Mortgage sistemi sorunları çözer

banner37

KTEB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Sadeghi, TL’nin yaşadığı değer kaybı göz önünde bulundurularak, ‘ilk kez ev sahibi olacaklara’ yönelik yeni yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu söyledi:

Mortgage sistemi sorunları çözer
banner8

Ali ÇATAL
“TOPLU KONUT ÇÖZÜM DEĞİL”… Hüseyin Sadeghi, geçmiş hükümet döneminde projesi dahi kamuoyuyla paylaşılan toplu konut türü projelerin, mevcut sorunu çözmede ‘aman aman’ bir katkısının olamayacağını söyledi. ‘Sadece birkaç noktaya’ toplu konut inşa ederek, insanları buralarda yaşamaya zorlamaktansa, ülkenin her yanındaki ‘elde kalmış’ inşaat stokunu eritmenin yollarını aramak gerektiğini kaydeden Sadeghi, mortgage sisteminin elzem olduğunu belirtti.

“SALGINDAN SONRA FİYATLAR ARTACAK”… Hüseyin Sadeghi, gayrimenkul fiyatlarının, Kuzey Kıbrıs’ta, Güney Kıbrıs’a nazaran yüzde 40-yüzde 100 bandında ucuz olduğunu aktarırken, AB ülkeleriyle ise ‘kıyaslanamaz boyutta bir ucuzluğun’ söz konusu olduğuna dikkat çekti. Bir sonraki yılın böyle olmayacağını ve konut fiyatlarının çok daha yüksek bir banda geleceğini söyleyen Sadeghi, “Gençlerimiz bundan sonra nasıl ev sahibi olacak, bunu gerçekten bilmiyorum. Ülkemizde muhakkak bir mortgage sistemi olmalı” dedi.

Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği (KTEB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Gayrimenkul Danışmanı Hüseyin Sadeghi, TL’nin, yabancı para birimleri karşısında yaşadığı değer kaybının, ‘TL bazında kazanıp sterlin üzerinden ev alma’yı neredeyse imkansız hale getirdiğini söylerken; düşük faizli ve uzun vadeli konut kredisi yaklaşımı mortgage sisteminin, bu alandaki sorunları büyük ölçüde çözeceğini kaydetti.

Maaşlı çalışan gençler için ev sahibi olmanın bundan sonra ‘neredeyse hayal’ haline geldiği gerçeğine parmak basan Sadeghi, aslında her zaman ‘bir yere kadar da olsa’ hayatımızda olan bu problemin yakıcılığının da zamanla katlanarak arttığını söyledi.

Yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde, dünyanın pek çok yerinde konut satışları önceki yıllara göre arttığını ve bu ‘anomali’ zannedilen durumda asıl etkenin ise elinde nakit tutan kişilerin, kriz döneminde yapılan gayrimenkul yatırımını ‘ileriye dönük fırsat’ olarak görmeleri olduğu bilgisini de veren Sadeghi, bu durumun, ülkemiz için de fazlasıyla geçerli olduğunu belirtti.

Sadeghi, gayrimenkul fiyatlarının, Kuzey Kıbrıs’ta, Güney Kıbrıs’a nazaran yüzde 40-yüzde 100 bandında ucuz olduğunu da aktarırken, Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle ise ‘kıyaslanamaz boyutta bir ucuzluğun’ söz konusu olduğuna dikkat çekti.

Kovid-19 salgını sonrasında, Kuzey Kıbrıs’ın, gayrimenkul yatırımı için ‘cazibe merkezi’ olacağına yönelik öngörülerin de her geçen gün güçlendiğini vurgulayan Sadeghi, KKTC’deki konutların, salgının hemen akabinde süratle eriyeceği bilgisini verdi.

“Fiyatlar ‘asıl bundan sonra’ artacak”

Hüseyin Sadeghi, inşaat maliyetlerinin ve buna bağlı şekillenen konut fiyatlarının ‘asıl bundan sonra’ artacağını da savunurken, KKTC’de salgın döneminde talep edilen konut fiyatlarının ucuz olduğunu söyledi.

Gayrimenkul fiyatlarının döviz bazında değerlendirilmesi durumunda, fiyatların ‘yüksek gibi göründüğünü’ fakat maliyet olarak ucuz addedilebileceğini belirten Sadeghi, “Dövizi olan yatırımcılar büyük bir avantaj var. Müteahhitlerin, söz gelimi bir sonraki projesi, şu ankilerden yüzde 20-30 pahalı olacak” dedi.

“İmkanı olan insanlara şunu net şekilde söylemeliyim ki gayrimenkul için şu anda talep edilen fiyatlar, müteahhitlerin yaşadığı nakit krizi de göz önüne alınırsa aslında gayet makuldür” diyen Sadeghi, KKTC’deki ev fiyatlarının, Avrupa’dan ise zaten çok çok ucuz olduğunu yineledi.

banner134
Sadeghi, bir sonraki yılın böyle olmayacağını ve konut fiyatlarının çok daha yüksek bir banda geleceğini de söylerken; “Gençlerimiz bundan sonra nasıl ev sahibi olacak, bunu gerçekten bilmiyorum. Ülkemizde muhakkak bir mortgage sistemi olmalı çünkü konut almak, bundan sonra hayal olacak. Eğer sistem oluşmazsa, bir sistematik formül bulunmazsa gerçekten her şey çok daha zorlaşacak” ifadelerini kullandı.

Sadeghi, geçmiş hükümet döneminde projesi dahi kamuoyuyla paylaşılan toplu konut türü projelerin, mevcut sorunu çözmede ‘aman aman’ bir katkısının olamayacağını söyledi. ‘Sadece birkaç noktaya’ toplu konut inşa ederek, insanları buralarda yaşamaya zorlamaktansa, ülkenin her yanındaki ‘elde kalmış’ inşaat stokunu eritmenin yollarını aramak gerektiğini kaydeden Sadeghi, mortgage sisteminin elzem olduğunu belirtti.

Ekonomik durum ve sosyal statü açısından aynı kabul edilebilecek yüzlerce aileyi, dönemin hükümeti tarafından belirlenmiş bir noktaya toplamanın da yanlış olduğuna vurgu yapan Sadeghi, böylesi bir yaklaşımın da hem ‘devlet eliyle gettolaştırmaya’ neden olacağını hem de en temel insan haklarından ‘istenilen muhitte ev sahibi olma’ unsurunun çiğnenmesi anlamına geleceğini söyledi.

Sadeghi, ilk kez ev sahibi olacak ve üzerinde herhangi bir gayrimenkul olmayan yurttaşlar için hayata geçirilecek söz konusu hamlenin, sektördeki sorunları da büyük ölçüde çözeceğini kaydetti.

Mortgage sistemi nedir?

Bankaların, halk arasında her ne kadar sadece konut için kullanılsa da başta konut olmak üzere mal satın almak isteyenlere sunduğu bir kredi türü olan mortgage, avantajlı ödeme seçenekleri, uzun vadeleri ve uygun faiz oranlarıyla ön plana çıkıyor.

Mortgage kredisi sayesinde ‘kira öder gibi’ ev sahibi olmak mümkün olduğundan, özellikle yeni evli çiftler, kiracı olarak ‘belirsiz bir süre’ başka birisinin evinde barınmak için para harcamak yerine, bankaya ödenen taksitler neticesinde ev sahibi olmayı tercih ediyor.

Mortgage sistemi ile ‘klasik’ konut kredileri arasındaki en önemli fark ise geri ödeme süresi zira konut kredisi olarak verilen finansmanlarda şu an için en fazla 120 aya yani 10 yıla kadar vade sunulabiliyor lakin mortgage sisteminde bu vade 30 yıla kadar uzayabiliyor.

İki sistem, barındırdıkları faizlerle de birbirinden ayrılıyor. Buna göre, konut kredilerine sabit faiz uygulanırken; mortgage sisteminde bunu da müşteri seçebiliyor hatta ‘değişken faiz’ opsiyonunu da tercih edebiliyor. Finansmanın faizinin değişken seçilmesi durumunda da ülkenin enflasyonuna göre faiz oranları da değişiyor ve ödenecek taksit tutarında güncellemeler olabiliyor.

Keza, bankacılık tabiriyle ‘temerrüt’ yani ödenecek borcun ‘kabul edilebilir’ sürenin üzerinde gecikmesi halinde de konut ve mortgage kredilerinde farklılık söz konusu.

Bu bağlamda, konut kredisinin geri ödemesi esnasında temerrüte düşülürse, banka, müşteriye o yıl içerisinde bu durumu tolere etme fırsatı veriyor. Bir diğer ifadeyle takip ya da icra işlemleri başlamadan borcu kapatma ihtimali var.

Mortgage kredilerinde ise ödeme iki kez üst üste geciktiğinde, bankaya da ‘farklı’ bir tutum uygulama hakkı doğuyor ve banka, kredinin tamamının geri ödenmesini talep edebiliyor. Ayrıca ilgili ev de bankanın ipoteğinde olduğundan, çalışılan bankanın, o güne kadar ödenen taksitleri müşteriye geri verip, evi satışa sunma hakkı var.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ck
Ck - 2 hafta Önce

Daha nekadar artacak ki zaten simdi bile pahali 1+1 evler bile 600.000 civari

SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75