banner6

Pazar payının dar olması, büyük sıkıntı

banner37

Güzler İşletmeleri Ltd. Direktörlerinden Şener Güzler, su sektöründe üretimden başlayıp, pazarlamaya kadar uzanan belli başlı sıkıntılar olduğuna dikkat çekti:

Pazar payının dar olması, büyük sıkıntı
banner90
banner99

Ahmet İLKTAÇ

Ülkemizin ve özellikle de Gazimağusa Bölgesi’nin önde gelen şirketlerinden ISO 22000 kalite sertifikalı ve “Paris 2009 Kalite Altın Ödüllü” Güzler İşletmeleri Ltd. (Cemer Su) direktörlerinden Şener Güzler, sektörlerinde üretimden başlayan pazarlamaya kadar uzanan belli başlı sıkıntılar olduğuna dikkat çekti.

Bu sıkıntıların, pazar payı dar olan ülkelerde kaçınılmaz olduğuna vurgu yapan Şener Güzler, tüm bu sıkıntıların aşılabileceğini, fakat bu konularla ilgili ciddi, kalıcı çalışmalar yapılması gerektiğinin altını çizdi.

İthal etmek zorunda oldukları tüm ürünlerin para birimlerinin döviz bazında olması ve kur değerlerinin devamlı artmasının, girdi maliyetlerini devamlı yükselttiğine değinen Güzler, bu sıkıntının aşılabilmesi ve hem üretimde hem de piyasalarda stabil ve etik rakamların konuşulabilmesi için girdi maliyetlerinin illaki aşağıya çekilmesinin zorunlu olduğunu ve girdi maliyetlerinin de aşağıya çekilmesi için devlet tarafından bazı fon ve uygulamalarda değişikliğe gidilmesinin şart olduğunu söyledi.

Güzler: Büyük bir ihtiyacı giderdik

Gazetemiz KIBRIS’a konuşan Güzler İşletmeleri Ltd. (Cemer Su) direktörlerinden Şener Güzler, şirketlerini 2001 yılında kardeşi Halil Güzler ile birlikte kurduklarını söyledi.

O dönemde yaptıkları araştırmalar neticesinde böylesi bir faaliyete ülkenin ihtiyacı olduğunu gördüklerini kaydeden Güzler, Türkiye’de yaptıkları araştırmalar sonucunda faaliyet alanına nasıl giriş yapacaklarını tespit ederek Gazimağusa’da mütevazı boyutta el değmeden üretim teknolojisi kullanarak su üretim ve dağıtım hizmetine başladıklarını bildirdi.

Şener Güzler, ilerleyen zaman içerisinde hem sularının kalitesi hem de hizmet anlayışında taşıdıkları hassasiyet nedeniyle Cemer Su’nun halk tarafından büyük rağbet gördüğünü dile getirdi.

2004 yılında halkın talepleri doğrultusunda Boğaziçi (Lapatoz) köyündeki kaynaklarının bulunduğu yerdeki

mülkleri üzerine çok modern, çok kapsamlı ve ileriye yönelik üretim hacmi yüksek bir tesis inşa ettiklerini belirten Güzler, ayrıca 2004 yılına kadar 19 litre damacana olan su üretimlerinin yanına, pet şişe ürünlerini üretime koyarak yollarlına devam ettiklerini ifade etti.

Şener Güzler, günümüzde su üretimlerini tamamen otomatik makinler kullanarak el değmeden oldukça hijyenik ortamlarda gerçekleştirdiklerine dikkat çekti.

Üretimlerinin kendileri içerisinde ambalaj sınıfına göre ayrıldığını belirten Güzler, tüm ürünlerinin ozonlanarak doldurulmakta olduğuna vurgu yaptı.

Şener Güzler, kaynaklarının kendilerine ait değerleri itibarıyla stabil bir kaynak olduğuna dikkat çekerken, kalitelerinin de aynı oranda devam ettiğini söyledi.

Üretimlerinin düzenli olarak Sağlık Bakanlığı Devlet Kimya Laboratuarı’nda analiz testlerine tabi tutulduğuna değinen Güzler, insan sağlığı için en önemli içecek sınıfında oldukları için bunun ciddiyetinin farkında olduklarını dile getirdi. Güzler, bu sorumluluğu her zaman üzerlerinde taşımak zorunda olduklarını kaydetti.

Üretimden pazarlamaya belli başlı sıkıntılar

Şener Güzler, sektörlerinde üretimden başlayan pazarlamaya kadar uzanan belli başlı sıkıntılar olduğunu dile getirdi. Güzler, pazar payı dar olan ülkelerde bunların kaçınılmaz olduğunu bildirdi.

Cemer Su Direktörü Şener Güzler, bu sıkıntıların aşılabileceğini, fakat bu konularla ilgili ciddi kalıcı çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi.

Bu çalışmaların hem bireysel işletmeler bazında, hem sektörel bazda, hem de devlet ve işletmeler arasında oluşturulacak koordineli çalışmalar neticesinde belli zaman hedefi koyarak yapılabileceğini gözlemlediğini anlatan Güzler, üretimle ilgili sıkıntılarla ilgili olarak da modernize olabilmek, teknolojiyi takip edebilmek ve gerekli yatırımları zamanında yapabilmenin yegane önemli bir unsur olduğunu kaydetti.

Şener Güzler, üretimde bunların gereken zamanda yapılamadığı takdirde yaşanan sıkıntıların minimize edilip aşılamayacağına vurgu yaptı.

Kullandıkları tüm ambalaj malzemelerinin ithal ürünler olması nedeniyle maliyetlerinin yüksek olduğunu ifade eden Güzler, bunun da piyasa rekabetinde dezavantajı beraberinde getirdiğini söyledi.

Ambalaj malzemelerinin maliyetlerinin asgariye indirilemediği takdirde rekabet edebilirliliğin zayıflamakta olduğuna dikkat çeken Şener Güzler, bu nedenle de maliyetlerin her zaman iyi hesaplanarak üretimde yaşanan firelerin ve zaiyatların çok ciddi oranda düşük seviyelerde olma zorunluluğunun söz konusu olduğunu belirtti.

“Devlet bazı fon ve uygulamalarda değişiklik yapmalı”

Şener Güzler “Tüm ithal ürünlerimizin para birimlerinin döviz bazında olması ve kur değerlerinin devamlı artması girdi maliyetlerini devamlı yükseltmektedir. Bu sıkıntının aşılabilmesi ve hem üretimde hem de piyasalarda stabil ve etik rakamların konuşulabilmesi için girdi maliyetlerinin illaki aşağıya çekilmesi zorunludur. Girdi maliyetlerinin de aşağıya çekilmesi için devlet tarafından bazı fon ve uygulamalarda değişikliğe gitmesi şarttır. Ayrıca elektrik tüketimindeki birim fiyatın, sanayi ve üretime yönelik kısmının daha makul birim fiyatı uygulamasına tabi tutulması şarttır. Bu tam gün olmayacaksa dahi günün belli saatlerinde uygulanması rahatlatma sağlayacaktır” dedi.

Akaryakıtta da benzeri sıkıntıların olduğuna değinen Güzler, nakliye ve dağıtım hizmetlerinde ana tüketim malzemesinin akaryakıt olması nedeniyle bu konuda yapılacak düzenleme ve iyileştirmeyle sektöre bir nebze katkı sağlanmış olabileceğini kaydetti.

Şener Güzler, genel sıkıntıların ortadan kaldırılması için piyasalarda düzenlemelerin ve denetimlerin yapılmasının zorunlu olduğunun altını çizdi. Güzler, “eğer rekabet edilecekse aynı kulvarda rekabet edilmesi, bazı olumsuzlukları ortadan kaldıracaktır. Aynı koşullarda ve standartlarda üretim yapmak bir denge unsurudur. Rekabette aynı dengeyi devam ettirmek demektir” diye konuştu.

Cemer Su Direktörü Şener Güzler, olası bir çözümde rekabet edebilirlilik konusunda temas edilecek olması halinde, kendi işletmeleri ile ilgili değerlendirmelerinde kaynaklarının tesisle bir arada olmasının verdiği avantajla üretim safhalarında yapabilecekleri belli başlı değişiklik ve düzenlemelerle, Güney Kıbrıs’la rekabet edebileceklerini söyledi.

Güncelleme Tarihi: 10 Kasım 2016, 08:47
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner104