banner6

Üretici de, tüketici de 'Hal Yasası'nı bekliyor

banner37

Üretici kadar tüketici için de büyük önem taşıyan “Hal Yasası” hâlâ yapılmadı

Üretici de, tüketici de 'Hal Yasası'nı bekliyor
banner99

Ceren ÖZBİL

Ekonomi ve Enerji Bakanlığı tarafından üzerinde çalışılan ancak son şekli bir türlü verilemeyen Hal Yasası, ülkemiz için çok önemli olsa da yıllardır yürürlüğe giremedi. Bu yasayı üretici kadar, vatandaş da dört gözle bekliyor.

Üretici için ürünlerin fiyat ve kontrolünün sağlanması açısından büyük önem taşıyan yasa, vatandaş için de sağlıklı gıdaya ulaşabilmek adına büyük önem taşıyor.

Kısa süre önce “Hal Yasası”nı meclis gündemine taşıyan CTP Güzelyurt Milletvekili Hüseyin Erçal, konuyla ilgili yasa önerisinin 3 yıl önce yapıldığını hatırlattı ve hâlâ “Hal Yasası”nın hazırlanmadığına dikkat çekti.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi'ne konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Ercilasun, bu yasayla birlikte, kooperatifçiliğin de yeniden canlandırılması ve sertifika sistemine geçilmesi gerektiğini savundu.

Ercilasun: Bir an önce çıkmalı

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Ercilasun, özellikle gıda güvenliğinin bu denli konuşulduğu bir ortamda Hal Yasası’nın en önemli noktalardan bir tanesi olduğunu söyledi ve ürünlerin bir noktaya girip bir noktadan çıkması gerektiğini anlattı.

Bu şekilde denetimlerin daha kolay olacağından söz eden Ercilasun, aynı zamanda Hal Yasası'nın aracıları da bir şekilde disipline edeceğinden söz etti.

“Fiyatlar arasında büyük fark var”

Üreticinin 1 TL'ye sattığı bir ürünün, tüccarın ve marketin koyduğu kârla birlikte tüketiciye 3 TL'ye ulaştığına değinen Ercilasun, burada aracılardan kaynaklı büyük bir sorun yaşandığını belirtti.

Ercilasun, durumdan hem üreticinin, hem de tüketicinin şikayetçi olduğunu söyledi ve Hal Yasası ile bu durumun da kontrol altına alınmış olacağını söyledi.

“Hangi ürünü, kimin ürettiği bilinecek”

Bu yasa ile hangi ürünü kimin ürettiğinin bilineceğinden söz eden Ercilasun, şöyle devam etti:

“Bunun ivedilikle geçmesi, üreticinin de tüketicinin de artısına ve lehinedir. Aynı zamanda gıda güvenliği konusunda da kontrol mekanizmalarını sağlayabilmemiz için çok önemli bir noktadır. Çünkü hâlâ giren her ürünü kimin ürettiği bilinmiyor. Bu şekilde nereden geldiği bilinecek. Buradan gerekli kontroller yapılabilecek. O şekilde de marketlere sevkiyat yapılabilecek.”

“Sertifikalı sisteme geçilmesi gerekir”

Sertifikalı üretime geçilmesi gerektiğini de ifade eden Ercilasun, şunları kaydetti:

“Bilindiği gibi 3 aya yakındır laboratuarda sorun var. Veteriner Dairesi'ne bağlı olan gıda referans laboratuarında yeni bir çalışma başladı. Gerekli aletler ortaya taşındı. Şu andaki analizler orada yapılıyor. Tarım teftiş memurlarımız tarafından arazilerden numune alınıyor. Her cuma, analizler, Tarım Bakanlığı tarafından açıklanıyor. Bana göre analizlerin daha iyi ve daha fazla olması gerekir. Sertifikalı üretime geçilmesi gerekir. Çünkü insanların artık güven sorunu var ve insanlar istiyor, denetlenebilir bir ürün yemek. Kim üretti, ne üretti, ne ilaç kullandı, ne zaman yaptı, bunu görmek istiyor. Eğer sertifikalı üretime geçerlerse, bu söylediklerimizden hiç biri ortada kalmış olmaz. Tamamen ortadan kalkmış olur. Bağımsız sertifikasyon kuruluşları var. İyi tarım uygulamaları dediğimiz, ya da organik tarım dediğimiz konularda, yurt dışından gelen sertifikasyon şirketleri var. Geliyorlar, kayıtlar alıyorlar, gerek topraktan, gerek analizden, belli standartları, belli kuralları var bunların gerçekleşip, gerçekleşmediğine bakıyorlar. Hangi ilacı kullanıp, ona göre bir sertifika veriyorlar. Bu bütün dünya tarafından görülüyor. Tüm dünyada da tanınan bir sertifika oluyor. İnternetten girildiğinde de kimin ürettiği, nasıl ürettiği, hangi ilaçlar kullanıldığı görülüyor. Devlet de üstündeki yükü bu şekilde atıyor. Zaman zaman basında çıkıyor, biz AB'den daha fazla analiz yapıyoruz. Doğrudur, olabilir. Ama biz AB sertifikalı üretim yaptığı için bu yükü özele devrediyor.

“Kooperatifçilik de yeniden canlanmalı”

Hal Yasası ile birlikte kooperatifçiliğin de yeniden canlandırılması gerektiğini belirten Ercilasun, üretici grupların üretim bağlamında toplulaştırılmasının önemine değindi.

Ercilasun, “Eğer 20 tane, 30 tane, 40 tane üretici bir araya gelirse, toplu bir üretim yapılır. Maliyetleri düşer. Sertifikalı üretim içinde bu sertifikasyon şirketlerinden destek alınabilir. Sertifikalı üretime de daha rahat geçebilirler. Küçük bir üreticinin tek başına sertifikalı üretime girebilmesi mümkün değildir” dedi.

Güncelleme Tarihi: 07 Mayıs 2017, 11:20
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner110

banner104