banner6

TL varlıklara ‘güvercin Powell’ morali

banner37

Dolar/TL paritesi, beş aylık yükselişin ve Haziran 2021 periyodunda test ettiği rekor seviyenin ardından, Fed toplantısının etkisiyle Temmuz 2021 dönemini yüzde 3,5 bandında bir düşüşle kapattı

TL varlıklara ‘güvercin Powell’ morali
banner8

 Ali ÇATAL

“FOMC TOPLANTILARINDAN SÜRPRİZ ÇIKMADI”… ABD Merkez Bankası (Fed) bünyesinde geride bıraktığımız işlem haftasında iki süren FOMC toplantısından ‘piyasa beklentileri doğrultusunda’ sonuçlar çıktı. Buna göre, toplantının ardından ekonomi basının sorularını yanıtlayan ve varlık alımını azaltmak için ‘daha fazla veri’ görmeye ihtiyaç duyduklarını kaydeden Jerome Powell, para politikasında da ‘keskin’ bir değişiklik planlarının olmadığını söyledi. Bahse konu açıklamalar, piyasada ‘güvercin duruş’ olarak algılandı.

“KARIŞIK SEYİR DÜŞÜŞLE SON BULDU”… KKTC serbest piyasalarında, geride bıraktığımız işlem haftasının genelinde karışık bir seyir hakimdi ve TL varlıklar, hafta boyu pozitif ve negatif fiyatlandı; kurlar da buna göre şekillendi. Buna göre, Kuzey Kıbrıs’ta geride bıraktığımız işlem haftasının kapanışlında ABD doları ortalama 8,6340 TL, euro 10,2578 ve İngiliz sterlini 12,0545 TL’den alıcı buldu. Kurlar, haftayı sırasıyla ortalama 8,6591 TL, 10,2161 TL ve 11,9346 TL’den açmıştı.


ABD doları/TL kuru, Haziran 2021 dönemi dahilinde rekor kırmasının ardından, Temmuz 2021 periyodunu düşüşle kapattı.

Hatırlanacağı üzere, Kasım 2020’de rekor tazeleyen kur, Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifa etmesinin yanı sıra Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci Ağbal’ın, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle görevden alınması ve sıkı para politikasına geçilmesiyle üç aylık bir düşüş dönemi yaşamıştı.

Bu bağlamda, şubat dahilinde Türkiye içinde sıkı para politikası uygulanmaya devam ederken; küresel piyasalarda ise Amerika Birleşik Devletleri (ABD) enflasyonun fiyatlanması ve tahvil faizindeki artışla para birimlerindeki hareketlilik arttı ve 6,90 seviyesinin altını test eden kur, tekrar 7,50 seviyesine yükseldi.

Diğer taraftan, mart içinde küresel tarafta tahvil hareketliliği artarken; TCMB Başkanı’nın görevden alınmasıyla kur da 8,45’i aştı. Nisanda kısa süreli 8,0 seviyesine gerileyen parite, yeniden 8,50’ye yükseldi; mayısta da 8,50 aşılarak rekor tazelendi. Haziranda ise Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın faiz indirimi için TCMB Başkanıyla görüştüğünü söylemesiyle kur 8,80’i aştı ve tarihi zirve yaptı.

Bütün bunların akabinde, temmuz döneminde küresel piyasalarda oynaklık zayıftı ve endekslerde hareketlilik olmasına rağmen döviz ve emtia tarafında düşüşler oldu. Son olarak da ABD Merkez Bankası’nın (Fed) geride bıraktığımız işlem haftasında düzenlenen iki günlük Federal Açık Market Komitesi (FOMC) toplantısının ardından Fed Başkanı Jerome Powell’ın, piyasa yorumuyla ‘güvercin’ açıklamalar yapması, dolar göstergesini de bir ayın en düşüğüne indirdi.

TL tarafında ise Türkiye Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu (PPK) toplantılarında faizi üst üste 4. ayda da sabit tuttu ve yıl sonu enflasyon tahminini yükseltti. Siyasi kanatta ekonomiye dair açıklamaların da olmadığı ayda kur da Türkiye serbest piyasalarında yüzde 3,4 geriledi, ki ay içi en yüksek seviye 8,7450 olarak kayda geçmişken, en düşük seviye ise işlem haftasının kapanışında görülen 8,3915 ile test edildi.

Bu bağlamda, beş aylık yükselişinin ardından Temmuz 2021 periyodunu ayını düşüşle kapatan dolar kurunun sene başı getirisi ise yüzde 13 bandında kayda geçti.

KKTC serbest piyasalarında ise geride bıraktığımız işlem haftasının genelinde karışık bir seyir hakimdi ve TL varlıklar, hafta boyu pozitif ve negatif fiyatlandı; kurlar da buna göre şekillendi.

Buna göre, Kuzey Kıbrıs’ta geride bıraktığımız işlem haftasının kapanışlında ABD doları ortalama 8,6340 TL, euro 10,2578 ve İngiliz sterlini 12,0545 TL’den alıcı buldu.

Kurlar, haftayı sırasıyla ortalama 8,6591 TL, 10,2161 TL ve 11,9346 TL’den açmıştı.

TCMB enflasyon tahminini yükseltti

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, yılın 3. Enflasyon Raporu’nu geçtiğimiz işlem haftası itibarıyla açıkladı.

Buna göre, Türkiye Merkez Bankası, 2021 yıl sonu için yüzde 12,2 olan enflasyon tahminini yüzde 14,1 olarak yukarı yönlü güncelledi.

TCMB, 2022 yıl sonu için yüzde 7,5 olan enflasyon tahmini de yüzde 7,8 olarak revize etti; 2023 enflasyon tahmini ise yüzde 5 olarak korundu.

Kavcıoğlu, konuşmasında, 2. çeyrekte büyümenin baz etkisiyle oldukça yüksek olacağını bildirdi.

Türkiye’de ilk çeyrekte yıllık büyümeye en yüksek katkının sanayi ve hizmet sektörlerinden geldiğini belirten Kavcıoğlu, “Öncü göstergeler iktisadi faaliyetin ikinci çeyrekte gücünü koruduğunu gösteriyor. Salgın tedbirlerinin kademeli olarak kaldırılması iktisadi faaliyeti destekliyor” açıklamasını yaptı.

Kavcıoğlu risk primi ve oynaklık düşmekle birlikte hala yüksek seyrettiğini de bildirdi. Emtia fiyatları, kur ve artan talebin enflasyonu yukarı yönlü etkilediğini ifade eden Kavcıoğlu, enflasyonda yükselişin ‘geçici’ olduğunu, yıl sonunda yavaşlama beklendiğini ve politika duruşunun da bu bağlamda, enflasyon üzerinde belirlenmeye devam edeceğini söyledi.

Kavcıoğlu, üretici fiyatlarındaki artışın önemli bir kısmının tüketici fiyatlarına yansıtıldığını da kaydetti.

“Yeni swap anlaşmalarını yakında açıklayacağız”

Şahap Kavcıoğlu, yeni swap yani döviz takası anlaşması için görüştükleri ülkeler olduğunu da belirterek, “Yakında yeni anlaşmaları açıkladığımızda hepiniz duymuş olacaksınız” ifadelerini kullandı.

Kavcıoğlu, enflasyonla mücadelenin toplumsal mutabakatla yapılması gerektiğini de ifade ederek, “Enflasyon davranışları bozuldu, TCMB yalnız kaldı, eş güdüm gerekli. Enflasyonla mücadeleyi herkes içselleştirmeli.

Merkez Bankası olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak mücadele vermeye çalışıyoruz ama odalara burada büyük görev düşüyor. Firmalar daha duyarlı olmalı, makul oranlarda zamlar yapmalarını rica ediyoruz.

Bunların kendi içerisinde dengelenmesi gerekir. Herkes üzerine düşeni yapmalı. Sadece para politikasıyla çözülemez” şeklinde konuştu.

Kavcıoğlu, TL mevduatına stopaj indiriminin uzatılmasına dair ise “Hazine ve Maliye Bakanımızla görüştük, olumlu bir şey bekliyoruz. Önemli fayda sağlayacağını düşünüyoruz” yorumunu yaptı.

TCMB'nin tüm olaylarını kurumsal yapılanması içinde düşünmek gerektiğine dikkati çeken Kavcıoğlu, konuşmasının devamında ise şunları kaydetti:

banner134

“Faiz kararları Para Politikası Kurulu’nun tüm veri setleri değerlendirilerek alınan kararlar.

Yılın başında para politikasını belirlerken para ve kur politikası metnimizde belirlenen ilkeler doğrultusunda politikalarımızı yürütmeye çalışıyoruz.

Faiz oranları, Merkez Bankası başkanlarına göre değil; Merkez Bankası’nın kurumsal yapısı, Türkiye'nin ekonomik, ticari yapısı ve küresel yapı içinde oluşan nedenlere göre Para Politikası Kurulunun aldığı kararlardır.”

Rezervler arttı, krediler azaldı

TCMB tarafından, Haziran 2021 dönemine ilişkin "Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi Gelişmeleri" verileri de geçtiğimiz işlem haftası itibarıyla yayımlandı.

Buna göre, resmi rezerv varlıkları haziranda bir önceki aya kıyasla yüzde 6,1 artarak 97.7 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde döviz varlıkları da yüzde 19,5 artarak 55.6 milyar dolar, altın cinsinden rezerv varlıkları ise yüzde 7,8 artarak 40.5 milyar dolar oldu.

Vadesine bir yıl veya daha az kalmış Merkezi Yönetim ve Merkez Bankası’nın önceden belirlenmiş döviz çıkışları yani döviz kredileri, menkul kıymetler ve mevduat işlemlerinden doğan yükümlülükler ise haziranda bir önceki aya göre yüzde 3 azalarak 22.7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu tutarın 17.1 milyar doları anapara, 5.6 milyar doları ise faizden oluştu.

Ayrıca, bu dönemde, TCMB’nin Türkiye içi ve Türkiye dışı yerleşik bankalarla yaptığı finansal türev işlemlerinden kaynaklanan net döviz ve altın yükümlülükleri de yaklaşık 65.1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşirken; söz konusu tutarın da 23.7 milyar doları ise bir ay vadeli olarak kayıtlara geçti.

Şarta bağlı döviz çıkışları, bir yıl içinde ödenecek Hazine garantili dış borçlar ile diğer yükümlülüklerden yani döviz ve altın cinsinden zorunlu karşılıklar bloke hesabı ve akreditifler oluştu. Söz konusu yükümlülükler, haziranda bir önceki aya göre yüzde 2,1 azalarak 45 milyar dolar oldu.

Bu bağlamda, TCMB’nin rezerv varlıklarında artış kayda geçerken; kredilerin ise azaldığı görüldü.

IMF büyüme tahminini sabit tuttu

Öte yandan, Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nu geçen hafta güncelledi.

Raporda, ekonomik beklentilerin nisan ayından bu yana ülkeler arasında daha da farklılaştığı belirtildi.

Yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) aşısına erişimin küresel toparlanmayı iki bloğa ayırdığına işaret edilen raporda, salgın devam ettiği sürece vaka sayısının çok düşük olduğu ülkelerde bile toparlanmanın garanti edilemediği aktarıldı.

Raporda, küresel ekonominin 2021'de yüzde 6 büyümesinin beklendiği, 2022 yılı büyüme tahminin ise yüzde 4,4'ten yüzde 4,9'a yükseltildiği kaydedildi.

Ayrıca, bu yıla ilişkin küresel ekonomik büyüme tahmininde değişikliğe gidilmeyen raporda, buna karşılık, gelişmekte olan ülkelere yönelik bu yıla ilişkin beklentilerin aşağı yönlü, gelişmiş ekonomiler için ise yukarı yönlü revize edildiği ifade edildi.

Raporda, söz konusu revizyonların salgına ilişkin gelişmeleri ve politika desteğindeki değişiklikleri yansıttığına işaret edilerek, gelişmiş ekonomilere yönelik 2021 yılı büyüme beklentisinin yüzde 5,1'den yüzde 5,6'ya çıkarıldığı; gelişmekte olan ekonomiler için büyüme tahminin ise yüzde 6,7'den yüzde 6,3'e çekildiği kaydedildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88