul kıymet satın alması, şirketlerin borçlarını artırabilmeleri için kredi piyasalarına likidite sağlamak üzere tasarlanmıştı. Bu likidite akışı, eninde sonunda hisse senetlerine yöneldi ve satın alım baskısıyla hisse fiyatlarını yükseltti.

   Politika yönetiminde ‘geciken şahin’ bir para politikası ve aşırı değerlenen borsalardan başlayarak aniden servet eşitsizliği ve enflasyonla mücadele etmek istiyor” görüşlerine yer verildi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110