Tüketilen etin % 30’u güneyden

banner37

Kıbrıs TV’de yayınlanan ve Emin Akkor’un sunduğu “Ayrıntı” programına katılan Kasaplar Birliği Başkanı Halil Akbıçak, Güney Kıbrıs’tan ülkemize getirilen etin boyutuna dikkat çekti

Tüketilen etin  % 30’u güneyden
banner90

GÜNEYDEN YAKLAŞIK 700 BÜYÜKBAŞ HAYVAN GELİYOR… KKTC’de tüketilen etin yüzde 30’undan fazlasının güneyden geldiğine dikkat çeken Kasaplar Birliği Başkanı Halil Akbıçak, ülkemizde aylık kesilen bin 500 adet büyük baş varsa, bunların yanında en az 700 adet kadar da Güney Kıbrıs’tan geldiğini ifade etti. Ülkede hayvan sayısında ciddi düşüş olduğuna dikkat çeken Akbıçak, sektöre sahip çıkılmazsa daha zor günlerin geleceğini kaydetti

KUZU ETİ KKTC’DE GÜNEYDEN 2 KAT DAHA PAHALI Et fiyatlarındaki artışın sebebinin, canlı hayvan fiyatlarının yüksek olması olduğunu belirten Kasaplar Birliği Başkanı Halil Akbıçak, kuzu etinde yerli et fiyatının 40 TL’ye kadar düşmekte olduğunu ve bizde ise 75-80 TL arasında seyretmekte olduğunu söyledi. Akbıcak, “şu anda sizi temin ederim ki, güneydeki satılan et fiyatına biz canlı hayvan alıyoruz, dolayısıyla aramızda çok ciddi fiyat farkı var” dedi.

Erol KANLIADA

   Kasaplar Birliği Başkanı Halil Akbıçak, Güney Kıbrıs’tan ülkemize gelen kaçak ve vatandaş alımı etlerin ortalamasının, ülkemiz kesimlerinin yüzde 50’si kadar olduğunu söyledi.

   KKTC’de tüketilen etin yüzde 30’undan fazlasının güneyden geldiğine dikkat çeken Akbıçak, ülkemizde aylık kesilen bin 500 adet büyük baş varsa, bunların yanında en az 700 adet kadar da Güney Kıbrıs’tan geldiğini ifade etti.

   Kıbrıs TV’de yayınlanan ve Emin Akkor’un sunduğu “Ayrıntı” programına katılan Kasaplar Birliği Başkanı Halil Akbıçak, 2015’den günümüze kadarki verilere göre, yaklaşık olarak 67-68 bin olan sığır sayısının 10 bin kadar azalarak 57 bine düştüğünü ve bu düşüşün yüzde 22-23 civarına denk geldiğini belirtti.

   Akbıçak, koyunlarda 251 binden 180 bine yani yüzde 40 civarında düşüş olduğunu, keçi ve oğlak türünde ise 102 binden 70 bin’e kadar düşüş olduğunu bildirdi.

   Akbıçak, “Bu azalma bize, ülkedeki büyük ve küçük baş hayvancılıkta rantabl işletmeler olmadığını, üreticinin ise bu sektörden uzaklaşma eğiliminde olduğunu ve hükümet desteğinin yetersiz kaldığını gösteriyor, bu koşullarda yapılan bu işin üreticileri bıktırdığı gözleniyor, bu sefer de bu meslekten vazgeçen ve başka sektörlere yönelen insanlar da oluyor” dedi.

“Adada hayvancılık biterse zor günler yaşayacağız”

   Özellikle bir ada ülkesi olan ülkemizde üretim yaptığımız noktaların belli olduğunu ifade eden Akbıçak, bunların hayvancılık ve tarım olduğunu, bütün dünyaya baktığımızda ise ABD, Avustralya, Arjantin ve Uruguay gibi ülkelerin hayvancılık ve tarımla üretimde ilerlediğini söyledi.

   “Ada olarak hayvancılığa sahip çıkıp desteklemediğimiz sürece adadaki hayvancılık bitecek” diyen Akbıçak, adadaki hayvancılığın bitmesinin ülke olarak zor günler yaşayacağımızın habercisi olduğunu vurguladı.

   Hayvancılık mesleğini yapanların 2 binin üzerinde üretici bir kesim olduğunu ve bunların da aileleri olduğunu belirten Akbıçak, “Tamamen ithalata dayalı bir ülke haline gelmemiz nasıl karşılanır bilemiyorum” dedi.

   Akbıçak, 1985-2000 yılları arasında biz fazla hayvan sayısı bulunduğunu, bu yüzden hayvanları “nereye satacağız” düşüncesinden, günümüzde eti nerden alabiliriz hesabı yaptıklarını söyledi.

   Akbıçak, genç neslin bu işi yapmak istememesini doğal olarak karşıladığını, fakat yeterli ve düzgün destek verilmesi halinde gençlerin tekrardan hayvancılığa yönelebileceğinin altını çizdi.

“Artan nüfus, hayvan kesimini artırdı”

   Adaya gelen turist sayısı ve nüfusun arttığını belirten Akbıçak, G.K.K. yanı sıra B.K.K.’nın da birliklerine eti KKTC’de yetiştirilen hayvanlardan tedarik etmekte olduğunu bildirdi.

   Akbıçak, bunların yanı sıra ülkemizdeki üniversitelerin ve öğrencilerin sayısı arttığını, ülkemize dışarıdan gelen iş gücü arttığını, Buna bağlı olarak da tüketim yükseldiğini belirtti.

   Kesilen hayvan sayısının, 2015 yılında 12 bin 962 büyük baş hayvan kesilirken, 2019 yılında 22 binlere kadar çıktığını vurgulayan Akbıçak, ülkemizdeki kesilen kuzu sayısının 2015’te 118 bin 655 adet iken, 2019 da 250 bin adetlere kadar çıktığını bildirdi.

   Akbıçak, sözlerine şöyle devam etti:

banner9
   “Yani bu da demek oluyor ki, hayvan kesiminde çok ciddi bir yükseliş vardır, bu yüzden üretimi arttırmak ve desteklenme şarttır. Küçükbaş hayvan sayısının artması lazımdır. Güney Kıbrıs çok ciddi atılım yaptı, bizde ise hükümet adım atmadı.”

“Güneydeki satılan et fiyatına, biz canlı hayvan alıyoruz”

   Et fiyatlarındaki artışın sebebinin, canlı hayvan fiyatlarının yüksek olması olduğunu belirten Akbıçak, “şu anda sizi temin ederim ki, güneydeki satılan et fiyatına biz canlı hayvan alıyoruz, dolayısıyla aramızda çok ciddi fiyat farkı var” dedi.

   Güney Kıbrıs’taki etlerin şu anda yerli ve ithal olarak sınıflandırıldığını belirten Akbıçak, kuzu etinde yerli et fiyatının 40 TL’ye kadar düşmekte olduğunu ve bizde ise 75-80 TL arasında seyrettiğine dikkat çekti.

   Akbıçak, buna bağlı olarak, dana etinde Güney Kıbrıs ve KKTC arasında 10-15 TL bir fiyat farkı söz konusu olduğunu ifade ederken, Güney’deki ithal et ele alınınca fiyatların daha da düştüğünü vurguladı.

   Akbıçak sözlerine şöyle devam etti:

   “Tabi vatandaşlarımız bütçesine bakarak, ekonomik kriz ve döviz krizi nedeniyle ucuz olan ürünlere doğru bir tercih hakkı gözetiyor. Et de bunların başında geliyor. Rum’a geçebilen insanlar ciddi oranda et alıyor.

   Vatandaş etin çekim gücünden gitse de bazı vatandaşlar etin yanında meyve ve sebze gibi başka şeyler de alıyor.”

“Güney Kıbrıs’ta teşvik çok iyi”

   Güney Kıbrıs’taki yönetimin, hayvancılara ciddi teşvikler olduğunu belirten Akbıçak, bu teşviklerden dolayı et fiyatlarının daha ucuz olduğunu söyledi.

   Akbıçak, “Küçük yaşta büyük baş hayvanını kestiğinde adama verdiği kelle başına teşvikler vardır” dedi.    

   Ülkemizin kurak bir ülke olduğunu dikkat çeken Akbıçak, buna bağlı olarak önemli olan anne hayvanı beslemek ve sütünü ondan almak olduğunu belirtti.

“Hükümete taleplerimizi anlattık”

   Normal şartlar altında, Güney’den Kuzey’e veya Kuzey’den Güney’e fark etmeksizin, vatandaşların aldığı eti gümrükten geçirirken görevlinin el koyması halinde, görevlinin eti alma hakkına sahip olduğuna vurgu yapan Akbıçak, yeşil hat tüzüğüne göre etin iki taraf arasında geçişinin yasak olduğunu söyledi.

   Akbıçak sözlerine şöyle devam etti:

  “Bizim isteğimiz, ülkedeki hayvan varlığının yeterli miktarlara gelene kadar olan sürede, Güney’den Kuzey’e, Avrupa’dan sağlıklı koşullarda hak ediş sistemine göre biz de getirelim ve bu haksız rekabeti ortadan kaldıralım.    

   Sağlık sorununu ortadan kaldıralım, vatandaşın Rum tarafına hücum etmesini engelleyelim veya Rum tarafına gidemeyen vatandaşlara da bu tercih hakkını sunalım istiyoruz. Biz bu izni sadece geçici bir süre için istiyoruz, çünkü artık bizde müşteri kalmadı.Bu taleplerimizi önceki hükümetlere ve şimdiki hükümete aktardık, bekliyoruz.”

“Güneyden gelen etlerde sağlık sorunu yok”

   Güneyden gelen etlerde herhangi bir sağlık sorunun bulunmadığını belirten Akbıçak, Güney Kıbrıs’ta veteriner dairesinin yeterli denetimleri yaptığını söyledi.

   Kaçak olarak adamıza getirtilen etlerin sağlıksız koşullarda geçtiğini aktaran Akbıçak, “Kaçak olarak gelen etler, buzluksuz araçlarda, kamyon kasalarda ve üstü açık bir şekilde gelen var, zaten yakalananlar da var ve yakalananlarda bozuk çıkanlar da oluyor” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner108

banner107

banner88

banner96