Merkezden ‘sürpriz’ yok

banner37

TCBM bünyesinde düzenlenen ‘yılın ilk PPK toplantısı’ sonuçlandı; politika faizi pas geçilerek ‘piyasa beklentileri’ yönünde yüzde 17’de tutulurken, ‘sıkı duruşun’ da süreceği vurgulandı

Merkezden ‘sürpriz’ yok
banner90
banner8

Hazırlayan: Ali ÇATAL

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), geçtiğimiz hafta düzenlenen ve ‘yılın ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı’ olma mahiyeti taşıyan toplantıda, politika faizini yüzde 17'de tutarken; sıkı duruşun uzun süre korunacağını söyleyerek sıkılaşma vurgusunu güçlendirdi.

Ekonomistlerin genelinin ve piyasaların beklentisi de faizin yüzde 17 seviyesinde sabit tutulacağı yönündeydi.

Karar metninde, “Kurul, 2021 yılsonu tahmin hedefini dikkate alarak, enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla uzun bir müddet sürdürülmesine karar vermiştir” değerlendirmesi yapıldı.

TCMB'nin, Ocak 2021 dönemine ilişkin faiz kararı metninde “Enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler kapsamında enflasyonun ana eğilimi ve fiyatlama davranışlarına ilişkin göstergeler, yayılım endeksleri, talep ve maliyet unsurları ve enflasyon beklentilerinin tahmin ufku içerisinde hedeflerle uyumu yakından izlenecektir” ifadeleri kullanılırken; ‘gerekmesi durumunda’ ise ilave parasal sıkılaşma yapılacağı da ifade edildi.

TCMB, ayrıca, sıkı para politikası duruşunun, fiyat istikrarını kalıcı olarak tesis etmesinin yanında, ülke risk primlerinin düşmesi, ters para ikamesinin başlaması, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik ve finansal istikrarı olumlu etkileyeceğini değerlendirdi.

İktisadi faaliyetin güçlü bir seyir izlediğini belirten TCMB, yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgınına bağlı kısıtlamaların ekonomi üzerindeki aşağı yönlü etkilerinin, geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğine kıyasla daha sınırlı seyrettiğini bununla birlikte hizmetler ve bağlantılı sektörlerdeki yavaşlamanın ve bu sektörlerin kısa vadeli görünümüne dair belirsizliklerin devam ettiğini ifade etti.

"Son dönemde kredi büyümesi yavaşladı"

TCMB, söz konusu metinde, salgın döneminde sağlanan yüksek kredi büyümesinin birikimli etkileriyle güç kazanan iç talebin cari işlemler dengesi üzerindeki olumsuz etkisinin devam ettiğine de vurgu yaptı.

Banka, finansal koşullardaki sıkılaşmayla birlikte son dönemde kredi büyümesinin yavaşladığını da belirtti.

İç talep koşullarına yönelik vurgular da yapan TCMB bu konuda metinde, şu ifadelere yer verdi:

“İç talep koşulları, döviz kuru başta olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler, fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam etmektedir.

Kasım ve Aralık PPK toplantılarında gerçekleştirilen güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkilerinin daha belirgin hale gelmesi beklenmekte, böylelikle enflasyon üzerinde etkili olan talep ve maliyet unsurlarının kademeli olarak zayıflayacağı öngörülmektedir.

Öte yandan, uluslararası emtia fiyatlarındaki gelişmeler, bazı sektörlerde belirginleşen arz kısıtları ile gerçekleştirilen ücret ve yönetilen fiyat ayarlamaları, orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki önemini korumaktadır.”

Ağbal'ın ‘fiyat istikrarı’ vurgusu devam etmişti

Öte yandan, Kasım 2020’de TCMB Başkanlığı görevine gelen Naci Ağbal'ın ilk toplantısında politika faizini 4,75 baz puan (bp) artırmöş, ikinci toplantısında da 2 puan yükselterek yüzde 17 seviyesine kadar yükseltmişti.

Açıklamalarında fiyat istikrarına vurgu yapan Ağbal, son olarak da Aralık 2020 toplantısından bir gün sonra TBMM'de yaptığı sunumda da para politikasında fiyat istikrarına öncelik verileceğini belirtmişti.

Ağbal TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı sunumda, "Fiyat istikrarı ile istikrarlı ve hızlı büyüme arasındaki pozitif ilişki, ekonomideki öngörülebilirliğin sağlanmasıyla iş ve yatırım ortamının iyileşmesinden kaynaklanmaktadır.

Fiyat istikrarı ekonomik istikrarın uzun vadeli refahın temel ölçütlerinden en önemlisini oluşturmaktadır. Merkez bankaları, toplumsal refah artışına en büyük katkıyı fiyat istikrarını sağlayarak yapar.

TCMB, enflasyon hedeflemesi rejimini kararlı bir şekilde uygulayacak. Para politikası kararları fiyat istikrarı önceliği korunarak alınacak" ifadelerini kullanmıştı.

KKTC serbest piyasaları

Dolar/TL kuru ise geçen hafta başında 7,53 seviyesine çıkan, ardından haftanın devamında da 7,35’e gerileyen performansıyla, geride bıraktığımız haftanın son işlem gününde Türkiye Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın faiz karşıtı açıklamaları sonrası haftayı 7,47’den kapattı.

Faize karşı olduğunu bir kez daha açıklayan Erdoğan, 2021’de sıkı maliye politikası izleneceğini söyledi. Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ise geçen hafta yaptığı bir açıklamada, 2021’de bütçe açığının gayri safi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranının yüzde 3,3 olarak belirlendiğini ve enflasyonla mücadele politikalarıyla uyumlu kamu maliyesi politikalarının da devam edeceğini belirtti.

Dolar kuru, haftanın son işlem günün ilk yarısında, Türkiye serbest piyasalarında yüzde 1 yükselişle 7,5440’ı görmesinin ardından, haftanın ilk işlem gününün kapanış dakikalarında 7,51 seviyesinden işlem gördü.

Euro/TL kuru da aynı dönemde 9,11 seviyesini görmesinin ardından, kapanışta 9,07’den işlem gördü.

KKTC serbest piyasalarında ise geride bıraktığımız son işlem gününün kapanışında, bütün döviz kurlarının fiyatlamasında düşüş ivmesi kayda geçti.

Buna göre, Kuzey Kıbrıs’ta Amerikan doları hafta kapanışın ortalama 7,4080 TL, euro 8,9893 TL ve İngiliz sterlini 10,1808 TL’den alıcı buldu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75