Piyasa yükü paydaşlara dağıtılmalı

banner37

Albank Genel Müdürü Ahmet Melih Karavelioğlu, Kovid-19’un neden olduğu ekonomik durgunluğa yönelik yol haritasını açıkladı:

Piyasa yükü paydaşlara dağıtılmalı
banner90
banner99

“TURİZM VE EĞİTİM TEHLİKEDE”… Albank Genel Müdürü Ahmet Melih Karavelioğlu, iş insanlarının, Bakanlar Kurulu Kararı ile iş yerlerinin kapatılması sonucunda doğal olarak ciro kaybına uğrayarak likidite ihtiyacı çekmeye başlayacaklarını kaydederken; hava sahasının uçuşlara kapatılması nedeniyle de işlerin ‘bıçak gibi’ kesildiği turizm ve öğrencilerin bir kısmının ülkeyi terk etmesi sonucunda ilerleyen günlerde gelirleri düşecek üniversitelerin bu süreçten olumsuz etkileneceğinin görüldüğünü söyledi.

“HER GECENİN SABAHI VARDIR”… Ahmet Melih Karavelioğlu, birçok belirsizliğin olduğu şu günlerde iş insanlarının, üzerlerindeki yükleri, yükümlülükleri ve sorumlulukları sakin kalarak ve paydaşlarına eşit oranda üleştirmesinin önem taşıdığını söylerken; “Unutmamamız gereken tek şey şu: Hiçbir kötü şey sonsuza kadar gitmez. Her gecenin bir sabahı vardır. Takriben nisan sonu-mayıs başı yavaş yavaş normale dönmeye başlarken, bu virüs kaynaklı krizin, işimizin değerini anlamamıza yardımcı olduğunu düşüneceğiz” ifadelerini kullandı.

Ali ÇATAL

   Albank Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Dr. Ahmet Melih Karavelioğlu, yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını tehdidi kaynaklı krizde ‘yapılması gerekenlere’ dair konuşurken; “Tedavisi henüz bilinmeyen bir salgın hastalıkla karşı karşıyayız ve bütün dünya etkileniyor. Şu an için bu salgın hastalığı tedavi edecek herhangi bir ilaç olmadığı için en etkili korunma yöntemi insanın kendini izole edilmesi ve sosyal mesafeyi koruması” ifadelerini kullandı.

   “İnsan mı ekonomik göstergeler mi ikileminde kaldığımız zaman, bu soruya verilecek yanıt bellidir; önce insan” şeklinde konuşan Karavelioğlu, insana yönelik tedbirlerin alınmasını müteakip ekonomide alınabilecek önlemlerin de hükümet tarafından kamuoyu ile paylaşılmaya devam ettiğini altını çizdi.

   İlave tedbirlerin ‘gerektikçe’ alındığını da söyleyen Karavelioğlu, bu süreçte bankaların da KKTC Merkez Bankası Başkanı ve Bankalar Birliği’nin yönlendirmeleri ile insan sağlığını gözeterek hizmet verme yönünde 16 Mart Pazartesi’den itibaren çalışmalarına 08.00-12.00 arasında devam ettiğini hatırlattı.

   Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararlar çerçevesinde ilk etapta faaliyetleri durdurulan şirketlerin çeklerinin öncelikle 30 Mart’a ötelenmesinin sağlandığı; yurt dışına kesilmiş ve şube bankalarınca işlem gören çeklerle ilgili de aynı önlem alınarak takas odasının kapatılarak çek takas işlemlerinin yapılmadığını belirtti.

   Karavelioğlu, 31 Mart’ta alınan kararlarla, 30 Haziran 2020’ye kesilmiş ve karşılığı olmayan çeklerin “Poliçeler Yasası Hakkında YGK Tahtında İade Olunur” ibaresi ile iade edilmesinin ve iade edilen bir çekin 90 gün dolmadan tekrar ibraz edilmesinin de önüne geçildiğini aktarırken; “Çeklerin ve çalışanların maaşlarının ödenmesi amacı ile Kredi Garanti Fonu (KGF) garantisinde kredi imkanı sağlandı. İhtiyaç duyulduğunda ilave tedbirlerin alınacağı da belirtildi” şeklinde görüş belirtti.

   “İş insanlarımız, Bakanlar Kurulu Kararı ile iş yerlerinin kapatılması sonucunda doğal olarak ciro kaybına uğrayacak ve likidite ihtiyacı gündeme gelecek. Şu anda herkesin sorduğu soru şu: İş yerleri açılmaya başladığında ne olacak? Cirolar nasıl etkilenecek?” diyen Karavelioğlu, hava sahasının uçuşlara kapatılması nedeniyle işlerin ‘bıçak gibi’ kesildiği turizm ve öğrencilerin bir kısmının ülkeyi terk etmesi sonucunda ilerleyen günlerde gelirleri düşecek üniversitelerin bu süreçten olumsuz etkileneceğinin görüldüğünü söyledi.

   Karavelioğlu, düşen nüfus ve değişen harcama alışkanlıkları sonucu giyimden markete, lokantalardan küçük esnafa, perakende sektörünün de bu krizden gecikmeli de olsa derinden etkileneceğini aktardı.

İş insanları ne yapmalı?

   Çok genel olarak bakacak olursak, bir işletmenin iş hayatında devlete, bankalara, piyasaya yani mal/hizmet aldığı firmaları ve çalışanlarına olmak üzere dört yere karşı yükümlülüğünün olduğunu söyleyen Karavelioğlu, “Devlet, vergi, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı gibi yükümlükler için erteleme yapacağını açıkladı. Kısacası, devletten baskı yok. Bankalar, mart sonunda dönem sonu faizlerinin haziran dönemi sonunda tahakkuk etmesi ve taksit ödemelerinin temmuz periyodu başına ötelenmesi kararı alarak hayata geçirdi. Bankalardan da kriz süresince baskı gelmeyeceği ortada” ifadelerini kullandı.

   Mal ve hizmet alınan firmalara kesilen piyasadaki çeklere değinen Karavelioğlu, “Yıllardır birbiri ile iş yapan firmaların, bu konuyu istişare ile yani birbirleri ile görüşerek, karşılıklı anlayış zemininde çok kolaylıkla çözebileceklerini düşünüyorum. Sonuçta bu işletmeler iyi günde de kötü günde de birbirlerinden yıllardır mal alıp mal satan firmalar ve bundan sonra da var olmaya devam edeceklerse bu hep birlikte olacak” dedi ve konunun ‘piyasa’ bacağında da sıkıntı olmadığını kaydetti.

   Karavelioğlu, bu süreçte en önemli konunun, Bakanlar Kurulu kararı ile işletmeleri kapanan şirketlerin çalışanları olduğunu da söylerken; “Talep eden şirketlere değil; işletmelerin çalışanlarına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından bir destek paketi oluşturuldu. Firmalara da personel maaşlarını ödemeye devam edebilmeleri ve iş gücü kaybı olmadan bu sürecin atlatılabilmesi için belirli bir dönem geri ödemesiz, KGF faiz destekli kredi imkânları devlet ve bankacılık sektörü iş birliği ile sunulacak” bilgisini verdi.

   Bütün bu yükümlülükler ve alınan tedbirler birlikte değerlendirildiğinde, iş insanlarının yapması gerekenin, devlet ve bankalar tarafından kendilerine sağlanacak imkânları firmaları ve çalışanları için dikkatlice, en doğru şekilde kullanmaları ve iş ortaklarıyla/paydaşlarıyla karşılıklı anlayış içinde olağanüstü dönemden en az hasarla çıkmaları olduğunu söyleyen Karavelioğlu, “Bu süreçten kimse kar ederek çıkmayacak, burası açık. En az hasarla çıkılması için de hepimizin birbirimize ihtiyacı var” dedi.

   Bu bağlamda, birçok belirsizliğin olduğu şu günlerde iş insanlarının, üzerlerindeki yükleri, yükümlülükleri ve sorumlulukları sakin kalarak ve paydaşlarına eşit oranda üleştirmesinin önem taşıdığını söyleyen Karavelioğlu, sözlerine şöyle son verdi:

   “Unutmamamız gereken tek şey şu: Hiçbir kötü şey sonsuza kadar gitmez. Her gecenin bir sabahı vardır. Takriben nisan sonu-mayıs başı yavaş yavaş normale dönmeye başlarken, bu virüs kaynaklı krizin, sağlımızın kıymetini, işimizin değerini anlamamıza yardımcı olduğunu düşüneceğiz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75