banner6

Üretmezsen yok olursun

banner37

Sanayi Odası yeni Başkanı Mustafa Kaymak, yerli üretimin korunması için, ülkemize ithal edilen ürünlerde fonların yükseltilmesi ve girdilerin düşürülmesi gerektiğini, girdilerin fazla, fonların düşük olduğunu söyledi ve üretimin önemine değindi.

Üretmezsen yok olursun
banner151 banner143

Ali CANSU

Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın (KTSO) yeni Başkanı Mustafa Kaymak, KKTC’ye ithal edilen ürünlerin fonlarının Türkiye’ye göre düşük, girdilerin de yüksek olduğunu ifade ederek, “Üretmeyen toplum yok olmaya mahkûm olur” dedi.

Yerli üretimin, dıştan gelen aynı ürünlerin karşısında korunması gerektiğine dikkat çeken Kaymak, Türkiye’de üretimi olan bir ürünün ithal edilirken üzerinde yüzde 160 fon bulunduğunu ancak ülkemizde bunun yüzde 5 ile 10 civarında olduğunu söyledi.

Ülkedeki fonların artırılmaması halinde ülkedeki üretimin yok olacağı uyarısında bulunan Kaymak, bunun yanında girdilerin de düşürülmesi gerektiği ifade etti.

“Türkiye’deki uygulama bizde de olmalı”

Kaymak, Türkiye’de süt ürünü ithalatında fonların yüzde 100 arttığını kaydederek, “10 TL’ye aldığınız süt ürünün üzerinde, dıştan aynı mal geliyorsa 16 TL de ek fon vardır. Bu uygulama ülkesinde üretilen süt ürününü korumak içindir. Ülkemizde ise 20 TL’lik bir ürüne 1 TL alıyorsanız bu yüzde 5’e tekabül eder” dedi.

Türkiye’de üretilen bir ürünün, aynısının dıştan gelmesi halinde fonun yüzde 160 olurken KKTC’de bu oranın yüzde 10 olduğuna dikkat çeken Kaymak, şöyle devam etti:

“KKTC’deki üreticilerin en büyük rakipleri Türkiye’dir. Türkiye’ye göre çok pahalı konumdayız. Türkiye’de bir sanayi elektriğine kilowat başına 14.5 TL ödenirken KKTC’de 42 kuruştur. KKTC’de üretim yapmak için daha önce 2 ile 3 TL’den su alırken Türkiye’den getirilen suyu bugün 7 TL’den almak zorundayız. Biz fabrikamızda üretim için likid gaza ayda 80 ile 85 bin TL öderken, Türkiye’de ise bunun için kömür yakarak 20 bin TL ödeniyor.”

“Fonlar yetersizdir”

KKTC ile Türkiye’nin kıyı ticaret anlaşması olduğunu ifade eden Kaymak, özellikle katma değeri yüksek olan ürünlerin Türkiye’ye hiçbir gümrüğe tabi tutulmadan ihracat edilebildiğini, süt ürünlerinin bunun en başta geleni olduğunu belirtti.

Ülkemizde üretilen katma değeri yüksek zeytin veya kahvenin de Türkiye’ye gönderilebileceğini anlatan Kaymak, Türkiye’den ülkemize gelen ürünlerde KDV’nin alındığını, KKTC’de üretilen bir ürünün ise üzerine az da olsa fon konduğunu kaydetti.

Fonun yerli üretimi korumak için konduğunu anlatan Kaymak, “Türkiye’den getirilen 20 TL’lik üründe 1 TL’lik fon bulunuyor. Bu yetersizdir. Bunun için bir mücadele verdik ancak ithalatçılar sanayiciden çok daha güçlü oldukları için bugüne kadar iyi bir netice alınamadı. Bunların üzerine tekrar gidilecek” dedi.

“Türkiye ile ilişkileri en üst düzeye çıkaracağız”

Kaymak, yönetimlerde değişimin her zaman güzel olduğunu taze bir kan ve heyecan yarattığını kaydederek, yeni yönetimin en büyük hedefinin sanayi dâhil tüm kesimleri kucaklamak olduğunu söyledi.

Odanın geçmiş yönetiminin, Türkiye ve KKTC hükümetleri ile arasının çok iyi olmadığını anlatan Kaymak, hedeflerinin bu ilişkileri en üst noktaya getirerek Türkiye’nin sanayicisine verdiği imkânları bizim ülkemizde de vermesini talep edeceklerini ve olumlu yanıtlar alacaklarına inandıklarını söyledi.

Türkiye’de sanayiciye ciddi miktarda bir hibe olduğunu anlatan Kaymak, Türkiye’de işletmesi olduğunu ve yabancı yatırımcı olmasına rağmen kendisinin bu hibelerden yararlandığını belirtti.

“Sanayicimizin önünü açacağız”

Yönetime giren kişilerin tümünün sanayici olduğunu ve bu tür işleri başaracaklarına inandığını kaydeden Kaymak, “Benim dünya vizyonum çok iyidir. KKTC’de, Türkiye’de ve Avrupa’da fabrika çalıştırırım ve ciddi miktarda ihracat yapıyorum. Nasıl yolların takip edileceğini, bürokrasiyi de biliyorum. Benim sanayicime bunları aktarıp, onların önünü de açmak istiyorum. Kendime yapacağımı yaptım, biraz da bu ülkeye faydam olsun istiyorum” dedi.

“Üreten değilseniz yok olmaya mahkûmsunuz”

“Üreten bir ülke değilseniz yok olmaya mahkûm olursunuz” diyen Kaymak, ülkemiz insanının tüketici bir toplum olmaması gerektiğini ifade ederek, “Her şey dışarıdan alınıyorsa, ülke vatandaşımız ülkesinde ne iş bulup çalışacak” diye sordu.

Türkiye’de hellim üretimi yapılmasına da değinen Kaymak, “Şu anda hellim yapan çok az firma kaldı. Ciddi üretim yapan firmalar engellendi. Türkiye’de iki firmaya dava açıldı ve üretimleri durduruldu” dedi.

Türkiye’de hellim üretimi izni olan 20’nin üzerinde firma olmasına rağmen sadece iki tanesinin engellendiğine, birisinin de kendi fabrikası olduğuna dikkat çeken Kaymak, “Bizden önceki yönetime ‘Niye onları da engellemiyorsunuz?’ dediğimiz zaman aldığımız cevap ‘Mahkemelere çok para verdik onları da dava edecek paramız yok’ oldu. Biz göreve geldikten sonra mahkemeye gitmeden halletmenin yolunu arayacağız” dedi.

Hellim üreten firmaları çok yakından tanıdığını, çünkü hepsi ile yakın işbirliği içerisinde olduğunu anlatan Kaymak, onların da hellim üretmemesi için girişimlerde bulunacağını söyledi. Sütaş’a hellim üretmemesi için mahkeme kararının gönderildiğini, ardından Sütaş’ın kendilerine KKTC’de ürün yapıp yollamamız için talepte bulunduğunu anlatan Kaymak, Türkiye’deki firmalara hellim konusunda konuşulmasının ardından üretmeyi bırakacaklarını tahmin ettiğini söyledi.

“Ciddi bir Ortadoğu pazarımız var”

KKTC’nin ihracatta ciddi bir Ortadoğu pazarı olduğuna dikkat çeken Kaymak, ülkedeki sütün talebi karşılamaya ne kadar yeterli olduğunun tartışılabileceğini söyledi.

Şu anda ülkede dengesiz bir süt üretimi olduğunu ve ocak- nisan aylarında sütün en yoğun olduğu aylar olduğunu anlatan Kaymak, ardından her geçen ay azalıp eylülde en düşük seviyeye geldiğini belirtti.

Üretimin az olduğu dönemde talebi karşılamanın mümkün olmadığını kaydeden Kaymak, hellim ürünü gönderilmesi için anlaşma sağlanılan ülkedeki bir zincir marketin sürekli ürün beklediğini ancak KKTC’de süt az olduğu zaman onlara “Şimdilik size hellim veremeyeceğim. Raftan kaldırın, altı ay sonra tekrar koyarsınız” denilemeyeceğini, böyle bir ticaretin olamayacağını belirtti.

Bu sıkıntının nasıl çözüleceğinin henüz bilinmediğini, fiyatlarda istikrarsızlığın da yaşandığını anlatan Kaymak, süt fiyatlarının belirsizliğinin kendilerini zora soktuğunu söyledi.

“Avrupa’daki süt KKTC’den daha ucuzdur”

Fuarlarda ciddi bir ürün talepleri olduğunu anlatan Kaymak, fuarların çok verimli geçtiğini söyledi.

Ülkemizde süt ürünlerinin maliyeti yüksek olduğu için diğer ülkeler ile rekabet edemez konuma geldiklerini anlatan Kaymak, Avrupa’daki sütün KKTC’den daha ucuz olduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Ben Polonya’da da fabrika kurdum ve hellim üreteceğiz. Oradaki süt şu anda 29 Euro Cent’dir. Burada ise son açıklanan litre fiyatı 1.43 TL’dir. Burada devlete çok büyük görev düşüyor ancak hükümetler sürekli ‘bütçe yok’ diyerek geçiştiriyorlar.”

“Rum süt imalatçıları Avrupa tescili istemiyor”

KKTC’de hellim tescilinin yapıldığını, Türkiye’de de bu tescilin yapıldığını kaydeden Kaymak, Kıbrıslı Rumların Avrupa’daki tescili konusunda halen bir cevap alamadıklarını söyledi.

İki hafta önce Rum tarafındaki süt imalatçıları ile bir toplantı yaptıklarını ve oradaki imalatçıların da Avrupa’da bu tescilin onaylanmasını istemediklerini, çünkü ciddi bir şekilde zarara uğrayacaklarını kendilerine söylediklerini belirtti.

Güneyde tescile uygun üretecekleri hellimin çok az olduğuna dikkat çeken Kaymak, kalite ve donanım açısından KKTC’nin güneye göre çok daha iyi bir konumda olduğunu rahatlıkla söyleyebildiğini kaydetti.

KKTC’de üretilen sütün yüzde 2’sinin davar, yüzde 98’nin inek sütü olduğunu anlatan Kaymak, bir ay sonra ise yüzde yüzünün inek sütü olacağını, bir ay sonra üretilecek ürünün ise tescile göre hellime girmediğini belirtti.

“Gümrüklerde sorun yaşıyoruz”

Özellikle gümrüklerde sanayicilerin büyük sorunları olduğunu anlatan Kaymak, özellikle hammadde imalatçılarının ürünlerinin gümrükte bir hafta bekletilmesi yerine daha kısa sürede çıkışının sağlanması için çalışacaklarını belirtti.

“Sanayi bölgesi yürekler acısı”

Lefkoşa Sanayi Bölgesi’nin halinin yürekler acısı olduğuna dikkat çeken Kaymak, kendilerinin de buraya bir katkı koyma düşünceleri olduğunu söyledi.

Hedeflerinin Lefkoşa Sanayi Bölgesi’nde sürekli temizlik yapacak bir iki kişinin görev alması olduğunu kaydeden Kaymak, ileriki günlerde Lefkoşa Türk Belediyesi ile bir görüşme gerçekleştireceklerini belirtti.

Sanayi bölgelerinde büyük sıkıntılar yaşandığına dikkat çeken Kaymak, özellikle temizlik alanında Lefkoşa Sanayi Bölgesi’nde ciddi temizlik gerektiğini kaydederek, sanayi bölgelerinin ekonomi bakanlığına bağlı olduğunu ancak temizliğin belediyelerde olduğunu ifade etti.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 19 Haziran 2017, 09:16
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104