Mali tedbirler ‘pekala’ alınabilir

banner37

DPÖ eski Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu, COVID-19 salgınını izleyen TL’deki değer kaybı sürecinde hükümete önemli görevler düştüğünü kaydetti:

Mali tedbirler ‘pekala’ alınabilir
banner90
banner99

“TL’YE ÇEVİRME VE KUR SABİTLEME”… Ödül Muhtaroğlu, TL’deki değer kaybını tersine çevirebilecek politika gerçekleştiremeyeceğimize dikkat çekti; bunun yanı sıra duruma göre pozisyon alarak, süreci ‘en az hasarla’ atlatmamızı sağlayacak mali tedbirler alabilecek durumumuzun olduğunu söyledi. Muhtaroğlu, eğitim kurumlarının, okul taksitlerini TL üzerinden almalarının veya kurlarda yükselişin başladığı dönemle mevcut parite arasında bir değerden döviz kurlarının sabitlenmesinin sağlanabileceğini aktardı.

“KİRA STOPAJ VERGİSİ DÜZENLENEBİLİR”… Ödül Muhtaroğlu, TL’deki değer kaybı nedeniyle çok zor duruma düşen halka yönelik olmak üzere, döviz bazında kiralanan bina ve konutların Vakıflar İdaresi’ne veya bir başka devlet kurumuna ait olanlarının kira bedellerinin TL üzerinden alınabileceğini de kaydederken; şahıslara ait evlerin kiralarında da halihazırda yüzde 10’lar bandında alınan Kira Stopaj Vergisi’nin, dövizle kiralamada yükseltilip, TL üzerinden kiralama durumunda ise düşürülmesi önerisini sundu.

“FAİZLER KİMSEYİ YANILTMASIN”… Ödül Muhtaroğlu, döviz geliri olmayan yurttaşların, faizlerdeki cazip görünüme aldanmaması gerektiğini vurgularken, dövizle borçlanılması durumunda, vadeye bağlı olmak üzere ‘en az bir’ kur şoku riskinin de alındığı uyarısını yaptı. Muhtaroğlu, 1 Temmuz itibarıyla, 2,5 aydır vaka görülmeyen bir ülkede ortaya çıkan pozitif vakaların halkı ürkütmesinin doğal olduğunu da belirtirken; turizmi açmak ve üniversite öğrencilerini ülkeye getirmek durumunda olduğumuza dikkat çekti.

   Devlet Planlama Örgütü (DPÖ) eski Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu, yeni tip Koronavirüs (COVID-19) salgını döneminde dünya genelinde ekonomik bir yıkımla karşılaşıldığını söyleyerek, salgının sürdüğü periyotta hayatımıza giren ‘TL’nin yabancı para birimleri karşısındaki değer kaybı’ periyodunun da piyasada ‘ikinci bir şoka’ neden olduğunu belirtti.

   KTV’de yayınlanan Parapolitik programında Ali Çatal’a konuk olan Muhtaroğlu, içinden geçtiğimiz süreci yorumlarken, hem COVID-19 salgınını hem de kur şokunu aynı anda tecrübe den halka ve mevcut hükümete bir ‘yol haritası’ da sundu.

   Para basmak gibi bir lüksümüz veya TL’deki değer kaybını tersine çevirebilecek herhangi bir enstrümanımızın olmadığı gerçeğinden hareketle, ekonomik bir politika gerçekleştiremeyeceğimize dikkat çeken Muhtaroğlu, bunun yanı sıra duruma göre pozisyon alarak, süreci ‘en az hasarla’ atlatmamızı sağlayacak mali tedbirler alabilecek durumumuzun olduğunu söyledi.

   Muhtaroğlu, ana okulu ve hatta kreşlerden başlamak ve yükseköğrenim de dahil olmak üzere, özel ve vakıf eğitim kurumlarının, okul taksitlerini TL üzerinden almalarının veya kurlarda yükselişin başladığı dönemle mevcut parite arasında bir değerden döviz kurlarının sabitlenmesinin sağlanabileceğini aktardı.

   Döviz bazında kiralanan bina ve konutların Vakıflar İdaresi’ne veya bir başka devlet kurumuna ait olanlarının kira bedellerinin TL üzerinden alınabileceğini de kaydeden Muhtaroğlu, şahıslara ait evlerin kiralarında da halihazırda yüzde 10’lar bandında alınan Kira Stopaj Vergisi’nin, dövizle kiralamada yükseltilip, TL üzerinden kiralama durumunda ise düşürülmesi önerisini sundu.

   Döviz geliri olmayan yurttaşların, faizlerdeki cazip görünüme aldanmaması gerektiğini de vurgulayan Muhtaroğlu, dövizle borçlanılması durumunda, vadeye bağlı olmak üzere ‘en az bir’ kur şoku riskinin de alındığı uyarısını yaptı.

   Muhtaroğlu, 1 Temmuz itibarıyla, 2,5 aydır vaka görülmeyen bir ülkede ortaya çıkan pozitif vakaların halkı ürkütmesinin doğal olduğunu da belirtirken; turizmi açmak ve üniversite öğrencilerini ülkeye getirmek durumunda olduğumuzu aktardı; sosyal mesafe ve hijyen kurallarının çok önemli olduğuna parmak bastı.

“Jeopolitik riskler de belirleyici”

   Ödül Muhtaroğlu, TL başta olmak üzere, gelişen ülke varlıklarında yaşanan değer kaybında ‘jeopolitik risklerin’ de önemli bir belirleyici olduğunu söylerken; S-400 gerginliği, F-35 sorunu, Rahip Brunson vakası, Türkiye’nin Suriye’ye düzenlediği askeri üç operasyon, Libya’da yaşananlar ve tekrarlanan İstanbul seçimleri gibi süreçlerin tamamından, TL’nin değer kaybederek çıktığını hatırlattı.

   Doğu Akdeniz merkezli Türkiye-Yunanistan gerginliğinin de TL için ‘ekstra bir baskı unsuru’ olarak ortaya çıktığını kaydeden Muhtaroğlu, Kuzey Atlantik Paktı (NATO) üyesi bahse konu iki ülke arasında bir sıcak temas olmasının zor göründüğünü fakat son dönemlerde yaşanan restleşmenin de TL’yi zayıflattığını söyledi.

   Rusya tarafından açıklanan COVID-19 aşısının piyasalarda ciddi bir karşılık bulmamasını da değerlendiren Muhtaroğlu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bu konuda son derece iddialı olduğunu fakat ‘politik çekinceler’ nedeniyle sermaye piyasalarının bu iddialara temkinli yaklaştığını kaydetti.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75