‘Uç’ örnekler belirleyici değil

banner37

Gedik Yatırım Türev Ürünler Satış Müdürü Serkan Dönmez,TCMB’nin lokal kurumlarda hisse sahibi olmasına olanak tanıyan düzenlemeye yönelik tartışmaları yorumladı:

‘Uç’ örnekler belirleyici değil
banner90
banner99

“ABD’DE DE ÖRNEĞİ VAR”… Gedik Yatırım Türev Ürünler Satış MüdürüSerkan Dönmez, “Kamunun birtakım stratejik yatırım ve şirketlere ortak olmasının, kimi dönemlerde sermaye sağlamak için geçerli yöntem olduğu da kesindir. Hatırlanacağı üzere General Motors’a da zor zamanlarında ABD hazinesi ve Kanada kaynak sağlayarak ortak olmuştu” hatırlatmasını yaptı ve yolsuzluğun en ağır şekilde cezalandırıldığı Birleşik Devletler’de de bu tarz eylemlerin kayda geçtiğini söyledi.

“KAMU BUNU NEDEN YAPMASIN?”…Serkan Dönmez, “Normal yollardan kaynak sağlanamıyorsa, kamu bunu neden yapmasın? Toplumsal faydayı önde tutarak pekala yapabilir. Bunu doğrudan doğruya Merkez Bankası’nın ortak olması ile ilgili söylemiyorum. Kamunun ortak olması üzerine söylüyorum. Ortak olunacak şirkette aktarılacak kaynağın asıl sahibi vatandaştır. Bunu birtakım yerlere aktarırken prensipli bir sistemle aktarmak ve denetlemek gerekir. Kârlılığı sağlamak için de gereğini yapmak şarttır” derken, eldeki değerin stratejik önem taşıması ve kârlılığının sağlanabilmesi halinde bu durumun geçerli olabileceğini kaydetti.

Ali ÇATAL

Türkiye dışında faaliyet gösteren şirketlere hissedar olabilen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) bu kez Türkiye içinde ve kendisitarafından denetlenen şirketlere hissedar olmasına olanak sağlayan düzenlemenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’na getirilmesi projesi, beraberinde ‘şaibe’ tartışmalarını da getirmişti.

Türkiye basınında yer alan haberlere göre, Merkez Bankası’nın, Türkiye içindeki kuruluşlara hissedar olmasına olanak tanıyan hükmün büyük bir tahribata neden olacağını savunan, komisyonun muhalefet partili üyeleri, “Merkez Bankası daha önce uluslararası şirketlere yönelik hissedar olma uygulamasını izliyordu. Düzenleme, kendisinin denetim ve gözetimine tabi yurt içindeki sistem işleticileri ile ortaklığa denk düşmektedir. Bu durum, bankanın itibarını zedeler ve sakıncalı durumların yaşanmasına yol açar” ifadelerini kullanmış ve uygulamanın yürürlükte olduğu fakat yolsuzluğun ‘sıradan’ kabul edildiği Malezya, Endonezya ve Brezilya gibi ülkeleri örnek göstermişti.

Konuya dair görüşlerini aldığımız, Gedik Yatırım Türev Ürünler Satış Müdürü Serkan Dönmez ise konunun hassas olduğunu kabul etmekle beraber, sadece adı geçen ülkeler üzerinden verilen ‘uç’ örneklerin, konuya yönelik gerçekleri yansıtamayacağını söyledi.

“Kafa karıştırıcı olabilir ama…”

Türkiye Merkez Bankası konumunun hassasiyet içerdiğini ve kendi ana alanı dışında bir iş yapmasının yapısı ile ilgili kafa karışıklığı oluşturma ihtimalinin olduğunu kabul eden Dönmez, “Bununla birlikte, kamunun birtakım stratejik yatırım ve şirketlere ortak olmasının, kimi dönemlerde sermaye sağlamak için geçerli yöntem olduğu da kesindir. Hatırlanacağı üzere General Motors’ada zor zamanlarında ABD hazinesi ve Kanada kaynak sağlayarak ortak olmuştu” hatırlatmasını yaptı ve yolsuzluğun en ağır şekilde cezalandırıldığı Birleşik Devletler’de de bu tarz eylemlerin kayda geçtiğini söyledi.

Dönmez, “Bunu doğrudan doğruya Merkez Bankası’nın ortak olması ile ilgili söylemiyorum. Kamunun ortak olması üzerine söylüyorum” derken, eldeki değerin stratejik önem taşıması ve kârlılığının sağlanabilmesi halinde bu durumun geçerli olabileceğini kaydetti.

“Hassas lakin neden olmasın?”

“Bununla beraber, normal yollardan kaynak sağlanamıyorsa, kamu bunu neden yapmasın? Toplumsal faydayı önde tutarak pekala yapabilir. Daha önce ABD örneğini de zikrettim fakat bu iş hassas bir iştir” diyen Dönmez, “Ekonomist Milton Friedman, şöyle diyor: ‘Bir kişi, kendi parasını kendisi için harcıyorsa hem fiyat hem de kalite önemlidir. Eğer bir kişi, başkasının parasını kendisi için harcıyorsa kalite önemli fiyat önemsizdir. Bir kişi, başkasının parasını başkası için harcıyorsa ne fiyat ne kalite önemlidir.’

banner134
İşte bu son seçenek, kamunun ta kendisidir. Ortak olunacak şirkette aktarılacak kaynağın asıl sahibi vatandaştır. Bunu birtakım yerlere aktarırken prensipli bir sistemle aktarmak ve denetlemek gerekir. Kârlılığı sağlamak içinde gereğini yapmak şarttır” ifadelerini kullandı ve söz konusu süreçte izlenecek sistemin ve denetleme mekanizmasının önemine işaret

Güncelleme Tarihi: 12 Kasım 2019, 09:59
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75