TL’yi kötü günler bekliyor

banner37

Ekonomist Okan Veli Şafaklı, dolar/TL paritesinin 7,01’ler bandını test etmesinin akabinde kamuoyunun gündemine gelen ‘Ağustos 2018’e mi dönüyoruz’ tartışmalarını irdeledi:

banner87
TL’yi kötü günler bekliyor
banner90
banner8

“YATIRIMCI DOLARA YÖNELDİ”… Ekonomist Okan Veli Şafaklı, “Koronavirüs krizi, dolar ve altın piyasasında da ezberi bozdu. Doları ve altını yatırım aracı olarak görenler, salgın öncesi bu duruma salt risk getiri üzerinden yaklaşırken, Koronavirüs krizi sonrası, bu kişilerin yatırırım kriterlerinin başrolünde ‘güven’ olmaya başladı” derken, yatırımcıların sadece getiri üzerinden yatırımlarına karar vermekten vazgeçerek ‘güvenli liman’ olarak gördükleri altına ve uluslararası rezerv aracı ABD dolarına yöneldiklerini aktardı.

“FED’E GÜVEN BELİRLEYİCİ”… Okan Veli Şafaklı, gelişmekte olan fakat dış borcu fazla ülkelerin kendi para birimlerinin hızlı düşüş kaydetmesi ve alınan ekonomik önlemlerin ülke ekonomisinde dış para birimlerine karşı yüksek direnç göstermemesinin de doların yüksek fiyatlanmasına sebep olduğunu söylerken; Fed bilançosunda yaşanan 5.7 trilyon dolarlık artışa rağmen dolar kurunun sürekli değer kazanmasının remel sebebinin ise ‘yatırımcı bazında Fed’e duyulan güven’ olduğunu söyledi.

“DÜŞÜK RİSK İŞTAHI KÖTÜ HABER”… Okan Veli Şafaklı, Fed’in faizlerde yaptığı ‘örneği görülmemiş’ indirimlerin piyasalardaki risk iştahına ciddi zarar verdiğini aktarırken, Kovid-19’la mücadele sürecinde finans piyasalarındaki bu stresin, gelişmekte olan ülke paralarına ciddi zararlar verebileceği öngörülerinin paylaşılmaya başlandığını ve gelişen piyasa para birimlerinde 2008 küresel finansal krizinde olduğu gibi yüzde 30’a varan bir erime görülebileceği çözümlemesinin yanında, en sert düşüşün de yüzde 39.3 ile TL için öngörüldüğünü söyledi.

Ali ÇATAL

   Ekonomist ve Akademisyen Okan Veli Şafaklı, Yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını kaynaklı global krizin dolar ve altına yaradığını söylerken; Ağustos 2018 döneminde yaşanan, halk arasında ‘döviz krizi’ diye bilinen, Türk lirasının döviz karşısında ciddi anlamda eridiği ve olumsuz etkileri halen yaşanan ‘kur şoku’ periyodunun yeniden yaşanma ihtimalini masaya yatırdı.

   “Koronavirüs krizi, dolar ve altın piyasasında da ezberi bozdu. Doları ve altını yatırım aracı olarak görenler, salgın öncesi bu duruma salt risk getiri üzerinden yaklaşırken, Koronavirüs krizi sonrası, bu kişilerin yatırırım kriterlerinin başrolünde ‘güven’ olmaya başladı” diyen Şafaklı, yatırımcıların sadece getiri üzerinden yatırımlarına karar vermekten vazgeçerek ‘güvenli liman’ olarak gördükleri altına ve uluslararası rezerv aracı ABD dolarına yöneldiklerini aktardı.

   Şafaklı, bunun sonucunda da hem altın hem de doların fiyatının özellikle gelişmekte olan ülke paralarına göre arttığını kaydederken; ABD Merkez Bankası FED’in üst üste faiz indirimleriyle piyasaya enjekte ettiği trilyonlarca dolara rağmen doların değerinin artmasındaki ana etkenin ise yatırımcıların bu ‘güvenli liman arayışı’ olduğunu gösterdiğini ancak, TL’deki değer kaybının da diğer para birimlerine göre fazla olduğunu belirtti.

   Şafaklı, Çin gibi devasa ekonomiye sahip bir ülkenin, son dönemde Koronavirüs gibi salgın bir hastalığın etkisi altına girmesinin sadece kendi üretimini, ithalat ve ihracatına tesir etmekle kalmadığını, bunun yanı sıra Çin ile ticari ilişkileri bulunan dünyanın sayısız ülkesini de etkisi altına aldığını belirtirken; “Ayrıca şunu da söylemeliyiz ki, bu salgın hastalığın İtalya, Güney Kore ve İran gibi ülkelerde görülmesi, piyasaların ‘risk alma’ isteğini azaltarak tarihin en eski dönemlerinden beri güvenilir bir yatırım aracı olarak görülen altına talebi arttırdı ve büyük yatırımcılar, altın almaya yöneldi” ifadelerini kullandı.

   Şafaklı, Kovid-19 salgını süresince borsada işlem yapan bazı yatırımcıların, başta altın ve dolar olmak üzere değerli varlıklara yönelmesinin de dolara talebi arttırdığını da söyledi.

Dış borç ve güvensizlik

   Gelişmekte olan fakat dış borcu fazla ülkelerin kendi para birimlerinin hızlı düşüş kaydetmesi ve alınan ekonomik önlemlerin ülke ekonomisinde dış para birimlerine karşı yüksek direnç göstermemesinin de doların yüksek fiyatlanmasına sebep olduğunu söyleyen Şafaklı, bu bağlamda, gelişmekte olan ülkelerde yaşayan yatırımcıların veya vatandaşların kendi para birimleri yerine farklı yatırım enstrümanlarını tercih etmesinin de güvensizliğin bir göstergesi olarak karşımıza çıktığı bilgisini paylaştı.

   Türkiye’nin ünlü ekonomisti Mahfi Eğilmez’in, FED tarafından para basıldığını ve Nisan 2020 ile Ağustos 2008 arasında ek 1 trilyon dolarlık artış yaşandığını ifade ettiğini söyleyen Şafaklı, FED bilançosunda 5.7 trilyon dolarlık artış yaşandığını belirten Eğilmez’in ‘buna rağmen’ dolar kurunda neden düşüş yaşanmadığı sorusuna verdiği yanıtta bunun bir numaralı nedeninin FED’e duyulan güven olduğunu belirttiğini vurguladı.

   Şafaklı,ayrıca  Eğilmez’in, Birleşik Devletler ekonomisinde bir bozulma ortaya çıktığında ve hatta daha çıkmadan dünyadaki bozulmaların ABD ekonomisini etkileyeceği anlaşıldığında, Fed’in hızlıca karar alıp ekonomiye müdahale ettiğini ve buna ek olarak doların dünyada en çok güvenilen rezerv para olması nedeniyle de değerini koruduğunu belirttiğini de hatırlattı.

   Şafaklı, kendi ülkesinin parasının değeri düşen kişilerin dolar talep etmelerinin de dolar kurunu yükselten bir diğer unsur olduğunu söyledi.

Fonlardaki teminat yetersizliği ve iç sebepler

   Yine Eğilmez’e göre, yatırımcıların başka yatırım araçlarından çıkarken nakit paraya dönmeleri nedeniyle de dolar kurunda yükseliş yaşandığını belirterek, fonların gösterdiği teminatların yetersiz konuma düşmeleri halinde yine ek teminat için dolar talep edildiğini ve bütün bu nedenlerle FED tarafından faiz basılsa dahi dolar kurunun yükseldiğini aktaran Şafaklı, kamuoyunda sıkça gündeme gelen Fed-faiz denklemi tartışmalarına da açıklık getirdi.

   Türkiye piyasasında altına yönelme halinin iç piyasada da yaşandığını ve TL cinsinden altın satın alınmasının da piyasalardaki TL stoklarını genişleterek dolar fiyatlarının artmasına neden olduğunu söyleyen Şafaklı,Doların küresel piyasalarda doğal yükselişi sürerken, yerel sebepler de doların TL karşısında değer kazanmasına neden oldu. Merkez Bankası tarafından yapılan 10 milyar liralık parasal genişlemenin yanı sıra İşsizlik Sigortası Fonu’ndaki geri alımlar sonrası dolar fiyatı artış gösterdi” şeklinde görüş belirtti.

   Daha önce 300 ile 400 milyon lira bantlarında geri alımlar yapan Merkez Bankası 10 milyar lira boyutunda geri alım yapması üzerine dolar fiyatının artışa geçtiğini ve özellikle yabancı yatırımcıların, artan TL’nin değer kaybedeceği düşüncesiyle TL varlıklarını elden çıkararak hızla döviz almaya başladıklarını söyleyen Şafaklı, bu durumun ‘doğal’ sonucu olmak üzere doların yükselişe geçtiğini söyledi.

   “İdlib’de artan çatışmalar ve jeopolitik risklerdeki artış, Türkiye’nin kredi risk primini (CDS/Credit Default Swap) de arttırdı. Türkiye'nin 5 yıllık CDS primi 2020 yılında en düşük 234.75 değerinde, en yüksek ise 7 Nisan 2020’de 652.3 değerinde oldu. Yatırımcıların bir ülkenin yatırım araçlarıyla ilgili nasıl bir risk algısına sahip olduğunu gösteren en temel göstergelerden biri CDS değeridir” diyen Şafaklı, ülkeye ilişkin risk algısı artığında CDS oranlarının da yükseldiğini, bu nedenle risk algısının arttığı dönemlerde borsadan çıkışların yaşandığını veya en azından girişlerin zayıfladığını belirtti.

   Şafaklı, Türkiye'ye ilişkin belirsizliklerin veya risk algısının arttığı dönemlerde kurdaki yükselişin ardından BİST 100 endeksinde düşüş yaşandığı gerçeğine de parmak bastı.

ÜLKE

S&P
RATING

5 YILLIK CDS

DÜNYANIN EN İYİ ALTI ÜLKESİ

Danimarka

AAA

15.21

İsveç

AAA

16.01

Norveç

AAA

17.30

Hollanda

AAA

19.10

Amerika Birleşik Devletleri

AA+

20.60

Avusturya

AA+

20.76

DÜNYANIN EN KÖTÜ ALTI ÜLKESİ

Türkiye

B+

594.90

Pakistan

B-

595.70

Mısır

B

645.59

Ukrayna

B

649.95

Arjantin

SD

12018.01

Venezüella

SD

72150.20

   Dünyanın en düşük CDS riskine sahip ülkelerin sırasıyla Danimarka, İsveç ve Norveç olduğunu; Türkiye’nin ise 594.90’lık oranla dünyanın en kötü altıncı ülkesi olarak göze çarptığını söyleyen Şafaklı, Venezuela’nın ise bu alanda dünyanın en kötüsü olduğu bilgisini verdi.

   Şafaklı, TL’de son dönemdeki değer kaybında, İdlib merkezli jeopolitik gerilimlerdeki artışın ve Türkiye Merkez Bankası’nın politika faizini hızlı şekilde indirip enflasyonun da altına çekmesinin de ayrıca etkili olduğunu belirtirken; “29 Ekim 2019 ile 20 Şubat 2020 arasında, gelişmekte olan para birimleri içinde ABD doları karşısında yüzde 4,40 değer artışıyla Meksika pesosu en iyi performans gösterirken, listede TL ‘en çok değer kaybeden’ para birimi oldu” şeklinde konuştu.

“Döviz ihtiyacı da TL’yi baskılıyor”

   “Türkiye, yıl içinde vadesi gelen yaklaşık 172 milyar dolarlık dış borcunu çevirmek durumundadır. İhracat, turizm, lojistik gibi tüm döviz girdilerinin durması ve ayrıca döviz kurunun yükselmesi Türkiye’nin döviz ihtiyacını nasıl karşılayacağı ve ekonominin çarklarını nasıl döndüreceği sorusunu yeniden gündeme taşıdı. İşte bu durum da kendi başına döviz üzerinde baskı oluşturuyor” diyen Şafaklı, Fed’in Kovid-19 salgını nezdinde ‘benzeri görülmemiş şekilde’ faizleri sıfıra indirmesinin ve 700 milyar dolarlık parasal genişleme programı açıklamasının ardından küresel piyasaların da ‘yön bulmaya’ çalıştığını kaydetti.

   Genel öngörünün, Fed’in böylesi büyük bir indirim yapmasının piyasalardaki risk iştahına ciddi zarar verdiği yönünde olduğunu da söyleyen Şafaklı, Kovid-19’la mücadele sürecinde finans piyasalarındaki bu stresin, gelişmekte olan ülke paralarına ciddi zararlar verebileceği öngörülerinin paylaşılmaya başlandığını ve Bloomberg’e göre, gelişen piyasa para birimlerinde 2008 küresel finansal krizinde olduğu gibi yüzde 30’a varan bir erime görülebileceği çözümlemesinin yanında, söz konusu analizde, en sert düşüşün de yüzde 39.3 ile TL için öngörüldüğünü söyledi.

Şafaklı, bahse konu analizde en fazla değer kayıplarının TL’den sonra Rus rublesi, Kolombiya pesosu ve Güney Afrika randında olmasının beklendiğine de dikkat çekti.

https://www.dunya.com/uploads/content/45646111jpg_mXKYE.jpg?v=1584385388

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75