Serbest bölge olmak zor

banner37

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu’nun “KKTC tümüyle serbest bölge olsun” yönündeki düşüncesi, genelde kabul görmedi. Ülkenin tümden serbest ticaret bölgesi haline dönüştürülmesinin mümkün olmadığı belirtildi.

Serbest bölge olmak zor
banner8

Emine DAVUT YİTMEN

KIBRIS’ın konuyla ilgili görüşlerine başvurduğu ekonomistler ve siyasiler, hali hazırda Gazimağusa’da serbest bölgenin bulunduğunu ancak buranın başarılı olmadığını ve kaçaklılık yapılan bir yere dönüştüğünü kaydetti.

Seçim zamanlarında, özellikle serbest bölge konusunun gündeme getirildiğine işaret edilerek, serbest bölgeler için ülkenin siyasi istikrarının ve tanınmış bir statüsünün olması gerektiği belirtildi.

“KKTC’nin serbest bölge olması” düşüncesini benimseyen ve bundan memnuniyet duyan tek kurum ise Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) oldu.

Ertuğruloğlu: Serbest ticaret bölgesi ilan edilmeli

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, geçtiğimiz günlerde KKTC’nin tümden serbest ticaret bölgesi olması şeklindeki düşüncesinden söz etmişti.

“Bizim, kendimizi uluslararası ülkelere ve yatırımcılara cazip hale getirmemiz lazım” diyen Ertuğruloğlu, sıfır fon, gümrükle KKTC piyasasının son derece ucuzlatabileceği öngörüsünde bulunmuştu. Bugüne kadar uygulanan ekonomik politikalarla ve vergi sistemiyle ülkenin pahalı halde geldiğini belirten Ertuğruloğlu, “Özel bir ekonomik modelle yönetilmemiz, bunun için de ekonomik olarak cazip hale gelmemiz gerekir. Bu modeli anavatan ile birlikte hayata geçirmemiz gerekiyor. Bu sistem randıman verinceye kadar devlet gelirlerinde ciddi bir düşüş olacak ancak Türkiye bunu karşılamaya da hazırdır” açıklamasında bulunmuştu.

Saydam: Mümkün değil

Gelir ve Vergi Dairesi eski müdürlerinden, ekonomist Göksel Saydam, ülkenin tümünün serbest ticari bölge yapılmasının mümkün olmadığını söyledi. Böyle bir durumda kayıt dışılığın artacağı uyarısında bulunan Saydam, konjonktürün de uygun olmadığını belirtti.

Ülkede, Gazimağusa Serbest Liman Bölgesi’nin olduğunu anımsatan Saydam, bu bölgenin işlevinin genişletilebileceğini kaydetti.

AB’de “serbest bölge” mevhumu bulunmadığını anlatan Saydam, “Malların denetimi, izlenmesi, vergi kaybının, kaçakçılığın, kara paranın önlenmesi konusunda ciddi tedbirler var” dedi.

Serbest bölge konularının daha ziyade Uzakdoğu’ya yönelik olduğunu ifade eden Saydam, “Biz adayız deriz ancak şu andaki de facto durumda AB ile sınırımız var. Buna ilk önce AB karşı çıkacak, çünkü diğer tarafla kaçakçılığı artıracak” diye konuştu.

Şafaklı: Başarı şansı düşük

Ekonomist Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, ülkenin içinde bulunduğu şartlarda serbest bölgenin başarı şansının düşük olacağını söyledi

Gazimağusa’daki serbest bölge çok mu başarılıdır?” diye soran Şafaklı, bu tarz çalışmaların başarılı olabilmesi için ülkenin siyasi istikrarının ve tanınmış bir statüsünün olması gerektiğini belirtti.

Serbest bölge söylemlerinin, özellikle seçim zamanlarında kullanıldığını anımsatan Şafaklı, “Bunlar kapsamlı düşünülmeden, ülkenin kaynakları, gücü, sorunları düşünülmeden sloganlarla yapılan yaklaşımlar, palyatif düşüncelerdir” dedi.

Rekabet edilebilirlik raporlarına bakıldığında, yabancı yatırımcıya güven verme konusunda dünyanın en kötülerinden biri konumunda bulunduğumuza işaret eden Şafaklı, şöyle devam etti:

“Bu yapıda, ‘serbest bölge yaptım’ demekle olmuyor. Yatırım iklimi, hukuk devleti, yabancı yatırımcıya güven verecek bir yapı, ulaşım sorunları göz önünde tutulmalı. Bizim bu şartlarda serbest bölgede başarı şansımız düşük.”

Tatar: Ütopik bir düşünce

Maliye Eski Bakanı ve UBP Milletvekili Ersin Tatar, ülkenin tümünün serbest bölge olması yönündeki öneriyi, “ütopik bir düşünce” olarak nitelendirdi.

KKTC’nin kendi geliri bulunduğunun altını çizen Tatar, “Bizde üretim var, sanayi bölgelerimiz var. Yerlinin korunması gerekiyor ki üretim artsın ve insanlar iş bulabilsin. Eğer bir adada hiçbir şey yoksa ve üretim yapılmıyorsa o zaman serbest bölge kurulur” dedi.

banner134

Gazimağusa’da serbest bölgenin bulunduğunu ancak buranın kaçakçılık yapılan bir yere dönüştüğünü ifade eden Tatar, “Serbest bölge kısmen Gazimağusa gibi yerlerde olabilirdi. Yani fabrikalar kurulurdu ve dışarıya yönelik ihracat yapılırdı. Bu kadar yıldır oraya ciddi anlamda yatırım yapılmadı. Ne oldu? Sigara kaçakçılığı oldu” diye konuştu.

Özgür: Taşıma suyla değirmen dönmez

Maliye Eski Bakanı ve CTP Milletvekili Birikim Özgür, UBP’nin yıllardır aynı politikayı her seçim öncesi gündeme getirip, çok yeni bir fikirmiş gibi sunduğunu, ancak hali hazırda uygulanmak üzere planlanmış ve bir türlü uygulanmayan yapısal dönüşüm modeli ile bu politika arasında dağlar kadar fark bulunduğunu söyledi.

Hedefin, mali sürdürülebilirliği sağlamak ve kendi ürettiği değerlerle kendi sistemini döndürebilecek bir halk olduğunu anlatan Özgür, şöyle devam etti:

“Taşıma suyla değirmen dönmez. Çözümsüzlük koşullarında artan düzeyde Türkiye’ye, olası bir çözümde ise Kıbrıslı Rumların veya AB’nin desteğine bağımlı bir mali yapıya sahip olmak, Kıbrıslı Türklerin varoluş mücadelesindeki en büyük riski teşkil etmektedir. Dolayısıyla Türkiye veya başka bir dış etkenin kamunun artacak mali açıklarını kapatmasını önermek, varoluş mücadelemize kesinlikle katkı sağlamayacaktır”.

Özgür, yapısal dönüşüm sürecine bağlı olarak verginin tabana yayılması, mevcut indirim, muafiyet ve diğer ayrıcalıkların gözden geçirilmesi, vergi sisteminin basitleştirilerek, önce bölge ülkelerindeki vergi oranlarının yakalanması, daha sonra da mali ve ekonomik sürdürülebilirlik hedeflerine zarar vermeyecek şekilde oranların avantajlı noktalara çekilmesini öngörmenin düşünülebileceğini kaydetti.  Özgür, orta vadede bu gibi açılımların hayata geçirilebileceğine işaret ederek, şöyle konuştu:

“UBP-DP ve tabi ki biz dahil tüm partilerin, bilhassa Crans Montana sonrasında, taşıma suyla değirmen döndürmenin zararlarını göz önünde bulundurarak ve kendi kendine yetebilecek bir sistem hedefinden uzaklaşmadan yapısal reformlarla ilgili ayakları yere basan, ciddi politikalarla halkın karşısına çıkmasında çok büyük yarar görüyorum.”

Toros: Memnuniyetle karşılıyoruz

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros,  KKTC’nin serbest ticaret bölgesi olma yönündeki çağrıyı memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

Toros, yıllardır ülkenin rekabet edebilir bir hale getirilmesini, Türkiye ile ticari ilişkilerin karşılıklı olarak serbest bırakılmasını, vergi reformuna öncelik verilmesini, yasakların ve kotaların kaldırılarak, serbest piyasa ekonomisi kurallarına saygılı bir hale gelinmesi gerektiğini her vesile ile dile getirdiklerini belirtti.

Her yıl oda tarafından hazırlanan Rekabet Edebilirlik Raporu’nda da tüm bunların altını çizdiklerini anlatan Toros, “Ülkenin gerek yerel, gerekse yabancı yatırımcılara cazip hale getirilmesi içinde bulunduğumuz koşullarda kesinlikle zaruridir. Gerek yatırım iklimi, gerekse ülkenin refahı için buranın ticaretinin artırılması gerekmektedir. Gerek Güney’deki, gerek Kuzey’deki komşularımızdan alışveriş yapan tüketici için çok daha ucuz hale getirilmesi şarttır” dedi.

Toros, bu durumun kaçakçılığı beraberinde getirmeyeceğini dile getirerek, “Bilakis burası pahalı kaldığı sürece kaçakçılık teşvik edilmektedir. Dubai, Singapur gibi ithalatta alınan vergilerin kaldırılması ve tüketim noktasında satış fiyatlarının asgariye indirilmesi kaçakçığa yol açmaz” yönündeki düşüncesini ortaya koydu.

FOTO: Arşiv

 

Güncelleme Tarihi: 02 Ağustos 2017, 09:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75