Türkiye’nin yardımına ihtiyacımız var

Maliye eski bakanlarının bazıları Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın “Türkiye para isteme yeri değil” sözlerini eleştirirken, bazıları da Denktaş’ın anlatmak istediğinin “gerekçesiz para istenmeyeceği” olduğunu söyledi:

Türkiye’nin yardımına ihtiyacımız var
  • 12 Ekim 2018, Cuma 9:36

Ahmet İLKTAÇ

Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın “Türkiye para isteme yeri değil” sözlerini yorumlayan Maliye eski Bakanlarının bir kısmı, KKTC Maliyesi’nin artık her sıkıştığı anda Türkiye’den kaynak aktarılmasını isteyemeyeceği, bunun için haklı bir gerekçe ortaya koyması gerektiği ve Türkiye’nin kaynak konusunda sürdürdüğü bilinçli yaklaşımı sürdüreceği mesajı verdiği yönünde değerlendirirken, bir kısmı da, Denktaş’ın ‘Kıbrıs Türküne yanlış mesaj verdiği’ suçlamasını yaparak, KKTC’nin her zaman Türkiye’nin yardımına ihtiyacı olduğunu söyledi.

Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın “Türkiye para isteme yeri değil” sözlerini Maliye eski bakanları Gazetemiz KIBRIS için yorumladı.

Maliye eski Bakanı Zeren Mungan, Serdar Denktaş’ın sözlerinden, herhangi bir gerekçeye dayanmadan Türkiye’den para isteyemeyeceklerini söylediğini anladığını belirterek, Türkiye’den KKTC’ye para aktarımı yapılabilmesi için iki devlet arasında antlaşmalar imzalandığını ve prosedür çerçevesinde işlemlerin yürütüldüğünü söyledi.

Mungan, Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybının göz önüne alınarak, 2018 yılında, yakın zamandaki yıllardan daha farklı mali ihtiyaçların ortaya çıktığına vurgu yaptı.

Yine Maliye eski Bakanları’ndan Birikim Özgür ise, 2009 öncesinde KKTC maliyesinin ne vakit dara düşse, Türkiye’den ilave kaynak talep ettiğini ve açıkların bu metotla kapatıldığını söyledi. Ancak bu metotla Kıbrıslı Türklerin açığa sebep olan sorunlarını çözmediğini, halı altına süpürdüğünü belirten Özgür, Serdar Denktaş’ın bu açıklamasının da Türkiye’nin değişim yönündeki bilinçli yaklaşımlarını sürdüreceğinin bir işareti olarak algılanması gerektiğini ifade etti.

Ersin Tatar ise, Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın bu açıklamasını eleştirerek bütçe açıklarımızı Türkiye’nin destekleriyle kapattığımızı ve ülkemiz ekonomik şartlarına göre düşünüp konuşmak gerektiğini söyledi.

Ersin Tatar, Denktaş’ı Kıbrıs Türküne yanlış mesaj vermekle suçladı.

Salih Coşar ise, Türkiye ile KKTC arasında yapılan bütçelerde her zaman eksikliler olabileceğini belirterek devlette çok sayıda çalışanımız olduğu için Türkiye’nin parasına ihtiyacımız olduğunu dile getirdi.

Serdar Denktaş’ın konuşmasını çok iddialı ve “piyasa” konuşması olarak bulduğunu belirten bir başka Maliye eski Bakanı Mehmet Bayram ise, KKTC’nin Türkiye’nin yardımları olmadan ayakta kalmasının mümkün olmayacağına işaret etti.

Onur Borman ise, Türkiye’den para istememek için daha epeyce yol kat etmemiz gerektiğini söyledi.

Mungan: Denktaş gerekçesiz para isteyemeyeceğini söyledi

Zeren Mungan, Serdar Denktaş’ın bu açıklamasından herhangi bir gerekçeye dayanmadan Türkiye’den para istemeyeceklerini anladığını söyledi.

Zeren Mungan, Denktaş’ın Türkiye’den para taleplerinin belirli gerekçelere dayandırılması gerektiğini kastettiğini düşündüğünü kaydetti.

TC ve KKTC arasında imzalanan 3 yıllık protokoller olduğunu ve bu 3 yıllık protokollerin yanında da yıllık olarak imzalanan mali disiplinle ilgili antlaşmalar olduğunu anlatan Mungan, para aktarımı yapılabilmesi için Türkiye ve KKTC arasında kredi antlaşması imzalandığını ve iki devlet arasındaki prosedür çerçevesinde işlemlerin yürütüldüğünü bildirdi.

Zeren Mungan, Serdar Denktaş’ın söylemek istediğinin de TC-KKTC arasında imzalanan protokol antlaşmasının dışında para istemeyi uygun görmediği olduğunu düşündüğünü belirtti.

Mungan, ancak 2018 yılında yakın zamandaki yıllardan daha farklı mali ihtiyaçların ortaya çıktığına vurgu yaptı. Mungan, Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybının ayrılan kaynakların yeni kaynak ihtiyaçları doğurduğunu ve bu durumun da protokolde öngörülmediğine dikkat çekti.

Öngörülmeyen durumlar için de bir takım görüşmelerin yapılabilmekte olduğunu işaret eden Mungan, ilave kaynak sağlanması ve tahsis edilen kaynaklar arasında kaynak geçisin mümkün olabileceğini söyledi.

Zeren Mungan, Türkiye’nin yeni bir yapılanmaya gittiğini, bu nedenle de TC ve KKTC arasında teknik görüşmelerde aksamalar yaşandığını kaydetti. Mungan, ancak bu aksamaların giderildiğinin bildirildiğini ve kısa süre içerisinde de TC’den gerekli kaynağın geleceğini düşündüğünü belirtti.

KKTC’nin 2014 yılından itibaren cari harcamalarını büyük ölçüde karşılayabilecek duruma geldiğini anlatan Zeren Mungan, yatırım ve savunma harcamalarının ise Türkiye tarafından sağlandığını ve bunun da benzeri örneklerinin dünyada görülebildiğini dile getirdi.

Zeren Mungan, ekonomik kriz yaşanmasaydı cari harcamalarımızı karşılayabilecek düzeyde olduğumuzu, dövizdeki gelişmelerin cari harcamalarda kaynak ihtiyacı doğurduğunu söyledi. Bu ihtiyacın da Türkiye ile görüşülerek giderilebileceğini kaydeden Mungan, uzun vadede bu tür şoklara KKTC’nin hazır olabilmesi için öngörülen reformların hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Zeren Mungan, bu tür ekonomik şoklara hazır olabilmek için reel sektörün geliştirilmesi, ekonominin büyümesi için tedbirler alınması, refah seviyesinin artırılması, kamu hizmetlerinin geliştirilmesi ve verimliliğin artırılması gibi tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Özgür: TC’nin bilinçli yaklaşımlarını sürdüreceğinin işareti

Birikim Özgür, az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelere sunulan dış yardımların sadece bize mahsus bir konu olmadığını söyledi. Özgür, konunun dünyada tartışılan bir konu olduğunu ve geniş bir literatürü olduğunu kaydetti. Örneğin süreklilik arz eden dış yardımların ülkelerin kendiliğinden kalkınmasını engellediğinin bilindiğini anlatan Özgür, yardım alan ülkelerde rastgele yönetimin ağır bastığını ve sorunları aşmak üzere kapasite oluşturulamadığını bildirdi.

Birikim Özgür, bizim de dış yardım alan bir toplum olarak literatürde bahsedilen Zaire sendromu, Hollanda hastalığı, mahkûm ikilemi, Havelmo hipotezi, bağımlılık sendromu, rantçı devlet oluşumu gibi sayısız riskle karşı karşıya olduğumuzu belirtti.

Kalkınma hamlelerimizin yavaşlığı, neredeyse herkesin devletle ilişkilerinde kendini alacaklı pozisyonunda görmesi, siyasetçi-vatandaş ilişkilerindeki yozlaşma ve pek çok toplumsal sorunumuzun kök nedeni üretimden kaynaklanmayan kaynakları başta da dış yardımları üleşme üzerine kurulu düzenimiz olduğunu ifade eden Özgür, statüko ya da kurulu düzen derken kastedilenin de tam da bu olduğunu dile getirdi.

Birikim Özgür, dolayısı ile yeni siyaset kavramı ile esasta erişebildiğimiz dış yardımları öngörülebilir bir zamanda sonlandırmak üzere etkili kullanma yaklaşımı kastedildiğini söyledi.

Türkiye’nin de bu yaklaşımı destekler tarzda bir KKTC politikası uyguladığını düşünen Özgür, bu açıdan bakıldığında, Türkiye’nin geçmişteki yanlış yardım politikaları ile oluşan kurulu düzenimizin, yine Türkiye’nin katkıları ile değişebileceğini açıkladı.

Birikim Özgür, KKTC’nin iç tasarruflarıyla kendi ekonomisini döndürebilecek bir sisteme dönüşeceğini söyledi.

Mevcut durumda salt iç tasarruflarımızla sürdürülebilir ekonomiye geçişi sağlamamızın mümkün görünmediğine değinen Özgür, dış yardımların günübirlik harcamalar yerine ekonomiyi güçlendirme hedefi doğrultusunda kullanılması halinde belirli bir süre zarfında öngörülen değişimin gerçekleşmesinin pekâlâ mümkün olduğunu kaydetti.

Birikim Özgür, Türkiye’nin 2009 yılından itibaren bu sürece katkısını sıfır hatayla sürdürdüğünü aktardı.

2009 öncesinde KKTC maliyesinin ne vakit dara düşse, Türkiye’den ilave kaynak talep ettiğini ve açıkların bu metotla kapatıldığını ifade eden Özgür, bu sayede aslında Kıbrıslı Türklerin açığa sebep olan sorunlarını çözmediğini, halı altına süpürdüğünü bildirdi.

Birikim Özgür; “Örneğin 2007 ve 2008 yıllarında Türkiye ilave kaynak taleplerimize olumlu yanıt vererek bütçe açığımızı kapatmıştı. Bunun sonucunda bütçe açığı her yıl artarak 2009 yılında 600 milyona ulaşmıştı. 2007 ve 2008 yıllarında ilave kaynak temin edemeyeceğimizi bilip sorunumuzu kendi sistemimize müdahale ederek çözmeye odaklansaydık 2009 yılında bütçe krizi yaşamayacaktık. Bugün de benzer bir durumla karşı karşıyayız” dedi.

Kriz karşısında hemen Türkiye’den ilave kaynak konusunun gündeme getirildiğini anımsatan Özgür, yolda, sokakta, “UBP Türkiye’den daha kolay para koparabilir” şeklinde konuşmalar yapıldığını, bu yıl ilave kaynakla olası bütçe açığı kapatılsa da önümüzdeki yıllarda sorun katmerleşeceğini ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir sistem yaratma hedefinden uzaklaşılacağını açıkladı.

Birikim Özgür, Serdar Denktaş’ın açıklaması Türkiye’nin değişim yönündeki bilinçli yaklaşımlarını sürdüreceğinin bir işareti olarak algılanması gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye’nin demek ki hükümette hangi parti olduğuna bakmaksızın sürdürülebilir ekonomiye geçiş konusunda objektif bir tutum sergilemeye devam edeceğini anlatan Özgür, Kıbrıslı Türklerin de değişim hedefi doğrultusunda çalışacaklarını bildirdi.

Birikim Özgür, kamu harcamalarında aşırı artışları engellemek üzere gerekli siyasi irade yerelden oluşturulacağını dile getirdi.

Harcama disiplinini geliştirme, mali disiplini sürdürme ve yapısal reformları uygulama gibi temel konularda gerekli hassasiyetin yerelde oluşacağına değinen Özgür, bir anlamda siyaset demagoji ve popülizmle değil sahip olduğumuz sistemi iyi yönetebilme ve geliştirebilme üzerine inşa edileceğini açıkladı.

Birikim Özgür, siyasi partiler arasındaki rekabetin de bu çerçevede gelişeceğini ifade etti.

Serdar Denktaş’ın açıklamasının ilave kaynak talebi ile ilgili olduğunu işaret eden Özgür; “Öyle anlaşılıyor ki ilave kaynak talep edebileceğimiz bir ortam yok ancak hâlihazırda imzalanan protokoller çerçevesinde Türkiye bize ciddi miktarlarda dış yardım sunuyor ve siyasi konjonktür değişmediği müddetçe de kendi ayaklarımız üzerinde duracağımız güne kadar bu dış yardımlar devam edecek.

Bizim açımızdan marifet bu dış yardımları doğru hedefe odaklanarak etkin ve verimli kullanmak olmalı” dedi.

Kendisinin 2019-2021 dönemi için öngördüğü hedefin kamu maliyesine sunulan dış desteğin sıfırlanması olduğunu belirten Birikim Özgür, örneğin 2018 yılı için bütçe açığımıza 100 milyon TL destek sunulduğunu, dahası, savunma giderlerimiz için de bu yıl 341 milyon TL destek alacağımızı bildirdi. Özgür, önümüzdeki 3 yılda bunları sıfırlamayı hedeflememiz gerektiğinin altını çizdi.

Diğer yandan altyapı yatırımlarımıza ve reel sektörümüzü güçlendirmeye dönük her yıl ortalama 600 milyon TL’ye yakın bir hibe desteği söz konusu olduğunu söyleyen Özgür, kamu maliyesine destek azaldıkça ekonomimizi güçlendirmeye dönük desteklerin çoğaldığı bir gidişat olduğunu kaydetti.

Birikim Özgür; “Bu hibeleri kullanarak sürdürülebilir ekonomiye geçişi hızlandırmamız mümkün. Bir de yıllardır uygulanan ama hiç yararlanamadığımız reform destek ödenekleri var. Bu yıl bu kalemde 960 milyon TL vardı. Türkiye ile imzaladığımız protokollerde yer alan reformlara ilişkin siyasi sahiplenme ve kararlılık artarsa reform destek ödeneği sayesinde kamu maliyesi çok daha rahat yönetilebilir bir noktaya gelir ve örneğin çok ciddi bir sorunumuz olan kamu iç borç stokunu da temizleyebilecek aşamaya geçebiliriz” diye konuştu.

Türkiye ile daha sağlıklı ilişkiler kurabilmek, günübirlik harcamalarımızda avuç açar pozisyona düşmemek ve devletin gelir-gider dengesini sağlamanın kendisine göre ulaşılabilir bir hedef olduğunu ve bu hedeften kesinlikle sapılmaması gerektiğini aktaran Özgür, ekonomimizi büyütmek için ihtiyaç duyduğumuz dış desteğin bir süre daha devam edeceğini, bununla ilgili somut bir tarih tahmininde bulunmanın bu aşamada güç olduğunu ancak ciddiyetle çalışılması gerektiğini bildirdi.

Birikim Özgür, 1980’li yılların politikalarından medet umup “Türkiye’ye bağımlıyız o yüzden asimile oluyoruz” demek yerine “biz kendi ayaklarımız üzerinde durabilmek için ne yapmamız gerektiğini biliyoruz ve bunu Türkiye ile de istişare ederek kararlı bir şekilde uygulayacağız” demenin çok daha nitelikli bir siyasi yaklaşım olacağını sözlerine ekledi.

Tatar: Denktaş, Kıbrıs Türküne yanlış mesaj veriyor

Maliye eski Bakanı Ersin Tatar, Serdar Denktaş’ın açıklamalarının doğru olmadığını söyledi. Ersin Tatar, bütçe açıklarımızı Türkiye’nin destekleriyle kapattığımızı ve ülkemiz ekonomik şartlarına göre düşünüp konuşmak gerektiğini kaydetti.

Türkiye’den bir takım destekler istenmesi gerektiğini, Türkiye’nin de buna açık olduğunu ifade eden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC’de yaşayanların yıllık milli gelirlerini 25 bin dolara taşıyacağız dediğini de hatırlattı.

Ersin Tatar, yapılması gerekenin akıllı projelerle Türkiye’den destek istemek olduğunu dile getirdi. Kıbrıs Türkünün tek çıkış yolunun Türkiye olduğunu, Avrupa Birliği’nin sadece küçük yardımlar yaptığını aktaran Tatar, bütçe açıklarımız olduğunu, ülkemizin yatırımlara ihtiyacı olduğunu, yatırımların da Türkiye’den alınan kredi ve hibelerle yapıldığını belirtti.

Ersin Tatar, Serdar Denktaş’ın bu açıklamasını doğru bulmadığını, Denktaş’ın Kıbrıs Türküne yanlış mesaj verdiğini sözlerine ekledi.

Coşar: Bütçede eksik olabilir

Salih Coşar, Türkiye ile yapılan bütçede eksikler olabileceğini ve ek para ihtiyacı doğabileceğini söyledi.

Salih Coşar, durumun geçmişte de böyle olduğunu dile getirdi. Görevde olduğu dönemde Ankara’ya görüşmelere gittiğini, bütçeyi masaya yatırdıklarında da gereken yardımı aldıklarını anlatan Coşar, ülkemizde çok istihdam yapmaktan bütçede açık olabileceğini bunun normal bir durum olduğunu kaydetti.

Salih Coşar, sıkıntının Anavatan Türkiye’ye anlatılması halinde Türkiye’nin gereken yardımı yapacağını açıkladı.

Salih Coşar: “Türkiye’nin parasına ihtiyacımız vardır. Çok sayıda çalışanımız vardır. Örneğin Araplardan aldığımız 14 milyon TL’nin 12 milyon TL’si ile Girne-Lefkoşa yolunu yaptık. Şimdi yine hep çukur oldu. Yeni yapılması lazımdır. Bunun için de Türkiye’den yardım alınması gerekiyor” dedi.

Bayram: Denktaş ‘piyasa’ konuşması yapıyor

Mehmet Bayram, Serdar Denktaş’ın konuşmasını çok iddialı ve “piyasa” konuşması olarak bulduğunu söyledi.

Mehmet Bayram, dünyada hiçbir ülkenin tek başına yaşayamayacağını kaydetti. Avrupa Birliği’nin ülkelerin birlikte olabilmeleri için oluştuğunu anlatan Bayram, KKTC’nin Türkiye’nin yardımları olmadan ayakta kalmasının mümkün olmayacağını söyledi.

Mehmet Bayram, Güney Kıbrıs’ın kriz döneminde AB’den para alarak rahatladığını dile getirdi.

Ülke olarak kendi gelirlerimizi artırmamız ve giderlerimizi kısmamız gerektiğine dikkat çeken Bayram, hükümetin dar gelirliler için tedbir alması gerektiğinin altını çizdi.

Mehmet Bayram, Maliye Bakanı’nın dar gelirli için tedbir almadan memurun 13’üncü maaşını hazır ettiğini açıkladığına işaret ederken; “bu ülkede sadece memurlar yoktur. Dar gelirliler de vardır. Dar gelirlileri de düşünmek gerekir” dedi.

Kıb-Tek’in sürekli zarar ettiğinin açıklandığını ifade eden Bayram, zarar eden bir kurumun nasıl vergi şampiyonu olduğunu sordu.

Borman: Para istememek için epeyi yolumuz var

Onur Borman, Türkiye’den para istememek için daha epeyce yol kat etmemiz gerektiğini söyledi. Yatırımlar yapabilmek ve ülkeye daha fazla hizmet getirebilmek için Türkiye’nin yardımlarına ihtiyacımız olduğuna dikkat çeken Borman, bu yıl Türk Lirası’nda ciddi bir değer kaybının da söz konusu olduğunu, bu nedenle de ülkenin kaybının asgari düzeyde de olsa kaybının giderilmesi gerektiğini açıkladı.

Onur Borman, “hiç yardıma ihtiyacımız yoktur” görüşünün söz konusu olamayacağını dile getirdi. Dünyanın 9’uncu, Orta Doğu’nun en büyük ekonomisi olduğu söylenen Türkiye’nin dahi bu tip önlemler almayı düşünürken, aynı para birimini kullanan KKTC’nin yardıma ihtiyacı yoktur demesinin doğru olmadığını aktaran Borman, medeni koşullarda hayat sürdürebilmemiz için devletin yapması gereken yatırımlar olduğunu bu yatırımların da TC kaynaklarından yapılması gerektiğini işaret etti.

Onur Borman, günümüzde birçok projenin kaynak yetersizliği nedeniyle durduğuna işaret etti. Örneğin Türkiye’den gelen suyun Mesarya’ya götürülemediğini ve yine düzgün bir trafik için yapılması gereken işler olduğunu söyledi.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 1 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 4 4 0 0 6 12
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 4 3 1 0 9 10
3 BAF ÜLKÜ YURDU 4 3 0 1 6 9
4 GENÇLİK GÜCÜ TSK 4 2 2 0 6 8
5 ÇETİNKAYA TSK 5 2 2 1 0 8
6 CİHANGİR GSK 4 2 1 1 0 7
7 LEFKE TSK 4 1 3 0 3 6
8 GÖNYELİ SK 4 2 0 2 0 6
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 5 1 2 2 -3 5
10 ESENTEPE KKSK 4 1 1 2 -5 4
11 GİRNE HALK EVİ 4 1 0 3 1 3
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 4 1 0 3 -2 3
13 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 4 1 0 3 -3 3
14 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 4 0 3 1 -3 3
15 BİNATLI YSK 4 1 0 3 -6 3
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 4 0 1 3 -9 1
yukarı çık